IE 8 WebSlice
IE 8 Hızlandırıcı
IE 8 Görsel Arama
BSC
Bilgisayar dünyasından kısa kısa haberler..   Intel 45nm Penryn İşlemcilerin İlk Örneklerini Üretti - DFI LanParty RD600 Çalışmalarını Bitirdi
Teknoloji durmuyor hidrojen kullanan araç sayısı artıyor
Günlük Haberler
Fx57'ın Haberi
Yayın Tarihi: 28 Kasım 2006, Salı 03:35

Teknolojik gelişmeler tüm hızıyla sürmesine, her geçen gün insanoğlunun faydasına yeni ürünler çıkarılmasına rağmen bazı ihtiyaçlara yönelik değişik çalışmalar tam gaz devam etmekte. Özellikle günümüz dünyasının belki de güncel ve en önemli gündem maddesi olan enerji ve kaynaklarına yönelik çalışmalar oldukça dikkat çekmekte. 2000'li yıllarda bile enerji politiklarına yönelik olarak savaşların çıktığını , birçok araştırma şirketinin projeksiyonlara göre 2020 yılı ile birlikte dünyanın enerji konusunda ciddi sıkıntılar yaşayacağını hatta 2030'lı yıllar ile birlikte ülkemizin içinde bulunduğu jeostratejik önemi tartışılmaz olan sıcak bölgede, su kaynaklarına yönelik savaşların meydana gelebilme ihtimaline dair senaryoları bile düşündüğümüzde enerji ciddi bir konu olarak karşımızda durmakta.

Günümüzde dünya enerji talebinin büyük bir kısmı birincil enerji kaynağı olarak bilinen fosil yakıtlardan karşılanıyor. Ama birincil enerji kaynaklarının dünya üzerindeki rezervleri oldukça az, az olmasının yanında başta çevre kirliliği olmak üzere bazı önemli olumsuzuklara sahip olması da teknoloji firmalarını yeni arayışları doğru zorlamakta. İşte bu noktada kullanılabilir enerji kaynağı olarak düşünülen önemli meziyetelere sahip olan hidrojen, ciddi anlamda popülerleşmeye başladı.

Hidrojen'in belkide ilk dikkate alınması gereken noktası, yaygın biçiminde bulunabilen elemet olmasının dışında kendisinden elde edilecek enerji verimliliği yada miktarı açısından da en bereketli materyallerden biri olması geliyor. Hidrojen kesinlikle doğal bir yakıt tipi yada türü değil. Başta su olmak üzere değişik hammaddelerden elde edilebilen sentetik bir yakıt tipi. Hidrojenin son yıllarda önem kazanmasının nedenleri arasında, sektörel uzmanların altını çizdiği en önemli noktalar, çevre dostu olması ve zehirli bir etkisi bulunmaması, tükenmez yani yenilenebilir bir enerj kaynağı olması, özellikle depolanabilme ve taşınabilme imkaanı sunması ve diğer enerji türlerine rahatlıkla çevrilebilir olması ile birlikte bu yazımızda da ağırlıkla bahsedeceğimiz üzere benzine göre yanma enerjisinin neredeyse 2,5 kat daha fazla olması ve depolanabilmesi (gaz yada sıvı olarak tanklarda saklanabiliyor) ile Hidrojen ciddi anlamda başta otomobil firmaları olmak üzere çeşitli teknoloji şirketlerine göz kırpmaya devam ediyor.

BMW Hydrogen 7 Modelini Gün Yüzüne Çıkardı

Dünyanın önde gelen otomobil şirketlerinden biri olan BMW (Bayerische Motoren Werke) uzun zamandır doğa dostu otomobil projesi ve firmanın kendi temiz enerji stratejisi kapsamında değişik araştırmalar yapamktaydı. Özellikle firmanın son zamanlarda araştırmalarını Hidrojen ile çalışan araçlara doğru kaydırdığı sektör tarafından biliniyordu. Firma 1-10 Aralık 2006 tarihleri arasında Las Vegas'da yapılacak otomobil fuarı öncesinde yeni Hydrogen 7 modelini gün yüzüne çıkardı. Firmanın tepe model serisini oluşturan 7 serisi ürün gamına dahil olan Hydrogen 7'yi firma "Ultimate Hydrogen Machine" olarak tanımlamakta. Hidrojen tabanlı, performansa dönük ve lüks ihtiyaçları karşılamaya yönelik hazırlanmış dünyanın ilk sedanı olacak olan Hydrogen 7 BMW'nin temiz enerji startejisinin bir parçası olarak tasarlandı. 13 Kasım'da üretimine başlanan araç limitli sayıda üretilecek ve sıkı bir inceleme sonucunda belirlenen alıcı veya sürüclere 2007 yılı içerisinde teslim edilmeye başlanacak.

Hydrogen 7 gücünü 12 silindirli 260HP (HP: Horse Power / Beygir Gücü) motordan almakta. Bu motor özellikle BMW 7 serisinin ağırlıına rağmen aracı 0-100KM'ye yaklaşık olarak 9,5 saniye'de çıkabilmekte. Aracın maksimum sürati 143 mil olarak belirlenmiş ve elektronik olarak sınırlandırılmış. Zira bilindiği üzere BMW ve diğer bazı büyük üreticiler yüksek hacimli ve güçlü motor ile donattıkları araçlarında genellikle 250KM'yi eşik olarak kabul ederler ve sonrası için elektronik limitleyici kullanırlar. Bunda temel amaç yüksek hızlara karşı sürücüyü ve yolcuları koruyabilmek. Hydrogen 7'nin sahip olduğu motorun gücünü ve performanasını benzinli versiyonuna karşı anlamak açısından yine BMW'nin 760Li modelinde kullanılan 6 litre V12 motora bakarsak, 438 beygir üretebilen bu motor BMW 760Li'yi 0-100KM'ye yakaşık olarak 5,7 saniyede çıkarabilmekte.

BMW Hydrogen 7 üzerinde yer alan çift modlu güç üntesi sayesinde aracı isterseniz Hidrejen ile isterseniz bildiğimiz benzin ile kullanabilmeniz mümkün. Araç tek bir tuş yardımı ile kullanım olarak hidrojenden benzine yada benzinden hidrojene geçebiliyor üstelik bu geçis sırasında güç ve tork değerlerinde de herhangi bir değişiklik olmuyor. Yani 2 moddan herhangi birine geçmek, aracın sürüş dinamiğinden yada performansından herhangi bir şey kaybettirmiyor. Bu noktada aracın yaşadığı belkide en önemli sorun Hidrojen ihtiyacını giderebileceği istasyon yada istasyon ağı yaygınlığında yaşanılan sıkıntı. Başta Amerika olmak üzere bazı G8 ülkelerinde sınırlı sayıda bulunan hidrojen istasyonlarının sayısındaki azlık aracın ihtiyaç duyduğu su'dan üretilmiş hidrojen temini konusunda sıkıntı yaşatabiliyor. Gerçi bu noktada aracın Hybrid yapıda olması bir avantaja dönüşerek benzinli motora geçilebiliyor ama hidrojen kullanımının yaygınlaşması hedeflendiği için şuan istasyon sıkıntısı oldukça dikkat çekmekte bu sebeple araçların bu yönde pratik kullanımlarını şimdilik biraz uzak gibi görünüyor.

 

Her ne kadar BMW Hydrogen 7 ile birlikte bazı üreticilerin benzer modelleri olsa bile bu modeller şimdilik pilot model olma işlevini görmekteler. Zira otomobil üreticileri için fosil yakıtlar hala ön planda. Başını Daimler Chrysler ve Audi'nin çektiği, dizel motor kullanımının yaygınlaşmasını hedef alan BlueTEC adı altında yapılan ortak bazı çalışmalarda yok değil. Bu çalışmada amaç dünyanın en temiz ve doğaya en az zararlı dizel yakıtını araçlarda kullanabilmek. Bunu sağlayabilmek içinde tabii ki teknolojinin nimetlerinden faydalanılıyor. Kullanılan son derece gelişmiş filitreler ve özel kimyasallar ile nitrojen bazlı emisyon değerlerinin düşürülmesi hedefleniyor.

BMW Hydrogen 7 ile ilgili videolar;

Video-1
Video-2
Video-3


Ford Yeşil Pencereden Bakıyor

Birçoğumuz gazete yada ekonomi yayını yapan televizyon kanallarında görmüşüzdür. Ford son zamanlarda özellikle içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar ile gündeme gelmekte. Öyle yada böyle otomotiv sektörünün gelişmesinde önemli payı ve pazar içinde hala ciddi bir yeri olan firma, içinde bulunduğu tüm ekonomik sıkıntılara rağmen teknolojik çalışmalara ve Ar-Ge'ye yatırım yapmaya tam gaz devam ediyor. Firma Los Angeles otomobil fuarında çevre dostu iki yeni SUV ( Spor Utility Vehicle / Spor Aktivite Aracı ) modelinin tanıtmını yapmaya hazırlanıyor.

1960 ve 70'li yıllarda Mustang gibi araçların altınza imza atan ki bu araçların fanatikleri bilir, genelde Mustang ve benzeri "Amerikan Kası" olarak adlandırılan araçlara, yolların uzun-boş ve benzinin ucuzu olduğu dönemlerın araçları da denir. İşte benzin canavarı ve çevreye duyarlılık konusunda neredeyse sınıfta kalan o araçların üreticisi Ford, bugün teknolojinin nimetlerini sonuna kadar kullanarak özellikle gücünü hidrojen temelli yakıt hücrelerinden alan 2008 model Hybrid Escape modelinin detayları da gün yüzüne çıktı. 6 yolcu kapasiteli yeni Explorer 17,000 mil süren test sürüşleri sonucunda bugüne gelebildi. Araç üzerinde 50 kW'lık hybrid batarya ve 2 adet 65 kW'lık elektrik motoru yer almakta. Motorlar herhangi bir şekilde yolcuların hareket alanını etkilemiyor. Zira motolar aracın genel mimarisi içinde diğer aktarma organları ile yakın konumlanırıldığı için kabinde herhangi bir sıkıntı oluşturmuyor. Yakıt hücreleri ile çalışan yeni Explorer tek tank hidrojen ile yaklaşık 350 mil gidebilmekte. Karşılaştırma yapmak gerekirse bugün 4 çeker V6 motorlu Ford Explorer, tek tank benzin ile 337,5 / 450 mil (Şehit içi / Otoyol) gidebilmekte. Aynı aracın V8 motorlu versiyonu ise yine tek tank/depo benzin ile 315 / 450 mil (Şehit içi / Otoyol) yol kat edebilmekte.


Sonuç

Teknoloji geliştikçe ve bu gelişim doğru yönlendirildikçe insanlığa yaptığı katkıda gelişerek artıyor. Bugün teknoloji bize Hidrojen ile çalışan doğa dostu, çevreye ve cebe duyarlı araç kullanma imkaanı aslında sağlayabiliyor. Tabii uluslar arası arenada o kadar çok değişen denge ve paraemetre varki teknolojik gelişimlerin önü zaman zaman farklı nedenler ile kesilebiliyor. Hidrojen ile çalışan otomobil, yazının girişinde belirtiğimiz üzere tüm insanlığa sağlayacağı ortak yararların dışında ülkemiz açısından da ayrı bir önemi var. Zira bilindiği gibi dünya bor rezervi'nin oran farklı kaynaklar tarafından değişik olarak gösterilse bile en az %60'ı tahminen ise %75-80'inin ülkemiz topraklarında yer aldığı biliniyor. bor hidrojen için oldukça önemli zira hidrojen çok düşük sıcaklıklarda sıvılaşmakta (-252 derece), gaz halindeyken çok yer kaplamakta, patlayıcı bir gaz olması sebebiyle taşıma ve depolama işlemleri sırasında tehlikeli durumlara neden olabilmekte. Bu sebeple, bor bileşiklerinin hidrojen taşıma kapasiteleri, bu bileşiklerin yakıt taşıyıcısı olarak kullanılabileceğini göstermekte. Bilim adamları tarafından ortaya konulan genel kanı, bor'un yakıt olarak kullanılmaktan ziyade, yakıt taşıyıcısı olarak görev yapmaya daha elverişli ve tekrar tekrar kullanılabilme avantajına sahip olduğu ifade ediliyor. Sodyum bor hidritli otomobiller, normal otomobillerin yaptığı kilometrenin iki katına kadar çıkabilmektedir. Akaryakıtla çalışana göre daha güvenli olmakta, çevre kirliliği yaratmamakta. Hidrojen ile çalışan otomobillerin sayısının her geçen gün artması bor'a olan ihtiyacı da arttıracak buda başta ekonomi olmak üzere ülkemize çeşitli açılardan fayda sağlayacaktır.

Etiketler :


 
Haberle ilişkili diğer haberler

Kullanıcı Yorumları

DELTA53
28.11.2006 Saat: 07:44
Hem teknoloji hemde ülkemiz adına çok sevindirici bir gelişme. Bilindiği gibi Türkiye hidrojen kaynağı konusunda çok büyük bir avantaja sahip. Ve inşallah zamanı geldiğinde bunu değerlendirir.

Epey uzun ve zahmetli bir yazı olmuş, bilgisayar donanımı dışında başka teknolojik gelişmeleride takipedip bizi bilgilendirdiğin için sağol fx57
El_domingo
28.11.2006 Saat: 09:10
yav bizim ülke daha internet ten işini haledemediki diğer işleri hal etsin.... benim merak ettiğim araç 100km nekadar hydrogen harcıyor...?hydrogen maliyeti ne....bide araçlar nekadar hydrogen alabiliyor...böylellikle km başına kaç lira yaktığını hesaplayabiliriz.....yada bi depoyla kaç km. gidebiliceğimizi....
yusuf
28.11.2006 Saat: 09:38
Hydro7 Çok çok pahalı olacak ta hydrojeni nereden temin edecez
hasanmustafa06
28.11.2006 Saat: 09:40
nekadar borla hıdrojenle elektrıkle vsvs alternatif kaynakla calişna arac uretirlerse uretsin petrolcü tekeli
bunu mumkun olduqunda ertletecektir ülkemize gelmesi zaten uzun yıllar alır her yeniliği engelleyen
çıkarına zararı dokunan dunya kartelleri olacaktır. o yuzden teknoloji var ama piyasaya sürülemıyor malesef
uGürkan.
28.11.2006 Saat: 09:40
quote:

Orjinalden alıntı: DELTA53

Hem teknoloji hemde ülkemiz adına çok sevindirici bir gelişme. Bilindiği gibi Türkiye hidrojen kaynağı konusunda çok büyük bir avantaja sahip. Ve inşallah zamanı geldiğinde bunu değerlendirir.

Epey uzun ve zahmetli bir yazı olmuş, bilgisayar donanımı dışında başka teknolojik gelişmeleride takipedip bizi bilgilendirdiğin için sağol fx57


herkesin temennisi bu yönde zaten. kaynakları değerlendirmeliyiz. ama nerdeee inşallah dediğin gibi olur ama bana biraz uzak geliyor. ha ülkemizde değerlenirde bunun kaymağını türk milletimi yer yoksa yabancı sermayemi onu kestirmek zor değil.
aDoLF®
28.11.2006 Saat: 10:05

quote:

Orjinalden alıntı: El_domingo

yav bizim ülke daha internet ten işini haledemediki diğer işleri hal etsin.... benim merak ettiğim araç 100km nekadar hydrogen harcıyor...?hydrogen maliyeti ne....bide araçlar nekadar hydrogen alabiliyor...böylellikle km başına kaç lira yaktığını hesaplayabiliriz.....yada bi depoyla kaç km. gidebiliceğimizi....

allahımmm koptm yaa tam turk işi direk nkdr yakıyo diye sorulmmuş

hidrojen arabaları cok uzun suredir mercek altnda ancak gerek istasyon olsn gerek baska sebepler olsn onu binek araba haline getirmeyi cok zorlastırıyor..
kardanayi
28.11.2006 Saat: 12:22
tabi boru kireç diye yıllarca sattıkları gibi 3 - 5 liraya satmazlarsa daha iyi olur bu ülke için.. bizim borla daha çok mekik yapar uzaya giderler. bizde kireç diye sulandırıp ağaçların gövdelerine süreriz böceklenmesin diye..
sezops
28.11.2006 Saat: 12:28
bor madenini yıllardır eskişehirden kamyonlarla gemlik e ordan da amerikaya yollayanlar şimdi düşünsün.
hiç bir yer altı kaynagımızı kullanamıyoruz ki biz.
ULYSES
28.11.2006 Saat: 14:57
Bor yakıt hücresi yapmak yani hidrojeni depolamak için kullanılabilir.Kısaca çok yer kaplayan sıvı hidrojen tankları yerine küçücük bir kutu kadar yakıt hücresi hidrojen depolayabilir.Ama geçmiş olsun hepimize,çünkü Türkiyedeki tüm bor rezervini kullanma yetkisine sahip Etibankı Amerikalılara özelleştirme kararını çıkardı bile hükümet.Hemde 40 milyon dolara.İşlenmiş borun kilo fiyatı 6bin dolarla 30 bin dolar arasında değişir.Ki henüz asıl potansiyeline ulaşmamış durumdayken.Ne diyeyim Allah müstehaklarını versin.Memleket keşke iş bilmez adamlara kalsaydı.Ama korkarım durum bundan daha vahim.Tek umudum şu erke projesinin fos çıkmamasıdır artık.Ulusalcı diye alaylı bahsettikleri(vatan severlik alay edilecek birşey bu hükümete göre) topluluk ortaya böyle birşey koyabilirse bu en güzel cevap olacaktır Damat Ferit hükümetine.
Alfredo Pacino
28.11.2006 Saat: 15:15
bu araba türkiye ye ne zaman gelir acaba

hayde şimdi , hybrid mi hidrojenli mi alsam diye forum acarız artık
serenissimo
28.11.2006 Saat: 16:01
fx57 bende sizi kutluyorum , gerçektende bu tür farklı teknoloji haberlerine yer vermeniz son derece olumlu. en azından bilgisayar ve saz heyetinden biraz olsun başımızı kurtarabiliyoruz.

bu yazıyı zor yazıyorum çünkü adsl bağlantısı bugün telekom farkıyla !!! yine içler acısı

hidrojenle çalışan arabalar çevreye son derece duyarlı ve başarılı araçlar , yakıt maliyetinide oldukça düşüreceği kesin fakat depolama ve taşınabilirlik konularında gerçekten büyük risk taşıyor ve sıkıntı yaratıyor.

bor rezervleride ülkemizde bol fakat adı bor ( şayet bor+u olsa idi eminim amerika ve avrupa seve seve bize bırakırdı ama... ) olduğu için ne amerika nede avrupa bunun kaymağını yemeyi asla bize bırakmayacaklardır.

zaten ulyses arkadaşımızında dediği gibi bor rezervlerini çıkartmakta olan etibank çoktan uçtu ve gitti...

ne zaman akıllanırız...?

amerika , avrupa ve kilisenin başımıza sardığı bazı işlerden bir sıyrılabilsek eminim çok daha ileriye gidebileceğiz diye düşünüyorum , kimbilir...

öztürert haklısın doğru via s3 satın almıştı , unutmuşum düzelttiğin için teşekkürler.
vezir
28.11.2006 Saat: 17:43
eee artık erkenin buluşuyla, bedava elektrik enerjisini evimizde sudan hidrojen üretmek için kullanırız.

Yani desenize bedavaya gideceğiz.



Sith
28.11.2006 Saat: 18:13
bmw de tüm tertibat bagaj kısmında gibi , H2 li arabalarda kimse bagaj kullanmıyacak herhalde :)
Sentinal
28.11.2006 Saat: 19:23
quote:

Orjinalden alıntı: DELTA53

Hem teknoloji hemde ülkemiz adına çok sevindirici bir gelişme. Bilindiği gibi Türkiye hidrojen kaynağı konusunda çok büyük bir avantaja sahip. Ve inşallah zamanı geldiğinde bunu değerlendirir.

Epey uzun ve zahmetli bir yazı olmuş, bilgisayar donanımı dışında başka teknolojik gelişmeleride takipedip bizi bilgilendirdiğin için sağol fx57


tabi o kaynakları başka ülkelere vermezsek biz çıkarırız. Iraktada litrelerce petrol çıkıyor ama para kime gidiyor? Iraklıyamı? hayır tabiki. Muhtemelen benzer şeylerde bize olcak. Gericiliğin ve yobazların hükümsürmeye başladığı Türkiyeye de belki bir gün demokrasiyi getirmek bahanesiyle amerika gelebilir.
someone74
29.11.2006 Saat: 02:11
Döndük dolaştık yine Bor madenine geldik. Elin adamı benim ülkemdeki madene güvenerek ciddi yatırımlar yapıyor, bizimkiler denilene göre işletme hakkı bir bankaya ait olan bu madeni kum fiyatına satıyor ve üstelik banka da satılıyor. Göz göre göre lades mantığı budur. Olayın tenlolojik boyutundan ziyade ekonomik ve siyasi boyutu bizi daha çok etkiliyor. Yine ''ceviz kabuğu'' adlı programda geçen yıllarda bu 'bor dosyası' masaya yatırılmış; Amerikalı ukala bir yetkilinin ''Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar zengin bir ülkedir'' sözü hatırlatılmıştı. O zamandan bu zamana ne değişti? Bu madenin %75 i bizde ve diğer % 10 luk kısmı Kuzey batı komşu ülkemizde var. Geriye zaten %15 lik kısım var ki onlarda çıkarılma maliyetine değmeyecek kadar çok fazla ülkede dağılmış vaziyette. OPEC ülkelerinin oluşturmuş olduğu birliğe de ihtiyacımız yok çünkü geleceğin (Petrole kıyasla) Arap Yarımadası konumundayız. Umarım bal tutan parmağını yalamak yerine milli gelire faydalı yatırımlar yapılır. Yoksa bor'umun hesabını sorarım
yolunsonu
05.12.2006 Saat: 23:21
1Kg'ı 8 Euroya geliyor videoya göre
uzöz
19.12.2006 Saat: 13:11
araştırmalara göre ve bügüne kadar ögrendiğime göre ülkemiz yeraltı rezerveleri bakımından çok zengin ama içler acısı olan bunların bir türlü kullanılmamaları ya da kullandırılmamaları ülkemizde neler dönüyor ben dahil kimse bilmiyor bilim adamlarımız teker teker başka ülkelere gidiyor veya gönderiliyor ve birdaha da gelmiyor.
Gecen duydum ırakta çıkan petrol bizim ülkemizden sızıyormuş çok acayip sınırın karşı tarafında petrol var bizim tarafta yok hani çok uzak olsak neyse de buna üç yaşındaki çocuk inanmaz be ama biz inandırılıyoruz.
pcdata76
19.12.2006 Saat: 19:36
Hidrojenin su an icin onundeki en buyuk engel depolama ve asiri derecede patlamaya musait olmasinin getirdigi tehlike.

Emisyon olarak eksozdan su buhari+NOx cikiyor sadece. NOx ler de katalitik konvertor,EGR v.s. sistemlerle minimuma indiriliyor zaten.
combata
19.12.2006 Saat: 23:12

quote:

Orjinalden alıntı: pcdata76

Hidrojenin su an icin onundeki en buyuk engel depolama ve asiri derecede patlamaya musait olmasinin getirdigi tehlike.

Emisyon olarak eksozdan su buhari+NOx cikiyor sadece. NOx ler de katalitik konvertor,EGR v.s. sistemlerle minimuma indiriliyor zaten.



artık hidrojenleri katı depolayıp saklıyorlar

mesela biz tubitakın düzenlemiş olduğu hidrojenle çalışan araba yarışmasına gireceğiz ordaki önemli şartlardan birisi katı depolamak
irish
25.05.2007 Saat: 23:58
Galiba soruma cevap aldım...
ATTRACTION
26.05.2007 Saat: 00:10
Siz devam edin LPG takmaya.
Loop
26.05.2007 Saat: 01:44

quote:

Orjinalden alıntı: attractivegipsy

Siz devam edin LPG takmaya.


Eyvallah

Siz taktırmayın. Aman patlar fln. Canınızdan olursunuz
altin-orfoz
26.05.2007 Saat: 09:55
geleceğin yüz yıl ve sonrasında

arabalarında aracın tüm yüzeyi ve aksamında darbe algılayıcı sensörler olacak yüzey düz cam gibi olmayacak ve klima olmayacak arabalarda

yere temas alanı takribi 10-15 cm2 kadar olacak ve tamamı aynı anda yere basmayacak (tabii ki hareketsiz olduğu an hariç )


size zaman zaman gelecek yüzyıl ve sonrası araçlar için ipucu yazacağım

Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
Orijinal boyut için tıklatın


[image]local://upfiles/235256/72B0CB08B10549BBA129A0D91D4298FC.jpg[/image]
nos23
26.05.2007 Saat: 10:52

quote:

Orjinalden alıntı: ULYSES

Bor yakıt hücresi yapmak yani hidrojeni depolamak için kullanılabilir.Kısaca çok yer kaplayan sıvı hidrojen tankları yerine küçücük bir kutu kadar yakıt hücresi hidrojen depolayabilir.Ama geçmiş olsun hepimize,çünkü Türkiyedeki tüm bor rezervini kullanma yetkisine sahip Etibankı Amerikalılara özelleştirme kararını çıkardı bile hükümet.Hemde 40 milyon dolara.İşlenmiş borun kilo fiyatı 6bin dolarla 30 bin dolar arasında değişir.Ki henüz asıl potansiyeline ulaşmamış durumdayken.Ne diyeyim Allah müstehaklarını versin.Memleket keşke iş bilmez adamlara kalsaydı.Ama korkarım durum bundan daha vahim.Tek umudum şu erke projesinin fos çıkmamasıdır artık.Ulusalcı diye alaylı bahsettikleri(vatan severlik alay edilecek birşey bu hükümete göre) topluluk ortaya böyle birşey koyabilirse bu en güzel cevap olacaktır Damat Ferit hükümetine.



borun tamamının şuan ki piyasa değeri 9 KATİRİLYON $ OY VERİRKEN Bİ DAHA DÜŞÜNÜN

1

DURUM
E-POSTA
MESAJ




 

Ana Sayfa | Arşiv | Video incelemeler | Forum | Ekran kartı testleri | Hakkımızda
Sitede yer alan tüm içeriğin hakları saklıdır. Site Sahibinin izni olmaksızın kullanılamaz.
İletişim bilgileri için tıklayınız. ©2008

0,062