Bugün itibarıyla dünyanın en büyük aktif yüzer rüzgar santrali Norveç’te bulunuyor ve kapasitesi 100 megawatt’ın altında kalıyor. Tokyo’nun planladığı proje ise bunun yaklaşık 10 katı büyüklüğünde olacak. Bu kapasite, teorik olarak bir nükleer reaktörün üretimine yakın bir seviyeye işaret ediyor.
Yüzer türbinler nasıl çalışıyor?
Klasik deniz üstü rüzgar santrallerinden farklı olarak bu projede deniz tabanına sabitlenen yapılar yerine su yüzeyinde yüzen platformlar kullanılacak. Bu platformlar, karmaşık bir halat ve çapa sistemiyle sabitlenerek dalga ve rüzgar koşullarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanıyor.
Bu yöntem, kurulum aşamasında deniz tabanında kazı ve çakma işlemleri gerektirmediği için deniz ekosistemi üzerinde daha düşük etki yaratıyor. Türbinlerin ürettiği enerji ise yüksek voltajlı deniz altı kabloları aracılığıyla taşınarak hem ada topluluklarına hem de ana elektrik şebekesine aktarılıyor.
Beş adayı kapsayan geniş ölçekli proje
Planlanan santral, Oshima, Niijima, Kozushima, Miyake ve Hachijo adalarını kapsayan bir bölgeyi hedef alıyor. Bu geniş alan, hem rüzgar potansiyeli hem de stratejik konumu nedeniyle tercih edildi. Santralin hem ada yerleşimlerine hem de Tokyo ana karasına enerji sağlaması hedefleniyor.
Projenin ölçeği kadar zorlukları da dikkat çekiyor. Tokyo yönetimi, süreci hızlandırmak amacıyla 2026 bütçesini üç kat artırarak 2,7 milyar yen (yaklaşık 17 milyon dolar) seviyesine çıkardı. Bu kaynak özellikle rüzgar ölçümleri ve deniz tabanı analizleri için kullanılacak.
2035 hedefi tartışmalı
Ancak projeye yönelik özel sektör ilgisi beklenen seviyede değil. Yüksek maliyetler ve uzun vadeli kârlılık belirsizlikleri, yatırımcıları temkinli davranmaya itiyor. Nitekim Mitsubishi Corporation, 2025 yılında kuzey Japonya’daki büyük rüzgar projelerinden çekilmişti. Bu kararın arkasında artan malzeme maliyetleri ve zayıflayan yen bulunuyor.
Uzmanlara göre 2035 hedefi de oldukça iddialı. Deniz üstü rüzgar projelerinin genellikle 10 yıldan uzun sürede tamamlandığı göz önüne alındığında, Izu projesinin henüz hazırlık aşamasında olması süreci daha da karmaşık hale getiriyor.
Yine de proje, Japonya’nın uzun vadeli enerji stratejisinde önemli bir yer tutuyor. Ülke, 2040 yılına kadar 45 GW deniz üstü rüzgar kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
Japonlar bunu nasıl kaptırdı yahu?
titanfall gerçek oluyor desenize
Tam teşekküllü işlevsel gerçek Mecha yapmak Japonlara değil de Çinlilere kısmetmiş.