Günümüzde elektrikli araç üreticileri, menzili artırmak için lityum-iyon bataryaları yüksek voltajlarda çalıştırıyor. Teorik olarak, voltaj yükseldikçe bataryada depolanan enerji de artıyor. Ancak yüksek voltaj, nikel açısından zengin katodun kararsız hale gelmesine yol açıyor. Katot yüzeyinden serbest kalan oksijen, reaktif oksijen türlerine (ROS) dönüşüyor. Bu moleküller, elektroliti parçalayabilir, katot yapısını bozabilir, nikel çözünmesine ve gaz oluşumuna neden olarak bataryanın şişmesine ve arızalanma riskinin artmasına yol açabilir.
Batarya ömrünü artıran yaklaşım
UNIST ekibi, bu sorunu kaynağında çözmek için antrasen ve nitril içeren polimer zincirlerinden oluşan yeni bir jel polimer elektroliti geliştirdi. Bu malzeme, oksijeni kontrol ederek hem oluşumunu engelliyor hem de mevcut ROS’u etkisiz hale getiriyor.
Testler, bu yeni jel elektrolitin batarya ömrünü yaklaşık üç kat artırdığını ortaya koyuyor. 4,55 V’da 500 şarj-deşarj döngüsü sonunda bataryaların kapasitesi yüzde 81 seviyesinde kalırken, geleneksel bataryalar 180 döngüde yüzde 80’in altına düşüyor. Ayrıca gaz oluşumunun 6 kat azaldığı belirtiliyor.
Bu teknoloji, batarya sistemlerinin daha hafif olmasına, özellikle havacılık uygulamalarında kullanılabilmesine ve büyük ölçekli enerji depolama sistemlerinde sık batarya değişimi ihtiyacını azaltmasına imkan tanıyor. Kısacası, katodu değiştirmek yerine elektroliti oksijen stabilitesinin bekçisi haline getirmek batarya tasarımında yeni bir yaklaşım sunuyor.
Kaynakça https://interestingengineering.com/energy/ev-could-get-more-range-3x-battery-life https://news.unist.ac.kr/blocking-oxygen-sources-to-prevent-battery-aging-long-range-ev-batteries-last-2-8-times-longer%E2%86%91/ Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: