Hedef 2030
2030’un ilk yarısını işaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “2030'ların ilk yarısında inşallah Türkiye'de ilk SMR'yi görürüz diye ümit ediyorum. Bu konuda küresel bir yarış var. Ama henüz şu anda bir reaktör görmüş değiliz. Dolayısıyla biz Türkiye de bu işin bir çıkış aşamasında olsun istiyoruz." dedi.
Türkiye’nin nükleer enerji alanında sanayi kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Bakan, hedeflerinin yalnızca nükleer santral yatırımı getirmek olmadığını, teknolojinin geliştirilmesi ve üretim tarafında da yer almak istediklerini ifade etti.
Türkiye, SMR yatırımı için çeşitli ülkelerle iş birliği yapıyor. Türkiye Nükleer Enerji AŞ’nin (TÜNAŞ) ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile küçük modüler reaktörler konusunda işbirliği anlaşması yaptı. Ayrıca Kanada ile nükleer enerji alanında işbirliği fırsatlarının değerlendirildiğini, Fransa merkezli EDF ile de nükleer enerji konusunda yakın zamanda bir işbirliği anlaşması yapılmasının planlanıyor.
Küçük nükleer reaktör (SMR) nedir?
SMR’ler (Small Nuclear Reactor); büyük nükleer santrallere kıyasla daha kompakt, modüler, esnek ve lojistik açıdan daha kolay kurulabilen reaktörler olarak tanımlanabilir. Genellikle 300 megavatın altında elektrik üretebilen söz konusu reaktörler, fabrikalarda modüler olarak üretilip sahaya taşınarak kurulabiliyor. Bu sayede inşaat süresi ve maliyetleri düşerken, enerji altyapısı zayıf bölgelerde veya endüstriyel tesislerde kullanım imkanı doğuyor.
Daha düşük ilk yatırım maliyetleri, esnek kurulum seçenekleri ve gelişmiş güvenlik sistemleri sayesinde birçok ülke tarafından geleceğin enerji teknolojileri arasında gösteriliyor.
5 GW kapasiteli SMR kurulumu hedefleniyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın uzun vadeli projeksiyonlarına göre Türkiye, önümüzdeki 20-30 yıllık süreçte enerji sepetine en az 5 GW (gigavat) kapasitede SMR entegre etmeyi hedefliyor. 2053 yılına kadar planlanan toplam 30 GW'lık nükleer kurulu gücün önemli bir tamamlayıcısı olarak SMR'lar konumlandırılıyor.
Neden SMR'lere bu kadar ilgi var?
Elektrik talebinin artması, SMR yatırımlarının arkasındaki en önemli nedenlerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle yapay zeka ve veri merkezlerinin hızla büyümesi, 24 saat boyunca kesintisiz elektrik sağlayabilen enerji kaynaklarına yönelik ihtiyacı artırıyor.
Nükleer enerji bu noktada hava koşullarından bağımsız sürekli elektrik üretme özelliğiyle dikkat çekiyor. SMR'lerin ise daha küçük ölçekleri sayesinde büyük nükleer santrallerin kurulmasının zor veya ekonomik açıdan uygun olmadığı bölgelerde, sanayi tesislerinde ve enerji yoğun tüketim merkezlerinde kullanılabilmesi hedefleniyor.
Ancak SMR'lerin geleceğin enerji sistemindeki rolü henüz kesinleşmiş değil. Teknolojinin ticari ölçekte yaygınlaşması için lisanslama, finansman, tedarik zinciri, yakıt, atık yönetimi ve maliyet gibi konularda önemli aşamaların tamamlanması gerekiyor. IAEA'nın güncel raporuna göre dünya genelinde 20'den fazla ülkede yaklaşık 70 SMR tasarımı ve teknoloji geliştirme faaliyeti bulunuyor. Bunların 15'ten fazlası 2035'e kadar konuşlandırılma aşamasına ilerliyor. IAEA da mevcut tasarımların önemli bölümünün hala geliştirme, lisanslama veya demonstrasyon aşamasında olduğuna dikkat çekiyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü GENEL İSTATİSTİKLER
3780 kez okundu.
9 kişi, toplam 10 yorum yazdı.
HABERİN ETİKETLERİ
smr, Küçük modüler reaktör ve