Waymo, sektör için bir ilke imza atarak otonom sürüş ekosistemini "safety case” denetimine soktu (safety case, bir sistemin tüm yönleriyle güvenli olduğunu tescilleyen belgelerin bir araya toplandığı bir kanıt dosyası). Waymo'nun otonom araçlarının hem safety case dosyası, hem de uzaktan destek programı, bağımsız bir denetleme kurumu olan TÜV SÜD tarafından denetlendi. Ortaya çıkan tablo, Waymo'nun yıllardır adım adım kurduğu yapının bugün artık etkileyici bir noktaya eriştiğini gözler önüne serdi.
Waymo, Otonom Sisteminin Güvenli Olduğunu Belgeletti
Avrupa'nın önde gelen denetleme kurumlarından TÜV SÜD, Waymo'nun güvenlik belgelerini, kanıt toplama protokollerini ve risk yönetimi süreçlerini tek tek incelendi. Daha da önemlisi, bu belgelerin gerçek operasyonlarla ne kadar örtüştüğünü anlamak için Waymo çalışanlarıyla kapsamlı görüşmeler ve uygulama denetimleri gerçekleştirildi. Denetimin sonunda Waymo’nun hem AVSC’nin güncel güvenlik prensipleriyle hem de yazılım güvenilirliğini ölçen ISO 15026-2 standardıyla tam uyum sağladığı doğrulandı. Böylece Waymo, sadece "sistemimiz güvenli" demenin ötesine geçip, bunu uluslararası standartlara uygun şekilde belgeledi.
Aynı şekilde Fleet Response adlı uzaktan destek sistemi de TÜV SÜD tarafından test edilip onaylandı. Otonom araçlar normal şartlarda tüm kararları kendi başlarına alıyor olsalar da nadir de olsa bazı konularda desteğe ihtiyaç duyabiliyorlar. Bu noktada da devreye insan bir operatör giriyor. Ancak bu sistemde sürüş kontrolü operatöre geçmiyor. Otonom sistem, operatörden sadece bilgi desteği alıyor. Bu sırada sürüş kontrolü otonom sistemde kalmaya devam ediyor. Bu sistemi de kapsamlı olarak denetleyen TÜV SÜD, operatör eğitimlerinden günlük prosedürlere, olağanüstü durum politikalarından veri doğrulama süreçlerine kadar tüm aşamaları yerinde gözlemledi. İncelemenin sonunda sistemin AVSC’nin sektörde kabul gören uzaktan destek kullanım ilkeleriyle tamamen uyumlu olduğu doğrulandı.
Waymo, Güvenlik Konusunda Farkını Ortaya Koymaya Çalışıyor
Bu denetim aslında Waymo için bir zorunluluk değildi. Yasal düzenleyiciler henüz bu düzeyde kapsamlı bir inceleme istemiyor. Dolayısıyla şirket bu adımı tamamen kendi insiyatifiyle attı; Bböylece, yıllardır ördüğü güvenlik kültürünün altını çizerek daha görünür hâle getirmiş oldu.
Waymo'nun otonom sisteminin bağımsız denetime sokulup neredeyse kusursuz bulunması, bundan sonra kapısını çalacağı şehirlerde işini bir hayli kolaylaştırabilir. Bu yüzden Waymo'nun hamlesi, bir bakıma “artık genişleme zamanı” mesajı olarak da okunabilir. Dolayısıyla akıllara şu soru geliyor: Bu tescil, Waymo’nun uzun süredir beklenen hızlı ölçeklenme dönemine artık girdiğimiz anlamına mı geliyor? Teknoloji kesinlikle hazır görünüyor. Şimdi şirketin yapması gereken, yıllardır adım adım attığı bu güçlü temelin üzerine etkili bir yayılım planı koymak.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: