Yüksek başarı oranı elde edildi
Proje ilk olarak Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde, Taklamakan Çölü’nün kıyısında hayata geçirildi. Başlangıçta yaklaşık 400 hektarlık bir alanda gerçekleştirilen ilk hasat, çöl koşullarında tarım yapılabileceğini kanıtlayan önemli bir dönüm noktası oldu. Aradan geçen sürede farklı bölgelerde yürütülen çalışmalar, bitkilerin şiddetli kum fırtınalarına rağmen hayatta kalabildiğini gösterdi.
Projede kullanılan modern sulama teknolojileri, verimliliğin artmasında kritik rol oynadı. Özellikle “pivot sprinkler” olarak bilinen (center pivot sulama sistemi olarak da bilinir) ve döner başlıklı püskürtme sistemine dayanan sulama yöntemi sayesinde, hem suyun etkin kullanımı sağlandı hem de iş gücü ihtiyacı ciddi şekilde azaldı.
Tarım sahasında daha önce yaklaşık 30 kişinin yaptığı işi artık sadece 4 kişi yürütebiliyor. Sistem, doğru ayarlandıktan ve gübreleme yapıldıktan sonra minimum insan müdahalesiyle çalışabiliyor.
İlk denemeler başarısızdı
Yapılan analizler sonucunda döner başlıklı püskürtme sisteminin çöl koşullarına daha uygun olduğu anlaşıldı. Bu sistem, toprağın üst katmanını nemli tutarak kumun daha hızlı çökmesini sağlıyor. Aynı zamanda sürekli püskürtülen su, bitkilerin üzerindeki tozu temizleyerek fotosentez verimliliğini artırıyor.
Tarım yapılacak alanların başlangıçta tamamen kum tepelerinden oluştuğu belirtiliyor. Bu nedenle projede yalnızca ekim değil, altyapı yatırımları da kritik rol oynadı. Su temini için rezervuarlar inşa edildi ve geniş bir boru hattı ağı kurularak su doğrudan tarlalara ulaştırıldı.
Taklamakan Çölü’nde yürütülen çalışmalar yalnızca buğday üretimiyle sınırlı kalmadı. Son iki yılda bölgede mısır, gül ve farklı tarım ürünlerinin de büyük ölçekli hasatları gerçekleştirildi.
Çin, çöle savaş açtı
Çin’in uzun vadeli çevre politikalarının bir parçası olan bu projeler, ülkenin çölleşmeyle mücadelesine de katkı sağlıyor. Resmi verilere göre 2000 ile 2019 yılları arasında ülkenin büyük çöl ve kumluk alanlarında rüzgar erozyonuna uğrayan toprak miktarı yaklaşık yüzde 40 azaldı. Ayrıca Çin, arazi bozulmasında “sıfır büyüme” hedefine ulaşan ilk ülke olarak öne çıkıyor.
Çölleşmeyi durdurmak için sadece ağaç dikmek yeterli olmamakta, karmaşık mühendislik ve tarım teknikleri kullanılıyor. Taklamakan Çölü gibi bölgelerde, rüzgarı kesmek ve tarım alanlarını korumak için devasa ağaç kuşakları ve çalı setleri oluşturuldu. Ayrıca modern bir çözüm olarak, kumullara güneş panelleri de kuruluyor. Bu paneller hem enerji üretiyor hem de gölge sağlayarak altındaki bitkilerin yetişmesine uygun bir ortam sağlıyor. Panellerin temizlenmesi için kullanılan suyun toprağa süzülmesi de bitkilerin sulanmasını sağlıyor.
Ancak her şey mükemmel değil. Çölde su kaynaklarının kısıtlı olması, dikilen ağaçların hayatta kalma oranını ciddi şekilde düşürüyor. Yapılan araştırmalara göre son 40 yılda dikilen ağaçların sadece onda biri hayatta kalabildi. Ayrıca, tek tip ağaç dikimi (monokültür) yapılması, bitkileri zararlı böcek saldırılarına karşı savunmasız bırakıyor. Çin, bu süreçte ağaçlardan ziyade çalı ve bodur bitkilerin çöl koşullarına çok daha dayanıklı olduğunu ve hayatta kalma oranlarının üç kat daha fazla olduğunu da keşfetti.
Çin'in yürüttüğü bu çalışmalar sonucunda, yıllık çölleşme hızı geçmişteki 10.000 kilometrekareden yaklaşık 2.300 kilometrekareye kadar geriledi. Saihanba Ulusal Orman Parkı gibi bölgeler, eski çorak arazilerin nasıl gür ormanlara dönüştürülebileceğinin başarılı bir örneği olarak gösteriliyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü GENEL İSTATİSTİKLER
79992 kez okundu.
16 kişi, toplam 20 yorum yazdı.
HABERİN ETİKETLERİ
çin, tarım ve