Kaçak Elektrik Kullanımı, Yapay Zekâ Destekli Dronlar Sayesinde Tespit Edildi
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki altı ilde sürdürülen kaçak tüketimle mücadele çalışmaları kapsamında yapay zekâ destekli dronlar devreye alındı. Söz konusu bu kripto madeni de, geniş alanları havadan tarayarak olağan dışı enerji tüketim desenlerini analiz edebilen bu dronlar sayesinde bulundu. Hilvan’da gerçekleştirilen hava taramasında, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ahır gibi görünen bir yapının çevresinde anormal seviyede elektrik tüketimi tespit edildi. Bu anormallik, detaylı bir saha incelemesini beraberinde getirdi.
Kripto para madenciliğinde kullanılan yüksek performanslı ekran kartları veya ASIC cihazları, sürekli ve yoğun elektrik çektiği için tespit edilebilir bir iz bırakıyor. Yapay zekâ destekli analiz sistemleri, bölgesel tüketim ortalamalarını ve anlık yük değişimlerini karşılaştırarak bu tür olağan dışı durumları işaretleyebiliyor.
Taramalarda kullanılan dronlar, gelişmiş sensörler ve veri analiz sistemleriyle çalışan mobil denetim platformları olarak görev görüyor. Bu dronlar genellikle yüksek çözünürlüklü kameraların yanı sıra termal kameralarla donatılıyor. Özellikle yüksek kapasiteli ve kayıt dışı çalışan trafolar, çevresine kıyasla belirgin bir sıcaklık izi bıraktığı için bu tür sensörlerle fark edilebiliyor. Toplanan görüntüler ve sensör verileri daha sonra yapay zekâ destekli analiz yazılımlarıyla işleniyor. Sistem, bölgedeki normal tüketim desenlerini ve altyapı verilerini referans alarak olağan dışı yük değişimlerini işaretliyor. GPS koordinatlarıyla eşleştirilen bu anormallikler saha ekiplerine raporlanıyor ve nokta atışı fiziki inceleme yapılmasını sağlıyor.
Bu Tarz Kaçak Yapılar, Şebeke Güvenliğini de Tehlikeye Atıyor
Kripto para madenciliği gibi yüksek elektrik tüketimine ihtiyaç duyan girişimlerin kayıt dışı olarak sürdürülmesi, ekonomik kaybın ötesinde, altyapı güvenliği için de ciddi riskler barındırıyor. Bu tür kaçak bağlantılar, şebeke üzerindeki yük dengesini bozabiliyor. Planlanan kapasitenin dışında, ani ve sürekli yüksek çekiş yapan sistemler; trafolarda aşırı ısınmaya, hatlarda gerilim dalgalanmalarına ve hatta bölgesel kesintilere yol açabiliyor. Bu durum, aynı hattan beslenen konut ve işletmelerin elektrik kalitesini doğrudan etkileyebiliyor.
Yani mesele sadece “ödenmeyen fatura” değil; şebeke istikrarının bozulması, kamu altyapısının zarar görmesi ve çevrede yaşayan vatandaşların güvenliğinin riske atılması gibi daha geniş çaplı sonuçlar söz konusu. Bu nedenle enerji dağıtım şirketleri, yapay zekâ destekli izleme sistemleri gibi teknolojilere yatırım yaparak hem ekonomik kaybı azaltmayı hem de altyapı güvenliğini korumayı hedefliyor.
Haberi DH'de Gör
{{body}}
{{/longBody}} {{^longBody}}{{body}}
{{/longBody}}