Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim

    Kromozomlar, biyolojik cinsiyeti belirleyen yegâne faktör olmayabilir

    Biyolojik cinsiyetin belirlenmesinde kromozomlar bu işin sorumlusu olarak bilinir. Peki cinsiyetimiz belirlenirken kromozomlar yardım alıyor olabilir mi? Cevaplar için haberimizi okuyabilirsiniz.
    Oy Ver

     

    Gebelik esnasında bir embriyonun biyolojik cinsiyetini kromozomların belirlediği genel doğru olarak kabul edilir. Doğru olduğunu varsaydığımız bu kurala göre de iki X kromozomunun dişiyi ve XY kromozomlarının da erkeği meydana getirdiğine inanılır. Ancak Avustralya’da yapılan bir çalışma bu basit bilimsel kuralın fazla basit olabileceğini savunuyor. Çalışmada ortaya çıkarılan bazı kayıp parçalar, cinsiyet gelişimi bozukluklarına (DSD) ışık tutabilir.

    Y kromozomu, belli genler aracılığı ile erkek gelişimini belirler. Y kromozomunda bulunan SRY geni, SOX9 olarak bilinen başka bir geninin etkinliğini artırmak suretiyle embriyoda testislerin gelişmesine neden olur ve böylece erkek çocuk dünyaya gelir.

    Melbourne Universitesi ve Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü’nde görevli bilim insanlarından kurulu bir ekip, güçlendirici (enhancers) olarak bilinen DNA parçalarından 3 tanesinin XY embriyosunda bulunan SOX9 geninin etkinliğini artırdığını ve bu sayede normal erkek gelişiminin gerçekleştiğini tespit etmiş. Ancak XX kromozomlarına sahip ve yumurtalıkların gelişmesi beklenen hastalarda yüksek seviyede bulunan SOX9, testislerin gelişmesine neden olmuş. Benzer şekilde düşük seviyeli SOX9’a sahip XY kromozomlu hastalarda da yumurtalıkların geliştiği gözlemlenmiş.

    Karanlık madde birçok tedaviye ışık tutabilir 

    “İşe yaramaz DNA” ya da “karanlık madde” olarak da anılan söz konusu güçlendiriciler içlerinde gen barındırmadıkları için yıllarca görmezden gelinmiş. Ancak ekip lideri Andrew Sinclair, ortaya çıkan veriler ışığında karanlık maddenin birçok bozukluğun teşhisinde ve olası tedavisinde anahtar rolü oynayabileceğini ifade ediyor. Sayılarının yaklaşık bir milyon olduğu tahmin edilen güçlendiricinin 22,000 tane genin etkinliğini düzenlediği düşünüldüğünde bilim insanlarının heyecanını paylaşmamak mümkün gözükmüyor.



    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Embriyo ve DNA ile İlgili Benzer İçerikler
    Ay yüzeyinde yeni madde keşfedildi
    Diğer Bilim ve Teknoloji 2 yıl
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler Daha Eskiler
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim