Şirketin kurucuları arasında yer alan Bill Gates’in finansal olarak desteklediği TerraPower, geleneksel reaktörlerden oldukça farklı bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Şirketin geliştirdiği sistem, sodyum soğutmalı ve enerji depolama özelliği bulunan “Natrium” adlı yeni nesil bir reaktör tasarımına dayanıyor.
Öte yandan verilen izin şimdilik sadece inşaat aşamasını kapsıyor. Reaktörün çalıştırılabilmesi için ilerleyen yıllarda ayrıca işletme lisansı alınması gerekecek. Bu arada tesis, emekliye ayrılan bir kömür santralinin yerine inşa edilecek.
Sodyum soğutmalı yeni nesil reaktör tasarımı
TerraPower’ın geliştirdiği Natrium reaktörü, şirketin mühendislik ortaklarından biri olan GE Hitachi ile birlikte tasarlandı. Bu sistemin en dikkat çekici özelliği, soğutma ve ısı transferi için sıvı sodyum kullanılması.
Bununla birlikte sodyumun önemli bir dezavantajı da bulunuyor. Sodyum, hava veya suyla temas ettiğinde oldukça reaktif bir element olduğu için güvenlik açısından özel önlemler gerektiriyor.
Natrium tasarımı ayrıca “hızlı nötron reaktörü” (fast-neutron reactor) kategorisine giriyor. Bu tür reaktörler, geleneksel reaktörlerde nükleer atık olarak kalan bazı izotopları da tüketebilme potansiyeline sahip.
Enerji de depolayacak
Ancak Natrium tasarımını farklı kılan unsurlardan biri de entegre enerji depolama sistemi. Reaktörden elde edilen ısı doğrudan suyu kaynatmak için kullanılmak yerine erimiş tuz bazlı bir depolama sistemine aktarılıyor. Bu ısı daha sonra elektrik üretmek için kullanılabiliyor ya da ihtiyaç duyulana kadar depolanabiliyor.
Bu sistem sayesinde santral, yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim dalgalanmalarına uyum sağlayabilecek şekilde çalışabilecek. Ayrıca depolama sistemi kullanıldığında santral kısa süreli olarak elektrik üretimini 500 megavata kadar çıkarabilecek.
4 milyar dolar harcanacak
Dünya genelinde bugüne kadar yaklaşık 25 sodyum soğutmalı reaktör inşa edildi ancak bunların çoğu ticari elektrik üretimi amacıyla kullanılmadı. ABD’de ise son sodyum soğutmalı reaktör 1960’lı yıllarda inşa edildi ve 1990’lı yıllardan beri bu tür bir reaktör işletilmiyor.
TerraPower’ın santrali ABD Enerji Bakanlığı ile kamu-özel sektör ortaklığı olarak geliştiriliyor. İnşaat maliyetinin ise en az 4 milyar dolar olması bekleniyor. Mevcut takvime göre tesisin 2030 civarında tamamlanması hedefleniyor. Ancak bu proje ilk kez uygulanan bir teknoloji olduğu için uzmanlar inşaat sürecinde gecikmeler yaşanabileceğini de belirtiyor.
Bu arada nükleer enerji, yapay zekanın enerji açlığını doyuracak bir unsur olarak lanse ediliyordu. Ancak nükleer santrallerin inşa ve devreye alma süreci oldukça uzun olduğu için elektrik talebine kısa vadede çözüm sağlamayacaklar. Yine de son yıllarda veri merkezlerinin enerji tüketiminin hızla artması yeni nükleer projelere olan ilgiyi artırmış durumda.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: