Bu oran, bir önceki yıla kıyasla 0,7 puanlık artış anlamına geliyor. Yılın ilk aylarında rüzgar ve hidroelektrik üretiminde belirgin düşüş görülmüş olmasına rağmen özellikle güneş enerjisindeki kapasite artışı bu yükselişte belirleyici oldu.
Güneş enerjisi itici güç oldu
2025’in ilk çeyreği, rüzgar enerjisi açısından “tarihi ölçekte zayıf” bir dönem olarak kayda geçti. Mart ayı, Almanya’da 1950’den bu yana ölçülen en rüzgarsız ay oldu. Bu durum, yıl genelinde rüzgar enerjisi üretiminin 2024’e kıyasla yüzde 5,2 azalmasına yol açtı. Ancak ikinci ve üçüncü çeyrekte rüzgarların güçlenmesi, yılın başındaki kayıpların önemli bir bölümünü telafi etti. Ayrıca karasal rüzgar türbinlerinde 5,2 GW’lık yeni kapasite devreye alındı. Bu rakam, bir önceki yıl eklenen 3,3 GW’ın belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti.
Hidroelektrik cephesinde ise tablo zayıf kaldı. 2024’e kıyasla belirgin şekilde azalan yağışlar, hidroelektrik üretiminin yaklaşık yüzde 24,1 düşmesine neden oldu. Zaten sınırlı bir paya sahip olan hidroelektrik, 2025’te toplam yenilenebilir elektrik üretiminin yalnızca yüzde 3,2’sini oluşturdu.
BDEW Başkanı Kerstin Andreae’ye göre Almanya’nın yenilenebilir enerji yatırımlarında kararlılığını sürdürmesi gerekiyor. Ancak değişken üretim yapısına sahip yenilenebilir kaynakları dengelemek için doğalgaz santrallerine yönelik ihalelerin ve bir kapasite piyasasının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini de vurguladı.
Bilim insanları ise yenilenebilir kapasitenin hızlı ve kesintisiz büyümesinin önüne engeller çıkarılmaması gerektiği konusunda uyardı. Araştırmacılar, bu tür engellerin elektrik fiyatlarını artıracağını, aynı zamanda doğalgazla çalışan santrallere ve elektrik ithalatına bağımlılığı yükselteceğini belirtti.
Araştırmacılar, fosil yakıtların kullanım süresini uzatmak yerine, enerji sisteminde esnekliği artıran teknolojilere odaklanılması gerektiğini vurguluyor. Elektrikli araçlar, ısı pompaları ve batarya sistemleri gibi çözümlerin yenilenebilir kaynaklarla birlikte yaygınlaştırılması, hem elektrik sisteminin maliyetlerini düşürebilir hem de emisyon azaltım hedefleriyle uyumlu bir yol haritasının korunmasını sağlayabilir.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: