Lojistik gücü ticarileşiyor
Amazon’un açıklamasına göre yeni hizmet nakliye, depolama, dağıtım, sipariş karşılama ve son teslimat gibi uçtan uca tüm lojistik süreçleri kapsıyor. Şirket, bu altyapıyı yaklaşık otuz yıl boyunca kendi e-ticaret operasyonlarını desteklemek amacıyla inşa etti. Bugün ise bu sistem, küresel ölçekte milyonlarca paketin taşındığı, yüksek hız ve güvenilirlik sunan bir yapıya dönüşmüş durumda.
Amazon’un öne çıkardığı en önemli fark, tek tek hizmetlerden ziyade tamamen entegre bir tedarik zinciri ekosistemi sunması. Bu sistem deniz, hava, kara ve demiryolu taşımacılığını kapsayan geniş bir nakliye ağı, gelişmiş depolama çözümleri ve haftanın yedi günü çalışan teslimat altyapısından oluşuyor. Şirket, bu yapı sayesinde işletmelere iki ila beş gün arasında değişen teslimat süreleri, gelişmiş takip sistemleri ve uçtan uca görünürlük sağlıyor. Ayrıca, merkezi bir kontrol paneli üzerinden tüm süreçlerin yönetilebilmesi de dikkat çekiyor.
Sektörde dengeleri değiştirebilir
Amazon’un bu adımı, şirketi doğrudan USPS, DHL ve diğer büyük lojistik sağlayıcılarla rekabet içine sokuyor. Küresel üçüncü parti lojistik pazarının büyüklüğünün 1,3 trilyon doların üzerinde olduğu düşünüldüğünde ASCS’nin sektörde ciddi bir etki yaratması bekleniyor.
Halihazırda ABD’de paket hacmi bakımından en büyük taşıyıcılardan biri haline gelen Amazon’un, sahip olduğu ölçek ve teknolojiyle lojistik sektöründe yeni bir dönüşüm başlatabileceği değerlendiriliyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
titanfall gerçek oluyor desenize
Tam teşekküllü işlevsel gerçek Mecha yapmak Japonlara değil de Çinlilere kısmetmiş.