Uygulama ile Aç

2025’in en iyi filmleri: Bu yıl övgülere boğulan 20 film

Bu listemizde, 2025'te çıkan filmler arasından sıyrılmayı başararak, gerek izleyicilerden gerekse eleştirmenlerden övgü olan en dikkat çekici yapımları derledik. İşte 2025'in en iyi filmleri:

Bu listemizde hem MetaCritic ve Rotten Tomatoes gibi platformlardaki eleştirmen puanlarını, hem de The New York Times, Time, Variety, Rolling Stone gibi prestijli yayınların yıl sonu listelerini tarayarak, 2025 filmleri arasında öne çıkan 20 yapımı derledik.

2025'te Çıkan En İyi 20 Film 🎬️

Listemizi hazırlarken sadece 2025 yapımı filmlere yer verdik. Bu yüzden I'm Still Here, Conclave, All We Imagine as Light gibi ülkemizde bu yıl gösterime girmiş olsalar da aslında 2024 yapımı olan filmler listede bulunmuyor. Bu küçük notu da düştükten sonra, işte 2025'te övgülere boğulan en iyi 20 film:

1️⃣ Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another)

Daha önce There Will Be Blood, The Master, Boogie Nights gibi unutulmaz filmlere imza atan Paul Thomas Anderson'ın yeni filmi One Battle After Another, pek çok eleştirmen tarafından 2025'in en iyi filmi olarak değerlendiriliyor.

Ünlü oyuncu Leonardo DiCaprio'nun başrolünü üstlendiği One Battle After Another, ABD'de hızla değişen politik iklime bir reaksiyon olarak görülüyor. Filmde DiCaprio eski bir devrimciye hayat veriyor. Bir dönem komünist arkadaşlarıyla birlikte bir devrim hareketinin parçası olan Bob Ferguson, artık bu hayatı geride bırakmıştır. Ancak o günlerden tanıdığı bir düşmanı yıllar sonra ortaya çıkıp kızını kaçırınca, Bob’un eski arkadaşlarından yardım istemekten başka çaresi kalmaz.

2️⃣ Manevi Değer (Sentimental Value)

Daha önce Oslo, 31 Ağustos ve Dünyanın En Kötü İnsanı gibi dikkat çekici filmlere imza atan Joachim Trier'in yazıp yönettiği Manevi Değer, bu yılın en iyi filmleri arasında gösterilen bir diğer yapım.

Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’ne layık görülen Manevi Değer, uzun süredir görüşmedikleri babaları hayatlarına yeniden girince, aile travmalarıyla yüzleşmek zorunda kalan iki kız kardeşin hikâyesini anlatıyor. Yönetmenin önceki filmi Dünyanın En Kötü İnsanı'nda olduğu gibi, Manevi Değer'in başrolünde de Renate Reinsve yer alıyor. Stellan Skarsgård, Inga Ibsdotter Lilleaas ve Elle Fanning ise oyuncu kadrosunun öne çıkan diğer isimleri.

3️⃣ Günahkârlar (Sinners)

Fruitvale Station ve Black Panther filmleriyle tanınan Ryan Coogler'ın yönettiği Sinners, siyahların Amerika'da gördüğü zulmü ilginç bir vampir hikâyesine dönüştürüyor. Hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin beğenisini kazanan film, bu yıl Oscar yarışında da epey iddialı olacak gibi görünüyor.

Creed serisiyle yıldızı parlayan Michael B. Jordan, Sinners'ta ikiz kardeşleri canlandırıyor. Sorunlu hayatlarını geride bırakmaya çalışan ikiz kardeşler yeniden başlamak için memleketlerine döner, ancak daha büyük bir kötülüğün onları karşılamak için beklediğini keşfederler.

4️⃣ Başka Yolu Yok (No Other Choice)

Güney Kore yapımı Başka Yolu Yok, İhtiyar Delikanlı ve Hizmetçi gibi şahane filmlerin yönetmeni olarak tanınan Park Chan-wook'un imzasını taşıyor.

25 yıldır çalıştığ işinden çıkarılan Man-su, tüm çabalarına rağmen yeni bir iş bulamayınca, hiç kimsenin ondan beklemeyeceği bir plana başvurur: Almak istediği işte kendisinin önüne geçebilecek tüm adayları belirleyecek ve ortadan kaldıracaktır. Ancak bu planı hayata geçirmek beklediğinden daha zor olacaktır.

5️⃣ Görünmez Kaza (It Was Just an Accident)

İran'ın önde gelen sinemacılarından Jafar Panahi'nin yönettiği It Was Just An Accident, bu yıl Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'yi, yani En İyi Film Ödülü'nü kazanarak dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. O günden beri de adından övgüyle söz ettiriyor.

Jafar Panahi, It Was Just An Accident'ta sırtını yine o ironik mizaha dayayarak, baskıcı rejime karşı duyulan derin öfkeye tercüman oluyor. Film, bu yıl En İyi Uluslararası Film Oscarı'nın da favorileri arasında yer alıyor.

6️⃣ Hamnet

Paul Mescal ve Jessie Buckley‘nin başrollerini paylaştığı film, 16. yüzyılda, Shakespeare’in en ünlü oyunlarından olan Hamlet’i sahnelediği dönemde geçiyor ve Shakespeare’in karısı olan Agnes’in, kara vebadan ölen oğullarının ölümüyle başa çıkmaya çalışmasını anlatıyor.

Daha önce Nomadland ile En İyi Yönetmen Oscarı'nı kazanan Chloe Zhao, bu yıl da Hamnet ile Oscar yarışında yer alacak gibi görünüyor. Özellikle başroldeki Jessie Buckley'nin En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde aday olmasına kesin gözüyle bakılıyor; hatta ödülün de Buckley'ye gidebileceği konuşuluyor. Hamnet'in, Buckley'nin güçlü performansıyla unutulmaz bir dramaya dönüştüğü söyleniyor.

7️⃣ Gizli Ajan (The Secret Agent)

Brezilya'nın bu yılki Oscar aday adayı olan Gizli Ajan, yılın en beğenilen filmleri arasında yer alıyor. Başrolde Narcos dizisinin Pablo Escobar'ı olarak tanıdığımız Wagner Moura var.

Brezilya, 1977. 40'lı yaşlarının başındaki teknoloji uzmanı Marcelo, bir kaçaktır. Oğluyla yeniden bir araya gelme umuduyla karnaval haftasında Recife şehrine varır, ancak çok geçmeden şehrin aradığı şiddetten uzak sığınak olmadığını anlar.

8️⃣ Muhteşem Marty (Marty Supreme)

Timothee Chalamet'nin performansıyla dikkat çeken Marty Supreme, Uncut Gems ile dikkat çeken Safdie Kardeşler'den Josh Safdie'nin imzasını taşıyor.

1950’ler New York’unda, pin pon hayranı, hayalleri kimse tarafından ciddiye alınmayan genç adam, Marty Mauser (Timothée Chalamet), büyük bir başarıya ulaşma arzusu uğruna her şeyi riske atmayı göze alır.

9️⃣ Tren Düşleri (Train Dreams)

Bir Netflix yapımı olan Train Dreams, durağan anlatısıyla herkese hitap eden bir yapım olmasa da özellikle derinliği olan bir hikâye arayanlar için bu yılın en hoş sürprizlerinden biri oldu.

The Tree of Life gibi Terrence Malick filmlerine benzetilen Train Dreams, 20. yüzyılın başlarında Amerika'da yaşanan büyük değişim dönemi sırasında geçiyor. Sessiz ve naif bir hayat yaşayan bir oduncu, aşkı ve kaybı bir arada deneyimliyor.

 

🔟 Hind Rajab'ın Sesi (The Voice of Hind Rajab)

Gazze'de yaşanan gerçek bir hikâyeyi konu edinen film, İsrail'in yaptığı saldırılar sırasında bir aracın içinde sıkışıp kalan altı yaşındaki Hind Rajab'ın son anlarını konu alıyor. Hind Rajab'ın Sesi, sadece bu yönüyle bile yılın en önemli yapımları arasında yer alıyor.

29 Ocak 2024. Kızılay gönüllülerine acil bir çağrı ulaşır. Gazze’de, kurşunların altında, bir aracın içinde sıkışıp kalmış 6 yaşında bir kız çocuğu, kurtarılmak için yalvarıyordur. Kızı hatta tutmaya çalışırken, bir yandan da ambulansı ona ulaştırabilmek için ellerinden geleni yaparlar. Film, bu konuşmanın gerçek kaydını kullanarak, yürekleri dağlayan bu hikâyeyi neredeyse bir belgesel gerçekçiliğinde ekrana taşıyor.

Ayrıca bkz.

Son 25 yılın en iyi 100 filmi seçildi

11) Silahlar (Weapons)

Korku tarafında bu yılın öne çıkan yapımı ise Weapons oldu. Hem eleştirmenleri hem de izleyicileri etkilemeyi başaran film, gişede de başarı yakaladı.

Maybrook adlı kasabada, aynı sınıftaki tüm çocuklar -bir çocuk hariç- bir gece aniden kaybolur. Bu gizemli olayın ardından kasaba halkı, neyle karşı karşıya olduklarını anlamaya çalışır. Bu sırada çocukların genç öğretmeni, açıklayamadığı şeyler yaşamaya başlar.

12) F1 Filmi (F1: The Movie)

"Gişe filmleri" olarak tanımlayabileceğimiz büyük bütçeli yapımlar arasında bu yılın öne çıkan filmi ise F1: The Movie oldu. Yıldız oyuncu Brad Pitt'in başrolünü üstlendiği F1 filmi, Top Gun: Maverick ile dikkat çekici bir iş ortaya koyan Joseph Kosinski'nin imzasını taşıyor. Maverick'te uçak kokpitlerine kameralar yerleştiren Kosinski, şimdi aynısını F1 araçlarına yapıyor.

300 milyon dolar gibi kayda değer bir bütçeyle çekilen F1'de Brad Pitt, son bir zafer için emeklilikten geri dönen veteran Formula 1 pilotu Sonny Hayes'e hayat veriyor. Bir yandan kariyerini zirvede bırakmak için mücadele veren Hayes, diğer yandan aynı takımda yarıştığı genç pilota (Idris) mentörlük yapmaya başlıyor.

13) Sorry, Baby

Dünya prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali'nde övgülere boğulan Sorry, Baby, yıl sonu listelerinde sıkça karşımıza çıkan bir diğer yapım.

Agnes, Massachusetts kıyılarında yaşayan bir edebiyat profesörüdür. Akademide saygı duyduğu bir yazarla geçirdiği gecenin ardından hayatı geri dönülmez bir şekilde değişir, ancak film bu anı göstermeyi reddeder; Esas mesele Agnes’in sessizliklerle, dostluklarla ve küçük tesadüflerle örülen sonraki yolculuğudur. Ona en çok destek veren kişi, neşesi ve sıcaklığıyla Lydie’dir (Naomi Ackie). Aralarındaki dostluk ve gündelik hayattaki ironik ayrıntılar, travmanın gölgesinde bile iyileşmeye dair ince bir umut yaratır.

14) Sound of Falling

Alman yönetmen Mascha Schilinski’nin yazıp yönettiği Sound of Falling, kuşaklar boyunca aktarılan sessiz travmalar üzerine kurulu, zamana yayılan bir aile hikâyesi anlatıyor.

Aynı çiftlik evinde farklı dönemlerde yaşayan dört genç kadının hayatlarını takip eden film, bu karakterlerin deneyimlerini görünmez bağlarla birbirine bağlıyor. Zaman çizgileri iç içe geçtikçe, bastırılmış acılar, korkular ve tekrar eden döngüler yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Sound of Falling, dramatik anlardan çok atmosferi ve duygusal yankıları öne çıkaran anlatımıyla, geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiğini sakin ama sarsıcı bir dille ele alıyor.

15) Sirat

Özellikle eleştirmenlerin övgülere boğduğu Sirat, insanı hem fiziksel hem de ruhsal bir yolculuğa çıkaran çarpıcı bir hayatta kalma hikâyesi anlatıyor.

Uçsuz bucaksız bir çölün ortasında düzenlenen yasa dışı bir rave partisine doğru yola çıkan bir grup insan, kendilerini beklenmedik bir felaketin içinde bulur. Medeniyetten tamamen kopan bu yolculuk, karakterleri sadece doğanın acımasızlığıyla değil, kendi sınırları ve inançlarıyla da yüzleşmeye zorlar. Sirat, insanın dayanma gücünü ve anlam arayışını sert ama şiirsel bir anlatımla ele alıyor.

16) Frankenstein

Başarılı yönetmen Guillermo del Toro'nun (Pan's Labyrinth, The Shape of Water) yıllardır hayata geçirmeye çalıştığı Frankenstein, bu klasik hikâyeye yeni bir yorum getiriyor.

Film, dahi ama kibirli bir bilim insanı olan Dr. Frankenstein'ın, ölümden dönüşü mümkün kılan bir deneyle “yaratık” diye adlandırılan bir canlıyı hayata geçirmesiyle başlıyor. Ancak bu yaratım, hem yaratıcının hem de var ettiği canlının yıkımına dönüşüyor.

17) Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands)

2022 yapımı Prey ile Predator serisine yeni bir soluk getiren Dan Trachtenberg, bu yıl çıkan Predator: Badlands ile yine övgü toplamayı başardı.

Normalde avcı olarak gördüğümüz Predator, bu kez av hâline geliyor. Film, kendi medeniyeti tarafından dışlanan genç Predator Dek'in, ölümcül bir gezegende kısıtlı imkânlarla hayatta kalmaya çalışmasını konu alıyor. Bu mücadele sırasında ona yardım eden ise sentetik bir android (Elle Fanning) oluyor.

18) The Mastermind

The Mastermind, bu yıl eleştirmenlerle izleyicileri ikiye bölen filmlerden. Eleştirmenlerin övgüyle söz ettiği The Mastermind, genel izleyici üzerinde ise öyle bir etki yaratamamış gibi görünüyor.

Yalın anlatıma sahip, karakter odaklı bağımsız filmleriyle tanınan Kelly Reichardt, The Mastermind'da bir soygun hikâyesi anlatıyor ama bunu kendi tarzını hiç bozmadan yapıyor. The Mastermind, dahice soygun planları ve aksiyon dolu kovalamacalar yerine, neredeyse gündelik hayat temposunda ilerleyen bir soygun hikâyesi sunuyor.

19) Öldürdüğün Şeyler (The Things You Kill)

Yerli sinemamız için görece durgun geçen 2025'te bariz bir şekilde öne çıkan bir yerli yapım bulmak zor. Yeni Şafak Solarken ve Tavşan İmparatorluğu gibi filmler akla gelen yapımlar oluyor. Ancak Öldürdüğün Şeyler, Sundance gibi prestijli bir festivalden ödül almasıyla, onların da bir adım önünde görünüyor.

Türkiye ortak yapımı olan Öldürdüğün Şeyler, İranlı yönetmen Alireza Khatami‘nin imzasını taşıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Ekin Koç, Erkan Kolçak Köstendil, Hazar Ergüçlü ve Ercan Kesal gibi isimler yer alıyor. Filmde hasta annesinin ölümü ile sarsılan Ali, babasından intikam almak üzere gizemli bahçıvanıyla kafa kafaya verir. Ancak ailesi ve yetkililer yaşlı adamın ortadan kayboluşunu araştırdıkça Ali eylemlerinin haklılığından şüphe etmeye başlar.

20) KPop: Demon Hunters

Animasyon tarafında bu yılın öne çıkan yapım ise KPop Demon Hunters oldu. Netflix'te izleyici ile buluşan film, tüm beklentilerin üzerine çıkarak Netflix'in bugüne kadar en çok izlenen filmlerinden birine dönüştü.

KPop Demon Hunters, ünlü bir KPop grubunun yıldızları olan Rumi, Mira ve Zoe'ye odaklanıyor. Bir yandan stadyumları dolduran binlerce kişinin önünde konserler veren genç yıldızlar, diğer yandan özel güçlerini kullanarak şeytani güçlerle savaşıyor.

(Güncellendi: )



Haberi DH'de Gör Yorumlar ve Diğer Detaylar
Whatsapp ile Paylaş
+ DonanımHaber'i Favori Kaynağın Yap
Beğenilen Yorumlar
Tümünü Gör
36 Yorumun Tamamını Gör