Gallezot, özellikle enerji dönüşümü, batarya teknolojileri, elektronik sistemler ve sanayi üretiminde kullanılan kritik minerallerin geleceğin ekonomik rekabetinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Gallezot, mevcut teknik kapasitenin bu kaynakların geliştirilmesi için yeterli olduğunu ancak sürecin başarılı olabilmesi adına uluslararası işbirliği, teknoloji paylaşımı ve finansman desteğinin kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
“Türkiye çok önemli bir ülke”
Benjamin Gallezot, nisan ayında İstanbul’da gerçekleştirilen OECD Kritik Mineraller Forumu kapsamında üye ülkelerle kapsamlı görüşmeler yaptıklarını belirtti. Fransız yetkili, "OECD bu işbirliğini geliştirmek için çok uygun bir platform. Bu, çok sayıda ülkeyi kapsayan bir işbirliği. Türkiye hem sanayi kapasitesi hem de doğal kaynakları dikkate alındığında çok önemli bir ülke." diye konuştu.
Gallezot, İstanbul’da Türk yetkililerle gerçekleştirdiği temaslarda olası Fransa-Türkiye ortaklıklarının da gündeme geldiğini aktararak, "Fransa ile Türkiye arasındaki işbirliğini geliştirmek istiyoruz. Ancak bunun çok taraflı bir çerçevede ele alınması gerekiyor. Teknoloji transferi yoluyla teknik işbirliği yapmamız lazım. Bu tür projeler için finansman desteği sağlamamız gerekiyor. Bazı Fransız kuruluşları halihazırda Türkiye'de kritik mineraller alanında yatırım yapmış durumda” dedi.
Görüşmeler erken aşamada
"Fransa olarak özellikle nadir toprak elementleri alanında güçlü teknik birikime sahibiz. Zira bu nadir toprak elementlerinin ayrıştırılmasına yönelik teknoloji 80 yılı aşkın süre önce Fransa'da geliştirildi. Görüşmelerin henüz başındayız. Olasılıkları değerlendireceğiz. Hem hükümetlerimiz hem de şirketlerimiz arasında ilişkileri zaman içinde geliştireceğiz."
Halihazırda ön görüşmeler yapıldığını belirten Gallezot, "Türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek. Şu an için belirlenmiş somut bir fikir bulunmuyor. Görüşmeler daha çok keşif niteliğinde." dedi.
Dünyanın en büyük ikinci rezervi Türkiye’de
Çalışmalar, Eskişehir Beylikova sahasının 694 milyon ton ile dünyadaki en büyük ikinci nadir toprak elementleri rezervi olduğunu ortaya koyuyor. Bu bölgede son 10 yılda bölgede yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı, 59 binden fazla test ve numune analizi gerçekleştirildi.
Halihazırda sahada yıllık 1.200 ton kapasiteli pilot tesis faaliyet gösteriyor. Asıl hedef ise bu kapasiteyi katlayarak, yıllık 570 bin ton üretime ulaşmak. Bu amaçla Eskişehir’e kurulacak Nadir Toprak Elementleri Endüstriyel Tesisi’nin temelinin 2026 yılında atılması hedefleniyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü GENEL İSTATİSTİKLER
4023 kez okundu.
13 kişi, toplam 13 yorum yazdı.
HABERİN ETİKETLERİ
nadir toprak elementleri, Türkiye Haberleri ve