Nvidia yeni GeForce GTX 260 PCB'si ile maliyetleri düşürmeyi hedefliyor Thermaltake, Vi-ON serisi sabit disk kutularını kullanıma sunuyor HABERE ATLA YORUMLARI GÖR (45) YORUM YAZ
Alternatif enerji: Rüzgar enerjisi üretiminde liderlik ABD'ye geçti
Ekspres Haber Fx57
45

Küresel ekonomideki kötü gidişin önemli nedenlerinden biri enerji maliyetlerinin ve paralelinde üretim masraflarının giderek artması. Özellikle fosil yakıtların dalgalı fiyat seyri ve rezervlerin her geçen gün azalması firmaları ve ülkeleri yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendiriyor. Bu noktada öne çıkan kaynaklardan biri de ülkemizde de hem devlet hem de özel sektörün gündeminde olan Rüzgâr enerjisi.

Güncel bilgilere göre, güneşten gelen enerjinin %2'ye varan kısmı rüzgar enerjisine dönüşüyor. Güneş enerjisiyle birlikte son yıllarda öne çıkan alternatif enerji kaynaklarından biri olarak çekim merkezi olmayı başaran Rüzgar enerjisi, temiz ve sürdürülebilir olmasıyla dikkat çekiyor. Sahip olduğu avantajlar sayesinde ülkelerin enerji üretiminde oynadığı rol her geçen yıl artan rüzgar enerjisi üretiminde liderliğin Almanya'dan ABD'ye geçtiği belirtiliyor.

Alternatif enerji kaynakları konusunda oldukça iddialı olan ve uzunca bir süredir rüzgâr'dan enerji üretimi konusunda lider olan Almanya, Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi'nin açıkladığı 2008 yılı rakamlarına göre koltuğunu ABD'ye teslim ediyor. Açıklanan rakamlara göre, ABD'nin rüzgar enerjisi kapasitesi geçtiğimiz yıl %50'lik artış ile 25 Gigawatt (GW) seviyesine çıkarak 5 milyon hanenin enerji ihtiyacını karşılayabilecek düzeye geldiği bildirildi. İkinci sırada yer alan Almanya'nın 24 Gigawatt seviyesinde olduğu, üç ve dördüncü sırada ise İspanya ve Çin'in bulunduğu açıklandı.

2008 sonu itibariyle dünya genelinde rüzgar enerjisi üretiminin %29 büyüyerek 121 Gigawatt seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Öte yandan ABD'nin güneş enerjisi üretiminde de liderliğ ele geçirmek istediği ifade edilirken, Senato Finans Komitesinin alternatif enerji kaynaklarını desteklemek ve verimliliği arttırmak adına 31 milyar dolarlık vergi indirimini ve diğer teşvikleri, Ekonomik Uyarı Paketi dahilinde onayladığı belirtiliyor.

Yorumlar (45) Yorum Yaz ▼
Yorumlar yeniden eskiye doğru listelenmektedir. Sıralamayı değiştirmek için sağdaki menüyü kullanabilirsiniz.
yonex78 07.02.2009 21:33:09
bizde yapsak ya bunlsarı elektrigimizin %50 sini hala dogalgazdan saglıyoruz...
0
ugacomtr 07.02.2009 21:54:20
rüzgardan üretirseniz dogalgazdan kazandıkları paranın ceyregini bile kazanamazlar. adamlar kurnaz. neyle kandiracaklarini biliyorlar. baraj bakımından avrupada 1. sıradayız ama elektrigi başka yerlerden üretiyoruz. uyuyan turkiye cumhuriyeti halkına bence mustehak. saygılar... 0
fx57 07.02.2009 21:57:04
Siyasi parti ismi, ikon vb. ifadeler kullanmamaya özen gösterelim. 0
El Fuego 07.02.2009 22:28:33
Danimarka'lılar Baltık denizini bu rüzgar panelleriyle donatmışlar. Ülkenin belli bir bölümü bundan sağlanan elektrikle aydınlanıyor. Bizde ise; önce doğalgaz tesisatı ve donanımı yapan firmalar doluştuktan sonra ezbere anlaşmalarla, kişiliksiz kontratlarla dışa bağımlılığımız en üst düzey hale getirildikten sonra işe başlanıp, cepler dolduruluyor...

Sıkıysa evdeki tesisatı sökün
0
max975 07.02.2009 23:50:21
bu teknolojini gelişmesini gerçekten çok isterim 0
fuzbing 08.02.2009 00:19:27
Yaklaşık 1 senedir Rüzgar Enerjisi üzerine araştırmalar yapıyorum. Herhangi bir sorunuz varsa sorabilirsiniz.

Türkiye için şunu söyleyeyim, sadece rüzgar enerjisi ile bir şeyler yapamayız ama olabildiğince kullanmakta yarar var. Son yıllarda bu yönde bir ivme var.
0
lordofvarde 08.02.2009 00:25:28
Güneş enerjisi müthiş bişey. Veririmlilik oranı yüzde 10-15 olan panellerden yüzde 40-45 olanlara doğru geçilebilirse ve bunlarda türkiyede yaygınlaşırsa enerji konusunda sıkıntılar büyük ölçüde azalır. ama nerdeeeeeeeeee. bizim sapık düşünceli yöneticiler panellere bi vergi koyarlar şimdiki elektrikle aynı fiyata geliverir (hani rekabet saglanacak ya. örnek olarak kamyon şoförleri daha ucuz olduğu için mazot yerine 10 numara yağa geçmişlerdi ama o sapık düşünceli bi kaç amca 10 numara yağa vergi bindirip mazotla aynı fiyata getiriverdiler. gerekçede mazot satıcılarına rekabette haksızlık olmuş) peh peh peh. 0
neverlate 08.02.2009 01:37:36

quote:

Orjinalden alıntı: fuzbing

Yaklaşık 1 senedir Rüzgar Enerjisi üzerine araştırmalar yapıyorum. Herhangi bir sorunuz varsa sorabilirsiniz.

Türkiye için şunu söyleyeyim, sadece rüzgar enerjisi ile bir şeyler yapamayız ama olabildiğince kullanmakta yarar var. Son yıllarda bu yönde bir ivme var.


Almanya, İspanya ve Danimarka Avrupa'da rüzgar enerjisini en çok kullanan ülkeler. Peki bu ülkelerin potansiyeli diğer ülkelerden çok mu fazla? Mesela Almanya ve Türkiye'nin rüzgar enerjisi potansiyellerini karşılaştırabileceğimiz bir internet sitesi var mı? Türkiye'deki rüzgar potansiyeli bilgilerini

http://www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr/
http://www.eie.gov.tr/YEK.html

adreslerinden bulabiliyoruz.
0
ULYSES 08.02.2009 01:40:30
Biz Anamur'a rüzgar santrali hayalleri kurarken Akkuyuya nükleer santral yapmaya kalkıyorlar. Daha pahalı, tehlikeli ve eski toknolojiyi inanılmaz paralar harcayarak satın almak, birilerine küllüyatlı miktarda para yedirmek varken neden rüzgar enerjisi gibi akılcı bir çözüme yönelsinler ki. Üstelik uçak ve gemilerle kolayca vurulabilecek bir yere, mavi bayraklı cennet bir koy'a ve ecemiş fayına 8 mil uzaklıkta bir bölgeye kuruyorlar nükleer santrali. Ben şimdi bu adamlara vatan haini desem hapse girerim, ama onlar girmiyor nedense. 0
neverlate 08.02.2009 01:48:57
Rüzgar enerjisi bana göre nükleer enerjinin alternatifi değil. En azından henüz değil. Birsürü ülke yıllardır nükleer santralleri kullanıyor. Havayı kirletmeden, doğal kaynakları da harcamadan en verimli şekilde enerji üretiyor. Biz geç kaldık sadece sorun bu. Ayrıca nükleer santrali nereye yaparsanız yapın insanlar (en azından oranın yerel halkı) karşı çıkacaktır. Buna yapacak birşey yok. Rüzgar millerini de insanların yerleşim bölgelerinden uzağa koymazsanız sesten dolayı insanlar orada yaşayamaz. 0
yc#1 08.02.2009 10:35:48
Bizde de ithal doğalgazdan elektrik üreten doğalgaz çevrim santralleri (adına bakın ne kadar da kulağa hoş geliyor) var. Dışa bağımlılık dediklerri bu olsa gerek. 0
vasago 08.02.2009 11:02:18
Adamlar onbinlerce megawatt'lık kurulu elektrik santalinden bahsediyor bizdeki kurulu güç ise 100megawatt bile değil. Bu arada @neverlate uranyumda bir doğal kaynak ve sonu var. 0
shintai 08.02.2009 12:37:16
@neverlate: Nükleer atık denilen şeyden haberiniz yok herhalde? 0
fuzbing 08.02.2009 12:48:29

quote:

Orjinalden alıntı: neverlate


quote:

Orjinalden alıntı: fuzbing

Yaklaşık 1 senedir Rüzgar Enerjisi üzerine araştırmalar yapıyorum. Herhangi bir sorunuz varsa sorabilirsiniz.

Türkiye için şunu söyleyeyim, sadece rüzgar enerjisi ile bir şeyler yapamayız ama olabildiğince kullanmakta yarar var. Son yıllarda bu yönde bir ivme var.


Almanya, İspanya ve Danimarka Avrupa'da rüzgar enerjisini en çok kullanan ülkeler. Peki bu ülkelerin potansiyeli diğer ülkelerden çok mu fazla? Mesela Almanya ve Türkiye'nin rüzgar enerjisi potansiyellerini karşılaştırabileceğimiz bir internet sitesi var mı? Türkiye'deki rüzgar potansiyeli bilgilerini

http://www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr/
http://www.eie.gov.tr/YEK.html

adreslerinden bulabiliyoruz.

Şuanki kurulu türbinlerle Almanya 25 bin MW civarı bir güç potansiyeline sahip, İspanya 17 bin MW, Türkiye ise 450 MW civarında. Fakat özellikle Almanya'ya giderseniz hemen hemen her yerde rüzgar türbinlerinin olduğunu görürsünüz. Toplam kapasiteyi düşünürsek Türkiye'nin de çok yüksek bir potansiyeli var fakat bunun çok büyük bir kısmı kullanılamıyor ya da kullanılması çok masraflı oluyor ayrıca Türkiye'de ideal rüzgar hızına sahip bölge sayısı oldukça az.

Sonuç olarak dediğim gibi rüzgar enerjisinden faydalanmalıyız ama tek başına rüzgar enerjisi hiç bir şeyi çözmez.
0
neverlate 08.02.2009 13:59:56
Uranyum doğal kaynak ama su ve doğalgaz gibi işimize yarayan kaynaklardan değil. Nükleer santraller havayı kirletmiyor dedim. Nükleer atıklar olabilir tabi ama petrolden ya da doğalgazdan elektrik üretmekten çok daha temiz ve verimli.

@Fuzbing, potansiyel derken santral yapılabilecek bölge sayısından bahsetmiştim. Anladığım kadarıyla Türkiye'de bu potansiel bahsettiğimiz ülkeler kadar iyi değil.
0
upgradetr 08.02.2009 18:15:56
Kaliteli rüzgar türbini yapanlar danimarka(vestas) -almanya (aero-enercon) ABD(GE) ülkemizde üretim yok ama biz rüzgar santrali kurarsak bu sefer alternatör ithal etmiş oluruz buda 15 yıllık doğal gaza eşit olur(ömrü 20 yıl zaten ) rüzgar enerjisi alternatiftir bunu unutmayalım. ülkemiz için asıl enerji nükleer-termik ve hidroelektrik tir ülkemiz öncelikle hidroelektrik santral yapımına elverişlidir sonra termik eğer birgün teknoloji ithal etmekten vazgeçersek nükller enerji. ülkemiz için rüzgar ve güneşi kesinlikle unutun zengin olmak isteyenler bunlara yatırım yapabilir faiz yiyeceklerine bizim parmızı yerler elektriğede zam üstüne zam gelir almanya elektriğini en çok kömürle karşılıyor neden yerli?????? Rüzgar ve güneş sadece alternatiftir bununla 70 milyonun elektriğini karşılarım diyen varsa çıksın. yüzde 15 ini karşılasın ekonomi çöker... nükleer- termik - hidro şart... başka çözümü yok ileride herşey meydana çıkacak...

ülkemizde aero-enercon lisansına sahip kuruluş demirer holding tir ve lisans almak için 500 milyon avro ödeme yapmıştır. izmir serbest bölgede kanat imal edip enercona veriyor bunun karşılığında alternatör alıyor tabi 1 kanat bir alternatör etmiyor malesef.....
0
Reasonable 08.02.2009 20:37:23
Rüzgar panellerinin oldukça pahalı olduğunu duymuştum.Ama bu maliyeti birkaç yılda kara donüştürüyorlarmış.Ülkemizde kurulacak çok yer var ama maalesef boş işlere yatırım yapmakta üstümüze yok. 0
Starhe 08.02.2009 23:06:09
rüzgar enerjisinden faydalansak iii ama diğerlerindende faydalanmalıyız



ahhh keşke cahillikten yoksun olsak
0
trimaxsahinabi 09.02.2009 01:07:54
almanya rüzgar alanından güneşe kaydı. almanyanın bu konuda gerilemesinin sebebi bu olabilir. nükleer enerjiye gelince ; sen uranyumu ülkende zenginleştrime işlemini yapamıyorsan , atığını atacak yer problemin varsa ,anlaştığın firmalar anlaşmaya 50 yıl sonraki santral söküm işleminin hesabını karıştırmıyorsa ; bu işten zararlı çıkarsın. yenilebilir kaynakların mevcut ihtiyacı karşılaması da şuanda zor gözüküyor. 0
bakalım biz ne zaman böyle hamleler yapacaz,hatırladığım kadarıyla rüzgar ihalesine rekor katılım olmuştu 0
almanya çok farklı tekniklerde kullanıyor mesela kuruyan jeotermal kuyularına su basıp dünyanın iç ısısıyla ısıtıp sonrada tekrar yukarı buhar enerjisi olarak çıkartıp elektrik üretiyorlar birde yine yanlış bilmiyorsam güneş paneli üreten firmalardan birisi almanya almanlar bu yüzden bu enerjiye kaymış olabilirler benim fikrim ise türkiyede yeni yapılacak dev binaların büyük blokların tepesine rüzgar gülünü rahatlıkla kaldıracak şekilde tasarlanaması binaların bodrumlarına dev bataryalar kurarak rüzgar kesildiğinde elektrik kesintisini azaltacak şekilde elektriğin depolanması gibi projeler üretilmesi gerekir diye düşünüyorum bu tekniğin bir diğer avantajı elek. ucuzlatacağı için alım güçünüde arttıracaktır.

şunuda ekliyeyim yakın bir zamanda ntv sitesinde yazan bir haberde kanadada bir üniversitede geliştirilen bir teknik sayesinde şu an piyasada bulunan en güçlü rüzgar türbininden 2-3 kaç daha fazla elektrik üreten türbin geliştirildiği birkaç ay yada 1 yıllık bir süre zarfından sonra ise üretime geçilmesi planlandığını okumuştum hatta diğer firmalar bu proje için üniversitenin kapılarını çalıyorlarmış yani kapasiteler artacak belki rüzgar şimdikinden daha çok taleb görecektir
0
DH Misafiri 02.02.2010 10:15:58
Sevgili kardeşlerimin yazılarının bir kısmına cevap olur diye braz geç de kalmış olsam yazıyorum. Özellikle UPGRADETR yazılarının hepsini okuyudum fakat Rüzgar enerjisi hakkında fazlaca bir bilgin olmadan bu kadar net nasıl konuşabiliyorsun anlamadım. İlle de nükleer şart olmazsa olmaz, 70 milyonun elektriğini karşılada göreyim. Bu ne menm bir zihniyettir böyle. Arkadaşlar Almanya 60 bin MW potansiyelinin 25 bin MW'ını elektriğe dünüştürüyor. Peki Türkiye'nin potansiyeli ne? 80 bin MW ve yanlızca 450 MW'ını elektriğe çeviriyoruz. Bir de bu işin arge kısmı var. Arkadaş diyor ki olmaz. Ben diyorum ki olur. Nasıl mı? Cevabı basit. Rüzgar tribünleri %33 lük bir verim ile çalışırlar. Bu verimi yukarı çıkarmak bu iş için yeterli. Evet farkındayım söylemesi kolay yapması zor fakat devlet ne için var? Ayrıca Norveç rüzgar enerjisinin bir adım önüne geçerek GEL-GİT den elektrik üretiyor. Verimi çok yüksek çünkü bildiğiniz gibi su havadan daha yoğun. Evet farkındayım biz de o kadar gelgit yok -sanki olsa yapardık ya neyse- Peki bizde olan nedir? Boğazlar. Çanakkale Boğazı'nın ortalama derinliği 74 m dir ve akıntı yer yer 4 kts'ye kadar çıkar. Karşılaştırma olsun diye söylüyorum 1 kts akıntı gemileri 30 kts rüzgara eşit bir güç ile etkiler. Nereden mi biliyorum? Biliyorum çünkü ben de denizciyim hem de Çanakkale'de. Bu elbette bakım masraflarını arttıracaktır ama olmayacak bir iş değil. Nitekim geçmişte olmaz denilen neredeyse herşey olmuş durumda. Zamanında birileri çıkıp "Televizyonu kim niye seyretsin, çok saçma. Bu icat tutmaz" demişti. Bunun gibi yüzlerce örnek var. Mesele budur ve bu kadar basittir. Örneğin çoğu ev çatısına- kendisinin bile yapabileceği- rüzgar gülleri koyabilir. Ama biz koyamayız neden? Çünkü biz herşeyi devletten bekleriz. Şimdi bir arkadaş da demiş ki "onun da alternatörünü ithal etmek zorunda kalırız" Arkadaşım biraz geniş açıdan bak istersen. Ne dersin? Hoş olmaz mı? Kim senin elini tutuyor? Neden üretmiyorsun da alıyorsun? Arkadaşlar Kurtuluş savaşında binlerce sorun yaşadık biz bu yüzden. Tamamen dışa bağımlıydık. Bir treni yürütecek adamımız bile yoktu. İlk makinisti savaş zamanında yetiştirdik. Hepsi Ermeni idi ve silah zoryla iş yapıyorlardı. Yarın savaş çıksa hangi devlet bize doğalgaz vermeye devam edecek, nükleer santrallerin bakımını yapacak? Rusya'mı Amerika mı İran mı? Yapmayın arkdaşlar. Verseler bile tahmin edebiliyor musunuz kaça verecekler? Uyanalım artık. Şu rahat yataklarımızdan kalkıp çalışmaya ne dersiniz? Haydi hep beraber sıkı bir çalışma. 20 sene de bu ülkeyi tahmin edemeyeceğimiz yerlere getiririz biz yeter ki çalışalım, yeter ki okuyalım. 0
winchester 02.02.2010 11:19:48
Boğazdan elektirik üretmeyi bende düşünmüştüm konusuda vardı boğazın değişken akıntısı belki sorun olabilir ama işe yarar gibi görünüyor. Bireysel olarak güneş enerjisini su ısıtmakta kullanıyoruz bunu maliyetleri düşürüp elektirik üretmeye çevirmemiz lazım. Güneş enerjsinden faydalanabilecek en iyi konumda olan ülkelerdeniz İspanya aşmış 9 keban barajı kadar elektirik üretiyor biz su ısıtıyoruz. 0
Morpheew 02.02.2010 23:44:19
Dünyani icine onlar mictilar, simdi rüzgar diolar!
Acaba Türkiye kacinci ki..
0
::cc:: 03.02.2010 10:15:35
Bence artık herkesin devleti beklemeden kendi local olarak elektriğini üretmesi gerekiyor. Bende 5 sene içinde şehir şebekesinden ayrılmayı planlıyorum. 0
Einstein 03.02.2010 22:26:28

quote:

Orijinalden alıntı: neverlate

Rüzgar enerjisi bana göre nükleer enerjinin alternatifi değil. En azından henüz değil. Birsürü ülke yıllardır nükleer santralleri kullanıyor. Havayı kirletmeden, doğal kaynakları da harcamadan en verimli şekilde enerji üretiyor. Biz geç kaldık sadece sorun bu. Ayrıca nükleer santrali nereye yaparsanız yapın insanlar (en azından oranın yerel halkı) karşı çıkacaktır. Buna yapacak birşey yok. Rüzgar millerini de insanların yerleşim bölgelerinden uzağa koymazsanız sesten dolayı insanlar orada yaşayamaz.

Nükleeri sadece o yöre halkı değil tüm ülkedeki bilinçli insanlar istemez. Nükleer doğayı kömürden daha fazla kirletiyor. Hem de kirliliği milyonlarca yıl sürüyor.
0
fizisyen 04.02.2010 12:01:29
bilinçli insanlar!

Türkiye’de üretilen elektrik linyitten, doğal gazdan, hidrolikten üretilmektedir.
Dolayısıyla üretilen elektriğin büyük bir kısmı, ithalata dayanmaktadır.

elektirk ithalatımız yaklaşık 20 milyar dolar.
her yıl yaklasık olrak 3binMW lik bir artıs öngörülüyor.

ruzgarda 1 numara olan amerika bile tüm nükleer santrallerini yeniliyor.

nükleere hayır!
ney?.

0
shadow006 04.02.2010 20:12:34
Ürettiğimizin elektriğin %20'sini kaçaklar nedeniyle kaybediyorken rüzgar enerjisi neyimize. (Diyarbakırda %80'in üzerinde kaçak kullanım var.)

Nükleeri sevmesemde yapacka bir şey yok şu şartlarda ithalatı önlemenin tek yolu bu.
0
ULYSES 04.02.2010 21:11:17
Nükleer santralın kendisi ithal zaten. Yakıtı da ithal, atık saklaması yoketmesi de ithal. Bunun nesi 'dışa bağımlılıktan kurtulmak'? Yukarıda bir arkadaşın bahsettiği gibi rüzgar tek alternatif değil. O boğazlara birkaç tane kaplan türbini daldırsanız hiç yoksa İstanbulun elektriği çıkar. Az şey mi? Alternatör de ithal edilmeyiversin. Bu memlekette fabrika mı yok, mühendis mi yok. Oluk oluk sağa sola para akıtacaklarına teknoloji geliştirmek için de yatırım yapıversinler. Devlet yerli teknoloji geliştiren, kullanan için teşvik sağlasın, düşük kurla sürekli ithalatı pompalayacağına. Ben makine mühendisiyim, bitirme tezim de rüzgar santralleri üzerineydi. Az çok birşeyler bildiğimiz için bu kadar çırpınıyoruz. Bakın elektrik mühendisleri odasının yayınlarına, makine mühendisleri odasının yayınlarına. Bu işin bizzat içinde olan insanlar bas bas bağırıyor, akılcı yolu gösteriyor ama teknik bilgisi sıfır politikacıların laflarına inanıyorsunuz. 0
shadow006 04.02.2010 23:15:39
Şu forumda politikacıların sözüne inanmayacak belkide tek kişiyim.

Bunlar bilmediğim şeyler değil, doğalgaz ihtal edip her sene kazıklanıp birinin vanaları kapatması riskiyle karşı karşıya kalmaktansa. Yakıt tedariği santral kurulurken garanti altına alınan veya senelerce üretimi sürdürebilecek kadar yakıtı tek seferde alınan Nükleer Santraller daha tercih edilebilir.

Gönül isterki yenilenebilir enerjiden başka enerji kullanmıyalım ama tercihleri şartların belirlediği bir dünyada yaşıyoruz. Daha ürettiğimiz enerjinin 5'te birini kaçaklardan dolayı kaybediyorken, maliyetli ve uzun vadede ekonomik olan rüzgar enerjisini ne kadar verimli kullanabiliriz. Heleki bizim gibi gelecek sene, gelecek ay, hatta haftayı değilde sadece yarını düşünen toplumlarda.
0
Commander41© 05.02.2010 02:12:52
Yazın habertürk gazetesinde okumuştum..Türkiye'nin bu enerji için yüksek potansiyeli olduğu yazıyordu.. 0
KızıL_Shaman 05.02.2010 02:28:49
Biz elektiriğimizin 100 de 30 unu bedava dağıtıyoruz nerede ise kaçak ile tabi bizim gibi namuslu vatandaşlar ödüyo :S 0
KızıL_Shaman 05.02.2010 02:42:09

quote:

Orijinalden alıntı: ::cc::

Bence artık herkesin devleti beklemeden kendi local olarak elektriğini üretmesi gerekiyor. Bende 5 sene içinde şehir şebekesinden ayrılmayı planlıyorum.





Aynı düşünce bendede var ancak bunu nasıl yapabilirizki enerjiyi depoloma sorunu olmazmı en büyük sorunda o zaten depolama :S
0
fizisyen 05.02.2010 11:58:45
ithal likten, dısa bagılıktan bahsedilmiş.

su gun kurulcak olan yenilenebilr enerji üretim aletlerinin cogunlugu yabancı patentli o zaman onlarada bulaşmamamıs gerekir.

bu enerji cesitleri zaten yukarda bahsedildigi gibi "devlet destegi olmadan " hiç birişe yaramaz.
sugun bir eve gunes enerjisi sistemi taktırdıgınız zaman ortalama 10 -15 yıl arası kendini amorti eder,fakat bu sure zarfında 10 yıl gibide onun camları,aküleri yenilemeniz gerekir.

bu nukleere karsı olanlarda 10 - 15 yıl sonra ortaya cıkıp
" herseyimizi dısarı satıyoz, bak uranyum yataklarımızı,toryum yataklarımız 3 kurusa sattık yabancı ulkelere" umarım demezsiniz.

0
::cc:: 05.02.2010 15:06:24
Kıtlık nedir bilir misin? Hammadde azaldıkça fiyatlar da artar. Fiyatlar giderek artıcak artıcak... Sonuçta öyle bir konuma gelicek ki 10 sene amorti bakmışın 1 ay olmuş. Ki bugün bile 10 sene çok abartı bir rakkam, direk kullanmayız su ısıtırız, rüzgar var vs. Çareler tükenmez. Bu evrende enerji kadar bol birşeye para verdiğimize inanmıyorum. Hoş çok da şaşırmamalı, suya para verdiğimize göre, enerjiye de vermek normaldir.

Nukleer atık olmasa nukleer enerjiyi desteklerdim. Maalesef millet santralleri kapatmaya (kapatması kuruluşundan daha maliyetli) çalışır, atıkları 3. dünya ülkelerine postalamaya çalışırken, biz kurmaya çalışıyoruz.
0
fizisyen 05.02.2010 17:57:48
ulkeler daha yeni bir teknolojiye sahip santraller kurdugu için ESKİLERİNİ kapatıyor. en basit ornek ingilteredir.

atık mevzusu tamamen ABARTIDIR. ortalama iyi bir santral 30 ton atık-yakıt uretir.bu yakıt hacimsel olarak cok kucuktur. yemek masası kadar benzetmeleri mevcuttur.

""kullanılmış yakıtların yeniden işlenerek (reprocessing) kullanılmış yakıtın %97'sini oluşturan Uranyum ve Plütonyum geri kazanılarak yakıt olarak tekrar reaktörlerde kullanılması ve sadece geriye kalan %3'lük kısmın (yılda 0.9 ton) “atık” olarak değerlendirilmesi.
İkinci yol ise kullanılmış yakıtın yeniden işlenmeyerek kullanılmış yakıtın tamamının (30 ton) “atık” olarak nitelenidirilmesi"" (alıntı)

olay "tamamen nukleer olsun" degildir. elbette doga da kullanılmalıdır. ama maliyetler cok cok yuksektir ve ucuzlayana kadar da yavas yavas ilerleyecektir.ama oda " tamamen yenilenebilir olsun" olmamalıdır.

0
elysion 05.02.2010 21:14:55
Eğer dikkat edilirse rüzgar enerjisinde başa güreşen ülkelerin hep gelişmiş ülkeler olduğu görülür. sebebi ise yüksek maliyettir ve bu ülkelerin bu maliyeti karşılayacak güçleri var.

İşin teknik boyutlarına gelirsek, bir ülkede rüzgar enerjisinden üretilen enerji toplam üretilen enerjinin %20 sinden fazla olması o ülke elektrik şebekesi için sakıncalıdır. Şahsi fikrim ise toplam yenilenebilir enerji üretim oranı %30dan fazla olmamalıdır aksi takdirde oldukça kalitesiz bir elektrikle karşılaşırız ve böyle bir elektrik ile de örnek olarak lcd televizyonumuzu yaklaşık 3-4 yılda bir değiştirmek zorunda kalırız. tabi bu veriler bugünkü teknoloji için geçerlidir, 10 yıl sonrası nasıl olur bilinmez.

İşin maliyet boyutuna gelirsek, örneğin elektriğimizin %50sini yenilenebilirden karşılıyor olsak emin olunki şuanki elektrik fiyatının minimum 3-4 katını ödüyor olurduk ve böyle bir enerji fiyatıyla da ne ihracat yapabilir nede rekabet edebilirdik.

Yukarıdaki yazıları okuyarak beni yenilenebilir enerji karşıtı sanmayın. Olması gereken herşeyin tadında olması, enerjinin ve kaynaklarının çeşitlendirilmesidir. "enerjimizin tamamını yenilenebilirden karşılayabiliriz" diyenlere inanılmaması. Popüler bor madeni geyiklerine dönmemesi.

0
ULYSES 05.02.2010 23:09:44
Rüzgar santrali kurmak pahalı mı? Bu şekilde üretilen elektrik kalitesiz mi olur? Arkadaşlar bu bilgileri nerelerden edindiniz bilmiyorum ama HEPSİ YANLIŞ. Bir rüzgar santralinin kurulum maliyeti asla bir hidro elektrik santraliyle, hele de nükleer santralle kıyaslanamaz. Tamamen ekilip biçilebilen tarlalara kurulabilir, çok az yer işgal eder. İşletim masrafları yok denecek kadar azdır. Atık üretmez, üretilmeyen atığın taşınması, saklanması gerekmez. Üretilen elektrik de direk şebekeye verilmez. Tüm diğer santraller gibi trafo kullanılır, yani lcd tv lerinizi bozmaz. Elbette tek kaynak olarak düşünülemez. Bunun güneşi var, jeotermali var, dalgası gelgiti var. Yenilenebilir enerji özgürlüktür. Bir ülkenin enerji ihtiyacının %30'unu geçmesi o ülkenin uçuşa geçmesi demektir. Çünkü bedavaya yakın ucuzlukta ve sonsuzdur. Nükleer santralde kurulacaksa tüm dünyanın yaptığı gibi farklı modellere yönelmek gerekir. 50 senelik pahalı uranyum modeline değil. Üstelik o santrali kuracak sayısız gölünüz, ıssız araziniz varken tutup da yazın su sıcaklığı 30 dereceyi bulan akdenizin en nadide koylarından birini, milyonluk iki tane büyük şehrin tam arasını seçiyorsanız aklınızdan zorunuz vardır. Lütfen Mersin ve civarında oturmuyorsanız oraya nükleer santral kurulsun demeyin. Bir kaza ertesinde hormonlu domates gibi çocukları olacak olan siz değilsiniz. Kaza olmasını engelleyecek işinin ehli müteahhitler, torpilsiz atanmış uzmanlar bu projede yeralmayacaksa zaten adını bile anmayın nükleerin. Ki bu garantilerin hiçbirini veremezsiniz bu ülkede. 0
elysion 06.02.2010 00:26:03
bu bilgilere ulaşmak zor değil, sadece biraz okumak gerekli.

rüzgar türbinlerinde genellikle asekron makinalar kullanılır ve sürekli frekans ayarı yapmak zorunda kalırsınız. binlerce değişken torklu asenkron türbinin bağlı olduğu bir şebeke ile 500MW'lık tek bir generatörün ürettiği elektriği karşılaştırmak imkan dahilinde değildir.

güneş panelleri ise DC elektrik üretir ve bu direk kullanılamaz bunu AC elektriğe çevirmek zorundasınız ve bunun için kullanılan anahtarlama elemanları yüksek harmonik üretirler. İşte bu hormonik sizin tv nizi pekde bir güzel bozabilir. trafoların enerji kalitesini düzelttiğini düşünmek ise biraz garip bir yaklaşım.

ha bu sorunların üstesinden gelinemez mi? evet gelinebilir bir yere kadar ama tabiki PARA. daha çok kalite daha çok para ama tek bir doğalgaz,kömür,hidrolik veya nükleer santralin vereceği kalite ancak hayal olur.

bunlar sadece işin teknik boyutları, maliyete girmedim bile. şunu iyice belirtmek gerekir, keşke yenilenebilir enerji ile sağlanabilse ve bağımlılığımız olmasa. ama malesef buda önümüzdeki 20-30 yıl için hayal. kaldıki TEİAŞ ın 2020 projeksiyonuna göre mevcut 45000MW lık kurulu gücümüze 10 yıl içerisinde bir 45000MW daha eklememiz zorunda iken...


0
ThunderVoid 06.02.2010 00:53:05
Babamın Küçük bir Rüzgar enerjisi yapma isteği vardı hep. Fazla bilgisi olmasa bile o kadar cok araştırma yapmıştı ki.. Ama ömür yetmedi işte....

Bizim burda bir yere yapacaklar. Bakalım nasıl olacak.
0
fizisyen 08.02.2010 11:52:15
akıntıdan enerji elde etmek isteyen arkadaslar vardı. seaflow gibi bir sey dusunuyorsunuz tahminimce , dğn resmini buldum paylasıyım dedim.

Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
Orijinal boyut için tıklatın
0
::cc:: Çarşamba, 21:10

quote:

Orijinalden alıntı: elysion

Eğer dikkat edilirse rüzgar enerjisinde başa güreşen ülkelerin hep gelişmiş ülkeler olduğu görülür. sebebi ise yüksek maliyettir ve bu ülkelerin bu maliyeti karşılayacak güçleri var.

İşin teknik boyutlarına gelirsek, bir ülkede rüzgar enerjisinden üretilen enerji toplam üretilen enerjinin %20 sinden fazla olması o ülke elektrik şebekesi için sakıncalıdır. Şahsi fikrim ise toplam yenilenebilir enerji üretim oranı %30dan fazla olmamalıdır aksi takdirde oldukça kalitesiz bir elektrikle karşılaşırız ve böyle bir elektrik ile de örnek olarak lcd televizyonumuzu yaklaşık 3-4 yılda bir değiştirmek zorunda kalırız. tabi bu veriler bugünkü teknoloji için geçerlidir, 10 yıl sonrası nasıl olur bilinmez.

İşin maliyet boyutuna gelirsek, örneğin elektriğimizin %50sini yenilenebilirden karşılıyor olsak emin olunki şuanki elektrik fiyatının minimum 3-4 katını ödüyor olurduk ve böyle bir enerji fiyatıyla da ne ihracat yapabilir nede rekabet edebilirdik.

Yukarıdaki yazıları okuyarak beni yenilenebilir enerji karşıtı sanmayın. Olması gereken herşeyin tadında olması, enerjinin ve kaynaklarının çeşitlendirilmesidir. "enerjimizin tamamını yenilenebilirden karşılayabiliriz" diyenlere inanılmaması. Popüler bor madeni geyiklerine dönmemesi.


Yukarıda da yazdığım gibi, fosil yakıtlar tükenmeye mahkumdur ve az bulunan şeyin fiyatı artar. Yani kıtlık arttıkça fiyatlar da artıcaktır. Petrolün zaten 2001 gibi maksimum üretimine ulaştığını biliyoruz, bundan sonra petrol üretimi giderek azalmaya başlamıştır. Tüketim artmasına rağmen.
Yenilenebilir enerji kaynakları daha maliyetli olsa bile (ki sanmıyorum) fosil yakıtlar eninde sonunda bu pahalı dediğiniz rakkama ulaşıcak hatta onu katlıyacaktır.
Diğer yandan yenilenebilir enerji kaynaklarında kurulum ve bakım haricinde bir maliyet yoktur. Yani doğalgazı devamlı satın almak zorundasın ama güneş bedava, rüzgar bedava, yer çekimi bedava, gel-git bedava, dalga bedava, yanardağın ısısı bedava (aslında bunlara bedavadan çok sınırsız demek daha doğru olur). Sistemi bir kez kurduktan sonra maliyetinin oldukça düşük olması gerekmez mi?
Kalitesiz elektrik diye bişey ilk defa duyuyorum. Verilen voltaj değişken olmaz ki. Nasıl üretilirse üretilsin.
Ayrıca tamamı yenilenebilir olamaz, en fazla %30 olmalı demek biraz saçma çünkü bunlar isteğe bağlı kararlar değildir. Petrol tükenmeye yakın fiyatlar korkunç boyutlara ulaştığında eninde sonunda yenilenebilir enerjiye geçmekten başka çare kalmıyacaktır. Bu kaçınılmaz bişey. Bu yüzden fiyatlar artmadan bir an önce bu geçişi yapmak en mantıklısı.
0
fizisyen Çarşamba, 23:05
yenilenebilr enerji tükenmez ama sürekli bakım gerektirir. yani alıyım dursun yok.
hatta ben gecen yıl bir hesap yapmıstım bi ev için kurulan sistem 10-15 yılda kendini amorti ediyodu. güneş enerjisi için. ama bunların 10-15 yıl gibide sistem yenilenmesi gerekiyor diyede baska bi yerde yazı okumustum.
bi yerde düşününce mantıklı, en azından cevreye zararın yok,bagımlılıgın yok, vs vs .
sorun aslında bu paranın tek seferde cepten cıkacak olması. yani 10 yıllık faturanı tek seferde odemek. bide kısın cok ciddi sorun olcaktır, onun içinde ruzgar kursak:) maliyet iyice artacak :)

ha devlet tutar der, ok vatandas, ben laboratuarlarla anlastım konustum sistem size kurulcak,siz 10 yılda odeyin. bu olabilir.
ama yer sorunu cıkacak bu seferde ve gunes tarlası dnen yerler lazım olcak. ruzgar içinde aynı mevzu. yani bi yerde yetmicek.

o yuzden en az yer kaplayan , maksimum verim alınabilen bir tür lazım olcak. bu yine nukleer olcak.

0
hazardousmen Çarşamba, 23:48
quote:


Yukarıda da yazdığım gibi, fosil yakıtlar tükenmeye mahkumdur ve az bulunan şeyin fiyatı artar. Yani kıtlık arttıkça fiyatlar da artıcaktır. Petrolün zaten 2001 gibi maksimum üretimine ulaştığını biliyoruz, bundan sonra petrol üretimi giderek azalmaya başlamıştır. Tüketim artmasına rağmen.


Ben petrol üretimi 2005-2008 arasında zirve noktaya ulaştığını biliyordum, siz 2001 senesine hangi kaynaktan ulaştınız..

Gerçi PetroBras da 2010 senesinde diyor ama, sonuçta zirveye ulaştık ve ağağı doğru iniyoruz..

Dipnot: Zaten kriz de bu sebeptendir..
0
NemesisR3 Pazar, 00:06
bence en iyisi çeşitli şekillerde enerji elde etmek ve bir yere bağlı olmamak, yani mesela nükleer,doğalgaz,kömür,hidroelektrik,güneş,rüzgar hepsinden birden yararlanmak böylece bunlardan biri kullanılmaz hale gelirse diğerlerinden karşılanır, büyük bir kayıp olmaz.

0
YORUM YAZ
Durum Üyeyim Üye Değilim
E-Posta
Mesaj

Güvenlik Kodu Güvenlik kodu   Güvenlik kodunu göremiyorsan buraya tıkla