Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    indirim kodu
    Anlık Bildirim

    AMD'nin hamleleri-1: Olağandışı işlemci ailesi Phenom

    13 yıl
    3,7b
    1
    60
    Diğer
    Abone ol
    İnceleme, Test ve Analiz Editörü
    Oy Ver

    Çok fazla geçmişe gitmeye gerek yok, tarih yaprakları 1999'u gösterdiğinde K7 mimarisini kullanan ilk Athlon işlemcileri ile AMD, Intel'in işlemcilerine karşı ilk defa tam anlamıyla rekabetçi bir çözüm ile kullanıcıların karşısına çıkmıştı. Öncesinde AMD'nin K6 mimarisini kullanan işlemcileri de aslında performans anlamında fena sayılmazlarda fakat Intel'in aynı yıl Pentium III işlemcilerini piyasaya sürmesi ve özellikle çoklu ortam uygulamalarında o zamana kadar ki yapılmış en iyi işlemciyi ürettik iddiaları sektörün seyrini değiştirmişti. Zaten o günleri hatırlayanlar Intel'in Pentium III işlemcileri için hem yazılı hemde görsel medyaya verdiği reklamları hatırlayacaklardır. İnternet uygulamalarını da hızlandırııyoruz diyen Intel, sloganlarından biri olan bu iddia ile özellikle ülkemizde ne kadar başarılı oldu bilinmez (1999 yılı ülkemizde internetin gerçek anlamda yaygınlaşmasının miladı olarak genellikla kabul görür) ama sektörün gidişatını değiştirdiği ve performans anlamında çıtayı daha da yukarı taşıdığı tartışılmaz bir gerçek. Intel'in bu hamlesine AMD, K7 tabanlı Athlon işlemcileri ile cevap verdi ve endüstriyi şaşırtmayı başardı. Bu noktadan sonrasını bilgisayar ile ilgilenen ve en az ergenlik çağına girmiş tüm kullanıcılar hemen hemen biliyorlar zira canlı tanığı oldular. Saat hızı yarışı ile devam eden düello, bellek miktarına hemen ardından çekirdek meydan savaşlarına yerini bırakırken geçtiğimiz sene ve bu sene işlemci dünyası, radikal değişiklikler ile geleceğe yönelik gidişatta adeta güzergahını değiştirdi.

    Tarihten bahsetmeye devam edelim, biraz daha yakın geçmişe geri dönersek eğer, takvimin yaprakları 27 Temmuz 2006'yı gösterdiğini de işlemci dünyası bir dönemi kapatıp yeni bir dönemin kapısını araladı. O tarihe kadar hem satış hemde pazar payı anlamında en çoşkulu günlerini yaşayan ve genel performans anlamında da Intel'in Netburst mimarisini kullanan Pentium 4 ve çift çekirdekli Pentium D serisi işlemcilerine nazaran Athlon64 ve çift çekirdekli Athlon64 X2 işlemcileri ile daha rekabetçi ve performans noktasında çok daha iddialı olan ürün gamına sahip AMD, 27 Temmuz 2006'da Intel'in Core 2 Duo işlemcilerini duyurmasını takiben tahtını Intel'e devretmek zorunda kaldı. Intel, Core mimarisini kullanan yeni nesil Core 2 Duo işlemcileri ile aslında mimari anlamında geçmişte başarıılı olduğu temel noktaları yeni nesil teknolojiler ile birleştirip geliştirerek hazırladığı Core 2 Duo serisi işlemciler ile hem fiyat hemde performans anlamında biranda sektörün gidişatını değiştirdi. Hız kesmeyen Intel, tam bir sene evvel bugünlerde de resmen duyurduğu endüstrinin x86 tabanlı ilk 4 çekirdekli işlemcileri ile AMD ile arasında var olan rekabete yeni bir boyut daha kazandırmış oldu. Intel'in Core 2 Quad atağına AMD ise Quad-FX adını verdiği ve özellikle yüksek maliyetleri dolayısı ile açıkçası pekte yaygınlaştıramadığı platform anlayışı ile cevap verdi. Firma Quad-FX platformu için hazırladığı soket F formundaki FX-70 serisi özel işlemci ailesi ve Nvidia'nın hazırladığı nForce 680a yonga seti ile çift işlemci üzerinden toplam 4 çekirdek ve çift ekran ile yüksek performans ve "hardcore" oyuncular için ideal çözüm olacak iddiasını ortaya attı fakat dediğimiz gibi başta maliyet olmak üzere farklı parametrelerin etkisi ile platform yaygınlaşamadan malesef tedavülden kalkmak zorunda kaldı.

    Gerek AMD'nin gereksede Intel'in bu süreç boyunda ara dönemdeler ortaya attıkları yeni planları, duyurdukları yeni modelleri ve gündeme aldıkları yeni yol haritaları ile ilgili pek çok şey gündeme geldi ki bunların dikkate değer olanlarını da dünya ile eş zamanlı olarak sizler ile paylaştık ve paylaşmaya da devam edeceğiz. Konumuza geri dönersek AMD'nin firma adına önemli bir hamlesi de geçtiğimiz Aralık ayında 90nm üretim teknolojisinden 65nm üretim teknolojisine geçişin ilk somut adımlarının atılması ve Brisbane çekirdekli ilk 65nm işlemcilerinin duyurulması oldu. Tabi iki firma arasındaki rekabet işlemci düelloları ile sınırlı kalmadı. Adeta soğuk savaşın başlangıcı diyebileceğimiz geçtiğimiz Nisan ayı ile birlikte AMD ve Intel arasında bu seferde "indirim günleri" ile ilgili ciddi bir mücadele başladı. 9 Nisan'da işlemci fiyatlarını modeline göre değişmekle birlikte %30-40'lara varan oranda indiren AMD'yi takiben Intel'de 22 Nisan'da işlemci fiyatlarını benzer oranlarda indirerek rakibine de "her kulvarda karşındayım" mesajını açık açık göndermişti. Nisan ayından sonra indirim konusunda bir sonraki mücadele Temmuz ayında gerçekleşti. 9 sayısının uğuruna mı inanıyor bilinmez ama Nisan ayında olduğu gibi Temmuz ayının 9. gününde de indirime giden AMD bu sefer rakibi Intel'den çok daha agresif bir yanıt aldı. Zira Intel açıkçası pek ortalığa çıkmayan Core 2 Quad 6400 modelini saymazsak eğer Quad serisi 4 çekirdekli işlemci ailesinin giriş modeli olan Core 2 Quad 6600'ün fiyatını yurt dışında 266$'a kadar indirerek çok ciddi bir adım attı. Zira firmanın bu adımı özellikle 4 çekirdekli işlemcilerin yaygılaşması konusunda şimdiye kadar atılmış en ciddi adım olarak değerlendirilebilir. Hatta gelen bilgilere göre Intel, Core 2 Quad 6600 işlemcisi ile milyon adete varan satış rakamlarına ulaşmayı da başarmış.

    Tabi bu gelişmelere ek olarak firmaların kurumsal kimliklerinde de bir takım ciddi yenilikler oldu. Bu konuda kuşkusuz en önemli gelişmenin altına AMD imza atarak geçtiğimiz sene Temmuz ayı içerisinde gündeme gelen ve süreci resmi olarak yine geçtiğimiz sene Ekim ayı içerisinde tamamlanan grafik dünyasının lider isimlerinden ATi'nin satın alınma operasyonu AMD'nin gelecek için sadece bir işlemci üreticisi olmanın da ötesinde farklı planları olduğunun ciddi bir habericisi idi. Zira ATi'nin satın alma sürecinin resmi olarak tamamlanmasından sonra firma yetkililerinin yaptığı ilk açıklmalarda dikkat çeken nokta yetkililierin sürekli olarak "AMD artık işlemci üretiminden öte bir platform üreticisi konumuna gelmiştir" vurguları oluyordu. AMD, ATi'yi aldıktan sonra ortaya koyduğu ilk önemli proje 690 serisi yonga seti ailesi olmuştu. Sahip olduğu gelişmiş entegre grafik işlemcisi, HDMI desteğini anakartlara indirgemesi ve uygun maliyeti ile AMD'nin özellikle 690G yonga seti, bu alanda ciddi bir başarı yakalayarak satış anlamında milyon adeti geçmeyi başardı. Masaüstünde elde ettiği bu başarıyı dizüstüne de yanıstmak isteyen AMD bu konuda RS690M yonga setini hazırlamaktan da geri kalmadı. AMD'nin ATi'yi satın almasının ardından ortaya koyduğu ve etkisini uzun vadede göreceğimiz temel projesi ise Fusion oldu. Fusion teknolojisi donanım dünyasının seyrini değiştirebilecek devrimsel değişikliklere gebe olacak gibi gözüküyor. Daha önce detaylarını paylaştığımız bu teknoloji ile ilgili pek çok bilgiye forumlarımızdan da ulaşabilirsiniz ama en kaba tabir ile AMD'nin işlemci yani cpu ile grafik işlemci yani gpu'yu tek bir yapı üzerinde buluşturmayı planladığını ve başta maliyet odaklı platformlar olmak üzere pek çok segment için farklı çözümler sunmaya hazırlandığını söyleyebiliriz. AMD'nin ATi'yi satın almasını takiben Intel'in de Nvidia'yı satın alabileceği dedikoduları ortaya çıkmış en azından şimdiye kadar böyle bir durum gerçekleşmemek ile birlikte Intel'in Larrabee kod adlı kendi grafik işlemci projesine başladığını da biliyoruz.

    Köklü bir geçmişe sahip olan AMD vs Intel rekabetinde takvim yapraklarını çok daha eskilere çevirip bu yazıyı uzatabilmek te mümkün fakat hepimizin hafızlarında olan yakın geçmiş ile ilgili bazı noktaların altını çizdikten sonra AMD'nin Phenom hamlesinden ve Spider platformundan bahsetmenin vakti geldi. AMD'nin Phenom işlemcileri kullanıcılar tarafından yaklaşık 1,5 yıldır beklenmekte. K10 kod adlı geliştirilmiş bir mimariye sahip olan AMD'nin yeni nesil Phenom işlemcileri daha önce K8L kod adı ile anılıyorlardı fakat bu söylentiler pek tutmadı ve AMD'nin yeni mimarisinin isminin K10 olduğu anlaşıldı. AMD'nin Phenom işlemcileri ile ilgili detayları pek çok defa sizler ile paylaştık. Detay konusunda çok çok derinlere inerek hem bildiğiniz şeyleri tekrarlamak istemiyoruz. AMD'nin Phenom işlemcilerinin aslında uzunca bir süredir hazır olduğunu biliyoruz. Zira AMD aylar öncesinde çalışan Phenom örneklerine sahipti fakat özellike saat hızı arttırımı konusunda sıkıntı yaşayan ve çekirdek revizyonuna gerekisinim duyan AMD, Kasım ayına kadar beklemek zorunda kaldı. AMD yeni nesil Phenom işlemcileri ile bazı alanlarda ilkleri sunduğunu da iddia ediyor. Yazımzın ilerleyen kısımlarında onlardan da bahsedeceğiz. Tabi Phenom işlemcileri ile birlikte AMD, Spider adını verdiği yeni bir platformunu da duyuruyor. Firmanın yüksek performans odaklı hazırladığı yeni Spider platformu Phenom serisi işlemciler, 700 serisi yonga setleri ve HD 3800 serisi ekran kartlarından oluşmakta. Belirttiğimiz gibi AMD, Spider platformu ile endüstriyel anlamda tam "8" ilki gerçekleştirdiğini iddia ediyor ki bunlar,

    - Gerçek doğal 4 çekirdekli x86 işlemci
    - Çekirdekler arası paylaşıma açık ilk L3 bellek kullanımı
    - İlk defa HyperTransport 3.0 teknolojisinin kullanımı
    - DirectX 10.1 destekli ilk ekran kartları
    - Çoklu-monitör desteği ve Quad Crossfire
    - 42 yollu PCIe 2.0 desteği
    - İşlemcilerinde bağımsız çekirdekler arası frekans kontrolü
    - 12 watt güç tüketen çip set

    AMD'nin yeni nesil Phenom işlemcileri firmanın an itibariyle satılmakta olan Athlon64 işlemcileri ile pek çok noktada ayrılıyor. AMD'nin iddiasına göre Phenom serisi yeni nesil işlemciler aynı saat hızında şu an satılmakta olan Athlon64 işlemcilerinden %25 daha fazla performans verebiliyorlar. Firmaya göre performans artışının altında yatan yeniliklere baktığımızda ise, yüksek bant genişliği sağlayan HyperTransport 3.0 veri yolu, 3 seviyeli bellek yapısı ki özellikle 2MB'lık seviye 2 ve 2MB'lık paylaşımlı seviye 3 bellek mimarisinin altı çiziliyor, 64bit'den 128-bit'e çıkarıkan FPU ünitesi, geliştirilmiş dahili bellek kontrolorcüleri ve doğal 4 çekirdek yani quad-core tasarımı gösterilmekte. AMD yeni nesil Phenom işlemcilerini Star yani yıldız tasarım anlayışı ile hazırladığını da dile getiriyor ki bunda özellikle 5 köşeli yıldızın her bir köşesinin Phenom serisinin sahip olduğu 5 temel yapısal değişikliği işaret etmesinin etkisinin büyük olduğu gösteriliyor ki bu 5'li şu şekilde ifade ediliyor, doğal 4 çekirdekli tasarım, dahili DDR-2 bellek kontrolcüsü, HyperTransport 3.0, paylaşımlı L3 bellek, Cool 'n' Quiet 2.0 teknolojisi. Özellikle dahili bellek kontrolcüsü ve HyperTransport 3.0 teknolojisi üzerinde duruluyor ki bellek kontrolcüsü tarafından dahili bellek kontrolcüsüne sahip olan Phenom işlemciler birbirinden bağımsız çift bellek kontrolcüsü ile performansı arttırmayı planlarken, 48-bit ile desteklenen fiziksel adresleme alanı da genişletilerek 256TB'a kadar çıkarılmış durumda. Tabi AMD'nin 45nm üretim teknolojisi ile birlikte DDR-3 bellek desteği vermeye başlayacağını da ifade edelim. HyperTransport 3.0 teknolojisine geçmeden önce AMD'nin Phenom işlemcilerinin geriye dönük olarak HyperTransport 2.0 ve 1.0 teknolojileri ile de uyumlu olduklarını ifade edelim. Tabi HT 3.0 teknolojisi sağladığı yüksek bant genişliği ile dikkat çekiyor. AMD'nin Phenom işlemcileri, HyperTransport 3.0 teknolojisi ile 4.0GT/sn'ye varan bant genişliğine ve 16GB/sn'ye varan raw genişliğine sahip olacaklar ki bunlar gerçekten de etkileyici değerler. Tabi HT hızlarının Phenom işlemciler için sabit olmadığını ve model ve saat hızlarına göre HT hızlarının da değişeceğinin altını çizmekte fayda var.

    AMD yeni nesil işlemci ve Spider platformu ile birlikte 3 temel sloganı kendine seçmiş durumdaki bunlar, performans, ölçeklendirebilirlik ve güncelleştirilebilirlik. AMD'nin yeni nesil işlemcileri de bu anlayış doğrultusunda geriye doğru uyumluluk gösteriyorlar. Zira soket AM2+ formunda hazırlanan Phenom işlemciler soket AM2 formundaki anakartlar ile de çalışabilmekte tabi HT 3.0 teknolojisinden mahrum olarak. Yeni nesil işlemci ve yonga seti alanındaki bu uyum firmanın 45nm üretim teknolojisine sahip işlemcileri ile de devam etmesi bekleniyor. AMD'nin Phenom işlemcilerine model bazında gelirsek eğer bizi ilk etapta hacimli üretime hazır iki modelin Phenom 9500 ve 9600 modellerinin karşıladığını görüyoruz. Bilindiği gibi AMD'nin yeni nesil Phenom işlemcileri, 8000, 9000 ve FX serisi olmak üzere 3 farklı gruba ayrılıyorlar. Bunlardan 8000 serisi 3 çekirdekli Phenom işlemcileri, 9000 serisi 4 çekirdekli Phenom işlemcileri, FX serisi ise en yüksek performanslı 4 çekirdekli işlemcileri kapsamakta. Phenom 9000 serisinin bugün piyasaya sürülen iki modeli dışında kalan ailenin tüm seri ve modelleri gelecek yıl içerisinde kullanıma sunulacak. Özellikle önümüzdeki yılın ilk çeyreği içerisinde AMD tam anlamıyla yeni model fırtınası estirebilir. Şimdi isterseniz AMD'nin piyasaya sunulan iki modeli Phenom 9500 ve Phenom 9600 işlemcilerinin detaylarına yakından bakalım ve Phenom 9700 modelinin neden gecikeceğine biraz değinelim.

    AMD'nin Phenom 9500 ve 9600 modelleri temel özellikleri itibariyle birbirlerinin neredeyse birebir kopyaları denebilir. Zira iki model arasındaki temel farkı saat hızları belirliyor. Phenom 9500 modeli 2.2GHz'de çalışırken, Phenom 9600 modeli ise 2.3GHz'de çalışmakta. 65nm üretim teknolojisi ile üretilen her iki işlemci de 2MB seviye 2 ve 2MB da seviye 3 paylaşımlı belleğe sahipler. Doğal 4 çekirdekli tasarıma sahip olan işlemciler soket AM2+ formunda hazırlandılar ve geriye dönük olarak soket AM2 destekli anakartlarda da kullanılabiliyorlar. Doğal 4 çekirdekli tasarıma sahip olan işlemcilerin güç tüketimi ise 95 watt olarak belirlenmiş durumda. Pek çok uzmana göre, Phenom işlemci ailesinin önündeki en önemli sorun olarak yüksek saat hızlarına çıkabilme konusunda yaşanan sıkıntılar olduğu dillendiriliyor. Özellikle bu nedenle AMD'nin gelecek sene piyasaya sunacağı işlemcilerinde şu an satışa çıkan işlemcilerinden farklı olarak B3 revizyonlu çekirdek kullanılacağı ifade ediliyor. Tabi AMD'nin 2.4GHz'lik Phenom 9700 modelini de anons etmesi bekleniyordu fakat "errata" olarak bilinen bazı çekirdek sorunlarından ötürü Phenom 9700 modeli de gelecek seneye kaldı gibi gözüküyor. Saat hızı konusunda AMD'nin 3GHz'e ulaştığını biliyoruz. Zira firma pek çok yerde yaptığı yeni nesil Phenom işlemcisinin demo gösteriminde işlemcinin 3GHz'e ulaşabileceğini de kanıtlamıştı. AMD'nin yeni nesil Phenom işlemci ailesinin piyasaya çıkan ilk üyelerinden Phenom 9500 yurt dışında 280-290$, 100MHz daha hızlı olan ve 2.3GHz'de çalışan Phenom 9600 modeli ise yaklaşık 310$ civarında satılmakta. AMD'nin Phenom işlemcileri resmi kanallar vasıtası ile muhtemelen önümüzdeki Aralık ayında resmen ülkemiz pazarına da sunulması beklenebilir.

    Hazırladığımız bu yazıyı bir yazı dizisinin ilk bölümü olarak düşünebilirsiniz. Zira özellikle Spider platformunu ele alan yazının devam bölümü de sizler ile kısa bir süre sonra buluşturacağız.



    www.donanimhaber.com Yorum Yaz Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Daha Fazla Video
    Yorumlar (3) Yorum Yaz Forumda Gör
    serenissimo (Ali Gökmen) 13 yıl
    pek olağan dışı bir aile değil , nede olsa çıkar çıkmaz intelden çok sert bir kroşe yiyeceği ve pazar payının hesaplananın yada tahmin edilenin çok daha altında kalacağını düşünüyorum ; özellikle x3800 grafik işlemcilerinin hala 8800 serisinin gerisinde olduğunu gördükçe ve en büyük sorun olan sürücülerin geliştirilemediğini gördükçe amd ye şans veremiyorum.



    geri kalan özelliklerde intelin cevaplarıda zaten hazır sunulması için sadece amd nin bir atağı bekleniyor.



    hele 3 çekirdekli işlemcileri duydukça sadece gülüyorum ; 4 çekirdekli ve daha hesaplı işlemciler varken bu ucubeleri kim alacak ?



    65 nm de çok heyecanlandırmıyor beni ; intel 45 e geçti zaten ; 32 de sırada



    fusiona gelince rahatça üretilebilirdi ve çoooook geç kalındı.



    hele o l2 ve l3 belleklerin sadece 2 mb olmasına ne denir ? adamlar 12 mb. çıkardı yahu ; tam kepazelik



    amd yi şiddetle kınıyorum ; varolan imkanlar ancak böyle rezil edilebilirdi.
    Towarscke (Anaximander Towarscke) 13 yıl
    Ne gormeyi beklediginizi bir anlayabilsem..



    Marka silmeye mi calisiyorsunuz?

    2008 gelecek urunler 45nm dedik alo..



    Bu kotu yorumlari bir kenara birakinda adam gibi karsiniza alip deneyin bilgisayarinizi..

    Core 2 teknoloji ve mimarisinden daha yeni bir mimari geliyor.. bu gidisle sizin yuzunuzden Turkiye piyasasina giremeyecek...

    sonra bide AMD reklam yapmiyor diye assagiliyorsunuz..



    ben butun benchmarklari bir kenara biraktim.. zaten 754pinle girisin sonucunda AMD "ghz" onemli degil" demisti..



    teknolojik sonuclari gozden gecirmeye calisiyorsunuz.. evet guzel ama ben bile Intel'i bu kadar asagilamamistim...

    sonra neden AMD gelmiyor demeyin..
    burak733 (Burak Karamehmet) 13 yıl
    1700+ yı hala unutmadık amd arkandayız devam et. bizi core 2 duo lara mahkum ettin ama ha gayret başaracaksın...
    Yorum Yaz Forumda Yanıtla
    Nasıl eklemek istersiniz?
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim