Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim

    Güvenli otonom araçların sırrı uçaklarda yatıyor olabilir

    Otonom araç endüstrisi son yıllarda büyük bir ivme kazanmış durumda. Yeni teknolojiler sayesinde her yıl binlerce kaza önlenebilir. Ancak, bu ütopik fikir henüz ispatlanabilmiş değil.
    Oy Ver

     

    Otonom araç endüstrisi gelişimine hız kesmeden devam ediyor. Tesla ve Waymo (Google iştiraki otonom araç firması) gibi firmaların araçları hâlihazırda yollarda. General Motors ve Ford firmaları da 2019-2021 yılları arasında otonom araçlarını piyasaya sürme planları yapıyor. Peki, bu araçlar ne kadar güvenli? Otonom araçların sahip oldukları güvenlik standartları yeterli mi?
    Uzmanların bu sorulara verdikleri cevap maalesef “hayır”. Bunun gerekçesi olarak ise söz konusu firmaların sektördeki rakipleri ve ilgili hükümetlerle çok az işbirliği yapmaları ve firmaların daha çok bağımsız çalışmayı tercih etmeleri gösteriliyor. Güvenlik zafiyetinin farklı bir sektörün standartları hayata geçirilebilirse aşılabileceği yine uzmanlar tarafından ifade edilmiş. O sektör ise Havacılık.

    Havacılık sektörünün kabul ettiği “önce emniyet” yaklaşımının otonom araç endüstrisi içinde en doğru yöntem olacağını vurgulayan uzmanlar, bu sayede 2017 yılından beri hiçbir yolcu uçağının kaza yapmadığını ve hava yolu firmalarının karıştığı kazaların da 90’lı yılların başından itibaren hızla düştüğünü ifade ediyorlar.

    Endüstri uzmanlarının bu görüşlerine katılmayanlar da yok değil. Silikon vadisinde bulunan Zoox otonom araç şirketinde güvenlik inovasyon uzmanı olarak görev yapan Mark Rosekind söz konusu yaklaşımın otonom araçlar için işe yaramayacağı görüşünde. Rosekind’e göre 30.000 feet yükseklikteki bir uçağın otomatik pilotonun beklenmeyen bir olay karşısında aniden direksiyon kırmaya ihtiyacı yok. Ancak, otonom araçlar anlık gelişen olaylar karşısında çok hızlı tepkiler vermek zorunda.
    Tüm bu tartışmalar sürerken, iki sektör için de değişmeyen tek gerçek ise “güvenlik”. Otonom araçlar ile uçakların ortak bir noktası da işler ters giderse ortaya çıkıyor. Her iki aracın da kontrolü yolcularda olmadığı için ölümlü bir olay anında toplumun tepkisi de aynı oranda sert ve acımasız olabiliyor. 
    Rosekind’a göre toplumun olaylara bu açıdan bakışı hiçte adil değil. Ona göre insanlar araba kullanırlarken kendilerini kusursuz görüyorlar, ancak otonom araçlar için aynı fikirde değiller.


    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler Daha Eskiler
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim