Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir İndirim Kodu indirim kodu
    Anlık Bildirim
    Sıradaki Video

    8GB RAM'li ilk telefonu kullandık: Asus ZenFone AR

    Dile kolay tam 8GB RAM. Pek çoğumuzun bilgisayarında bile olmayan bu RAM kapasitesi dünyada ilk defa bir telefonda çıktı karşımıza. Evet arkadaşlar inceleme konuğumuz Asus ZenFone AR.
    Donanım Haber'den herkese merhaba arkadaşlar, ben Erdi Özüağ. Her zaman olduğu gibi yine yepyeni bir videoyla karşınızdayım. Bu defa donanım olarak dünyanın en kaslı akıllı telefonlarından biri olan Asus ZenFone AR'yi inceliyoruz.
     
    Dünyanın ilk 8GB evet yanlış duymadınız 8GB LP-DDR4 RAM'e sahip akıllı telefonu olan ZenFone AR, 5.7-inç boyutunda ve 2560 x 1440 piksel çözünürlüğünde ekrana sahip. Qualcomm'un Snapdragon 821 işlemcisinden güç alan telefonun aynı zamanda 6GB RAM'e sahip bir versiyonu da bulunuyor. Depolama tarafında 256GB'a kadar farklı kapasite seçenekleri sunan ZenFone AR'nin ana kamerası 23MP, ön kamerası ise 8MP çözünürlüğünde. Android 7.0 üzerinde Asus Zen UI 3.0 arayüzüyle çalışan telefon, ihtiyaç duyduğu gücü ise 3300mAh kapasiteli pilden alıyor. Asus ZenFone AR aynı zamanda Google Tango ve Daydream teknolojilerini destekleyen en güçlü akıllı telefon. 

    Videomuza tasarımla devam edelim isterseniz. ZenFone AR önden bakıldığında Asus'un güncel akıllı telefon modellerine benzerlik gösterse de, dikkat çekici bazı farklar söz konusu. Örneğin diğer Asus modellerinde görmediğimiz fiziksel home butonu, bu telefonun adeta ayırt edici imzası niteliğinde. Detaylarına birazdan değineceğim arka taraftaki gelişmiş sensör paketi, parmakizi için gerekli yeri bırakmayınca Asus mühendisleri, parmakizi sensörünün gömülü olduğu fiziksel homte butonunda karar kılmışlar. Geri ve çoklu uygulama işlevlerini taşıyan kapasitif  tuşlar da bu butonun sağına ve soluna konuçlandırılmış.

    170 gram ağırlığında ve 8.95mm kalınlığında olan telefon, sınıfındaki en portatif cihazlardan biri değil belki ama ölçüleri itibariyle kullanım esnasında rahatsızlık verdiğini söyleyemem en azından geçirdiğim vakit esnasında öyle bir şikayetim olmadı. Ancak ne var ki tek elle kullanıma pek uygun bir cihaz da değil kendisi. Her ne kadar yazılımsal bazı müdaheleler yapılsa bilse de kendisi bir miktar iri bir telefon. Profil olarka mütevazi bir görünüm ortaya koyan ZenFone AR'de kenar çerçeveler olmasa da, alt ve üst çerçeveler, güncel diğer Asus modellerinde olduğu gibi biraz fazla, bence traşlanabilirmiş. 3.5mm kulaklık konnektörü ve hoparlörün alt kısma yerleştirildiği telefonda USB Typce-C 2.0 portu da yer alıyor.

    Taşıyıcı iskelet olarak metal çerçevenin kullanıldığı ZenFone AR'nin arka kısmı yumuşak dokulu deriden oluşuyor. Kamera ve sensör paketinin özel bir alanda toplantığı telefonun arka alt kısmında ise Asus ve Tango logolarına yer verilmiş. Bu arada telefonun arka kısmı az da olsa kavisli dizayn edilmiş. İri bir telefon olduğu için bu sayede avuca daha iyi oturması hedeflenerek ergonomisi yükseltilmiş. Özetleyecek lursam, her ne kadar subjektif bir yorum olacaksa da telefonun tasarım seviyesinde heyecan yarattığını söylemem zor. Ancak materyal kalitesi ve işçilik olarak oldukça iyi düzeyde seyrediyor.

    Teknik özellik değerlendirmesinde ilk durağımız ekran olacak. Düşmeye ve darbeye karşı mukavemetli olabilmesi adına Gorilla Glass 4 ile korunan ekran, Super AMOLED panel kullanıyor. NTSC renk gamutunun %100'ünü karşılayan ve Asus tarafından gerek açık hava kullanımı gerekse de farklı ışık koşullarına uyum sağlayacak optimizasyonlarla gelen ekranın parlaklık seviyesi, her ne kadar açık havada kullanamamış olsam da oldukça iyi geldi bana. Zaten eğer Tango özelliğine sahipse böyle de olmak zorunda zira aksi türlü arttırılmış gerçeklik deneyimi sekteye uğrayabilir. Google kriterlerine tam uyum sağlayan telefon, bu sayede gerek arttırılmış gerçeklik için Tango, gerekse de sanal gerçeklik için Daydream tarafında yükek başarım gösteren bir ekrana sahip. Telefonla geçirdiğim kısa süre içerisinde hem kenar görüş açıları, hem de ana tonlar ve ara renk geçişlerinde yeniden üretim performansını beğendim.

    İşlemci tarafında bizleri Snapdragon 821 karşılıyor. Şu an piyasadaki en güçlü akıllı telefonların kullandığı platforma sahip olduğunu görüyoruz. Dört çekirdekli olan işlemci, 2.35GHz hızında çalışıyor ve performansın dışında özellikle Snapdragon 820 ile kıyaslandığında uygulama başlangıç hızına da katkı sağlıyor. Grafik işlemleri için Adreno 530 GPU'sunun görev alanı. Gerek performans gerekse de ek özellikler seviyesinde şu an için en etkili GPU paketinin bu olduğunu söyleyebilirim. Üstelik bu telefon arttırılmış ve sanal gerçeklik uygulamaları özelinde geliştirildiğinden Adreno 530 bu alanlarda da hızlandırma sağlayacaktır. Kısacası bu işlemci ve grafik birimiyle ZenFone AR tam bir performans canavarı. Tabi bazılarımızın aklına Snapdragon 835 konuşulurken, ikinci çeyrekte çıkacak bir telefon için acaba doğru platform bu mu sorusu gelebilir belki ama bugün LG G6'nın bile Samsung önceliğinden dolayı Snapdragn 835 alamadığı konuşulurken, geliştirme çalışmaları Google ile birlikte epeydir devam eden ZenFone AR muhtemelen kullanılabilecen en güçlü işlemciyi almış oldu.

    Depolama tarafında UFS 2.0 teknolojisi tercih edilmiş yani Samsung Galaxy S7 ailesi ve bazı diğer telefonların sahip olduğu yüksek performanslı depolama yongalarıyla beslenen telefon, 8GB RAM'in de etkisiyle  bana Windows 10 kurun yine de bana mısın demem mesajı veriyor. Hoş belki takip edenleriniz olabilir, Microsoft hali hazırda emülasyon yardımıyla Snapdragon 820 üzeirnde Windows 10 demoları yapıyor dolayısıyla ZenFone AR teorik olarak buna son derece uygun görünüyor. Açıkçası işlemci-ram-depolama üçlüsüyle telefon son derece hızlı çalışıyor. Tabi iki kat daha fazla RAM'e sahip olduğu için bu telefonun günlük kullanım senaryosunda 4GB veya 6GB RAM'li telefonlardan daha yüksek deneyim sunacağı manasına gelmiyor. 8GB RAM spesifik bazı görevler için düşünülmüş bir detay.

    Gelelim kamera kısmına. Önce ön kameradan başlayalım. 8MP çözünürlüğündeki kamera, f/2.0 diyaframla geliyor ve geniş özçekimler için 85 derecelik görüş açısına sahip. İlk izlenim olarak kullanıcısını üzecek bir darboğaz yaşamadım ön kamera ile. İyi ışık alıyor ve detay seviyesinde makul performans sunmayı başarıyor. Yazılım seviyesinde takviyelere sahip olan ön kamera, kullanıcısına manuel ayar seçeneği sunduğu gibi HDR ve düşük ışık modu gibi özellikler de getiriyor. Bir miktar kumlanma olsa da ışık kazancının arttığını görüyorsunuz.

    Ana kamerada ise durum biraz daha farklı. Çünkü kamera ile birlikte arkadaki özel alanı inceleme altına almamız gerekiyor. Teknik olarka üç kameraya sahip ZenFone AR. Bildiğimiz ana kamera görevi için 23MP'lik paket görev yaparken, ikinci kamera hareket takibi, üçüncü kamera ise alan derinliğini analiz etmek için kullanılıyor. Yani aslına bakarsanız diğer iki kamera telefonun Tango özellikleri için. Ana kameraya dönecek olursam, Sony'nin IMX 318 sensörünü kullanan telefon, 4K video kaydı gerçekleştirebiliyor ve daha yüksek başarım için hem optik hem de elektronik stabilizasyon ile destekleniyor.

    Lazer oto fokus sensörü ile 0.03 saniyede netleme yapabilen kamera, bunu ölçemesem de süper hızlı netleme yeteneği ile beğenimi kazandı, işin aslı Asus'un güncel telefonları bu konuda gerçekten çok yetenekli. Buna ek olarak daha iyi doğal renk üretimi için RGB sensörü takviye edilen kamera, 4 eksenli optik görüntü sabitleme saysinde 32 saniyelik uzun pozlama ve makro çekimi de başarıyla gerçekleştirebiliyor. RAW kaydına da izin veren kamera, bence ortalamanın çok az üzerinde bir görüntü kalitesi sunuyor. Hatta deneme şansı bulduğum ZenFone Zoom'a kıyasla kamerasının daha kötü olduğunu söyleyebilirim. Teknik olarak eğer mobil fotoğrafçılıkla ilgilenmiyorsanız ortaya çıkan sonuç sizi üzmez dolayısıyla büyük hayaller kurmadığınız sürece kamera üzmeyecektir sizleri.

    Gelelim Tango ve Daydream özelliklerine. Lenovo'nun Phan 2 Pro modelinden sonra Google Tango destekli ikinci telefon olan ZenFone AR, özel sensör paketi ve bilgisayarlı görme kabiliyetleriyle hareket takibi, alan derinliği analizi ve çevresel öğrenme özelliklerini bir arada sunuyor. Şu an için sınırlı kullanım alanı sunsa da, Tango sayesinde arttırılmış gerçeklik oyunları oynayabilir veya ticari simülasyonlar geliştirebilirsiniz. Örneğin evinize almak istediğiniz bir beyaz eşya veya mobilyanın odada nasıl duracağını görebilirsiniz. Şu an kullanım alanı sınırlı olsa da arka planda Google'ın içerik geliştirme çalışmaları devam ediyor. Bu arada ben daha önce Lenovo Phan 2 Pro'da deneyimlediğim için sistemin nasıl çalıştığına aşinayım ancak ne yazık ki Asus'un demo cihazında bu özellik malesef çalışmıyordu, her ne kadar altı çizilen teknoloji olmasına karşın.

    Google'ın gelişmiş sanal gerçeklik altyapısı olan Daydream'in desteklendiği ZenFone AR, Google'ın VR kaskı ve kumandası ile birlikte kullanıcısına renkli ve eğşlenceli bir kullanım sunuyor. Denediğim kadarıyla oldukça başarılı çalışan sistem çerçevesinde hem görüntü kalitesinden hem de yüksek hassasiyetinden menun kaldığımı söyleyebilirim. Tabi bahsettiğim bu teknolojiler aynı zamanda kulağa da hitap etmeli ki duygusal hissiyatı daha kuvvetli olsun. Mono hoparlörle gelerek beklentilerimi karşılayamayan telefon, buna karşın DTS Headphone X sanal 7.1 ses teknolojisi, amfi desteği ve yüksek çözünürlüklü ses kodeği ile özellikle kulaklık kullanacaklar için güçlü bir ses altyapısıyla birlikte geliyor.

    Gelelim yazılım arayüzüne. Aslına bakılırsa yakın zamanda incelediğimiz Asus ZenFone 3 ve ZenFone 3 Zoom'dan daha farklı değil, zira ZenUI 3.0 arayüzüyle çalışıyor telefon. Pek tabi ki Google işbirliğinin bir ürünü olarka Android 7.0'a sahip olması telefona ayrıca bir katma değer sağlarken, Zen arayüzünün işlevsel tüm detayları yerini koruyor. Bu açıdan geniş bir ek özellik listesine sahip olmasına karşı, pek tabi ki güçlü donanımın da etkisiyle son derece akıcı çalışan arayüz kullanıcısına büyük oranda keyif veriyor. Parmakizi okuyucusu da oldukça tepkisel çalışan ZenFone AR, 2x2 MIMO destekli 802.11ac WiFi ve Bluetooth 4.2 bağlantılarıyla farklı kullanım koşulları için iyi bir zemin oluşturacaktır, gerek hız gerekse de enerji verimliliğini dikkate aldığımız zaman.

    3300mAh kapasiteli pil, günümüz standartlarında kötü sayılmaz. Yalnız bu telefon Tango ve Daydream ile sürekli kullanımda tam yük altında çalışacağından pil kısmının biraz daha yüksek kapasiteli pile desteklenmiş olmasını beklerdim açıkçası. Ancak günün sonunda bu pilin farklı senaryolarda ne derece yeterli geleceğini pek tabi ki detaylı inceleme sonrasında anlayabileceğimiz onun için de eğer bu telefon ülkemize gelirse ki şu an pek bir ışık yok, minimum birkaç ay daha beklememiz gerekecek.

    Toplarlaacak olursam eğer, Asus ZenFone AR özel bir telefon. Hem dünyanın ilk 8GB RAM'li telefonu hem de Google'ın Tango ve Daydream teknolojilerine sahip  en güçlü model. Dolayısıyla sadece bu açılardan bile adını tarihe not ettirmeyi başardı. Henüz piyasada olmayan bu telefon ucuz olmayacaktır ancak sahip olduğu özelliklerle de herkese hitap etmeyecektir. İyisi mi çıkmasını ve elimize ulaşmasını bekleyelim, o vakit mutlaka hakkında söyleyecek daha fazla sözümüz olur. Ben Erdi Özüağ, bir sonraki videoda görüşene kadar şimdilik hoşçakalın ve kendinize çok iyi bakın.
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim