16.000 km boyunca kesintisiz otonom sürüş
David Moss isimli kullanıcı, Tesla’nın Full Self-Driving 14.2 (Tam Otonom Sürüş) yazılımını kullanarak bu başarıya ulaştı. Moss, yolculuk boyunca araca hiç manuel müdahalede bulunmadığını açıkladı.
Güzergah boyunca otoyollar, şehir içi yollar, karmaşık kavşaklar ve birçok şarj molası yer aldı. Moss’a göre araç; yön bulma, şerit değiştirme, trafik ışıklarını algılama ve birleşme manevralarını kendi başına gerçekleştirdi. Moss, park etme ve Supercharger istasyonlarında manevra dahil olmak üzere hiçbir noktada devre dışı bırakma ya da müdahale olmadığını vurguladı.
Bu sürüş, Tesla’nın yazılımının önceki Autopilot ve FSD sürümlerine kıyasla ne kadar ilerlediğini ortaya koyuyor. Sistem yalnızca yüksek hızdaki otoyol sürüşlerini değil; şehir içi yoğun trafik, yol çalışmaları ve şarj istasyonlarına girip çıkma gibi daha karmaşık senaryoları da başarıyla yönetebiliyor.
Bununla birlikte, bu başarının önemli sınırlamaları da var. Adı “Full Self-Driving” olsa da Tesla’nın sistemi resmi olarak hala denetimli bir sürücü destek teknolojisi olarak sınıflandırılıyor. Yani sürücünün her an dikkatli olması ve gerektiğinde kontrolü devralmaya hazır bulunması gerekiyor. Mevcut ABD yasalarına göre araç, hukuken otonom kabul edilmiyor.
Bir diğer tartışma konusu da doğrulama meselesi. Sıfır müdahaleyle tamamlandığı söylenen yolculuk, büyük ölçüde sürücünün kendi beyanlarına ve paylaştığı verilere dayanıyor. Bu sürüş, ne düzenleyici kurumlar ne de bağımsız test kuruluşları tarafından resmi olarak doğrulanmış değil. Bu durum iddiayı geçersiz kılmasa da, yolculuğun bireysel bir gösterim olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Yine de bu başarı, otonom sürüş sistemlerinin geldiği noktayı göstermesi açısından büyük önem taşıyor. Son dönemde yaygınlaşan otonom taksi hizmetlerinin gösterdiği üzere, yakın zamanda otonom sürüşün daha fazla yaygınlaşacağını söyleyebiliriz.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: