AB pazarında Çin baskısı: Türkiye 44 üründe pay kaybederken otomotiv yükseldi
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) hazırladığı rapora göre Türkiye, Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatta 97 ürün grubunun 44’ünde Çin’e karşı pazar payı kaybetti.
Tam Boyutta GörTürkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) “Rakip Değiştiğinde Rekabet Gücü Değişir Mi?” başlıklı çalışması, Avrupa Birliği (AB) pazarında yaşanan rekabet dönüşümünü kapsamlı verilerle ortaya koyuyor. Rapora göre Türkiye’nin AB’ye ihracatı manşet rakamlarda artış göstermeye devam etse de, ürün grubu bazında yaşanan kaymalar önemli değişimlerin yaşandığına işaret ediyor.
Son bir yıllık dönemde AB’ye ihracat 9,7 milyar dolar artarken u artışın 5,7 milyar doları otomotiv sektöründen geldi. Böylece toplam artışın yüzde 59’u tek başına otomotiv kaynaklı gerçekleşti. Otomobil, makine-ekipman ve elektrikli teçhizat kalemleri birlikte değerlendirildiğinde ise toplam artışın yüzde 72’sinin yalnızca ilk üç ürün grubundan sağlandığı görülüyor.
Türkiye, 44 üründe Çin’e pazar payı kaybetti
Tam Boyutta GörRaporda, ihracat rekabetini belirleyen unsurların çoğunlukla iç dinamiklere bağlı olduğu ancak mevcut küresel konjonktürde dışsal faktörlerin etkisinin belirginleştiği vurgulanıyor. Özellikle Çin’in iç talebi aşan ölçekte geliştirdiği yüksek sanayi kapasitesi ve küresel ticaret savaşlarında artan sertlik ön plana çıkıyor.Tam Boyutta GörBu gelişmeler, AB pazarında rekabet dengelerini hızla değiştiriyor. Türkiye’nin AB ithalatındaki payı genel çerçevede artış eğiliminde olsa da ürün çeşitliliğinde daralma yaşanması dikkat çekici. Son bir yılda Türkiye, AB’ye ihraç ettiği 97 ürün grubunun44’ünde Çin’e karşı pazar payı kaybetti. Üstelik söz konusu 44 ürün grubu, Türkiye’nin AB’ye toplam ihracatının yüzde 35’inden fazlasını oluşturuyor. Bu durum, görünürdeki artışa rağmen rekabet zemininde ciddi bir aşınma yaşandığını ortaya koyuyor.Tam Boyutta GörPazar kayıplarının en yoğun hissedildiği alanlardan biri tekstil sektörü oldu. Örme giyim, örülmemiş giyim ve dokumaya elverişli maddelerden diğer eşya kalemlerinde hem ihracat hacminde hem de AB pazar payında gerileme yaşandı. 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla bu üç ürün grubunun AB’ye toplam ihracatı yaklaşık 13 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Ancak pandemi sonrası dönemde gözlenen kısa vadeli eğilimlerle uyumlu, hatta bazı kalemlerde daha hızlı bir pazar payı kaybı söz konusu.
Yüksek teknoloji fırsat kapısı olabilir
Tam Boyutta GörRaporda, dramatik kayıplara rağmen bazı yüksek teknoloji yoğun sektörlerde olumlu sinyaller alındığı da belirtiliyor. Demiryolu taşıtları, hava ve uzay taşıtları ile silah ve mühimmat ürün gruplarında AB pazarında artış eğilimi gözleniyor. Bu alanlar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatını artırma potansiyeli açısından kritik görülüyor.Tam Boyutta GörBununla birlikte demiryolu ve hava-uzay taşıtlarında son iki çeyrekte yaşanan gerilemenin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin yakından izlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Savunma sanayi tarafında ise farklı bir tablo dikkat çekiyor. Jeopolitik gelişmeler ve yerli üretim kabiliyetindeki artış sayesinde silah ve mühimmat ürün grubunda AB ithalatından alınan pay yüzde 4’ün üzerine çıktı ve artış eğilimi istikrarlı bir görünüm sergiliyor.
Türkiye’nin AB pazarındaki lokomotif sektörü konumundaki otomotivde ise güçlü performans sergileniyor. Pandemi sonrası oluşan kısa vadeli yükseliş trendinin son bir yılda daha da güçlendiği görülüyor. AB’ye yapılan binek otomobil satışlarında Çin’in gerilemesi ile Türkiye’nin yükselişinin aynı döneme denk gelmesine dikkat çekiliyor.
AB’nin Çin’e karşı korumacı adımlar atması, Türk otomotiv ihracatçıları için önemli bir fırsat yaratmış durumda. Bu avantajın arkasında uzun yıllara dayanan tedarik zinciri entegrasyonu ve Gümrük Birliği’nin sağladığı yapısal bağ bulunuyor. Ancak gündemdeki “Made in Europe” düzenlemesinin nasıl somutlaşacağı henüz netlik kazanmış değil. Söz konusu düzenlemenin kapsamı ve uygulama biçimi, mevcut kazanımlar üzerinde belirleyici risk unsuru olarak değerlendiriliyor.