TTNET
HAFTANIN
TTNET DESTEK
HİZMET ÖZETİ
- 25282 TTNET Kullanıcısına hizmet verildi.
Casper Logitech
Facebook ile Bağlan Kaydol

Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla Şifremi Unuttum
Asus, Chrome OS işletim sistemli mini-bilgisayarını Computex 2010'da gösterebilir Intel, 32nm işlemcilerinde K-0 revizyonuna geçiyor HABERE ATLA YORUMLARI GÖR (135) YORUM YAZ

tarafından 16 Mayıs 2010, Pazar 17:49 tarihinde yazıldı Donanımhaber TR

İşte 5 gerçek Iron Man (Demir Adam) Prototipi
Günlük Haber Erdi ÖZÜAĞ "Fx57"
135

Yeni nesil silahlar ve füze sistemleri üreten Stark Industries'in başkanı Tony Stark'ın, Jericho füzelerinin test edildiği bir tatbikat esnasında teröristlerin saldırısına uğrayarak kaçırılması ve sonrasında kendi özel zırhını geliştirmesini konu olan Iron Man (Demir Adam), gişede büyük başarı elde etmişti. Sezonun en çok beklenen yapımlarından biri olarak 7 Mayıs'ta gösterime giren devam filmi Iron Man 2 de, ilk yorumlara göre en az ilki kadar ses getirecek gibi görünüyor.

Tony Stark'a insanüstü güçler, gelişmiş koruma ve ileri hareket kabiliyeti kazandıran özel zırh, başrol oyuncusu Robert Downey Jr.'ın önüne geçmeyi başardı. Bilim-Kurgu türündeki pek çok filmin aksine bir konsept olarak Demir Adam projesi gerçek olmaktan uzak değil zira hem endüstriyel bazda hem de akademik alanda, Demir Adam benzeri özel zırh projeleri devam ettirilmekte. Bizde bu projelerin popüler 5 tanesine yakından bakıyoruz.

HULC

Yaratıcı: Lockheed Martin

Güç Ünitesi: Dört lityum-iyon pil, 48 saat çalışma süresi

Ne Yapabiliyor: İsim açılımı "İnsanlı Evrensel Yük Taşıyıcısı" olan HULC, savunma ve havacılık sanayinde endüstri devi isimlerden biri olan Lockheed Martin tarafından geliştiriliyor. Askerlerin daha fazla muhimmat ve daha fazla teknolojik ekipmanı, hareket kabiliyetinden ödün vermeden, hızlı ve efektif bir şekilde taşıyabilmesi için tasarlanan HULC ile bir asker, 90 Kilogram yük ile saatte 24 Km hızla harekete edebiliyor. En iyi yanı mı, HULC donanımlı bir asker, taşıdığı yüke rağmen neredeyse hiç zorlanma hissetmiyor.

Geleceği: Lockheed Martin, geleceğin askerlerinde, silah ve muhimmatla birlikte komplike elektronik sistemlerin olacağını düşünüyor. İşte bu noktada devreye dış iskelet olarak nitelendirilen HULC giriyor. Amerika merkezli bir firma olarak Lockheed Martin için öncelik müşteri Amerikan Ordusu olabilir.

HAL-5

Yaratıcı: Tsukuba Üniversitesi / Japonya

Güç Ünitesi: Bele monte edilmiş 100 volt kapasiteli pil paketi

Ne Yapabiliyor: İsim açılımı "Melez Destekleyici Uzuv" olan HAL-5, kendisini benzer çözümlerden ayrı bir yere konumlandırıyor. Zira şu anda ticari olarak hazır ve sınırlı da olsa kullanıma sunulmuş durumda. Kas hareketlerini analiz etmek içn operatörün cildi üzerindeki elektrodları kullanan HAL-5, bu sayede operatörün mukavemet gücünü normale kıyasla 5 kat arttırabiliyor.

Geleceği: Cyberdyne adı verilen firma, HAL-5 için hacimli üretim gerçekleştiriyor ve erken örnekleri Japonya'da kiralanabiliyor. Ordu kullanımı için tasarlanmayan HAL-5'in daha çok yaşı ilerlemiş işçilere ve ağır yük altına giren yaşlılara destek olmak amacıyla tasarlandığı belirtiliyor.

Trojan T Serisi

Yaratıcı: Troy Hurtubise

Güç Ünitesi: Zırha montajlı güneş pili

Ne Yapabiliyor: Troy Hurtubise tarafından geliştirilen Trojan T Serisi, tam güçlü bir dış iskelet değil. Sahip olduğu pil paketi 5 yönlü radyo, lazer işaretçi ve klima sistemi için kullanılan Trojan T Serisi, Halo'daki Spartalı askerleri anımsattığı için "Halo Zırhı" olarak ta tanımlanıyor. Üretici firma tarafından iddia edilen koruyucu özelliklerine rağmen, Trojan T Serisi için, pratik olmadığı yönünde bazı eleştriler yapılıyor.

Geleceği: Troy Hurtubise firması, giyilebilir zırhlar konusunda oldukça kararlı. Yürüyen tank benzetmesi yapılan Trojan T Serisi'nin hafifletilmiş ve geliştirilmiş ikinci bir verisyonu da yolda. Askeri alanda kullanılması beklenen Trojan T Serisi'nin ticari varlığı hakkında henüz net bir bilgi bulunmuyor.

XOS

>Yaratıcı: Sarcos/Raytheon

Güç Ünitesi: Harici güç kaynağı, kablolu

Ne Yapabiliyor: XOS aynı HULC gibi, kullanıcısına 90 Kg civarında yükü, zorlanma hissettirmeden taşıtabiliyor. Bu yeteneğini, hidrolik yardım sistemine borçlu olan XOS'un haraket kabiliyetinde, operatörün el ve ayaklarına konumlandırılan sensörler büyük önem taşıyor. XOS'un en zayıf halkası, entegre bir güç kaynağı olmadığı için kablo ile harici güç kaynağı üzerinden beslenme ihtiyacı duyması ki bu durum, hareket mesafesini olumsuz yönde etkilemekte.

Geleceği: XOS, şimdiye kadar hazırlanmış en gelişmiş, harici iskelet sistemlerinden biri olarak gösteriliyor. XOS'un en güçlü özellikleri arasında, sahip olduğu yüksek hassasiyetli yanıt sistemi gösterilmekte yani sistem, hareketlere anında tepki verebiliyor ve bunu sahip olduğu sensörler sayesinde gerçekleştiriyor. Geliştirme çalışmaları devam eden XOS'un, kablosuz bir versiyonunun, uzun süreli hareket gereksinimlerine daha etkili cevap vereceği düşünülüyor.

Lifesuit (Prototype 14)

Yaratıcı: Monty Reed

Güç Ünitesi: Sıkıştırılmış hava ile saatte 4 Km hız

Ne Yapabiliyor: Lifesuit, yukarıda bahsettiğimiz diğer tüm sistemlerden farklı bir amaca hizmet ediyor. Herşey, komando olarak görev yapan Monty Reed'in bir paraşüt kazası sonrası bir daha yürüyemeceğini düşünmesiyle başlıyor. Uzun süren bir rehabilitasyon sürecinin ardından yeniden yürümeye başlayan Monty Reed, yaşadığı o deneyimi unutmadı ve bu sayede Lifesuit fikri ortaya çıktı. Prototype 14 adı verilen son versiyonu, sıkıştırılmış hava kullanan ve süreci otomatikleştiren sistem, HULC ve XOS gibi 90 Kg'a kadar yük taşıma kapasitesine sahip.

Geleceği: Sivil amaçlı bir proje olan Lifeusit'in ordu odaklı üretimi düşünülmüyor. Lifesuit ile öncelikli amaç, tekerlekli sandalyeye olan ihtiyacı ortadan kaldırmak. Üç farklı versiyonu düşünülen Lifesuit'in Home Suit isimli versiyonu tekerlekli sandalye yerine kullanım, Rescue Suit isimli versiyonu acil durumlarda veya kurtarma operasyonlarında çalışanlar için Rehab Suit isimli versiyonu ise felç geçirmiş her yaştan insanın bedensel eğitimleri için geliştiriliyor.

Bu haberin bağlantısı
URL
Yorumlar eskiden yeniye doğru listelenmektedir. Sıralamayı değiştirmek için sağdaki menüyü kullanabilirsiniz.
EzoBride 31.1.2014 17:17:06
kimsede dememişki hani nerde JARVİS
mert107 31.1.2014 16:57:30
Akınsoft firmasının robotu Akıncı 2 bunları gülme komasına sokarak öldürür....
MK* 31.1.2014 15:45:46
Bir tony starks degiller
ctzpaz 31.1.2014 14:59:29
bir battal gazi değil
shadowtr 31.1.2014 14:52:20
100 volt kapasiteli den sonrasını okumadım.
Tek Göz 31.1.2014 14:41:13
İşlev ve görünüşleri güzelde elektronik parçalar bunlar, bi parçasına mermi gelse enerji bulamaz üzerinde eşek ölüsü gibi kalır
kuxrey44 31.1.2014 13:11:23
Guzelmis
sidik_lee 31.1.2014 11:09:34
quote:

Orijinalden alıntı: DH Misafiri

imanınız tam olsun hiç bir zırha ihtiyacınız olmaz

Kesinlikle. :D
Vibrant 31.1.2014 11:02:50
HULC ürününü Elysium isimli filmde görmüştüm.Fakat orada direkt olarak iskelet sistemine monte ediliyordu.
DH Misafiri 29.1.2014 13:55:18
Böyle bir zırh yapılsa zaten zor çLIŞIR ARkadaşların dediği gibi plütonyumu depolarsak ancak kullanırız tabi plutonyum ne kadar sağlıklı ise plotonyumun vücüda zararı var o yüzden kendi ölümümüzü hazırlamış oluruz.
DH Misafiri 16.10.2013 07:44:29
imanınız tam olsun hiç bir zırha ihtiyacınız olmaz
nightwish34 17.4.2013 18:41:03
quote:

Orijinalden alıntı: multiTYRT

1-4-5 "Iron Man" değil, dış iskelettir

bunu yazmak için gelmiştim ki sen yazmışsın eline sağlık.


iron man zırhının da yapılabilme ihtimali çok düşük. mermi yada herhangi bir darbede oluşacak çınlama sesine hiç bir insan kulağı dayanamaz.
multiTYRT 17.4.2013 16:10:28
1-4-5 "Iron Man" değil, dış iskelettir
Dukkha 17.4.2013 15:14:05
quote:

Orijinalden alıntı: bocekgrafik

Allah insanı, insan robotu yarattı.

Robot ne yaratacak
yılmaz058 17.4.2013 14:36:59
hulc alır
Gokalp. 17.4.2013 14:27:01
İlginç
bocekgrafik 17.4.2013 13:41:27
Allah insanı, insan robotu yarattı.
DH Misafiri 17.4.2013 10:07:14
mesele zırhı yapmak değil mesele ona o gücü verecek olan şey şuan en iyi element plütonyum oda insarlar açısından çok tehlikeli o yüzden olmaz fakat bir gün gelipte o büyük enerjiyi zararsız şekilde depolayala bilecek element bulunursa işte o zaman insanlık için büyük bi adım olur ama kesin 3. dünya savaşıda çıkar o zaman kesin bizde o zamana kadar ölmüş oluruz kim bilir saten hepimizin gideceği yer belli insanlar birazda öbür dünyanın ilginçliğini düşünseydi böle şeylerin boş hayaller olduğunu anlardı sanki çıkınca bizimde olacakmış gibi hevesleniyoruz :s bu arada hekezde o zırhtan olduğunu düşünsene hiç bi anlamı olmaz önemli olan sadece sende olması ironman nın özelliği ne sanıyosun :D bu da sadece senin icat etmeni gerektirir ama ne yzıkki sen aynştayn falan değilsin :D ama birgün yeri gelir oda olur yeri gelir evreni dolaşırız yeri gelir uzaylılar (varsa tabi) karşılaşır klon savaşları gibi savaşlar yaparız ışın kılıçları falan
DH Misafiri 30.10.2012 09:52:21
sonumuzz çooooooookkkkkkkkk yakın
Chuckly 1.9.2011 00:42:28
İron Man gibi bir şeyler yapilabilir aslında ama çok zor bir arkadaşın dediği gibi güç kaynağı işi sakat
DH Misafiri 31.8.2011 23:43:34
Bence böyle bir proje hayata geçirilmeli . Kötü emeller için değil elbette iyi olanaklar için belli yerlerde bir korumalı biçimde tutulmalı gerçeğe dönüştürülebilir . Böyle bir şey yapılsa fena olmaz .. İnsanların profillerini küçümsemeyin . Ama çoğu insan profilleri boşa duruyor o konuda haklısınız ...
YusufTimur 14.5.2011 22:27:26
Bu teknoloji ne ki adamlarda akla hayale gelmeyecek şeyler var adamlar buldukları şeyleri yıllarca sonra göz önüne çıkarıyorlar en yakın misallerden hayalet uçak teknolojisi


Ayrıca G3 kötü bir silah değil çok kuvvetli bir silah ama çok fazla teptiği için tekli atışlarda etkili . G3 ile vurduğun bir adam büyük ihtimalle ölür , organ hasarı olmasa bile büyük ihtimal kan kaybından gidecektir


Modern 5.56 lık silahlar 3lü 4 lü atışları daha etkili yapmanı sağlar çekirdek küçük olduğu için daha az teper daha güvenilir silahlardır
TuVNeRa 13.5.2011 08:29:31
quote:

Orijinalden alıntı: Swonz

Eskidende zırh giyerlerdi,yok mu bi değişiklik bu çağda.



Bu gavurların canları çok tatlı binlerce yıldır hep zırhlara yatırım yapmışlar, Ecdadımız at üzerinde son sürat koşarken tam hedefini vuran oklar attığı halde...
M 13.5.2011 01:24:34
quote:

Orijinalden alıntı: El-Cezeri

Biraz daha "teknik" bir sebebi var diyebilrim @M :)
Aslında K&B'deki Akıl Oyunları konusunda soracaktım ama burada tam yerine rast geldi...
Aşağıdaki sorunun cavabı:

quote:

Orijinalden alıntı: El-Cezeri

Birinci Dünya Savaşının başlarında, ingiliz askerleri kahverengi bir şapka takıyorlarmış.
Otoriteler kafa yaralarının sayısını fark edince kafalarını çalıştırıp,
Şapkaların yerine askerlere metal kasklar verir.
Ancak bu değişiklik yapıldıktan sonra bölük başına kafalarından yaralanan asker sayısı daha da artar!
Çatışmaların az çok aynı yoğunlukta olduğunu varsayarsak, bu artışın mantıklı bir açıklaması var mı?



Demek ki kasklar gerçekten işe yarıyormuş!
İstatistiklerdeki bu değişlikliğin tek sebebi, kafalarına mermi, top, vesaire gelen askerlerinin kask taktıktan sonra yaşama şanslarının artmasıdır…
Kasklardan önce, kafalarından yaralanan askerler hemen öldüğü için istatistiklere yansımıyorlarmış.
Okuduğunuz istatistiklere dikkat edin, yanıltıcı olabilirler!


Doğrudur. Yaralanan yazmışsın, ben ölen şeklinde anladım o kısmı.
Miğferler elbette işe yarıyor. Dünyanın neredeyse her ordusunda var.
Hatta daha önemsiz gibi görünen, kamuflajlar da çok işe yarıyor. Kamuflaj derken kastettiğim şey, şu bildiğimiz asker kıyafeti. Bizim eski kamuflajlar Amerikan desenini kullanan, renkleri biraz değiştirilmiş bir kamuflajdı. İki sene oldu sanırım, yeni kamuflajlara geçeli. Üstteki iletimdeki görülen kamuflajlar yeni. Benim gözlemim çok başarılı olduğu yönünde, takdir etmek istiyorum Tübitak'ı. Evde yaptığım çeşitli denemelerde, iç mekan operasyonlarında da kullanılabileceği sonucuna vardım.

Düzenleme: Kamuflajım var tabi ki, onunla yaptım denemeleri.
kaanworld 13.5.2011 00:53:17
quote:

Orijinalden alıntı: glscgn
adamlar da bu teknolojiyi basınla paylaşıyorlarsa daha paylaşmadığı ve planladığı ne projeler vardır bizimkiler de yerinde sayıyorlar

Zaten teknoloji ilk once ordular icin uretilir gelistirilir. Insanlik buna hazir olunca yavas yavas onlara sunulur :) zannediyomusunuz orduda bizimle ayni teknolojiyi kullaniyor :)
kaanworld 13.5.2011 00:49:06
Crysis 2 gibi olsun :D
Spoon! 13.5.2011 00:23:50
HULC'u Lockheed Martin Üretiyormus oradan iş çıkar
El-Cezeri 13.5.2011 00:18:14
Biraz daha "teknik" bir sebebi var diyebilrim @M :)
Aslında K&B'deki Akıl Oyunları konusunda soracaktım ama burada tam yerine rast geldi...
Aşağıdaki sorunun cavabı:

quote:

Orijinalden alıntı: El-Cezeri

Birinci Dünya Savaşının başlarında, ingiliz askerleri kahverengi bir şapka takıyorlarmış.
Otoriteler kafa yaralarının sayısını fark edince kafalarını çalıştırıp,
Şapkaların yerine askerlere metal kasklar verir.
Ancak bu değişiklik yapıldıktan sonra bölük başına kafalarından yaralanan asker sayısı daha da artar!
Çatışmaların az çok aynı yoğunlukta olduğunu varsayarsak, bu artışın mantıklı bir açıklaması var mı?



Demek ki kasklar gerçekten işe yarıyormuş!
İstatistiklerdeki bu değişlikliğin tek sebebi, kafalarına mermi, top, vesaire gelen askerlerinin kask taktıktan sonra yaşama şanslarının artmasıdır…
Kasklardan önce, kafalarından yaralanan askerler hemen öldüğü için istatistiklere yansımıyorlarmış.
Okuduğunuz istatistiklere dikkat edin, yanıltıcı olabilirler!
35BLacKmAn35 12.5.2011 22:08:24
Nereye gidiyoruz çok merak ediyorum. Belki bizde rahat yaşıyacağız ama bizden sonrakilerin işi gerçekten çok zor olacak...
M 11.5.2011 19:19:21

Amerikan MICH-2000. MultiCam kamuflajlı.



Bu da Türk askerinin miğferi.
Kamuflaj Amerikan değil yalnız, dikkatinizi çekeyim. Amerikan M81 kamuflajının desenleri kullanılıyor ancak renkleri daha farklı. Türkiyenin coğrafyasına göre düzenlenmiştir renkleri. Zaten yeni kamuflajlarımız çıktı.


Bu da yeni kamuflajlı ISAF Türk askerleri. Ancak miğferi takan arkadaş, kamuflajını takmamış.
M 11.5.2011 19:12:44
quote:

Orijinalden alıntı: antonidas

ne kadar kalın zırh yaparsan yap, o zırhı delecek mermi de yapılır
zaten bu sebeple eskisi gibi zırh giyilmiyor
askerin kafasındaki miğfer de karşından direk gelen mermiyi durduramaz
asker 90kg yük taşıyıp ne yapacak,asker mi ırgat mı belli değil
bunlar bence kullanışsız ve pahalı
yaralara çabuk müdahale edebiliyorlarsa güzel ama, mermi karnına girdikten sonra nereye kadar müdahale edecek veya üzerinde bomba patladığında nasıl müdahale edecek




Mermiler uzun süredir değişmiyor aslında.
NATO standardı mermiler var, ordular bunları kullanıyor.
Mermilerin namludan çıkış hızı, isabeti ve deliciliği gibi önemli parametreleri var.
En, en ilk mermiler barut bile içermiyordu ve büyüktüler. Kurşundan top şeklinde yapılıyorlardı.
Ancak tüfek tekniği geliştikçe, fazla barutun yararsız olduğu görülmeye başladı ve mermiler küçülmeye başadı. Böylece tüfeklerin geri tepmeleri iyice azalıyor, askerin daha isabetli atışlar yapmasına olanak veriyordu. Aynı zamanda merminin çıkış hızı değişmiyordu. Değişen tek şey merminin hedefe vurduğu momentti ki merminin itici gücü değil, delici özelliği bugün kullanılma nedenleri.

Şöyle söyleyeyim, NATO 7.62 mm. mermileri var ve yine NATO standardı olan daha yeni 5.56 mm. mermiler var. Aradaki görebileceğiniz büyük farka rağmen, hala daha insan vücudunu delici özelliği çok fazla bu mermilerin. Bırakın insan vücudunu, güncel kevlar zırhları bile delebiliyor 5.56 mm. mermiler. Yani deliciliğinden kayıp vermeden ki bu merminin küçüklüğüne ve hızına bağlı bir şey, merminin ağırlığını ve boyutunu küçültebiliyorsunuz.

Bizim G3'ler 7.62 örneğin, hayvan gibi tepiyorlar. Üstelik, G3 bir metre kadar sağına (kovanı sağ tarafından atıyor çünkü ve sesi oraya veriyor) 120 dB civarı bir ses üretiyor. İnsanın kulağına zarar verebilecek bir ses bu. Bunun yanında, M16, hem 5.56 kullanıyor hem de rotating bolt olduğu için çok daha az tepiyor. Güç olaraksa aynılar.

Yani kısacası, aslına bakarsanız yeni mermi üretimi yok gibi bir şey. (Bazı, inovatif tasarımlar haricinde.)
Ayrıca dum-dum (sanırım bizde dom dom kurşunu denilen şey) kullanımı uluslar arası kanunlara göre yasak. Zira zırh deliciliğini artırmıyor merminin, insan vücuduna girdiğinde patlıyor ve insanın içinin çorba olmasına neden oluyor.

Dolayısıyla, eskisinden daha fazla zırh giyiliyor diyebiliriz. Aynı paralelde, eskisinden daha fazla miğfer takılıyor da diyebiliriz. Çünkü mermiler göreceli olarak aynı kalmalarına rağmen, zırhlar daha büyük bir gelişim gösterebildiler.
Askerin 90 kg. taşıyor olması biraz abartı. Daha doğrusu, her koşulda aynı değil diyeyim. Sıcak çatışma esnasında hiçbir asker 90 kg. ile girmez savaşa. O 90 kg. lık yük askerler sefer sırasındayken vardır kendileri için. Çünkü günümüz askerinin, sürekli karakola yakın olması gibi bir durum yok. Cephe çok büyük, coğrafya çok çeşitli. Askerin her durumda kendine bakabilecek donanımda olması gerekiyor, bu yüzden günümüzde de göreceli olarak ağır yükleri var askerlerin. Karakola görece yakın bölgelerde savaşan askerlerin yükleri yoktur.

Ancak örneğin, bizim karakoldan uzaklaşan devriyelerimizin örneğin bu yüke ihtiyacı vardır. Örneğin Kuzey Irak'a gireceğimiz zaman bu yüke ihtiyacımız var.
Sefer sırasındaki çatışmalar için de zaten durum benzer. Askerlerin sağlam ve güvenli bir yerde mevzi kurmaları gerekir ve yüklerini, çatışma esnasında oraya bırakmaları gerekir.

Buna karşılık, ilginç bir şey vardır, çatışma esnasındaki yük çok fazla değildir. Günümüz tüfekleri 3.5-4.5 kg. arasında, şarjörler, el bombaları, miğfer, zırh ile birlikte toplam 15-20 kg. bir yükü var standart askerin. Küçük gözükse de bu da çok önemli bir şey.

----------

El-Cezeri, sanıyorum kamuflaj nedenli bahsettiğin şey. Eğer varsa tabi.
Açıkçası öyle bir şey duymadım öncelikle. Ancak doğruysa, bu iki nedenden olabilir bence. (Tamamen tahmin üretiyorum.)

1) Kamuflaj... İnsan kafası normal bir miğfere göre daha iyi bir kamuflaj oluşturuyor bence. Üstelik şapkayla birlikte kamuflaj niteliği de bir miktar artıyor. Zira ilk miğferler kamuflajsızdı. Günümüzde miğferler de aynı kamuflaj deseni ile örtülüyor.
2) Askerler miğferle kendilerine güvendiklerinden kafalarını saklama huyunda bir azalma oluşmuş olabilir. Önemsiz gibi görünmesin, çok önemli bir şeydir bu. Bir askerin ilk koruması gereken yer kafasıdır, bu üst rütbeliler tarafından eğitimlerde sıkça hatırlatılır askerlere.
El-Cezeri 11.5.2011 15:19:19
Birinci Dünya Savaşının başlarında, ingiliz askerleri kahverengi bir şapka takıyorlarmış.
Otoriteler kafa yaralarının sayısını fark edince kafalarını çalıştırıp,
Şapkaların yerine askerlere metal kasklar verir.
Ancak bu değişiklik yapıldıktan sonra bölük başına kafalarından yaralanan asker sayısı daha da artar!
Çatışmaların az çok aynı yoğunlukta olduğunu varsayarsak, bu artışın mantıklı bir açıklaması var mı?
Volkanbaba 11.5.2011 13:59:14
Trojan iyi hakketten.En sondaki bişeye benzemiyor
Virtue34 11.5.2011 02:51:53
HULC iyidir ya
antonidas 10.5.2011 14:52:59
ne kadar kalın zırh yaparsan yap, o zırhı delecek mermi de yapılır
zaten bu sebeple eskisi gibi zırh giyilmiyor
askerin kafasındaki miğfer de karşından direk gelen mermiyi durduramaz
asker 90kg yük taşıyıp ne yapacak,asker mi ırgat mı belli değil
bunlar bence kullanışsız ve pahalı
yaralara çabuk müdahale edebiliyorlarsa güzel ama, mermi karnına girdikten sonra nereye kadar müdahale edecek veya üzerinde bomba patladığında nasıl müdahale edecek
RoaW 10.5.2011 14:34:05
quote:

Orijinalden alıntı: photo_canon1

sonumuz yakın..


Katılıyorm
M 9.5.2011 18:56:17
quote:

Orijinalden alıntı: Swonz

Eskidende zırh giyerlerdi,yok mu bi değişiklik bu çağda.




Var.
Gösterdiğiniz zırh önceleri bakırdan yapılabildiği kadar yapılırdı. Ancak bakır kırılgan olduğu için işlemek o kadar kolay değildi.
Ardından tunç ve demir işlemeyi keşfettiğinde insanlar, silahlarını ve zırhlarını çok daha kolay yapabilir hale geldiler. Demir silahlar ve zırhlar hem daha dayanıklıydı hem de daha sertti. Uçları sivriltilebiliyordu.

Gösterdiğiniz zırh değil aslında, bir miğfer. Kafaya gelecek ok ve kılıç, hançler, balta darbelerini engellemek veya etkilerini azaltmak için kullanılıyordu.
Ordular Orta Çağ'dan sonra bu türden zırhları kullanmaktan vazgeçtiler. Çünkü ateşli silahlar icat oldu ve orduların savaş pozisyonları oldukça farklı bir hal aldı.
Eskiden buluşan ordular (gerçi çekilme taktiği de bir buluşmadır) direkt sıcak kontağa girer, kılıç gibi yakın mesafe silahlar kullanılırdı.
Orta Çağ'dan sonra ise, orduların sıcak kontağı azaldı. Askerler arkübüz ve misket tüfeklerinin izin verdiği menzillere kadar yaklaşır ve ardı ardına ateş açarlardı.
Askerlerin hepsi her an hedef pozisyonundaydılar. Kafalarını veya vücutlarını korumaları olanak dahilinde değildi. Yine de o dönem de çelikten yapılma kalın göğüslüklerin kullanıldığı biliniyor. (Çokça süvariler tarafından.)
Ardından 70-80 m. civarı bir menzile sahip olan tüfek teknolojisi gelişti. Zira yiv bulundu. Yiv sayesinde tüfeklerin menzilleri ve isabet oranları inanılmaz arttı. Buna ek olarak, otomatik tüfeklerin icadı ile tüfeği doldurma işlemi süresi çok çok çok kısaldı.
Bu tüfeğin savunma silahı olarak kullanım potansiyelini kat kat tetikledi. Savaş ortamındaki kontak miktarı iyice azaldı. Ordular savunma pozisyonlarında tüneller (siper) kazdılar. Saldırının inanılmaz zorlaşması ve kayıp potansiyelinin çoğalması üzerine, siperleri aşabilecek kabiliyette olan tanklar üretildi.

Birinci Dünya Savaşı başlangıcında büyük orduların hala daha miğferleri yoktu. Ancak savaşın ortalarına doğru askerlerin kafalarından isabet alma yüzdeleri çok artınca Fransızlar ve ardından Almanlar çelik miğfer kullanmaya başladılar. Bu miğferlerin amaçları direkt gelen mermiyi durdurmak değil, açılı gelen merminin sekmesini sağlamak ve askeri korumaktı zira dik gelen mermiyi durduracak güçte değildiler. Bu kalınlıkta bir çelik çok ağır geleceğinden bu yapılamıyordu.

Miğfer tekrardan savaş ortamına böyle girdi.
Başlarda çelik olan miğferler bugün kompozit materyallerden üretiliyor. Örneğin Amerika'nın ordusunda en son kullandığı MICH-2000 model miğferler 33 kat kevlardan yapılma ve 1.3 kg civarında. Türk Silahlı Kuvvetleri de kendi miğferlerini üretiyor. Yanılmıyorsam Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezi'nde üretiliyorlar ve adları da buradan geliyor. (HİBM)

Bunun yanında günümüzde askerler savaş ortamına göre kevlar zırh da (göğüslük) giyiyorlar.



--------------



Projeler aslında imkansız şeyler değil. Yapılabilecek şeyler. Günümüzde hala daha en büyük sorunlardan birisi, bırakın taşınabilir olmasını, enerjinin kendisi. Taşınabilir enerji kaynaklarımız hala daha kısıtlı.
Bahsi geçen 100V'luk sırt pilinin çok fazla bir ömrü olacağını sanmıyorum. Dolayısıyla bu da pratikliğini azaltıyor. Neyse ki elektronik kısmın ihtiyaç duyduğu enerji sürekli azalıyor. :D O da olmasa hayatımız daha zor olabilirdi.
Sènior Farfalla 9.5.2011 15:50:09
hort yapmışız...
Conquistador 9.5.2011 15:29:13
Iron Man değil de Nanosuit denilebilir.
Brian_O-Conner 9.5.2011 15:21:59
adamlar da bu teknolojiyi basınla paylaşıyorlarsa daha paylaşmadığı ve planladığı ne projeler vardır bizimkiler de yerinde sayıyorlar
Öksürük Şurubu 24.10.2010 13:48:08
Eskidende zırh giyerlerdi,yok mu bi değişiklik bu çağda.

IRau 23.10.2010 16:08:54
en iyi zırh varmı ötesi...







Berkayboys 23.10.2010 15:40:50
quote:

Orijinalden alıntı: alito

bunların kablolarını çeksen çakılır kalır oldugu yerde sonrada karşısına gecip tef çalarsın
Kelâg 22.10.2010 18:19:45
quote:

Orijinalden alıntı: peka

Geleceğin modern hamallarını düşünsenize.Adam kamyonu tuttuğu gibi sebze meyve ne varsa haldeki dükkanın önüne serecek


Alemsin hacı.
peka 22.10.2010 06:53:21
Geleceğin modern hamallarını düşünsenize.Adam kamyonu tuttuğu gibi sebze meyve ne varsa haldeki dükkanın önüne serecek
Banzai! 21.10.2010 17:12:53
resimler gözükmüyor
Dodge 21.10.2010 17:09:28
'Trojan T Serisi' adlı makina güzelmiş.Hem dış görünüş olarak hemde meziyetleri bakımından.
Red___ 21.10.2010 16:48:22
favorim hulk
StevenDiaz 21.10.2010 16:38:10
ilk baştaki resim mortal kombattaki kabala benziyo
Volkanbaba 21.10.2010 09:55:30
Maksimum zırh
Bluedevil86 21.10.2010 08:55:14
yorumlar on numara :D

iman diyenler

arabistan neden amerikadan 60 milyar dolarlık silah teknolojisi aldı ?

vay imansız araplar

imanlı bir afganistanı ve ırakı görüyoruz. insanları açlık ve sefalet içinde.



bizim anadoludaki kesim cahil malesef . kim ne derse desin. zaten aklı olan batıya kaçıyor ...
alkadraz 21.10.2010 08:32:51
Benim bu garip guraba aletlere tek cevabım istiklal marşının 1 kıtasıdır..

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Karayell 21.10.2010 01:33:57
o bir efsane robocop

Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
Orijinal boyut için tıklatın
DH Misafiri 30.8.2010 01:25:07
@deniztoyota
Arkadaşım açılımlarını okumuyosun herhalde sen bu techizatların.Bunların birincil üretim amacı insan gücünden çok makineye dayalı şekilde,riske atmadan kimsenin hayatını daha zor işleri başarabilmek.Senin dediğin olay bir anlık gerçekleşen bir durum,can mücadelesi diyoruz biz ona tutupta 100 kiloluk kasa taşırken imana gelipte taşıyamazsın.Çanakkale deki başarımızı unutmadım halen;fakat bu devirde o işler göründüğünden artık daha zor,böyle bilip bilmeden yorum atmayın
| OMG! | 14.6.2010 15:58:11
bu tip haberler herzaman aklıma bir soru getiriyor;

insanoğlunun teknolojisi onun kendi sonunu mu getiriyor acaba?

hiçbir şekilde siyasi bir imada bulunmak gibi bir amacım yok.Teknoloji insan hayatını kolaylaştırıyor,imkansızları teker teker yıkıyor ve insanları geliştiriyor.
Fakat insan psikolojisi malesef ki her zaman bir hinlik düşünüyor.Teknoloji denilen muazzam gücü nasıl kendimi katledebilirim diye bir düşünce içine sokarak onunla oynuyor,,nükleer motorlar ilk defa savaş denizaltılarında kullanıldı ve binlerce kişinin ölümüne neden oldular,barutu bulan çinliler yine savaşmak için yaptılar bu işi.
Teknolojinin ne kadar tehlikeli olduğunu farkedemeyen insanlar sonumuzu getiriyorlar.Ama aynı teknolojinin iyi amaçlar uğrunda kullanılması aklımıza bile getiremeyeceğimiz güzellikleri önümüze sunacaktır.
Şahsen ben her türlü savunma ve savaş sanayisine karşıyım,teknolojiyi bizi öldürmek için kullanıcaklarsa kullanmasınlar.
Tam_Türk 24.5.2010 21:39:39
Barut icat edilmeseydi keşke.
nirvanha 23.5.2010 19:47:18
ilk defa adam gibi bir konu tartışılmış,başlatan arkadaşa +1.Anlayamayan yada anlayıpta işine gelmeyen arkadaşlarada -100000000000



Bizler hergeçen gün ağır hayat koşulları altında ezilmeye devam eden işçi kesimi olarak ,herşeye rağmen üretimin var olmanın temel taşı olduğuna , ve gerekliliğine olan inancıyla üretmeye devam ediyoruz.Esnek çalışma ile esnetilebilir kölelere dönüştürülmüş ,zorlu , işgüvenliğinden ve gerçeklerden yoksun olarak bırakılmış , yarı sağlıklı bizler ,neyin mücadelesini veriyoruz.2000 yıldır dünyaya yön veren kv misyonu ile hayaller aleminde yol alan bu güdülenmiş toplum nereye gidiyor?Evet haklıdır yalancılık içine mikrop gibi yerleşmiş hastalıklı toplumlar , aykırılıklara ve gerçeklere her daim kapalıdırlar , deve kuşu misali.Bende çalıştığım işlerde herdaim bu hastalıklı düşüncelerle hasta olmakla, muhalif olmakla hep suçlana geldim.Ama işçisine 600 tl maaş verip maaşını iki ay sonraya kadar uzatan ,kafasına göre maaşlarına kesik atan,bir gün üretip bir gün üretmeyen ,işortaklığı yaptığı elin gavurunada hırzızlığı , yalan dolanı öğreten ,vatan millet aşkından ,Allah korkusundan bir haber , yaptığı bilmem neyi masraf diye gösterip devletten vergi kaçıran işverenleri , taşıdığı yukü çeken tırların mazotunu satan şoförleri ,gezip dolaşmak için rapor alıp işe gitmeyen işçileri,ve o işçiye sahte rapor veren doktorları ,hayatında hiç proje geliştirememiş sözde mühendisleri , öğretimüyeleri ,işolsundiye okulagidip gelen öğrencileri , 40 yaşında hala babaparası yiyen bireyleri,silahla kaba kuvvetle insanların helal olarak kazandıkları paraları hupleten dolandırıcıları , tefecileri ,devlet eliyle işletilen kumarhaneleri ,hayatında hiç dünya çapında bir kupa alamamış milyondolarlık futbolcuları ile, uğrunda ölünülen ,öldürülülen... futbol takımları olan, vs vs....olan bir toplumda adam gibi adam olmak zor zanaat vesselam.Adam gibi adamlara selamlar olsun.....
blackhbosss 21.5.2010 08:22:10
saçmalardan seçmeler
Creed_06 21.5.2010 00:35:46
vizontele hesabı şimdi desemki aklıma gelmişti bu :D saçma olur değilmi. Heleki böyle alevlenmiş bir tartışmanın ortasında :)Neyse ben geliştiştirmekte olduğum protatipimi daha farklı bir boyuta taşımaya devam edeyim
sçsb 20.5.2010 12:48:55
quote:

Orijinalden alıntı: heyoguzhan



bu ne la metal yığını. en gereksiz metal yığını
Durum Üyeyim Üye Değilim
E-Posta
Mesaj

Güvenlik Kodu Güvenlik kodu   Güvenlik kodunu göremiyorsan buraya tıkla