Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim

    Uçakların kullandığı aletli iniş sistemleri (ILS) güvenli değil ve saldırıya açık

    Kötü koşullarda uçağın pist başı ile pist orta hattına doğru bir şekilde dokunmasını sağlayarak, uçağın emniyetli bir şekkilde inmesini sağlayan ILS kolayca hacklenebiliyor. Detaylar haberimizde.
    Oy Ver
    Geçtiğimiz 50 yıl içinde uçmuş olan ister tek motorlu Cessna isterse 600 yolcu kapasiteli jumbo jet uçağı olsun, havaalanlarına güvenli bir şekilde inmek için telsizlerden yardım almışlardır. Söz konusu aletli iniş sistemleri (instrument landing systems-ILS); GPS ve diğer navigasyon sistemlerinin aksine uçağın piste olan yatay hizası ve dikey yaklaşma açısı hakkında gerçek zamanlı yönlendirme yapabildikleri için hassas yaklaşma sistemleri olarak anılırlar. Telsiz odaklı söz konusu sistemler, özellikle sisli ve yağmurlu gece inişlerinde uçağın pist başı ile pist orta hattına doğru bir şekilde dokunmasını sağlarlar.

    Geçtiğimiz dönemde kullanılmaya başlanan birçok teknoloji gibi, ILS de hacklenmeye karşı bir teknolojiyle donatılmamıştır. Örneğin sistemde kullanılan radyo dalgaları şifrelenmeden kullanılır. Bahsi geçen güvenlik açığı ise içinde bulunduğumuz dönemde pek bir endişe yaratmamıştır. Zira sistemi kandırmaya yarayan zararlı sinyalleri yaymak için gereken yüksek maliyet ve karşılaşılan zorluklar, bu tür saldırıları pekte mümkün kılamamıştır. Ta ki bugüne kadar.

    Northeastern Üniversitesinde görev yapan araştırmacıların geliştirdiği ucuz yollu bir hackleme yöntemi, ILS güvenliği ile ilgili ciddi soru işaretleri oluşturacakmış gibi gözüküyor. Neredeyse tüm sivil havalimanlarında kullanılan sistemi 600 dolarlık yazılım tanımlı bir telsizle (software defined radio-SDR) hackleyen araştırmacılar, havaalanlarında kullanılan sinyalleri aldatarak pilotların kullandığı seyir aletlerine, uçağın rota dışına çıktığı bilgisini göndertebildiklerini ifade etmişler.

    Saldırı yöntemlerinden birinde araştırmacılar, uçağın dikey alçalma açısının normale göre daha kademeli olduğu sinyalini gönderebildiklerini belirtiyorlar. Bu sayede “uçağın burnunu indir” uyarısı alan pilotun, uçağı erken yere temas ettirebileceği belirtiliyor.

    Aşağıdaki videoda izlenebilecek diğer yöntemde ise pilotun kullandığı “rotadan sapma göstergesine” zararlı sinyal gönderen araştırmacılar, doğru biçimde hizalanmış bir uçağa; aracın pistin biraz solunda kaldığı bilgisini gönderebiliyor.

    Buldukları yöntemin riskleri kapsamında detaylı bilgi almak isteyen araştırmacılar, bir pilot ve güvenlik uzmanına başvurmuşlar. Uzmanlar ise çoğu zaman bu tür bir aldatmanın uçağın yere çakılmasına neden olmayacağını ifade etmiş. Neden böyle bir cevap verildiği soruna ise uzmanların yanıtı, “Havacılık güvenliğine göre ILS sisteminin arıza verebileceği bilinmektedir. Bu sebeple pilotlar bu sistem olmadan görevlerini yerine getirebilmek adına yoğun eğitimler alır.” olmuş.

    Uzman görüşlerinin haricinde, Northeastern personelinin geliştirdiği yöntemle saldırı yapmak için oldukça fazla ekipmana ihtiyaç duyuluyor. SDR’a ek olarak gereken yönlendirici anten ve sinyal artırıcı gibi donanımlar, saldırı yapmayı planlayan kişi tarafından gizlenmesi pekte mümkün olmayan cihazlar olarak görülüyor.

    Peki gerçek hayattaki riskler nedir?

    Uzmanlara göre olası bir ILS arızası ya da saldırısı durumunda karşılaşılabilecek riskler de yok değil. Örneğin; görüş uzaklığı iyi olsa bile, süzülüş yoluna (kusursuz iniş için uçakların takip ettiği hayali bir dikey rota) göre iniş yapmayan uçukların tespitinin kolay yapılamayacağı belirtiliyor. Üstelik bazı yoğun havalimanları, hava trafiğini aksatmamak için kötü görüş şartlarında pisti pas geçmek isteyen pilotların kararlarını öteleme talimatını 50 feet gibi çok düşük bir yükseklikte verebiliyor. “Uçağı indir” talimatı alan pilotun ise görsel referans ve ILS verileri uyuşmadığında, uçağı indirmekten vazgeçmesi için çok kısıtlı bir zamanı kalıyor.

    Gerçek hayatta yaşanan ILS arızası kazaları da haliyle mevcut. Örneğin 2011 yılında; Singapur havayollarına ait SQ327 sefer sayılı ve 143 yolcu ile 15 kabin personeli taşıyan uçak, beklenmedik bir biçimde Münih hava alanına inişine 30 feet kala önce sola yatıyor daha sonra yönünü sağa çeviren uçak pist orta hattını geçtikten sonra pist dışına çıkan uçak, ancak tüm iniş takımı çimlere gömüldüğünde durabiliyor.

    Mühih'te gerçekleşen ILS kazası

    Uzmanlara göre şu ana kadar ILS sinyallerini kandırmak için kullanılan yöntemler karşı alınmış bir tedbir bulunmuyor. Doğrusal olmayan radyo sinyali ile GPS gibi alternatif yön bulma yöntemlerinin ise çoğu kablosuz bağlantı sinyalleri ile çalışıyor ve bunların da kendi zayıf noktaları bulunuyor. Üstelik sadece ILS ve GPS’in yanal (yana doğru) ve dikey yaklaşma kılavuzluğu yapabildiğini ifade eden uzmanlar, günün sonunda ILS’e bir bakıma muhtaç olduğumuzu belirtiyorlar.

    Northeastern Üniversitesinde görev yapan araştırmacı Aanjhan Ranganathan, “ILS’e yapılacak bir saldırı için işin içinde ya para ya da güç gösterisi yapmak için bir neden olması gereklidir.” diyor. Araştırmacı, “Olaya savunma açısından bakarsak, bu saldırıların büyük zararlar verebileceğini söyleyebilirim. Bu sebeple ve dünyadaki güç gösterisine hevesli insanları da düşündüğümüzde, ILS konusunda ciddi tedbirler alınmalıdır.” sözleriyle olayın ciddiyetine bir kez daha dikkat çekmiş.



    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler Daha Eskiler
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim