Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Sıradaki Video

    İnsan-Domuz karması üretildi

    3 yıl
    48,6b
    1
    Diğer Bilim ve Teknoloji
    İnceleme, Test ve Analiz Editörü
    Bilim dünyası yepyeni bir gelişmeyi konuşuyor. Çocuk felci aşısını bulan Jonas Salk'ın kurduğu moleküler biyoloji enstitüsü, insan-domuz karmsaı ara canlı üretmeyi başardı.
    Biyomedikal uzmanları ve araştırmacılar uzun yıllardır insan hücresi içeren hayvan modelleri üzerinde çalışmalar yapıyor. Buradaki temel motivasyon insan biyolojisi ve hastalık gelişimleri hakkında ipuçları yakalamak ve çözüm üretmek. Örneğin çeşitli kanser türleri için, tümörlü insan hücresi farelerde denenerek hastalığın ilerleme süreci ve uygulanabilecek tedavi hakkında yöntem ve stratejiler geliştiriliyor. Ancak bilim insanlarınca yapılan yeni bir açıklama, bunun bir adım ötesine geçildiğini gösteriyor çünkü tarihte ilk defa laboratuvar ortamında başarılı bir şekilde insan-hayvan melezi ara canlı üretildi.
     
    Salk Enstitüsü'nün mimarisi ilginç görünen Kaliforniya'daki merkezinde ileri seviye genetik araştırmalar yapılıyor. 
    Detayları açıklanan proje kapsamında insan hücresi hayvana nakledildi, yaşatıldı hatta hayvan içerisinde büyütüldü. Proje kapsamında kullanılan hayvan domuzdu ancak, bu sadece bir örnek elde edilen bulgular çerçevesinde çalışmaların farklı canlılarla genişletilmesi mümkün olabilir.
    Profesör Belmonte, çok uzun süredir genetik modifikasyon ve embriyol hacklemesi üzerine çalışıyor. 
    Moleküler biyoloji üzerine çalışan bağımsız Salk Enstitüsü liderliğinde uluslararası araştırmacılar tarafından yürütülen projeyle, bilimsel tanımı kimera olan yani iki farklı canlı türünden hücreler taşıyan organizma başarılı bir şekilde üretildi. Teknik olarak kimera geliştirmenin iki temel yöntemi bulunuyor. Bunlardan ilki bir hayvanın organınını diğerine taşımak ki bu yöntem aynı zamanda risklidir zira konakçı yani organı alacak hayvanın bağışıklık sistemi bunu reddedebilir. İkinci yöntem ise embriyonik seviede yani bir canlının hücrelerinin, diğer canlının embriyosuna yerleştirilmesi suretiyle melez bir şekilde büyümesi sağlamak. Vidyomuza konu olan gelişme bu yöntem etrafında şekilleniyor.
    Profesör Belmonte'nin yıllar süren çalışmaları, ilk başarılı insan-hayvan hibrit ara canlısını üretti 

    Bilim dünyası kök hücreleri keşfettiğinde, ana hücrenin her türlü vücut dokusunu üretebileceği dolayısıya ucu bucağı olmayan bilimsel potansiyele sahip olduğu anlaşılmıştı. Ancak bu hücrelerin doğru türde doku ve organ olmasını sağlamak, işin zorlu olan kısmı. Bilim insanları organların doğru formda geliştiğinden emin olmak için yapı iskelelerini kullanmak zorunda, ancak bunun da öncesinde temel çalışmaların doğru doneleri verecek sonuçları beraberinde getirmesi ve uygun kuluçka zemininin tespit edilmiş olması gerekiyor.
     
    Belmonte ve ekibinin çalışmasında, insan hücresi domuz embriyosunda 1 ay süreyle büyütüldü
    İlginizi Çekebilir Avatar Ferroptosis basamaklarında görev alan 2 yeni molekül keşfedildi

    Salk Enstitüsü'nden Profesör Juan Carlos Belmonte, konak embriyo kullanarak organ büyütme konseptinin doğru bir yöntem olduğunu epeydir düşünmekteydi. Ancak Belmonte ve onlarca araştırmacıdan oluşan ekibinin, insan- hayvan hücrelerinden oluşan kimerayı nasıl üreteceğini anlaması 4 yıl sürdü. Uluslarlarası ekibin öncül kimera çalışmaları ise pek çok bilimsel araştırmada olduğu gibi fare modeli üzerindeki denemeleri esas alıyor.
    İnsan hücreleri içeren domuz embriyosu 
    Araştırmacılar genetik olarak modifiye edilmiş, pankreas üretemeyen sıçanda yetiştirilen fare pankreası dokusunu, fare içinde yaşatmayı başardı. Bu sayede sıçan içerisinde yetiştirilen sağlıklı fare pankreasıyla, diabet hastası olan fare tedavi edilmiş oldu. Sıçan embriyosunu canlı inkibütör olarak kullanan araştırmacılar, model sıçan yetişkinlik dönemine eriştiğinde pankreasını çıkartarak, tamamını değil sadece pankreatik hücreler kümesini diyabetli fareye nakletti.
    Bu kümeler, hasta farenin kan şekeri seviyesini tamir ederek bir yıl gibi bir sürede normale dönmesini sağladılar. Araştırmacılar bunu başarabimek için genome düzenleme aracı kullanıp fare embriyosunun gelişim süresinde embriyonik hücrelerin oluşturduğu orta sıvıyla dolu hücresel yapıyı hacklemek zorunda kaldılar. Bu sayede farenin, ilgili organı büyütmek için ihtiytaç duyduğu genleri silerek, bu organı üretme kabiliyetine sahip sıçandan alınmış hücreleri taşıyıp canlı üzerinde zenginleştirmeyi başardılar. Hatta bazı modellerde, türün kendisinde normalde olmayan safra kesesinin oluştuğu bile gözlemlenmiş.

    Bu gelişmenin verdiği güvenle, sıçan kök hücrelerini domuzun blastulasına enjekte eden bilim insanları ne yazık bu defa başarısız oldu. Ancak domuz ve insan arasında  kimi benzerlikler söz konusu. Her ne kadar 4 ay gibi süreyle insandan daha kısa gebelik süresi yaşasalar da, organ yapıları yakınlık gösteriyor. Ancak gebelik süresi insana çok daha yakın olan inekler, belki de uzun vadede daha kuvvetli hayvan modelleri olabilir. Buradan hareket eden araştırmacılar, doğru zamanı ayarlayabilirlerse insan hücrelerini öldürmeden domuza taşıyabileceklerini anladı.
     
    Domuz embriyosunda insan hücresi: Yeşil olanlar insana ait 

    Üç farklı zamanda üç farklı insan hücresini deneyen uzmanlar, bazı pluripotent yani canlıyı oluşturan özelleşmiş tüm hücre tiplerine dönüşebilme yeteneğinde olup henüz farklılaşmış hücrelerin iyi yaşamadığını anladıktan sonra daha iyi gelişecek hücreleri tespit etmiş ve domuz embriyosuna enjekte ettikten sonra bir ay bekleyip analiz etmek için tekrar çıkarmışlar.  Yani tüm bu çalışmanın metodolojisini özetlemem gerekirse eğer, bir günlük domuz embriyosu  genetik olarak yeniden düzenleniyor, DNA'sının bir kısmı silinerek pankreas büyümesi için zemin hazırlanmış oluyor. Ardından insan kök hücreleri, embriyo içerisine enjekte ediliyor ve bu hücrelerin boşlukları doldurmasıyla insan pankreası için temel atılmış oluyor. Sonrasında ise bu embriyo dişi domuza yerleştiriliyor ve 28 günlük gelişimin ardından karındaki ceninin insan pankreasına sahip olması umuluyor. Örnek pankreas üzerinden olsa da farklı organlar için de benzer metodoloji kullanılabilir. 
    Sonuç mu, araştırma ekibinin domuza naklettiği 2075 embriyodan 186 tanesini canlı kalıp gelişmeyi başardı. Yani verimlilik düşük ancak ileriye dönük önemli bir başarı bu.  Araştırma ekibinden Dr. Jun Wu insan hücresi verimliliğinin %1 olması halinde bunun çalışmalar için yeterli geleceğini düşünüyor. Öte taraftan embriyodaki insan dokusunun büyümesi yavaş, ve şu aşamada çok fazla domuz dokusu da içerdiğinden insan bağışıklık sistemi tarafından reddedilmesi kuvvetle muhtemel. Zaten ekibin temel gayesi de bir sonraki aşamada ilgili hayvan embriyosunun tolere edebileceği en yüksek insan hücresi sayısına ulaşabilmek.
    Uzmanlar daha öncesinde sıçanda yetiştirilen pankreas ile faredeki kan şekeri sorununu çözmüştü 
    Bu yöntemle insan için organ üretimi yakın gelecekte pek mümkün görünmüyor ancak diğer taraftan insan embriyosunun gelişimi ve hastalıkların oluşumunu anlayabilmek için yeni ufuklar açacağı da kesin. Salk Enstitüsü'ne göre, uzun vadede yapay organ üretimini aralaması beklenen bu çalışma, daha kısa vadede ise insan deneyleri öncesinde ilaçların etkilini gözlemlemek, insan hastalıklarının başlangıcını anlama, insan embriyo gelişiminin en erken dönemlerini keşfetme ve değişik canlı türlerindeki organ farklılıklarını açıklayabilme gibi avantajlar sağlayacak.
    İşin bir de etik ve sosyal boyutu. Dünya genelinde kimera, ürkülen bir kelime. Yunan mitolojisine dayanan ve farklı canlıların özelliklerine sahip olan yaratık anlamındaki bu ifade, Resident Evil yapımlarının da katkısıyla korkutucu gelebiliyor. Etik tarafı da gerek uzmanlar gerekse de toplumun ilgili kanaat önderlerince zaman zaman gündeme getirilmiyor değil.
    Profesör Belmonte, domuzdaki geliştirme çalışmalarının bir ayla sınırlı olduğunu, bunun hücre entegrasyonu ve farklılaşması hakkında yeterli zamanı verdiğini söylüyor.  Belmonte ayrıca hibrit hücre yapısına sahip hayvanların doğumunun mümkün olduğunu ancak şu aşamada bunun izin vermek istedikleri bir şey olmadığını, bilimin yapabildiği her şey yapmanın gerekmediğini çünkü sonucunda yaşamın niş bir laboratuvarda  değil diğer insanlarla birlikte dışarda sürdüğünü dolayısıyla ne olabileceğine toplumun karar vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.
    Belmonte'nin başarılı kimera üretimi, organ üretimi için şimdiden umut ışığı oldu bile 

    Uzun lafın kısası; Laboratuvar ortamındaki bu çalışmalar gerçekten çok kıymetli çünkü her gün binlerce kişi beklediği organa kavuşamadğı için hayatını kaybediyor. Gönüllü bağış sistemi yeterli gelmediğinden,  çok sayıda hasta çaresiz bir şekilde uzun süreler boyunca nakil sırasının gelmesini bekliyor. Dolayısıyla bu çalışmaların olgunlaşması ve laboratuvar ortamında organ üretiminin gelişip yaygınlaşması, insan sağlığı için yeni bir dönemin kapısını da aralamış olacak. Ben Erdi Özüağ, bu videomuzda bilim dünyasını heyecanlandıran insan hayvan melezi canlı üretimine değinmiş olduk. Bir sonraki videoda görüşene kadar şimdilik hoşçakalın ve lütfen kendinize çok iyi bakın.
     
    Kaynaklar;


    En Beğenilen Yorumlar Tümünü Genişlet Yorum Yaz
    xense 3 yıl en beğenilen blackzeros
    halkımız yıllardır esekler ile çeşitli munasebetleri oldu, malesef başarıya ulaşamadı... bakalım bunlar becerebilecek mi?
    Xenom (Cihan ) 3 yıl
    Erdi çok iyi araştırıp dolu dolu sunuyor. Tebrik etmek gerek.

    Sadece genelde sunumlarında kendi yorumunu katmıyor. 2si1 arada gibi programlarda görüyorum aslında kendi yorumları da dolu dolu oluyor. Bu tarz içerikleri sunarken de bence bilgi vermenin ardından daha fazla yorum katabilir diye düşnüyorum
    Erdi çok iyi araştırıp dolu dolu sunuyor. Tebrik etmek gerek. Sadece genelde sunumlarında kendi yorumunu katmıyor. 2si1 arada gibi programlarda görüyorum...
    Devamını Gör
    Batumatu (Batuhan Ça) 3 yıl
    Keşke ülke olarak bu inanılmaz bilimsel gelişmelere bu kadar uzak olmasak... Sorgulayan, Bilimsel gençliği öldürdüler, yerine itaatkar gençlik getiriyorlar. Bizde böyle uzaktan izlemeye devam ederiz anca 30 yıl daha
    Keşke ülke olarak bu inanılmaz bilimsel gelişmelere bu kadar uzak olmasak... Sorgulayan, Bilimsel gençliği öldürdüler, yerine itaatkar gençlik getiriyorlar. Biz...
    Devamını Gör
    Bilimsel çalışan, sorgulayan gençlik ne zaman vardı ki ölsün
    Yorumlar (94) Yorum Yaz Forumda Gör
    1 Avatar
    prosecutor (mustafa yabanoğlu) 3 yıl
    Neden domuz başka hayvan mı kalmamış. Müslümanların sabrını zorluyorlar. Koyun olabilirdi mesela.
    yunusemre214 (Yunus emre) 2 yıl prosecutor
    Cidden bunun İslamiye düşmanlıkla ilgili olduğunu düşünmene şaşırdım, trollse komik, değilse trajikomik. İnsanlara en çok benzeyen maymunlar var fakat daha masraflı ve üremeleri daha zor. Sadece genetik benzerlik söz konusu
    sdc55 (Recep Şahin) 3 yıl
    afrika da ki insanlar türkiye den başka kimsenin umrunda değil ki adamların umrunda olsun
    DH Misafiri 3 yıl
    O binlerce kişi gibi organ beklememek için şimdiki gençlere ve herkese küpe olsun. Organlarınızı iflasa götürmeden onlara iyi bakacak şekilde dikkat ederseniz. Organlarınızı temiz tutmak adına geleneksel tıpta ki şifa açlıklarıyla kendinize baktığınız sürece... Ömrünüzü yaşarsınız. Büyük tufanlardan sonra insana biçilen ömür 120 sene. Günümüzde bu süreyi görenlerin yaşamına bakın. Moleküler düzeyde Doğal tabii besleniyorlar.

    Batı tıpta para getirecek projelerle oyalıyor. Çocuk felci aşılarıyla afrikada cocuk ölümlerini arttırdıklarını bilenler azdır...
    Mianfei 3 yıl
    İnsanların kanıtları gözlerinin önünde olan şeylere inanmak yerine, kanıtı olmayan şeylere inanmaları daha gelişmemizin bitmediğinin göstergesidir. Daha evrileceğiz.
    Barış Manço (Ahmet Akgün) 3 yıl
    Bir sürü gizli bölge var. Mengele gibiler kim bilir daha neler yapılmıştır.
    DH Misafiri 3 yıl
    İnsan dna'sını da Uzaylılar değiştirmiştir kesin. Eskiden Uzaylıların Dünya da olduğuna dair kanıtlar figürler var
    ahmetkep (ahmet kepenekli) 3 yıl
    Yakında splinter usta ve ninja kaplumbağları görürsek şaşırmayalım.
    kanaryalıyık (Tarık Pehlivan) 3 yıl
    ÖZET



    Böyle bi canlı aslında üretilmedi. Sonuç olarak hastalıkların anlaşılması ve organ üretilmesinde yol katedilmiş
    Seko92 3 yıl
    Evrim konusunda nedense insanlar ya siyah diyorlar ya da beyaz. Evrim diye bir şey var mıdır ? Evet vardır. Olmasaydı canlılar değişen çevre koşullarına adapte olamaz ve yok olup giderlerdi. Yalnız burada gerekli olan fiziksel değişikliğin bir sonraki nesile nasıl aktarılabildiğini benim kafam almıyor. Çok basit bir örnek verirsem, ağaç renginde olan kurtçukları kuşlar göremezken, beyaz olanları görüp yiyebiliyorlar. Bu sayede geriye çoğunlukla ağaç renginde olanlar kaldığından bir sonraki neslin rengi değişmiş oluyor. Ancak bu çok basit bir örnek tabi. Denizden karaya çıkış falan nasıl olabildi onu anlamıyorum ? Neyse, evrim denildiğinde sadece insanın maymundan gelme konusunu anlayan adam cahildir, başka da bir şey değildir. Ben de insanın maymundan falan geldiğine inanmıyorum. Böyle bir şey mümkün olsaydı, yani zeka da evrimle gelişebilseydi, etrafımızda bir dolu zeki canlı bulunması gerekirdi. İnsan insandır ancak o da mutlaka ilk zamanlardaki haline benzememektedir. Kendi içinde evrilmiştir ama insandır, maymun değil.



    Bu habere gelecek olursam, evrim kelimesini duyunca tüyleri diken diken olanlar emin olun bu insan domuz karışımı canlıyla elde edilen tedavileri de günah diye istemeyeceklerdir. Evrimden ne kadar anlıyorlarsa, aslında Kuran'ı Kerim'den de o kadar anlıyorlar ama farkında değiller.
    ugarb (U B) 3 yıl Seko92
    ''Denizden karaya çıkış falan nasıl olabildi onu anlamıyorum ?''





    Alıntıdır... siteyi kopyala yapıştır ile kolaylıkla bulabilirsiniz



    YORUMSUZ VERİYORUM....



    ......Bunlar içerisinden ayrılan bir dal, giderek suya olan bağımlılığını yitirerek tamamen karalara uyum sağlamayı başarmıştır. Bunlar, sürüngenlerin ataları olacaktır. Sürüngenler birçok alt dala ayrılmıştır. Bunlardan birisi dinozorlara ve onlardan evrimleşecek olan kuşlara doğru giderken, bir diğer dal memeli hayvanların temelini atmıştır. Tabii dallardan bir diğeriyse, günümüzdeki sürüngenleri oluşturacak şekilde yola devam etmiştir. Memelilere gidecek dal üzerinde birkaç on milyon yıl sonunda kemirgenler evrimleşmiş, onların ağaçlar üzerinde yaşayan gruplarından erken primatlar ortaya çıkmıştır. Bunlar da çok sayıda alt dala ayrılmış, beyinleri ve vücut ölçüleri giderek irileşmiş ve nihayetinde bazıları kuyruklarını yitirmiştir. Bu kuyruklarını yitiren öncü ataların ilk ortaya çıkışından yaklaşık 20 milyon yıl sonra, günümüzden 6 milyon yıl kadar önce, insana oldukça benzeyen; ancak son derece maymunsu nitelikte olan Orrorin tugenensis ve Sahelanthropus tchadensis gibi türler ortaya çıkmıştır. Bunların popülasyonlarının evrimleştiği dallardan biri şempanzelere doğru giderken, diğeri insanlara doğru gitmiştir. Nihayetinde, ilk sözünü ettiğimiz koaservatların ortaya çıkışından yaklaşık 4 milyar yıl sonra, Homo sapiens türü evrimleşmiştir ve onun üyelerinden biri bu yazıyı kaleme almış, diğerleri de okumuştur. Bir diğer deyişle günümüzün modern memelilerinin (dolayısıyla insanların) ve kuşlarının tamamı, fazlasıyla evrimleşmiş birer balıktan ibarettirler!........









    .....''Bu şekilde birçok değişimden söz etmek mümkündür. BUNLARIN BİRÇOĞUNU FOSİLLERDEKİ KAYITLARDAN NET BİR ŞEKİLDE GÖREBİLMEKTEYİZ. Bazı diğerlerini ise, karşılaştırmalı genetik çalışmaları sayesinde, genetik materyalimize işlemiş olan verilerden elde etmekteyiz. Böylece karalardaki canlı türlerinin hepsinin atası olan ilk balık ve balık benzeri karasal canlıların tarihini gözlerimiz önüne serebilmekteyiz.''.....
    gxhero (Göksel Kahraman) 3 yıl
    İnsan deneyleri ilaçlarda bile yasakken bu haberin gerçek olma ihtimali 0(sıfır) çapraz gen aktarımı çok korkunç sonuçlar oluşturabilecek potansiyelde değil mi kim hangi kuruluş buna izin vermiş klonlama haberi çıktığında dünya karıştı yasaklandı da buna mı izin verdiler !!!
    Yorum Yaz Forumda Yanıtla
    Nasıl eklemek istersiniz? Üye Girişi Yaparak
    Sıradaki
    Bitince Sıradakine Geç

    Sorgu: 0,406 saniye (WEB2)
    Alternatif Görünümler Geri Bildirim
    Yeni Bir Haber Var
    şimdi