Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim
    Sıradaki Video

    Philips EP5447/90 Tam Otomatik Espresso makinesini denedik “Artık dışarıda kahve içmek istemeyenler için çözüm“

    Bu videoda Philips EP5447/90 Tam Otomatik Espresso makinesini deniyoruz. Tasarımını ve boyutlarını değerlendiriyor, özelliklerini detaylandırıp kuruyoruz ve farklı kahve çekirdekleriyle deniyoruz.

    Philips EP5447/90 Tam Otomatik Espresso makinesini Amazon.com.tr'den satın almak için; Philips EP5447/90

    Bir defa tam otomatik espresso makinesi nedir bunu açalım. Öğütme işlemini kendi yapan, sonrasında sizin içecek seçimi, kahve miktarı, ml ayarı yapıp hemen kahvenizi alabildiğiniz makineler tam otomatik makineler, herkesin kılavuza bile hiç bakmadan kullanabileceği kadar kolaylar. Yarı otomatik olanlarda öğütme işi sizde, kahve çekirdeğinin hangi kalınlıkta öğütüleceği kendiniz kendi elinizle belirliyorsunuz. Öğütücü tarafındaki tercihler keyif ve alışkanlık meselesi diye düşünüyorum. Manuel tarafta pek bir alternatif yok, güzel makineler var ama genel kullanıcı kitlesi tam/yarı otomatikten yana gördüğüm kadarıyla, dolayısıyla yeni cihazlarda bu segmentte çıkıyor.

    Philips EP5447/90’ın kutusundan neler çıkıyor peki, bir tane güç kablosu, ölçme kaşığı, LatteGo modülü, su sertliği test şeridi, AquaClean Filtre ve yağ tüpü çıkıyor, 2 yıl garantili. Tasarım. Philips’in satıştaki tam otomatik espresso makinelerine baktığınızda 2000, 3000, 4000 ve 5000 serisi makineler görüyoruz, gövdeleri benzer çizgiler taşıyor ama tabii özellikleri kabiliyetleri başka.

    Romanya üretimi, İtalya tasarımı şeklinde özellikle belirtmiş Philips. Genel olarak siyah renkli plastik bir gövdesi var, olması gerektiği kadar sağlam hissettiriyor. Ön yüzünde parlak bir çerçeve var, içindeki parlak yüzey olsun, önündeki LED aydınlatmalı kısım, krom rengi, bence şık ve oturaklı görünüyor makine.

    Kahvemizi aldığımız başlık hareketli, espresso bardağı kullanırken aşağı çekin, fincan kullanırken yukarı çekin, sağa sola sıçramıyor bu şekilde. Bir şey sıçrasa da aşağıdaki damlama tepsisine gidiyor. Burası tamamı çıkarılabilir bir hazne aslında, çıkarıp boşaltması geri takması hayli kolay, kahveden arta kalanlarda burada ayrı bir haznede toplanıyor.

    Üstünde çekirdek öğütücüsü ve haznesi var, ister öğütülmüş, toz kahve koyun, ayrı bir kapağı var, ister kenarları silikon duvarlarla sarılı, çekirdeğin fazla havaya maruz kalıp bayatlamasını engelleyen Philips’in Aroma Seal yani aroma koruyan kapağını kaldırıp haznesine çekirdek kahve koyun. Çekirdek öğütücü ayarlı, 12 seviyesi var, incecik bir toz da yapar kalın parçacık da yapar, ben biraz daha kalın parçacıklı kahveden daha güzel tat aldım, 4 ila 10 arasında ayar yaptım, keyif tercih meselesi.

    Öğütücü Philips’in söylediğine göre 20.000 bardak ömürlü, seramik bir öğütücü. Metal bıçaklıları var, iri metal çarklı değirmenler var, seramik olanlar ise en makbul çözüm gördüğüm kadarıyla, hem öğütülen kahvenin boyut homojenliği anlamında hem de ömür anlamında.

    Sağında bir su haznesi var, içine AquaClean adlı bir su filtresi takıyorsunuz. 5000 bardağa kadar destekli bu, pahalı bir şey değil, 130-150TL civarı ve cihaz üzerinden ömrünü % olarak takip edebiliyorsunuz. Meselesi şu, kireçle, kirecin aksamlar üzerindeki yıpratıcılığıyla uğraşmıyorsunuz, kahvenin tadı nezdinde de arıtılmış bir su kullanmış oluyorsunuz. Kahve üreticileri de su ne kadar yumuşak olursa kahve asitleri, asiditesi o kadar ortaya çıkar şeklinde özellikle vurguluyor, yani kaliteli su kahvede oldukça önemli bir şey. 

    Philips EP5447/90’da beni kendine çeken ilk şey ekranıydı. Kahve dünyasına uzaktan bakınca bir sürü çekirdek, bir sürü tat, ağızda içtikten sonra bıraktıkları alt tatlar, öğütme şekilleri ve araçları, bir sürü demleme şekli, insan birisi yapsın da ben içeyim o zaman moduna girebiliyor çünkü iyi bir kahve yapmak zor ve zahmetli görünüyor. Lakin hem makine tam otomatik olunca, bir de ekranıyla size yol gösterince basamakları atlaya atlaya tırmanıyorsunuz, en azından ben böyle hissettim.

    TFT bir ekran, çözünürlüğü yeterli düzeyinde, parlaklığı iyi, menüsünden ayarlanabiliyor ama kutudan çıktığı haliyle gayet okunaklı. Kahve yaparken sıcak buhardan dolayı buğulanması bir sorun değil, açıya göre görünürlüğünde hiçbir sorun yok. 

    Kurulumu hayli kolay. Yanındaki su tankını maksimum çizgisini geçmeyecek şekilde dolduruyorsunuz, cihazı açıyorsunuz. Şimdi su sertliğini ölçmemiz gerek, kutudan çıkan şeridi suya bir saniye tutsanız yeter, renk değişimine göre su sertliğini cihazdan seçiyorsunuz ki suyun sertliği kalsiyum ve magnezyumdan dolayı kaynama noktasını değiştiriyor, doğru ayar içeceğin sıcaklığı için önemli yani.

    Sırada AquaClean’in takılması var, şöyle bir 5 saniye sallıyorsunuz kendisini, sonra tam batacak şekilde suya batırıp suda baloncuk görmeyene kadar tutuyorsunuz. Çıkarıp su haznesine yerleştir, suyu doldur, hazneyi makineye tak, aktifleştirilsin ve bitti, artık kahve yapmaya hazırsınız.

    12 farklı içecek sunabiliyor, kardeşleriyle arasındaki en büyük farklardan biri LatteGo eklentisi ve sunabildiği toplam içecek sayısı. Sadece sıcak su ve köpürtülmüş süt de bu içeceklere dahil ama liste şöyle, Espresso, Kahve, Americano, Cappuccino, Latte Macchiato, Flat White, Sütlü Kahve, Caffe Latte, Caffe Crema, Ristretto, Espresso Lungo ve seyahat bardağı, bu kahve termosu kullanıyorsanız hayli hoş.

    Misal veriyorum, Espresso veyahut kahve yapacaksınız, bunlar atanmış butonlarda, aroma seçimi yapıyorsunuz, 5 kademeli, en üst kademe Extra Shot olarak geçiyor, iki defa kahve öğütüyor ama ikincisinde de ilki kadar kahve öğütüp çok azını kahveye eklediği için pek ekonomik değil, ml ayarından değil arkadaşlar denedim, ayrıca bir tık altı ayardakiyle benzer bir aromada oluyor, o yüzden bir tık altını seçtim hep. Bardağınıza göre içeceğiniz miktarı seçin, kullandığınız bardaklara göre dene yanıl yaparsınız, en üst ayar benim fincanlarımı dolduruyor. 2 bardağı aynı anda hazırlayabiliyorsunuz, iki kişilik kahve alabiliyorsunuz hemen. 1 fincan kahve gördüğünüz gibi kısa bir sürede hazır.

    Hangi kahve çekirdeklerini kullandım peki? Roasting Lab’in 1 kiloluk Etiyopya ve Kenya Nyeri kahve çekirdekleri vardı bende ama daha çok filtre kahveye uygun çekirdekler bunlar. O yüzden kendilerinden rica ettim, sağolsunlar 250 gramlık Good Fellas Espresso Blend ve Colombia Supremo espresso kahve çekirdeklerinden yolladılar. Ben de mümkün olduğunca fazla kahveyle test yapmak adına Miskokar’dan karışık bir paket aldım, bunlar 40 gramlık, benim tanesinden 4 fincan çıkarabildiğim Etiyopya, Kostarika, Nikaragua, Kenya gibi yaklaşık 10 kahveden oluşan bir paket.

    En çok merak ettiğim şeylerden biri şuydu, her kahvede farklı bir tat, aroma alabilecek miyim, beni bir kahveden diğer kahveye koşturacak bir tat deneyimi olacak mı, kısa ve öz cevabı şu, evet, kahve temel tadını çoğunlukla koruyor ama alt tatlar değişiyor, alt tatlar geliyor. 

    Öğütücü ayarını çekirdekten çekirdeğe dene yanıl yaparak farklı tutabilirsiniz ama ben genelde 4. kademede bıraktım. Önce dediğim gibi espresso değil filtre kahveye uygun çekirdeklerle başladım, başladığımı zannettim, bu dünyaya yeni girmiş biri olarak bir şeyleri daha yeni öğreniyordum ve takdir edersiniz çok uygun değildi zira filtre kahve ve espressonun yapılış şekilleri farklı, Espresso daha çok basınçla, Filtre kahve daha çok demlemeyle tat kazanan bir şey.

    Dolayısıyla RoastingLAB’in Colombia Supremo ve Good Fellas Blend çekirdeklerini, aynı zamanda da yine Miskokar’ın Espresso Perfect Blend’ini test ettim. Colombia Supremo paketinde de yazdığı gibi, içerken değil ama yudum aldıktan sonra ağızda bir meyve tadı bırakıyor ama şekerli bir tat değil tabii, öğütme ayarına göre bu tat, bu aroma değişiyor, aslında tüm denemelerimde bunu gördüm, çekirdeğine göre öğütme ayarı ki 4 ila 10. kademe arasında denemeler yaptım, aynı çekirdekte aromayı değiştiriyor öğütme ayarı. Good Fellas ve Espresso Perfect Blend gibi alt tatlardan çok kahve tadı daha yoğun olan, asiditesi kıyasla daha düşük kahvelerden daha çok haz aldım açıkçası ama kahve konusu gördüğüm kadarıyla çok kişisel ve damak tadına göre bambaşka yorumların yapılabileceği bir konu, en nihayetinde ben Afrika tatlarını ve Güney Amerika kahvelerini kendi damak tadıma daha yakın buluyorum, biraz daha yumuşak içim tercih ediyorum.

    Latte tarafı tatlı tabii, burada kullandığınız kahveye dikkat etmek gerek, hepsi süt ile güzel bir sonuç vermeyebilir. Süt köpürtme başarımını merak edebilirsiniz, gayet güzel köpürtüyor, kaşıklayıp yemelik bir köpük üretebiliyor, süt ayarını yapabiliyorsunuz, ayarı var. Ben açıkçası karamel, karamel şurubu alıp bir kahve dükkanındaki Karamel Macchiato’yu evimde üretmeye çalıştım, benzer bir tat yakalayabilmek mümkün arkadaşlar, doğru su sertlik ayarı, doğru kahve, doğru süt, hemen değil belki ama dene yanıl yapa yapa o noktaya ulaşabiliyorsunuz.

    Ağırlıklı olarak kahve yapmakla birlikte tüm içecekleri denedim arkadaşlar, berraklıklarını, özellikle Americano’nun berraklığını merak edenler kendi gözleriyle görebilirler. Sadece sıcak su da verebiliyor dediğim gibi, sallama çay yapacağım mesela, ketıl kullanmıyorum artık, bu makineden alıyorum sıcak suyu. Makinenin güzel bir özelliği daha, içim ayarlarınıza ve profilinize göre bir profil, ayar seti oluşturabiliyorsunuz, her defasında aroma, miktar ayarı yapacağınıza kaydediyorsunuz, hemen kullanıyorsunuz, 4 tane profil ve 1 tane ziyaretçi profili var.

    Philips EP 5447/90 Tam otomatik espresso makinesi. İnternette bu makineler hakkındaki bazı sorulara cevap vereyim, içim sıcaklığı iyi mi, geldiği ayar iyi ama bir seviye daha arttırmak mümkün, varsayılan olarak içime hazır bir sıcaklıkta veriyor. Sesli mi çalışıyor, evet biraz sesli, içeride basınçlı bir pompa var, geceleğin kullanmak istemeyebilirsiniz, gerçi basıncı iyi olan makineler hep böyle. Elektrik tüketimi nedir, kahve hazırlarken 1500W, sonuçta rezistanslı bir ürün ama bir ketıldan düşük. 

    Tasarım hoş, boyutları ekranda gördüğüm kadar abartılı değil, mutfakta yer bulabilecek boyutlarda bence. Ekran benim gibi bu dünyaya adım atmak isteyenler için işi hayli kolaylaştıran bir yol gösterici. Temizliği de kolay, kahve yapmadan önce ve sonra kendi kendini sıcak, buhar atacak düzeyde bir sıcaklıkta suyla temizliyor, haftalık temizliği de menüsünde var, içindeki demleme ünitesini de toptan kolayca çıkarıp suyun altına sokabiliyorsunuz, kurutup kutudan çıkan yağıyla yağlayıp geri koyuyorsunuz. Bakım tarafı benim içimi rahatlattı, sonuçta Latte de yapıyoruz, sütle uğraşıyoruz, temizlik önemli ve yorucu olmamalı. AquaClean  henüz 50 fincana ulaşmama rağmen %90 gösteriyor şu an yani %100’den %99’a düşse %10’luk aralıklarla gösterdiği için yeni kullanıcıları endişelendirebilir, endişelenecek bir şey yok.

    En nihayetinde bu makine kahvenin, farklı farklı çekirdeklerin aromasını bana tattırabildi, Latte tarafı da oldukça keyifli ve böyle bir şey alacaksanız, saf kahveyi ağır bulabilecek misafirleriniz için Latte de yapabilmeli diye düşünüyorum.

    Ekransız ki önemli bir fark ama yine Latte yapabilen 2000 serisi bir kardeşi var, denemiş değilim lakin fiyatı çok daha ulaşılabilir bir seviyede. Özeti şudur, ben açıkçası evimde yeni bir keyif, yeni bir meşgale buldum, kahve dünyasına düzgün çalışan, kolay temizlenen, sizin yönlendiren, yetenekli bir makineyle, zahmetsiz ve lezzetli bir adım attım, sizlere de bu deneyimi tavsiye edebilirim.



    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim