Felç sonrası iletişimi sadece göz takibi sistemi ile dakikada yaklaşık 14 kelime hızında mümkün oluyordu; bu, normal bir konuşma hızının yaklaşık 160 kelime olduğunu düşündüğümüzde oldukça yavaş bir yöntem.
Neredeyse gecikmesiz ve kendi sesiyle konuştu
Sistemin temelinde, beynin konuşma üretim alanına yerleştirilen bir implant yer alıyor. Johnson konuşmayı denediğinde implant sayesinde sinyaller algılanıyor ve bağlı olduğu bilgisayara gönderiliyor. Ardından bir yapay zeka çözümleyici bu sinyalleri metin, ses veya dijital avatar ile animasyona çeviriyor.
Başlangıçta sistem çıktı üretmeden önce tüm cümleyi beklemek zorunda kalıyor ve bu da 8 saniyelik bir gecikme oluşturuyordu. Detayları Mart 2025’te yayımlanan Nature Neuroscience makalesinde paylaşılan yeni sistem mimarisi sayesinde bu gecikme sadece 1 saniyeye indirildi.
Bilim insanları ayrıca Johnson’ın düğün konuşmasındaki ses kayıtlarını sentezleyerek sesini yeniden oluşturdu. Bu sayede Johnson’ın dijital avatarını yansıtan animasyon aynı zamanda onun sesini de taklit edebildi. Bu avatar, gülme veya somurtma gibi yüz ifadelerini aktarabiliyor.
Hedef dijital klonlar yaratmak
UC Berkeley araştırmacıları nöroprotezleri “tak ve çalıştır” seviyesine getirerek deneysel sistemlerden standart klinik araçlara dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Gelecekteki gelişmeler arasında kablosuz implantlar ve fotogerçekçi avatarlar yer alıyor. Araştırmacılar, kullanıcıların sadece seslerini değil, konuşma tarzlarını ve görsel ipuçlarını da yansıtan “dijital klonlar” yaratmayı planlıyor.
Bu çığır açan sistem felç, ALS veya ciddi yaralanma gibi nedenlerle konuşma yetisini kaybeden küçük ama savunmasız bir nüfusun daha hızlı ve doğal iletişim kurmasına yardımcı olabilir.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: