Beyin-bilgisayar arayüzleri, sinirsel faaliyetleri çözümleyerek bunları bilgisayar ya da robotik kol gibi harici cihazlara komut olarak aktarıyor. Özellikle felçli hastalar için doğrudan iletişim ve hareket imkânı sunan bu teknoloji, son dönemde daha çok Elon Musk’ın Neuralink girişimiyle gündeme gelse de aslında Çin cephesinde de neredeyse benzer hızda ilerleniyor. Şanghay merkezli NeuroXess ve Pekin’deki Çin Beyin Araştırmaları Enstitüsü (CIBR) gibi kuruluşlar, şimdiden birkaç hastada implantlı sistemleri test etmeye başlamış durumda.
NeuroXess kurucu ortağı Phoenix Peng, bugüne dek altı hastaya implant yerleştirdiklerini, bazılarında düşünceyle cihaz kontrolü sağlandığını söylüyor. Benzer şekilde CIBR bünyesindeki NeuCyber NeuroTech’in geliştirdiği “Beinao-1” isimli çip, şu ana kadar beş hastaya takıldı. Bu gelişmeler, Çin'in BCI alanında Batılı rakipleriyle kafa kafaya yarışmaya hazır olduğunu gösteriyor.
Çin, Küresel Liderlik İçin 17 Adımlık Yol Haritasını Belirledi
Çin’in yayımladığı ulusal strateji belgesinde çizilen 17 adımlık yol haritası, BCI teknolojisini laboratuvar aşamasından çıkarıp yaygın bir kullanım alanına taşımayı hedefliyor. Bu adımlar arasında; beyin sinyallerini daha doğru yakalayabilecek yeni nesil çiplerin geliştirilmesi, bu sinyalleri yüksek doğrulukla çözümleyebilecek yazılımların iyileştirilmesi ve BCI teknolojisinin ulusal standartlarla uyumlu hâle getirilmesi öne çıkıyor. Bunun yanı sıra farklı cihazlar arasında uyumluluk sağlanması ve bu sistemlerin güvenliğine dair ortak kurallar belirlenmesi de yol haritasında yer alıyor. Üretim tarafında ise implantlı ve giyilebilir cihazların seri üretimine yönelik tesislerin kurulması, prototiplerin klinik deneylerden geçirilmesi ve sağlık otoritelerinden onay süreçlerinin hızlandırılması öngörülüyor.
Çin, Kritik Sektörlerde Çalışanların Beyin Aktivitelerini Takip Etmeyi Planlıyor
Neuralink ilk aşamada felçli hastalara yardımcı olacak beyin çiplerine odaklanmış ve bu çiplerin sağlık tarafındaki faydalarını öne çıkarmayı tercih etmiş olsa da Çin tarafından yayımlanan strateji metni, bu çiplerin farklı kullanım alanlarını da açığa çıkarıyor. Üstelik bunlardan bazıları oldukça endişe verici.
Yayımlanan belgede, implantlı ya da giyilebilir beyin-bilgisayar arayüzlerinin trafik güvenliğini sağlamaktan iş güvenliğini arttırmaya kadar pek çok farklı alanda da kullanılacağını gösteriyor. Strateji belgesinde yer alan öneriler arasında madencilik, nükleer enerji ve elektrik dağıtımı gibi yüksek riskli sektörlerde çalışan personelin beyin aktivitelerinin sürekli izlenmesi de bulunuyor. Ayrıca trafik güvenliğinin sağlanması için de bu cihazların kullanılabileceği belirtiliyor ki genel kitle için endişe verici olması gereken kısım da bu aslında.Özellikle Çin gibi bir ülkede, bu cihazlar kısa süre içerisinde bir seçenek olmaktan çıkıp, trafikte yer almak ya da belli sektörlerde çalışmak için bir zorunluluk hâline gelebilir.
Bu ihitmal, BCI teknolojilerine karşı şüpheyle yaklaşan uzmanları yıllardır endişelendiriyor. Georgetown Üniversitesi’nden nörobilimci Max Riesenhuber, “Bir çalışanın beyin dalgalarının sürekli izlenmesi, güvenlik gerekçesiyle meşrulaştırılmaya çalışılsa da kişisel mahremiyetin ihlali anlamına gelir” diyor. Benzer şekilde, Pekin merkezli bağımsız teknoloji analisti Liu Wen de bu sistemlerin işverenler tarafından verimlilik kontrolü için kötüye kullanılabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre BCI’ın endüstriyel alanlarda yaygınlaştırılması, güvenlikten çok gözetim aracı hâline gelme riski taşıyor. Bu yüzden bu teknoloji yaygınlaşmadan önce düzenleyici çerçeveler çizilip ciddi önlemler alınması büyük önem taşıyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
ahaha buddadroid
Niye herşeyi yapay zekaya soruyorsun o zaman.
dinimizi robotlardan öğrenecek değiliz
tüm sistemini hırsızlık üzerine kurmuş bir ülkeden bahsediyoruz, şaşırmadım