Araçlar derin ve geniş veri havuzu oluşturuyor
Günümüzde üretilen otomobiller kameralar, sensörler, internet bağlantıları ve gelişmiş bilgi-eğlence sistemleriyle donatılıyor. Bu sistemler sayesinde araç üreticileri, sürücüler hakkında oldukça kapsamlı bilgiler toplayabiliyor. Toplanan veriler arasında sürücünün konumu, seyahat geçmişi, emniyet kemeri kullanımı, ani fren yapıp yapmadığı, hız alışkanlıkları ve araç içindeki medya tercihleri yer alıyor.
Bazı araçlarda sürücü koltuğuna yöneltilmiş iç kameralar bulunuyor ve bu kameralar yüz ifadelerini, göz hareketlerini hatta davranış biçimlerini analiz edebiliyor. Araç üreticilerinin gizlilik politikalarında yaş, kilo, ırk, psikolojik eğilimler ve biyometrik veriler gibi son derece hassas bilgilerin de işlenebileceği belirtiliyor.
Brookings Institute Teknoloji İnovasyonu Merkezi kıdemli araştırmacılarından Darrell West, modern araçların topladığı veri miktarının çoğu kullanıcıyı şaşırtacağını belirtiyor. West’e göre bu sistemler, insanların günlük yaşamını neredeyse saniye saniye yeniden oluşturabilecek seviyede bilgi üretebiliyor.
Sigorta şirketleri bu verileri kullanıyor
Toplanan sürüş verilerinin en büyük müşterileri arasında sigorta şirketleri bulunuyor. Özellikle telematik sistemler üzerinden elde edilen bilgiler, sürücülerin risk profillerinin oluşturulmasında kullanılıyor. Bu da bazı kullanıcıların daha yüksek sigorta primleriyle karşılaşmasına neden olabiliyor.
BBC’nin haberinde yer verilen örneklerden biri, General Motors’un sürücü verilerini LexisNexis isimli veri şirketine aktarması oldu. İddiaya göre bir sürücünün altı aylık tüm seyahat geçmişi yaklaşık 130 sayfalık detaylı bir rapora dönüştürüldü. Sürücü daha sonra sigorta ücretinin yüzde 21 arttığını ve bunun nedenlerinden birinin söz konusu veriler olduğunu öğrendi.
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun müdahalesinin ardından General Motors’un araç verilerini beş yıl boyunca satması yasaklandı. Ancak şirketin, belirli koşulları yerine getirmesi halinde ilerleyen dönemde bu uygulamaya yeniden başlayabileceği ifade ediliyor.
Araçlar gizlilik için en kötü ürünler
Bu araştırma 2023 yılında yayınlamış ve ciddi endişeler yaratmış olsa da gelinen noktada durum, giderke daha kötü gidiyor. Zira ABD’de yürürlüğe girmesi planlanan yeni düzenlemeler, otomobillerde gelişmiş sürücü takip sistemlerini zorunlu hale getirecek. Yeni nesil güvenlik teknolojilerinin kızılötesi kameralar ve biyometrik sistemler aracılığıyla sürücünün yorgun, alkollü veya araç kullanmaya uygun olup olmadığını tespit etmesi hedefleniyor.
Uzmanlar, bu teknolojilerin çok daha büyük bir gizlilik sorunu yaratabileceği görüşünde. Çünkü söz konusu sistemlerin üreteceği biyometrik ve davranışsal verilerin nasıl kullanılacağına dair net sınırlamalar bulunmuyor.
İnternete bağlı araçların sayısı hızla artıyor
Danışmanlık şirketi McKinsey’in verilerine göre 2021 yılında trafikteki araçların yaklaşık yüzde 50’si internet bağlantısına sahipti. Şirket, bu oranın 2030 yılına kadar yüzde 95 seviyesine ulaşacağını öngörüyor.
Uzmanlara göre kullanıcıların büyük bölümü araçlarının ne kadar veri topladığının farkında değil. Çünkü çoğu sürücü, araç kurulumu sırasında karşısına çıkan uzun gizlilik sözleşmelerini okumadan kabul ediyor.
Uzmanlar, kullanıcıların bazı önlemlerle veri paylaşımını azaltabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği, İngiltere ve bazı ABD eyaletlerinde kullanıcılar şirketlerin topladığı verilerin kopyasını talep edebiliyor, verilerin silinmesini isteyebiliyor ve veri satışını engelleyebiliyor. Ayrıca bazı otomobillerde bilgi-eğlence sistemleri üzerinden veri paylaşımını sınırlandıran gizlilik ayarları da bulunuyor. Buna rağmen uzmanlar, mevcut sistemin temel sorununun devam ettiğini düşünüyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü GENEL İSTATİSTİKLER
5121 kez okundu.
12 kişi, toplam 12 yorum yazdı.
HABERİN ETİKETLERİ
gizlilik, elektrikli otomobil ve