Daha verimli, daha serin, daha ölçeklenebilir
ZAM, temelde bir DRAM türü olarak konumlanıyor ancak mevcut yüksek bant genişlikli bellek (HBM) çözümlerinden mimari olarak ayrılıyor. Günümüzde yapay zeka sistemlerinde yaygın olarak kullanılan HBM, dikey olarak istiflenmiş bellek katmanlarının sıkı entegrasyonu sayesinde yüksek hız sunuyor. Ancak bu yaklaşım yüksek üretim maliyetleri, karmaşık paketleme süreçleri ve sınırlı tedarik zinciri gibi ciddi dezavantajlar barındırıyor.
ZAM ise bu yapıyı kökten değiştiriyor. Geleneksel katmanlı ve temaslı bağlantı yaklaşımı yerine, daha farklı bir uzamsal yerleşim ve “temassız” katmanlar arası bağlantı modeli kullanıyor. Bu sayede fiziksel kısıtlar azaltılarak özellikle ısı yönetiminde önemli avantajlar hedefleniyor.
ZAM projesi, yalnızca iki şirketin iş birliği değil. Arka planında ABD destekli araştırmalar, Intel’in DRAM yığınlama ve bağlantı teknolojilerindeki çalışmaları ve SoftBank’ın yapay zeka altyapısına yönelik stratejik yatırımları bulunuyor.
SoftBank, 2024 yılında Saimemory’yi kurarak bellek üretiminde doğrudan rol almaya başladı. Intel projeye teknik ortak olarak katılırken Japon araştırma kurumu RIKEN ise sistem entegrasyonu ve performans doğrulama süreçlerinde görev alıyor. Ayrıca Fujitsu ve Japonya Kalkınma Bankası da projeyi destekleyen yapılar arasında yer alıyor.
Zorlu ama kritik yol haritası
Her ne kadar vaat edilen kazanımlar dikkat çekici olsa da ZAM henüz erken aşamada bir teknoloji. Şu anda prototip geliştirme süreci devam ediyor ve seri üretime geçiş için hedef tarih 2029 olarak belirlenmiş durumda.
NEDO destekli programın yaklaşık 3,5 yıl sürmesi planlanıyor. Saimemory, 2027 mali yılına kadar yaklaşık 8 milyar Japon yeni (yaklaşık 50 milyon dolar) yatırım yaparak çalışır prototipler geliştirmeyi amaçlıyor.
Ancak yarı iletken tarihinde pek çok “yeni nesil bellek” konseptinin laboratuvar aşamasını geçemediği biliniyor. Bu nedenle ZAM’in kaderini belirleyecek en kritik unsur, teorik avantajların üretim ölçeğinde hayata geçirilip geçirilemeyeceği olacak.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
Japonlar bunu nasıl kaptırdı yahu?
titanfall gerçek oluyor desenize
Tam teşekküllü işlevsel gerçek Mecha yapmak Japonlara değil de Çinlilere kısmetmiş.