16 megavat kapasiteye sahip olan bu dev türbin, geleneksel sabit tabanlı sistemlerin aksine yarı batık bir platform üzerinde çalışıyor. Bu sayede, deniz tabanına sabitlenmesi mümkün olmayan derin sularda da konumlandırılabiliyor.
Kapsadığı Alan Yaklaşık Yedi Futbol Sahasına Denk
Boyutlarıyla dikkat çeken sistemin yüksekliği 270 metreyi aşarken, rotor çapı ise yaklaşık 252 metreye ulaşıyor. Bu da türbinin kapsadığı alanın yaklaşık yedi futbol sahasına denk olduğu anlamına geliyor. Bu ölçekte bir yapı, her dönüşte çok daha fazla rüzgar enerjisi yakalayarak, kıyıya yakın daha küçük türbinlere kıyasla ciddi bir verimlilik avantajı sunuyor.
Türbinin üzerine yerleştirildiği yarı batık platform da en az kendisi kadar dikkat çekici. Yaklaşık 80 metre uzunluğunda ve 91 metre genişliğindeki bu platform, 24 bin tonun üzerinde bir ağırlığa sahip. Bu dev yapı, açık deniz koşullarında stabil kalabilmesi için özel olarak tasarlanmış durumda. Sabit tabanlı türbinlerden farklı olarak bu sistem doğrudan deniz tabanına sabitlenmiyor. Bunun yerine dokuz adet emme ankrajı, polyester fiber kablolar ve zincirler kullanılarak yerinde tutuluyor. Bu yapı, platformun dalga ve akıntılara uyum sağlamasına imkân tanırken, aynı zamanda genel stabilitesini korumasını sağlıyor. Böylece hem daha zorlu deniz koşullarında çalışabiliyor hem de daha önce kullanılamayan derin su bölgelerinde enerji üretiminin önünü açıyor.
Projede görev alan mühendisler, zorlu deniz koşullarına dayanabilmek için bir dizi yeni teknolojiyi de devreye almış durumda. Bunlar arasında yeni nesil bağlama (mooring) sistemi, dinamik izleme sistemleri ve aktif balast kontrol mekanizmaları yer alıyor. Ayrıca 66 kV’luk dinamik deniz altı kabloları da sistemin önemli bileşenlerinden biri. Özellikle geliştirilen hibrit bağlama sistemi dikkat çekiyor. Polyester kablolar ile geleneksel zincirlerin birlikte kullanıldığı bu yapı, sisteme adeta bir “yay” etkisi kazandırıyor. Bu sayede dalga ve rüzgarın oluşturduğu kuvvetler daha iyi sönümleniyor, yapı üzerindeki stres azalıyor ve türbinin operasyonel ömrü uzatılıyor.
Türbinin kurulumu da başlı başına karmaşık bir süreci içeriyor. Sistem ilk olarak Guangxi bölgesindeki Tieshan Limanı’nda tamamen monte edildi. Ardından Qiongzhou Boğazı üzerinden yüzdürülerek nihai konumuna taşındı ve açık denizde sabitlendi.
Tam Kapasitede Çalıştığında 24 Bin Hanenin Yıllık Elektrik İhtiyacını Karşılayabiliyor
Tam kapasiteyle çalışmaya başladığında bu dev türbinin yılda yaklaşık 44,65 milyon kilovatsaat elektrik üretmesi bekleniyor. Bu miktar, yaklaşık 24 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek seviyede. Bu proje, Çin’in özellikle derin denizlerde büyük ölçekli rüzgar enerjisi yatırımlarına verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor. Yüzer türbin teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, bugüne kadar erişilemeyen yüksek potansiyelli rüzgar alanlarının da enerji üretimine dahil edilmesi mümkün hâle geliyor. Bu da uzun vadede fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılması açısından kritik bir rol oynayabilir.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: