Duyuru, Frontiers Science House’ta gerçekleştirilen ve “Curing cancer in space” başlığını taşıyan halka açık oturum sırasında yapıldı. Şirket, bu laboratuvar sayesinde Dünya’daki klasik araştırma koşullarında elde edilmesi zor olan biyolojik verilerin açığa çıkarılabileceğini ve keşif ile tedavi arasındaki sürenin ciddi biçimde kısalacağını savunuyor.
Yeni bir dönemin kapısını açabilir
Oturumda, mikro yerçekiminin hastalıkların incelenme biçimini nasıl dönüştürebileceği ele alındı. SPARK Microgravity yöneticilerine göre yerçekimi hücrelerin büyümesini, çökelmesini ve birbirleriyle etkileşimini doğrudan etkiliyor. Dünya üzerindeki laboratuvarlarda bilim insanları bu fiziksel etkileri telafi etmek zorunda kalırken yörüngede bu kısıtlamalar tamamen olmasa da büyük ölçüde ortan kalkıyor. Zira uzayda tamamen yerçekimsiz diye bir şey yok, mikroyerçekimi adı da oradan geliyor zaten.
Laboratuvar için uluslararası işbirlikleri yapılıyor
SPARK Microgravity, projeyi tek başına yürütmüyor. Şirket, Axiom Space ve Voyager Technologies ile iş birliği yaparak ticari alçak Dünya yörüngesi platformlarında araştırma altyapısı sağlamayı planlıyor. Deneyler tamamlandıktan sonra biyolojik örneklerin Dünya’ya geri getirilmesi için ise ATMOS Space Cargo ile çalışılacak.
İlk uçuş gösteriminin Mayıs ayında yapılması planlanıyor. İsveç Uzay Kurumu’nun desteğiyle gerçekleştirilecek bu görev, ileride yapılacak kanser deneyleri için geliştirilen sistemlerin test edilmesini sağlayacak.
Buna ek olarak SPARK Microgravity, kanser araştırmalarını uzaya taşımak için Fransız girişimi HyPrSpace ile de ortaklık kurdu. HyPrSpace tarafından geliştirilen Baguette-One adlı fırlatma aracı, Fransa’dan fırlatılacak ilk roket olma hedefini taşıyor.
Kaynakça https://interestingengineering.com/health/cancer-research-in-microgravity-space-lab https://www.eurekalert.org/news-releases/1113465 Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: