Cloud 9, yalnızca sıra dışı yapısıyla değil, evrenin erken dönemlerinde galaksilerin nasıl oluştuğuna dair kritik ipuçları barındırmasıyla da dikkat çekiyor. Araştırmacılara göre bu nesne, karanlık maddenin bir araya gelerek galaksilerin temelini nasıl oluşturduğunu anlamak için nadir bir gözlem fırsatı sunuyor.
Yıldızı olmayan, başarısız bir galaksi
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) adına çalışan AURA/STScI’dan Andrew Fox, Cloud 9’un önemini “Bu bulut, karanlık evrene açılan bir pencere” sözleriyle özetliyor. Bilim camiasına göre evrendeki toplam maddenin yaklaşık %85’i karanlık maddeden oluşuyor. Ancak karanlık madde ışıkla etkileşime girmediği için doğrudan gözlemlenemiyor ve varlığı yalnızca kütleçekim etkileri üzerinden anlaşılabiliyor.
Cloud 9, bu açıdan benzersiz bir örnek sunuyor. Çünkü yapı, karanlık maddenin baskın olduğu bir bulut olmasına rağmen içinde hiç yıldız barındırmıyor. Bu durum, teorik olarak uzun süredir öngörülen ancak şimdiye kadar doğrudan doğrulanamayan bir kozmik senaryoyu destekliyor.
Çalışmanın lideri Alejandro Benitez-Llambay, bu durumu “Bu, başarısız bir galaksinin hikayesi” sözleriyle tanımlıyor. Benitez-Llambay’a göre yıldızların yokluğu, teorinin doğruluğunu kanıtlayan en güçlü unsur. Çünkü Cloud 9, yerel evrende günümüze kadar bozulmadan kalmış ilkel bir galaksi yapı taşı niteliği taşıyor.
Bilim insanları, RELHIC’lerin varlığını uzun süredir teorik olarak öngörüyordu. Ancak Hubble’ın yüksek hassasiyeti olmasaydı Cloud 9’un keşfi mümkün olmayabilirdi. Bu keşif, evrende Cloud 9 benzeri başka “donmuş” ya da gelişimini tamamlayamamış galaksilerin de bulunabileceğine işaret ediyor.
Küçük ama son derece yoğun bir yapı
Cloud 9, Samanyolu çevresinde bilinen hidrojen bulutlarıyla karıştırılmaması gereken özelliklere sahip. Yapı, daha küçük, daha kompakt ve neredeyse kusursuz derecede küresel bir form sergiliyor. Çekirdeği nötr hidrojenden oluşan bulutun çapı yaklaşık 4.900 ışık yılı. Hidrojen gazının toplam kütlesi Güneş’in yaklaşık 1 milyon katı olarak hesaplanırken karanlık madde kütlesinin ise 5 milyar Güneş kütlesine ulaştığı tahmin ediliyor.
Araştırma ekibine göre Cloud 9, gelecekte yeterli miktarda -yaklaşık 5 milyar Güneş kütlesi- hidrojen gazı toplayabilirse yıldızlarla dolu bir galaksiye dönüşme potansiyeline sahip. Astronomlar, bundan sonraki süreçte Cloud 9 benzeri RELHIC’leri bulmayı umuyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: