Yapay Zekâ Şirketlerine Yönelik Kısıtlamalarda Geri Adım Atıldı
Yapay Zekâ Yasası, geçtiğimiz yıl yürürlüğe girmiş olsa da en kritik diyebileceğimiz maddelerinin uygulanması için kademeli bir takvim belirlenmişti. Böylece sektör bu yeni düzenlemeye uymak için yeterli zamana sahip olacaktı. Ne var ki Avrupa'nın AI yarışında geri kalma korkuları teknoloji şirketlerinin baskısıyla birleşince bu maddelerin yürürlüğe konulması için belirlenen tarih sürekli ertelendi. Nitekim Avrupa Komisyonu, en son bu tarihi Aralık 2027'ye kadar çekti. Diğer yandan pek çok önemli düzenleme de ya yumuşatıldı ya da tamamen ortadan kaldırıldı. Örneğin “yüksek riskli” olarak sınıflandırılan yapay zekâlara ilk başta getirilen katı kurallar, yasanın son hâlinde çok daha ucu açık bir hâle geldi. Biraz da bundan olsa gerek ki Avrupa Parlamentosu şimdi bu düzenlemeyi üyelerine kabul ettirmekte zorlanıyor.
Avrupa Parlamentosu Yeni Düzenleme Konusunda Uzlaşamadı
Yeni düzenlemenin onaylanması için bu hafta görüşmelere başlayan Avrupa Parlamentosu, bir uzlaşıya varılamadığı için Yapay Zekâ Yasası'na yönelik görüşmeleri ertelemek zorunda kaldı. Konuya yönelik bir sonraki oturumun Mayıs ayı içinde gerçekleşmesi planlanıyor.
Avrupa Komisyonu'nun Kasım ayında sunduğu “Dijital Omnibus” paketi, daha önce yapay zekâ konusunda belirlenen kuralları sadeleştirmeyi ve bürokrasiyi azaltmayı hedefliyor. Komisyon yetkilileri bu adımın “deregülasyon değil, sadeleştirme” olduğunu vurguluyor. Ancak başta yüksek riskli yapay zekâ uygulamalarının denetimi olmak üzere pek çok konuda geri adım atılması, eleştirileri de beraberinde getiriyor.
AB'nin deyimiyle "sadeleştirilen", ama gerçekte yumuşatılan kurallar özellikle “yüksek riskli” olarak sınıflandırılan yapay zekâ kullanım alanlarını kapsıyor. Bu alanlar arasında biyometrik kimlik doğrulama sistemleri, işe alım süreçlerinde kullanılan algoritmalar, sınav değerlendirme sistemleri, sağlık hizmetleri, kredi değerlendirme mekanizmaları ve kolluk kuvvetlerinin kullandığı yapay zekâ uygulamaları yer alıyor. Ayrıca trafik yönetimi ve kamu hizmetleri gibi kritik altyapılarda kullanılan sistemler debu kapsamda değerlendiriliyor.
Bu arada yeni düzenleme önerileri, Google, Meta ve OpenAI gibi büyük şirketlerin, Avrupalı kullanıcıların verilerini yapay zekâ modellerini eğitmek için daha rahat kullanabilmesine kapı aralıyor ki yeni düzenlemenin bu tarafı da tepki topluyor. Avrupa Komisyonu, teknoloji şirketlerine karşı açıkça geri adım atmış gibi görünüyor. Bu geri adımın arkasında ise yalnızca teknik gerekçeler değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik baskılar da bulunuyor. Nitekim benzer bir geri adım daha önce çevre düzenlemelerinde de atılmıştı. Şimdi aynı yaklaşımın teknoloji politikalarına da yansıması, büyük şirketlerin siyaset üzerindeki artan etkisini daha da endişe verici hâle getiriyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
Japonlar bunu nasıl kaptırdı yahu?
titanfall gerçek oluyor desenize
Tam teşekküllü işlevsel gerçek Mecha yapmak Japonlara değil de Çinlilere kısmetmiş.