Havacılık, enerji ve yarı iletken sektörü risk altında
Çin’in yılın başında ihracat denetimlerini sıkılaştırmasının ardından yüksek performanslı alaşımlar ve ısıya dayanıklı kaplamalarda kritik rol oynayan itriyum için dünya çapında adeta bir yarış başladı. Kısıtlamalar, üretim merkezlerine yönelen tedariki ciddi biçimde daraltırken fiyatları da olağanüstü seviyelere taşıdı. Özellikle havacılık, yarı iletken üretimi ve enerji sistemleri üzerinde baskı ciddi oranda arttı.
Pekin yönetimi, ABD’nin yeni tarifelerine karşılık olarak nisan ayında itriyum ve altı nadir toprak elementinin ihracatı için lisans zorunluluğu getirmişti. Donald Trump ile Xi Jinping arasındaki görüşmelerin ardından bazı kısıtlamalar askıya alınsa da itriyum üzerindeki denetimler tam olarak gevşetilmedi. İtriyum ticareti yapanlar ise gelinden noktada teslimatların aylarca aksadığını aktarıyor.
Fiyatlar yüzde 4.400 arttı
Havacılık sanayisi, elementin önemine ilişkin uyarılarını artırmış durumda. Yarı iletken sektöründe de tablo benzer. Büyük üreticiler, tedarik sıkışıklığını “10 üzerinden 9 seviyesinde” olarak tanımlarken, Great Lakes Semiconductor CEO’su Richard Thurston uzun vadede maliyetlerin ve üretim gecikmelerinin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Ona göre, itriyum eksikliği hızla gerçek bir darboğaza dönüşüyor.
Küresel itriyum piyasasının şeffaf olmaması durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Çin dışında ne kadar stok bulunduğuna dair tahminler bir ila on iki aylık tüketim arasında geniş bir aralıkta değişiyor. Bazı tüccarların stokları 200 tondan 5 tona kadar gerilerken, kimi aktörlerin tamamen tükendiği bildiriliyor.
Her şeye rağmen havacılıkta büyük çaplı bir üretim kesintisi şimdilik görülmüyor. Enerji ve ağır sanayi tarafında da tablo karmaşık. Mitsubishi Heavy Industries operasyonlarının şimdilik stabil olduğunu belirtirken, Siemens Energy CEO’su Christian Bruch tedarik zincirini Çin dışına kaydırmaya çalıştıklarını ve süreci yakından izlediklerini söyledi.
ABD’nin itriyumun tamamını ithal ettiği biliniyor ve bunun yüzde 93’ü doğrudan Çin kaynaklı. Bu bağımlılık kısa vadede değişmese de yeni bir yerli üretim girişimi dikkat çekiyor. ReElement Technologies, aralık ayında yıllık 200 ton itriyum oksit üretimine başlamayı, mart itibarıyla bu kapasiteyi 400 tona çıkarmayı planlıyor. Bu hacim, ABD’nin yıllık yaklaşık 470 tonluk talebinin büyük bölümünü karşılayabilecek seviyede. Ancak uzmanlara göre sanayi ölçeğinde üretim kabiliyeti oluşturmak ve rafinasyon uzmanlığını geliştirmek zaman alacak.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: