Özellikle ABD’de maliyetler artarken teşviklerin azalması, pek çok projenin askıya alınmasına yol açıyor. BloombergNEF’in 2025 ortası raporuna göre yalnızca Kuzey Amerika’da iptal edilen yenilenebilir enerji projelerinin toplam kapasitesi 50 gigavatı geçmiş durumda. Bu bölgesel gerilemeler, özel sektörün uzun vadeli yeşil taahhütleri konusunda tereddüte düştüğünü ve bazı büyük enerji şirketlerinin yeniden fosil yakıta yöneldiğini gösteriyor. Bu şirketlerden biri de Birleşik Krallık merkezli küresel petrol devi BP.
Birkaç yıl önce yenilenebilir enerjiye öncülük etme iddiasıyla kendisini “Beyond Petroleum” olarak yeniden markalandıran BP, bugün geldiği noktada o vizyonundan belirgin biçimde uzaklaşıyor. Şirket, son dönemde rüzgâr ve güneş gibi yeşil enerji yatırımlarından çıkarken, petrol ve doğalgaz üretimini artırmaya hazırlanıyor.
BP CEO'su: Temiz Enerji Stratejisi Fazla Hızlı ve Fazla İleri Gitti
BP'nin yeni CEO’su Murray Auchincloss, Şubat ayında yaptığı bir konuşmada Çok fazla şeyi aynı anda kovalamaya çalıştık. (Temiz enerji stratejisi) fazla hızlı ve fazla ileri gitt." ifadelerini kullanmıştı.BP CEO'sunun osözleri, şimdi çizilen bu yeni rotanın habercisi niteliğindeydi. Şirket şimdi yenilenebilir enerji yatırımlarını küçültüp, petrol ve gaz alanında büyümeye odaklanacağını söylüyor. BP, 2027’ye kadar 20 milyar dolarlık varlık satışı yapmayı planlıyor ki bunların büyük bölümü temiz enerji alanındaki yatırımlarla ilgili varlıklar olacak.
BP'nin şimdi yeniden petrol ve doğalgaza öncelik vermesi, şirketin beş yıl önce duyurduğu iddialı planlarla tam bir tezat oluşturuyor. 2030’a kadar fosil yakıt üretimini %40 azaltma sözü veren BP, o dönemde güneş enerjisi, rüzgâr türbinleri ve elektrikli araç altyapısı gibi alanlara milyarlarca dolar aktarmıştı. Ancak bu girişimler beklenen getiriyi sağlayamadı. Buna ek olarak bir de ABD'de Donald Trump yönetime gelip teşvikleri kısınca, bu projenin finansal başarısı daha da kısıtlı hâle geldi. Ortaya çıkan bu tablo, BP'nin verdiği sözleri hızlıca unutması için yeterli oldu.
Rüzgâr ve Güneş Enerjisi Yatırımlarından Çıkılıyor
BP’nin bu geri çekilişi yalnızca bir strateji değişimi değil, aynı zamanda global enerji sektöründeki daha büyük bir eğilimin parçası. Şirket, ABD’deki tüm kara rüzgâr portföyünü satarken, güneş enerjisi şirketi Lightsource’daki %50’lik hissesini de elden çıkardı. Ayrıca Japon enerji devi JERA ile kurduğu yeni ortaklık kapsamında açık deniz rüzgâr projelerinin çoğunu da bu yeni yapıya devretti. Diğer yandan BP, Azerbaycan’dan Türkiye’ye uzanan TANAP doğalgaz hattındaki 1 milyar dolarlık hissesini de özel yatırım şirketi Apollo’ya sattı.
Bu hamleler, BP’nin 2020’lerdeki yenilenebilir enerji liderliği iddiasının artık terk edildiğini açıkça ortaya koyuyor. Halbuki şirketin yıllar önce yaptığı açıklamalarda, yenilenebilir enerji gelirlerinin toplam gelir içindeki payını %50’nin üzerine çıkarma hedefi vardı.
Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönmesiyle birlikte politik iklimin değişmesinin de BP'nin bu kararında etkili olduğu düşünülüyor. BP'de yüzde 5'lik hisseye sahip olan Elliott Investment Management adlı grup, şirketin verimli olmayan temiz enerji projelerinden çıkıp, daha kâr getiren alanlara yönelmesi için sıkı bir kampanya yürütüyordu. Trump döneminde bu yaklaşım özellikle Amerikalı yatırımcıların büyük bölümü tarafından benimsenmiş gibi görünüyor. Bu yüzden BP'nin bu hamlesine benzer başka strateji değişikleri de görebiliriz.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: