Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim
    Sıradaki Video

    Böyle ekran zor bulunur, kıymetini bilene! “Gigabyte Aero 17 HDR incelemesi”

    Bu videoda Gigabyte Aero 17 HDR içerik üretme odaklı dizüstüyü inceliyoruz. Tasarımını ve boyutlarını değerlendiriyor, bir içerik üretici gözünden her detayını sınıyor, oyun da oynuyoruz.

    Gigabyte Türkiye’deki dişli dizüstü sektörü için yeni lakin Fiyat/Performans açısından daha önce incelediğimiz Aero 15 KC gibi modellerle avantaj sağlayabilen bir marka. Test masamızdaki Aero 17 HDR, adından da anlaşılabileceği üzere 17 inçlik, 4K ekranı dolayısıyla yine özellikle içerik üreticilere odaklanan, bu sefer segmentinden beklenebilecek fiyatta bir makine. Aslında bir sürü Aero 17 var, kimisi 11. Nesil Intel işlemcili 4K 60Hz ekranlı, kimisi 10. Nesil işlemcili FHD 300Hz ekranlı, 11. Nesil ve yüksek tazeleme hızlı versiyon da yakında gelir tahminen.

    Kapağı metal malzemeden, soğuk metal hissiyatı var, parmak izi tutabilir, temiz kullanmak gerek. Hoş bir Aero yazısı görüyoruz, alt çerçeve karbon fiber görünümlü, ne bir oyuncu dizüstüsü kadar süslü ne de düz bir makine diyebileceğiniz kadar sade, ufak dokunuşlarla orta şeker tutturulmuş diye düşünüyorum.

    17 inç’lik bir makine, içinde 99Wh bir batarya var ki uçak seyahati yapabilmeniz için üst limit bu zaten, bu şekilde 2.82KG ağırlığında. Çok benzer donanımlı MSI GE76 Raider 2.9KG ağırlığında, yani segmenti için normal bir ağırlık, RTX3070’li 15.6 inç makineler tam 2KG civarlarına bulunabiliyor. Özetle, büyükçe 230W’lık adaptörü de eklenince 13-14 inçlik, her gün yanınıza defter gibi alabileceğiniz mobilitede değil ama bir sırt çantasıyla oluru var. İyi kazanan bir içerik üreticisi olup bu makineyi tercih ettiyseniz zaten aracınız da vardır, dolayısıyla bunları düşünmenize gerek bile yok belki de.

    Kapak ve menteşe tarafı testten geçti, benim için çok önemli bir test, olaya bakışım şu benim dizüstümün menteşe ayarı iyi olacak, tek elle açabileceğim, öyle altı da beraberinde gelip yalpalamayacak. Salıntı var mı, evet salıntı var.

    Gigabyte Fusion RGB çiklet klavye, tuşları teker teker kontrol edebiliyorsunuz, istediğiniz renk ve efekti girebiliyorsunuz. Gün ışığında da karanlıkta da rahatlıkla görünüyorlar, ışık şiddetleri gayet iyi ama keşke F tuşlarındaki mesela multimedya görevleri de aydınlatılmış olsaydı, karanlıkta biraz ezber gerektiriyor yani.

    Aero 15 KC’de mesela klavye gövdenin tümüne yayılıyordu, Aero 17 HDR’da yer olunca tabii numpad de var, sağında solunda boşluk alan da var. Tuşların arasındaki boşluklara bir süre alışmak gerekiyor, alışılır, bir sorun değil. Klavye sessiz bir klavye, ne kadar sert basarsanız basın klikli bir anahtar sesi gelmiyor, kütüphanede toplantıda etrafa rahatsızlık vermez. 

    Yazı yazması yeterince keyifli, dönütleri tak tak tak şeklinde bildiren bir klavye değil ama hepten membran klavye gibi de değil. Yalnız tuş salınımı, yani tuşa dokunduğunuzdaki hareket payı daha az olabilirdi, fiyatı segmentinden daha iyisini beklerdim.

    Bir sürgü var şurada, evet kendisi Webcam, fiziksel olarak örtülü olması yazılımsal olarak kapatılmasından çok daha güvenli bence. Lakin size bakış açısı tabii ki pek hoş değil, aşağıdan boynunuza, burnunuza bakıyor.

    Bilek bölgesi gayet yeterli, sol taraf taraf ısıdan uzak, rahatsızlık vermiyor, sağ tarafta yapıştırmanın solu, touchpad’in sağı diyebileceğim yerde ısı belirgin hissediliyor ama sonuçta çoğunlukla sol el klavyede, sağ el farede olunca müteessir olmuyorsunuz. Etiket sayısı fazla, irili ufaklı 5 tane etiket var, makine benim olsa hepsini söker atardım.

    Touchpad yeterince büyük, neredeyse klavyeye dayananlar kadar değil ama büyük, yüzey kaygan, kontrolü de var, günlük işler için kullanılır, içerik üretici olarak kendisiyle pek ilgileneceğinizi sanmıyorum. Parmak izi okuyucu pratik bir şey, alışkanlık yapıyor, olmayan da arıyorsunuz, tekrar denettirmeden çalışıyor.

    Giriş çıkışlarda 3 tane USB 3.2 birinci jenerasyon Tip A portu, 1 tane Thunderbolt 4 destekli Tip C portu var. Thunderbolt 4 demek 40Gbit bağlantı demek, harici ekran kartı kutusu da bağlanır, 40Gbit’lik NVMe tabanlı harici depolama birimleri kullanılabilir ki bu içerik üreticinin işine hayli yarar.

    HDMI 2.1 ve Mini Display 1.4 portu da var, HDMI üzerinden 4K 120Hz’e kadar çıkış alabiliyorsunuz ki asıl işime gelen FHD 240Hz verebilmesi. Dışarıda 4K 60Hz ekranıyla işinizi yapın, eve gelince oyuncu monitörünüze takın, klavye fare bağlayın, masaüstü oyuncu sistemi olsun.

    RJ-45 portunda ilginç bir detay var, 2.5Gbit’lik bir port bu, ben daha önce bir dizüstüde 2.5Gbit port görmemiştim, medya sunucuma sürekli bir şeyler attığım aldığım için benim işime yarar mesela. UHS II tam boy bir kart okuyucu var, bazı üst segment hem de yine içerik üreticilere yönelik makinelerde Micro SD kart yuvası olabiliyor, böyle bir saçmalık yapmamış Gigabyte.

    3.5mm jack’a gidip böyle 300ohm’luk kulaklıklar takmayın, amfi kullanın arkadaşlar, orta şeker kulaklıkları yeterince besler. Güç girişi sağda yukarıda, kablo açılı kablo, 17 inçlik bir dizüstü sabit bir ortamda daha çok vakit geçirir diyerek arkaya alınabilirmiş aslında.

    17 inç, 16:9 formatında, parlamaya karşı filmli, çerçeveleri ince, ekran kasa oranı %89, 4K çözünürlükte IPS LCD bir ekran. sRGB ve Adobe RGB’nin %100’ünü, DCI P3 dediğimiz renk gamutunun %89’unu gösterebilen, 470 nit parlaklığıyla DisplayHDR400 destekli, Delta değeri 1’in altında, Pantone’dan onaylı ki Pantone’un renk düzeltme süreçlerinden geçmiş, onaylanmış ve Xrite kalibrasyonlu bu 10-bit’lik ekran Aero 17 HDR’ı rakiplerinden belirgin bir şekilde ayırıyor. 

    Son 4 videomu Aero 17 HDR ile düzenledim, Adobe Premiere Pro kullanıyorum, Sony AX100 ve A6400 ile çekimlerimi yapıyorum, 4:2:0 8-bit örneklemeli kameralar bunlar, 50-100Mbit kayıt alabiliyorlar. Benim aldığım kayıtlar için bu ekranın kabiliyetleri fazla gelir. RAW videolar çekiyorsunuzdur, Canon R5 olabilir, Blackmagic Pocket olabilir, şu anda gördüğünüz görüntülerin sahibi RED kameralar olabilir, tatmin edici bir önizleme deneyimi elde edebilirsiniz.

    İçerik üretmek bir yere kadar, dizi film izlerken %60-70 parlaklığın üstüne çıkmadım, %100 kapalı ortamda baya yorucu ama nedir, dışarıda ekranı görünür kılıyor. Renkler canlı, Aero 15 KC’deki OLED gibi değil ama gayet canlı, yine bir şeyler izlemek gayet keyifli. Siyahlarda %70’den sonra arkadan ışık vurduğu belli oluyor ki 470nit bir ekran için gayet normal, çoğu dizüstü ekranı 300nit sularında geziyor. Control Center üzerinden de 1-2 hamlede Pantone moduna ve diğer renk profillerine de geçiş yapabiliyorsunuz.

    Kalbinde 11. Nesil 10nm mimarili Intel i7 11800H var. 8 çekirdekli ve 16 izlekli işlemci tek çekirdek için 4.6GHz’e kadar çıkabiliyor. GPU tarafında ise 8nm GA104 yongalı RTX3070 var, Samsung üretimi 8GB GDDR6 bellekli, Boost ile 1290MHz denmiş. Bu 105W’lık versiyon, 80W-130W arası farklı versiyonları var. Ray Tracing var, destekleyen oyunlarda daha sinematik bir görünüm elde edilebiliyor, DLSS var, aynı çözünürlük için daha az piksel işleyip yapay zeka desteğiyle en nihayetinde aldığınız kare/saniye artıyor. Resizable Bar varsayılan olarak açık ve bu sayede CPU, GPU’nun tüm belleğine erişebiliyor, bu da ekstra performans getiriyor, Ray Tracing ve DLSS gibi destek şartı aranan bir şey değil ama her oyunda da belirgin bir artısı olmayabiliyor.

    2x16GB şeklinde bir RAM kiti var, slotlar 3200MHz’e kadar destekli, mesele içerik üretmekse Windows’lu makinelerde üretilen içeriğe göre 16GB’ın yeterli gelmediği durumlar oluyor tabii, 64GB’a kadar yükseltilebilir. 1TB’lık NVMe bir SSD var ama PCIe 4.0 standardında, dördüncü jenerasyon yani, fiyatı segmentinde dizüstülerin içinde de görüyoruz artık. Okuma için 5GB/saniye yazma için 2GB/saniye civarı, termal tarafta da benim testlerimde en fazla 50 dereceyi gördü. Boşta bir slot var, ona da üçüncü jenerasyon bir SSD takılabiliyor, takılmalı.

    Termal başarım. Güç modunu Dengeli şeklinde ayarlarsanız internette sörf, döküman düzenleme, müzik, YouTube’da video izleme, böyle kullanımlarda sessiz kalabiliyor aslında ama bunların bir tık üstü bir işte hemen devreye giriyorlar ve çıkardıkları gürültü yüksek frekanslı bir gürültü, yorabilir. Altının yarısından fazlası, sağı solu, arkası, her yeri havalandırma ızgarası. 71 bıçaklı iki fan ve 5 soğutma borulu Windforce Infinity adlı bir soğutma kurulumu var.

    Gigabyte CPU ve GPU güç dağılımı için gerçekten iyi çalışan Microsoft Azure AI tabanlı bir yapay zeka sistemi hazırlamış, oyuna giriyorum oyun moduna kendi geçiyor, güç oranlamasını yapıyor, Premiere Pro açıyorum hemen üretkenlik moduna giriyor, işlemciye daha çok kaynak ayırıyor, internette sörf yapıyorum buna göre ayrı bir profil. 3D Mark’ta mesela, Creator modunda CPU daha iyi skor alıyor, Gaming modunda GPU daha iyi skor alıyor, Turbo fan modunu açarsanız CPU yine Creator modunun 200 puan gerisinde ama GPU 700 puan daha iyi skor alıyor lakin mesele şu ki Turbo modunda çıkardığı gürültü başında durulabilecek bir gürültü değil, render alırken Turbo modunu açar başından ayrılırsınız. Genel olarak ilk defa Windows tarafında bir yapay zekanın bu kadar aktif güç kontrolü yaptığını gördüm ve Gigabyte’ın hanesine kocaman bir artı yazdım.

    CPU ve GPU aynı anda stress testinde tüm çekirdekler 2.6GHz ve 70 derece sularında çalışıyor,  GPU da maksimum 73 dereceye çıkmış, özellikle işlemcinin hızı konusunda oldukça, belki de fazla temkinli davranmış Gigabyte.

    99W/h batarya, dediğim gibi uçağa bundan büyük bataryalı cihazları almıyorlar o yüzde limit bu. %50-%60 parlaklıkla internette sörf, bol bol yazı, bir yandan müzik açık, bu şekilde 2.5 saat çalışabiliyor. 17 inç ekranda 4K ne kadar gerekli tartışılır ama bataryaya etkisi %30’lara varabiliyor, zor durumlarda enerji tasarrufu için FHD’ye çekilebilir, bilginiz olsun. Özeti de şu, adaptör olmadan dışarıya çıkmayın.

    2x2W DTS X Ultra destekli hoparlör kurulumu genel olarak üzücü, bir içerik üretici olarak üstünde ne olursa olsun siz kendi referans kulaklıklarınızı, hoparlörlerinizi kullanacaksınız ama bu bütçede insan maksimum sesi iyi olsa da daha güçlü, daha tok ve çözünürlüğü daha yüksek bir ses bekliyor, bu şekilde giriş-orta segment bir dizüstünün sesini verdiğini söyleyebilirim.

    802.11ax yani Wi-Fi 6 destekli, menzilinde bir sorun yok lakin hızı 500MBit civarlarında, dışarıdan bakınca çok iyi lakin fiyatı segmentinin çok daha altında 800-900MBit civarı hızlar elde edebilen makineler var. Bluetooth 5.2 destekli, ben Bluetooth 5.0 destekli Sony WH-1000XM4 ile kullandım mesela kurgu için, belirgin bir gecikme oluşmadı, içerik üretirken sorunsuz bir şekilde kullandım.

    Gigabyte Aero 17 HDR. Bu videonun çekildiği tarih itibarıyla 35 bin lira civarı, güncel fiyatına mutlaka kendiniz bakın. Bu civarlara aslında Ryzen 9 işlemcili ve RTX3080’li, 300Hz ekranlı oyuncu dizüstüleri bulunabiliyor, evet ama Aero 17 HDR’daki gibi ekrana sahip bir makine bulamıyorsunuz. Yani meselesi belli, bir dizüstüdeki her şeyden öncelikli amacınız içerik üretmek ise Aero 17 HDR en azından şu an için benzerini pek bulamayacağınız cinste bir çözüm. Mesela ben dışarıda, ofiste, stüdyoda bu makineyle içeriğimi üretir, işimi yapardım, işten vakit kaldığınca evimdeki 240Hz monitörümü, klavyemi, faremi bağlar, kasa gibi kulanır oyunumu oynardım, bu iki senaryoda da ziyadesiyle doyururdu ki 35 bin liralık bir dizüstüden bahsediyoruz, tabii ki bu beklentiyi karşılayacaktı. Tavsiye eder misin diye soracak olursanız, bu senaryoda kullanacaksanız tercih listenizde bulunabilir.



    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim