Science dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, dünya üzerindeki bilinen damarlı bitkilerin yaklaşık yüzde 18’ini temsil eden 67 binden fazla bitki türünü inceledi.
Damarlı bitkiler, su ve besin taşıyan özel dokulara sahip olan, ağaçlardan çalılara ve eğrelti otlarına kadar kara ekosistemlerinin büyük bölümünü oluşturan bitki grubunu kapsıyor. Bu bitkiler toplam bitki türlerinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor. Yaklaşık 380 bin bitki türünün yaklaşık 350 binini damarlı bitkiler oluşturmakta.
Bazı türler tamamen yok olabilir
Araştırma, iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda yağış düzenleri, toprak yapısı, arazi kullanımı ve gölge gibi çevresel faktörleri de değiştirerek bitkilerin yaşayabileceği alanları daralttığını gösteriyor. Bu kapsamda bilim insanları, 2081-2100 yılları arasındaki sera gazı emisyon senaryolarını kullanarak türlerin gelecekteki dağılımını modelledi
Bilim insanlarına göre sıcaklık arttıkça birçok tür daha serin koşullar bulabilmek için kuzeye veya daha yüksek rakımlara kaymak zorunda kalıyor. Ancak uygun yaşam alanı yalnızca sıcaklıktan oluşmuyor. Yağış miktarı, toprak özellikleri ve ekosistemin genel yapısı da kritik rol oynuyor.
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de bitkilerin yeni uygun alanlara taşınabilmesi durumunda bile yok olma riskinin ciddi biçimde azalmaması oldu. Normalde bitkiler nesiller boyunca tohumlar veya sporlar aracılığıyla rüzgar, su ya da hayvanların yardımıyla yayılıyor. Araştırmacılar, bitkilerin tüm uygun yeni habitatlara ulaşabildiği varsayımsal bir senaryo oluşturduğunda bile yok olma oranlarının büyük ölçüde benzer kaldığını tespit etti.
Arktik bölgeler risk altında
Ancak araştırmacılar, bazı bölgelerde çeşitliliğin artmasının genel tablonun olumlu olduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Çünkü bu süreç, tarih boyunca birlikte yaşamamış bitki türlerinin aynı ekosistemde buluşmasına neden olacak “yeni topluluklar” oluşturabilir. Bu yeni ekolojik ilişkilerin nasıl sonuçlar doğuracağı ise henüz bilinmiyor.
Bitki kaybı iklim krizini daha da hızlandırabilir
Bilim insanları, bitkilerin yalnızca doğal manzaraların bir parçası olmadığını, aynı zamanda ekosistemlerin temel taşı olduğunu hatırlatıyor. Bitkiler karbon depoluyor, toprağı sabitliyor, yaban hayatını destekliyor ve insanlara gıda, kereste, ilaç ile çeşitli hammaddeler sağlıyor.
Araştırmaya göre bitki örtüsünün azalması ekosistemlerin atmosferden daha az karbondioksit emmesine yol açabilir. Bu durum da küresel ısınmayı daha da hızlandıran bir geri besleme döngüsü yaratabilir. Araştırmacılar, bitki çeşitliliğinin korunmasının yalnızca doğayı korumak anlamına gelmediğini, aynı zamanda insan toplumlarının bağlı olduğu ekolojik sistemlerin sürdürülebilirliği açısından da kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Kaynakça https://www.yahoo.com/news/science/articles/climate-change-threatens-global-plant-100221937.html https://www.ucdavis.edu/climate/news/study-projects-plant-extinction-rates-through-2100 Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
çok güzel