Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Anlık Bildirim

    Jurassic Park'a doğru ilk adımlar: İşte dinozor bacaklı tavuk

    Dinozorları geri getirmek mümkün mü? Bilim insanlarının tavuktan dinozor elde etme planları meyvelerini vermeye devam ediyor. İşte dinozor bacaklı tavuklarla ilgili tüm detaylar:
    5 yıl (Son Güncelleme: 5 yıl)
    10,4b
    1
    71
    Diğer Bilim ve Teknoloji
    Abone ol
    Editör
    65 milyon yıl önce Dünya'yı vuran bir meteor sonrası dinozor nesillerinin tükendiği söylenir, ancak aslında teknik olarak hala Yeryüzü'nde dolaşan dinozorlar var. Bulunan yeni fosiller sayesinde Dünya'ya çarpan meteor sonrasında dinozor türlerinin yalnızca bir kısmının yok olduğunu ve bazı türlerinse bugünkü modern kuşlara evrildiğini biliyoruz.

    Bilim insanları da bir süredir bu kuşları kullanarak dinozorları geri getirmenin yollarını arıyorlardı. Hatta geçtiğimiz yıl genetiksel olarak modifiye edilmiş bir tavuktan dinozor gagası elde edilmişti. ABD'nin ünlü paleontologlarından Jack Horner'ın bilim dünyasında çokça ses getiren önerisinden bu yana birçok araştırmacı Atavism Activation(Atavizm Aktivasyon) metoduyla kuşların genetiğini modifiye ederek kökensel özelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyorlar.

    Dinazor bacaklı tavuk ürettiler

    Kuş embriyolarının evrimini tersine çevirme işlemlerindeki son çalışmaysa Şilili araştırmacılardan geldi. Araştırmacılar, yaptıkları son çalışmayla embriyo seviyesinde dinozor bacaklı tavuk üretmeyi başardılar. Kuşların evriminin nasıl gerçekleştiğini çözmeye çalışan bilim insanları, normal tavukların genlerini modifiye ederek alt bacaklarında dinozor benzeri tüp şeklinde fibulalar üretmeye çalıştılar.

    Kaval kemiğiyle beraber bacağı oluşturan iki kemikten birisi olan fibulaların doğal halleri, tavukların evrimi nedeniyle, kaval kemiğinden daha kısadır ve bacağın bilek kısımlarına kadar inemez. Ancak bu kemikler embriyo dönemlerinde tıpkı dinozorlardaki gibi birbirlerine yakın boyutlarda bulunurlar. İşte araştırmacılar da tam olarak burada genetik bir müdahalede bulunup iki kemiği aynı boyutta tutmayı başardılar.

    Gözlemlerini Evolution dergisi üzerinden yayımlayan araştırmacılar, fibulanın uzama evresinin bazı genler tarafından engellendiğini belirtiyorlar. Şilili araştırmacılar bu genlerin özelliklerini kapatarak fibulanın bileklere kadar inmesini sağladılar.


    Maalesef Jurassic Park hemen gerçek olmuyor

    Maalesef bu dinozor bacaklı tavuklar yumurtadan çıkma evresine ulaşamadan öldüler; ancak zaten çalışmanın amacı da bu değildi. En son milyonlarca yıl önce yaşayan dinozorların bacak yapılarından bugünkü kuşların bacaklarına kadar olan evrim sürecini daha iyi kavrayabilmek adına yapılan çalışmanın oldukça başarılı sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz.

    Phys.org'a verdiği röportajda, belirli bir hipotezi test etmek için sadece tek bir özelliğin üzerine odaklandıklarını söyleyen araştırmacı Alexander Vargas da,"Yalnızca kuşların gelişimiyle ilgili değil aynı zamanda dinozor kuş geçişi hakkında da birçok şey biliyoruz. Hali hazırda fosil kayıtlarında ulaşılabilen bu geçişi artık laboratuvar ortamında da gözlemleyebiliriz." ifadelerini kullandı.

    Tavuklardan dinozor elde etme fikrinin öncülerinden olan Jack Horner'ın bu konudaki TED konuşmasını türkçe altyazılı olarak aşağıdaki pencereden izleyebilirsiniz. 


    http://phys.org/news/2016-03-molecular-reverses-evolution-birds-dinosaur-like.html Yorum Yaz Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    En Beğenilen Yorumlar Tümünü Genişlet Yorum Yaz
    Plegus 5 yıl (düzenlendi)
    Orijinalden alıntı: HusseinBagci



    Evrim diye bir şey olabilir inkar etmiyorum hatta ilk insanların daha uzun ömürlü olupta sonraki gelenler(biz) ömürlerinin daha kısa olması buda bir evrimdir. ama Maymundan gelmeye inanmam şayet eğer biz maymundan geldiysek şimdiki maymunlar neden maymun kalmış




    Yaş kaç? Dalga geçmek için sormuyorum. Genelde evrim hakkında 0 (sıfır) bilgisi olup, gece yatağında bu soruyu kendi kendine sorup cevaplayan çocuğun argümanıdır bu. Eğer evrim hakkında okuyup araştırırsan (ona bile gerek yok bunu açıklayan yüzlerce vidyo kaynak var) şu an konuya hakim biri karşısında ne yazık ki küçük düştüğünün farkına varabilirsin. Ama bilmemek değil öğrenmemek ayıp.



    Ama yok sen lisede falan okuyacak yaşlara geldiysen ve hala bu cümleyi kurabiliyorsan, bilmemek de ayıp.



    Son olarak; dinin aksine evrimin varlığı inanca bağlı olarak gerçekliği değişen bir şey değildir. Senin inanaıp inanmaman doğruluğunu değiştirmez. İnsanların kaçırdığı nokta bu.
    Orijinalden alıntı: HusseinBagci Evrim diye bir şey olabilir inkar etmiyorum hatta ilk insanların daha uzun ömürlü olupta sonraki gelenler(b...
    Devamını Gör
    szr1907 (SEZER YILDIZ) 5 yıl
    Dinozorlar geri gelmeli bence. İyi muhabbet olur. Halamı geçen bir t-rex kovalamış inanır mısın 5 kilo birden vermiş. Oda bişey mi be benim eltiyi raptador yedi. Kadın 50 kiloydu. 50 kilo birden verdi. hatta bidaha
    Dinozorlar geri gelmeli bence. İyi muhabbet olur. Halamı geçen bir t-rex kovalamış inanır mısın 5 kilo birden vermiş. Oda bişey mi be benim eltiyi raptador yed...
    Devamını Gör
    olağan_şüpheli 5 yıl
    eveeet , bir din ile sulandırılmış evrim temalı bilimsel konunmuza hoş geldiniz



    neyse hiç tartışmaya girmeden bir belgeselim atalım bari.

    eveeet , bir din ile sulandırılmış evrim temalı bilimsel konunmuza hoş geldiniz [resim] neyse hiç tartışmaya girmeden bir belgeselim atalım b...
    Devamını Gör
    Yorumlar (19) Yorum Yaz Forumda Gör
    afacanvelet 5 yıl
    Avmlere jurassix parklar yapılır
    The Red Devil 5 yıl
    Konuda ismi lazim degil kara cahil bir arkadas var lutfen cik konudan yorumlarini okudukca guluyorum sadece Adam masa basinda evrimi curuttu onlarca sayfa kanit var son yorumunda kanit koyun demis Allah sabir versin arkadaslarina
    Sirkadyen 5 yıl (düzenlendi)
    Şu yalan dolan diyenler bari bir kere de kanıtla konuşsa. Neye dayanarak yalan diyorsunuz, vahiy mi geliyor nedir ?



    Herif bilimadamı değil birşey değil oturduğu koltuktan teori çürütüyor Kalk kanıtla, biyolojide nobel ödülünü al dünyada da ünlü ol arkadaşım madem yalan diyorsun ne bekliyorsun diye sorarlar adama.
    szr1907 (SEZER YILDIZ) 5 yıl
    Bir konu altında da tartışmasak ne güzel olur. Lanet olası federaller hep amerikanın oyunu bunlar. Yok raptador muş trex miş hep tırı vırı. Biz tartışmak için bahane arıyoruz resmen.
    gs09gs09 (Furkan Turan) 5 yıl
    :D yazık bu beyni çalınmıs millete nelere nelere inanıyolarda gerçeği inkar ediyorlar
    tobepeople 5 yıl (düzenlendi)
    Evrime en basit ispat grip gösterilebilir onu da mı inkar edeceksiniz? Grip evrimleşerek yoluna devam ediyor.



    Mamut bulunmuştu DNA'sı korunmuş haldeydi Kutupta bundan çoktan orijinal Mamutu yarattıklarına eminim ancak bu farklı bir şey tabii ki sonuçta yine de zaten Dolly ile ispatlandı kopyalama yapılarak ne yazık ki çamur kullanmadılar :D
    sweatcan (UMUT ÖZDOĞAN) 5 yıl
    Şimdi boyle bir konu acmaniz insanlari bir araya toplayip yukardan para atmaya benziyor millet birbirine dusmus yorumlarinda buyuk kitlelere hakaret edenler var ve dh ekibi bu mesajlar ve kullanicilarlar la ilgilenmiyor. Yazık gercekten.
    alemburda34 5 yıl
    Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış
    sendemail (umit erdem) 5 yıl
    Öncelikle kaynak :
    http://www.ihsaneliacik.com/2009/03/16/islam-ve-evrim-teorisi/

    Aşağıda makale var isteyen okusun. Yazı hakkındaki görüş,eleştiri,beğeni,tashih vb. niyet /davranışları yazarın kendisine yapınız.
    Beni karıştırmayın.

    Bilgilendirici olması açısından ekledim ,
    kolay gelsin.
    Tekrar ediyorum , yorumunuz vs.r varsa yazara yapın .


    Bu makalede İslam düşünce tarihinde yalnız kalmış bir fikri damardan kısaca bahsetmek istiyorum.
    Unutulmuş veya yalnız kalmış olmaları doğru düşünmedikleri anlamına gelmez. Bilakis kendi çağlarının hayli ötesinde fikirlere sahip olmaları muhtemeldir.
    Niyetim, böylesi fikirlerin de olduğundan hareketle “İslam düşüncesi tarihinin”, aslında, kendini bir dünya düşüncesi haline getirebilmiş son derece renkli ve devasa bir birikime sahip olduğunu biraz olsun gösterebilmektir.

    İslam tarihinde oluşan fikri “statüko” bunların çoğunu dışladığından bugün için pek bilinmezler. Adları etrafında şüphe bulutları estirildiğinden “sakıncalı piyade” muamelesine tabi tutulmuşlardır. Yani tabiri caizse ellerinden silahları alınmış, rütbeleri sökülmüş ve karargah merkezlerine sokulmamışlardır…
    Çoğunun fikirleri, örneğin, Abbasi İmparatorluğu’nun “üniversite rektörü” ve sonraki Müslüman imparatorlukların da daimi gözdesi olan Gazzalî’nin gördüğü itibarı görememiştir.
    Aşağıda özellikle “evrim teorisi” hakkındaki görüşlerini öne çıkararak aktardığım bunlardan bazıları “modern çağı” hiç görmediler ve yaşamadılar.
    İslam tarihinin derinliklerinde ise unutuldular. Daha çok batı ülkelerinde rağbet gördüler.
    Buradan anlaşılıyor ki, aslında, İslam kültür ve medeniyetinin modernizmden etkilendiğinden değil; daha çok onu etkilediğinden bahis açmamız gerekiyor. Bu bize bambaşka bir bakış açısı verecektir. Vakıa, olan da bu zaten. Yani modernler çıkarken biz iniyorduk. Modernlerin geldiği yerden aslında biz dönüyorduk. Tabi bu fikri ve ilmi birikim açısından böyle. Bu avantajı ne derece insanlığın yararına kullanabildiğimiz ve hayata aktarabildiğimiz ise ayrı bir konu…
    Şu an, vaktiyle etkilediğimiz ve hatta beslediğimiz bir vakıadan (moderniteden) korkar ve endişe duyar hale geldik. Batı tarihinin kendi özel şartları nedeniyle bu etkilenmenin başka bir renge bürünerek karşımıza çıkması bu korkuyu sürekli besliyor. Son derece renkli ve zengin olan böylesi bir geçmişten habersiz olanlarda ise kimlik krizine ve tümden paniğe yol açıyor.
    “Evrim teorisi” nedeni ile içine düşülen panik ve verilen tepkiler bunun tipik örneği…
    Aşağıda okuyacağınız düşünceleri, zamanında özgürce tartışmış, eleştirel akılla ölçüp biçmiş ve yüzleşmiş olsaydık hatta bizzat bilime dönüştürebilmiş olsaydık bugün modern dünya karşısında böyle paniğe kapılır mıydık dersiniz?
    Farabi’nin bir kitabı da “Aristo ile Sokrates’in arasını bulma” üzerine. Yani Farabi kendini iki Yunan düşünürü karşısında “hakem” konumunda görüyor. Üstten ve yukarıdan bakan bir edası var, kendinden gayet emin…
    Ben bunun sadece siyasi olarak üstün olduğumuz çağların duruşu olmadığını düşünüyorum. Fikri gelenek olarak da çok güçlü olmanın verdiği bir güven vardı. Biz bu güveni nicedir kaybettik. Bunun nedeni geçmişin alabildiğine renkli ve zengin birikimiyle bağımızın kopmuş olmasıdır.
    Bu nedenle Türkiye’de ne laiklerimiz ne de dindarlarımız “içeriyi” tanımıyor ve bilmiyor. Batı üzerinden körkütük bir dövüşün içine girmişler. Onların ayrılıklarına taraf oluyor ve onları buraya taşıyıp gerersiz yere gerilim yaratıyorlar.
    Sanıyoruz ki dünyanın bütün büyük düşünceleri ve filozofları batıda..
    Ünlü aydınlanma düşünürü Leibniz’in “sarıklı” fotoğrafını görseniz şaşkınlıktan eminim şok geçirirsiniz. Adam Farabi’ye, İbn Rüşd’e veya İbni Sina’ya özenmiş. Keza Fransa’daki ünlü Sarbonne ve İngiltere’deki Cambrige Üniversitelerinde ilk kurulan kürsülerin üstünde kimin fotoğrafı vardı biliyor musunuz? Bu üniversiteler onikinci yüzyılda kilisenin boğucu ortamından kurtulmak için ne amaçla açılmıştı acaba? İbni Sina ve İbn Rüşd fotoğrafları altında onların felsefelerini tahsil etmek için!
    İslam dünyasının hiçbir yerine bunların fotoğrafı asılmadı. Avarroizm (İbni Rüşdçülük) ve Avicennaizm (İbn Sinacılık) İslam tarihinde değil; batıda doğdu. İbn Sina’nın bir kez Isfahan sokaklarına fotoğrafı asılmıştı. Ne için biliyor musunuz? Yakalanıp Gazneli Mahmud’a getirilmesi için!
    Nereden nereye…
    ***
    Uzatmayayım, daha bir çoğunu yazmadım, isimlerini belki de ilk kez duyacağınız daha onlarcasını yazabilirdim ama sanırım bu kadarı bir şeyler anlatmaya yetecektir. Bunların bir çok fikirleri var ama özellikle “evrim” hakkında ne düşündüklerini öne çıkardım. Okuyunca “Bunlar modernizmden etkilenmiş” demeyesiniz çünkü ölüm tarihlerine dikkat edin; en eskisi 1250, en yenisi 600 yıl önce öldü…
    Cabir bin Hayyan (öl. 815): Cabir, kendiliğinden oluşu tevlid ve tevellud, sunî oluşumu tevâlud ve tekvin, ilahi yaratma fikrini de kevn ve halk terimleriyle açıklamaktaydı. Cabir, bazı bitki ve hayvan türlerinin, hatta ilk insanın, kendiliğinden vücut bulduğunu kabul etmekten öte, minerallerin, bitkilerin, hayvanların ve insanların sunî olarak laboratuarda üretilebileceğini bile iddia etmektedir.
    Nazzam (öl. 845): Şair, düşünür, edebiyatçı, kelamcı ve filozof… Birçok eser yazdığının bilinmesine rağmen günümüze hiçbir eseri ulaşmayan Nazzam, kendi döneminde Dehriye, Zerdüştlük, Cebriye, Murcie vb. akımlarla mücadele etmesiyle ve Aristo’yu eleştirmesiyle tanınıyordu. “Gumûn ve burûz”, “tafra” ve “hareket”e dair doğa ve fizik felsefesine üzerine orijinal görüşleri vardı. Nazzam bir nevi kozmolojik evrim diyebileceğimiz bir teori savunmaktaydı. Ona göre doğaya aykırı olağandışı olaylar değil; doğanın bizzat kendisi mucizedir. Bunun dışında peygamberler sanıldığının aksine olağandışı mucizelerle halkın karşına çıkmış değillerdir.
    Câhiz (öl. 869): Kelamcı, antropolog ve zoolog… Cahiz, Kitabu’l-Heyavan adlı kitabında biyolojik evrimi açıkca savunmuştur. Ona göre evrenin yaratılışını başlatan Allah, aynı zamanda onu evrimleşme yoluyla teşekkül edici, hem de türleri devamlı evrimleştirici kılmıştır. Bu bakımdan evrimin gerçek sebebi Allah’tır. O, yaratılışı yaratıcı tekamül süreci olarak irade etmiştir. Türler kendi içlerinde taşıdıkları potansiyel kuvvet sebebiyle evrimleşmektedirler. Bu potansiyel kuvvet onlara Allah tarafından konulmuştur. Türlerin içindeki potansiyel kuvvet, fiziksel çevre, iklim şartları, hayat mücadelesi ve doğal seçilimin etkisiyle ortaya çıkmakta, yaratıcı tekamül birbiri ardı sıra türleri ortaya çıkarmaktadır.
    Birûni (öl. 1061): Büyük ansiklopedik İslam filozofu… Jeo-kimyasal ve Jeo-biyolojik evrim diyebileceğimiz bir görüşü savunmaktaydı. Biruni’ye göre evrenin tekevvünü Allah’ın öyle irade etmesi sonucunda jeo-kimyasal ve biyolojik bir evrimin sonucudur. Allah’ın ezeli planına göre evren, genel jeo-kimyasal evrimler geçirmektedir. Bu esnada, uygun şartlar oluştuğunda madenler ve canlı türler birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkmaktadır. Her bir jeo-kimyasal zaman kendi türlerini ortaya çıkarmaktadır.
    İbn Miskeveyh (öl. 1030): İslam tarihinde ilk ahlak filozofu…Ona göre varlığın hiyerarşik mertebelenişi, ana hatlarıyla en aşağıdan başlamak üzere inorganik cisimler, bitkiler, hayvanlar, insanlar ve melekler şeklindedir. Dolayısıyla basitten karmaşığa, inorganik olandan organizmaya, fiziki olandan metafizik olana doğru yükselen hiyerarşik bir yapı söz konusudur. Her mertebe ayrıca kendi içinde çok sayıda katmanlara ayrılmaktadır.
    İbni Tufeyl (öl. 1185): ve İbni Nefis’in (öl. 689/1288) aynı adlı romanları Hay bin Yakzan ise insanın menşei hakkında tabiatçı bir teoriyi savunmaktaydı. Her iki romanda da tabiatın çocuğu olarak, annesiz-babasız, toprak ve çamurdan kimyevi/biyolojik tepkimelerle canlı haline gelen Hay bin Yakzan aslında Adem’in yaratılışını anlatmaktadır.
    İbni Haldun (öl. 1406): Tarihçi, siyasi filozof ve sosyolog… İbni Haldun Mukaddimesi’nde açıkça “Hurma ve üzüm ağacı sedef ve salyangoza, maymun insana, insan meleğe insilah edebilir” görüşünü savunmaktadır. Burada “insilah” kelimesi daha iyiye geçme, tekamül, transformasyon, dönüşüm, reform, değişim vb. anlamlara geliyor.
    Bunlar ve daha onlarcası hakkında ayrıntılı bilgileri delilleriyle birlikte İslam’ın Yenilikçileri adlı üç ciltlik kitap çalışmamızda bulabilirsiniz…
    ***
    Ben bunları mutlak doğruluk kaynakları olarak görmüyorum.
    “Ya yanılmışlarsa?” sorusunu herkese olduğu gibi bunlara da soruyorum.
    Gelin önyargısız okuyalım, düşünelim ve araştıralım. Hakikatı ortaya çıkarmanın yolu ve yöntemi budur. Körü körüne taklit, önyargı ve inkara şartlanmışlık değil…
    ***
    Bu vesile ile hatırlatmakta fayda var ki Allah’ın ve ahiretin varlığı veya yokluğu bilimin konusu değildir. İmanın ve bilincin konusudur. Çünkü Allah dış dünyada bir “nesne”, ahiret de henüz olmuş bir olay değildir. Bu nedenle de bilimin, araştırmanın, ispatın veya değillemenin konusu olamazlar. Deneye tabi tutulamaz, laboratuarda test edilemezler.
    Bilakis kişinin vicdanında “olacaktı…” şeklinde bir arayış olarak belirir ve kesin bir içsel itminana dönüşerek sanki Allah’ı “görmüşcesine” ve sanki ahirete “gidip de gelmişcesine” bir iman olur. Bir duygu, hissiyat, bilinç ve heyecan olarak yaşanır. Buna saf bir yürek temizliği içinde inanmak (ihlas) ve “Allah bilinci ile yaşamak” (takva) denir.
    Bu duygu, hissiyat, bilinç ve heyecandan yoksun olanlar içinse ne Allah ne de ahiret vardır. “O gün” gelince, “gerçeğin ta kendisi” (hak) bütün görkemi ile yerleri ve gökleri kuşatacak ve insanlar “Demek elçilerin haber verip durduğu gün bugünmüş, eyvah!” diyecekler ve fakat iş işten geçmiş olacaktır.
    ***
    Şu halde başta “evrim teorisi” olmak üzere, bilimin konusu olan araştırmalardan yola çıkarak Allah’ı ve ahiret gününü ispata veya çürütmeye kalkışmak ham hayal olup abesle iştigaldir.
    Şu ana kadar yapılıp durduğu gibi “Evrim var demek ki Allah yok” veya “Allah var demek ki evrim yok” mantığının her ikisi de yanlış…
    İster öyle ister böyle; ister topraktan ister havadan, ister sudan ister ağaçtan, ister maymundan ister böcekten; nerden ve ne şekilde gelmişsek gelelim “Allah” her zaman var. Bütün bunlar “Allah ile” oluyor. O’na rağmen veya O’nsuz değil…
    Keza evrim teorisinde İslam itikadını sarsacak bir durum yok, hiçbir halde de olmaz. Ama Hristıyan itikadı için var çünkü onlara göre İsa tanrı, ona maymundan geldik derseniz itikadının kökünü dinamitlersiniz. Bize göre ise İsa’yı da, Adem’i de, insanları da, maymunları da, börtüyü de, böceği de Allah yarattı. Bunlar birbirine dönüşüyorsa yine O’ndandır: “De ki (birbirinin içinden) yarılıp çıkanın Rabbi’ne sığınırım” (Gul e’uzu bi Rabbi’l-felag)
    Bu nedenle evrim teorisine gösterilen tepkinin İslam iklimi ile alakası yok. Kilise endişelerinin buralara taşınmasından başka bir şey değil.
    Ben burada evrim teorisinin ayrıntısına girmiyorum. Biyolog veya antropolog değilim. Bu türden bilimsel araştırmalara dini (İslami) açıdan nasıl bakmamız gerektiğine dair konuşuyorum.
    İsterse kesin ispatlasınlar hiç sorun değil. Çünkü imanın konusu değil. Hatta daha da ileri gideyim: Diyelim ki insanın maymundan geldiği “kesinlikle” ispatlandı. O zaman bu şu anlama gelir: Demek ki Allah yaratılışı evrim süreçlerine bağlamış…
    Hem bu tür araştırmaları sen de yapsana? Araştırmanda onlarla aynı bulgulara ulaştın diyelim: Korkma! Allah’ın yaratışını araştırıyorsun, bulduğun her ne ise ondan başka bir şey değil. Bu durumda fark bilimde değil; imanda, dışta değil; içte, fosilde değil; kalpte…
    Bunlar karşı karşıya getirip paniklemenin ne alemi var?
    Benim içimdeki iman bilimle, deneyle, fosille, laboratuarla çürütülemez çünkü onlarla inanmış değilim.
    Nitekim yukarıda başta Cahiz olmak üzere “İslam’ın yalnızları” da öyle demiyor muydu?
    Şimdi kim yalnız? Onlar mı biz mi?
    Yorum Yaz Forumda Yanıtla
    ANLIK GÖRÜNTÜLEMELER
    1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü

    GENEL İSTATİSTİKLER
    10438 kez okundu.
    18 kişi, toplam 19 yorum yazdı.

    HABERİN ETİKETLERİ
    dinazor, chickenosaurus ve Bilim ve Teknoloji
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler 5 yıl Google, mobil arayüze sahip siteleri daha da yukarı taşıyacak 5 yıl İlk haftada 8 bin şirket Linux üzerinde SQL Server'ı denemek için kaydoldu 5 yıl MediaTek'in 10 çekirdekli işlemcisi önümüzdeki ay piyasaya giriyor 5 yıl Şifreli mesajlaşma uygulaması Peerio kullanıma sunuldu 5 yıl AMD Radeon Pro Duo'dan ilk benchmark skorları geliyor 5 yıl İnternet devleri, daha güçlü şifrelemeler için çalışıyor 5 yıl Huawei P9 serisi ön siparişe çıktı 5 yıl Sanal gerçeklik sistem test aracı VRScore duyuruldu 5 yıl Android cihazlar için Playstation Video uygulaması yayınlandı 5 yıl Ünlülerin çıplak fotoğraflarını çalan hacker suçunu kabul etti 5 yıl Crytek, DX12 ve VR destekli CryEngine 5'i duyurdu 5 yıl HTC 10 kamerası bir ilke imza atacak 5 yıl Instagram'da akış algoritması değişiyor 5 yıl Sony Playstation VR fiyatı belli oldu, işte detaylar 5 yıl Fossil'den iki yeni Android Wear saat 5 yıl 4.5G ile kotalarda artış olacak mı, işte detayları! 5 yıl Android 7.0 önizleme sürümünün kod adı belli oldu! 5 yıl Ani Windows 10 güncellemeleri kullanıcıların tepkisini çekiyor 5 yıl Half-Life ve Portal beyaz perde yolunda 5 yıl iPhone 7 Plus modelinin olası ilk fotoğrafı ortaya çıktı 5 yıl GÖRÜNTÜLENEN Jurassic Park'a doğru ilk adımlar: İşte dinozor bacaklı tavuk Sonraki Android N sürümünde çoklu pencere desteği ortaya çıktı 5 yıl Meizu PRO 6'da Exynos yonga seti olmayacak 5 yıl Mars'ta yaşam arayacak olan ExoMars'ın yolculuğu başladı 5 yıl Yeni bir marka 6GB RAM, 128GB ROM ve Helio X20 işlemcili akıllı telefon tanıtacak 5 yıl Here Maps, Windows Phone ve Windows 10 desteğini sonlandırıyor 5 yıl Samsung, Waffle isimli yeni bir sosyal ağ kuruyor 5 yıl Razer yeni Blade 2016'yı duyurdu 5 yıl AMD küresel VR sistemlerinde %83 pazar payına sahip olduğunu açıkladı 5 yıl Dünyanın en değerli markaları açıklandı 5 yıl Sony, Android camiasında telefon başına en çok kâr eden firma konumunda 5 yıl Samsung'un yeni sosyal ağı Waffle geliyor 5 yıl Google'ın yeni kampüs projesine ait render görüntüleri yayınlandı 5 yıl AMD Polaris mimarisinde HBM 2 desteği görünmüyor 5 yıl Crate'in yeni veri tabanı teknolojisi 4 Milyon Dolar yatırım aldı 5 yıl Eski akıllı telefonlar Phonvert projesiyle IoT cihazına dönüşecek 5 yıl Google’dan Android’de oyun deneyimini geliştirecek yenilikler 5 yıl Twitch, oyunların canlı yayınlara uygun şekilde geliştirilmesini istiyor 5 yıl Tinder eşleştirmeleri geçici olarak kaybolunca şikayetler yükseldi 5 yıl iPhone SE çıkmadan Çin'de sahtesi satışa sunuldu 5 yıl Sanal gerçeklik gözlüğüne yeni bir yaklaşım: Sulon Q Daha Eskiler
    Alternatif Görünümler Geri Bildirim
    Yeni Haber
    şimdi