Princeton Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, Çernobil'deki radyoaktif bölgede yaşayan kurtların genetik yapısında dikkat çekici değişimler olduğunuortaya koydu. Araştırmaya göre bu kurtlar, uzun süreli radyasyon maruziyetine karşı bağışıklık sistemlerini farklı şekilde çalıştıran, kansere karşı dirençli genetik özellikler geliştirmiş olabilir.
Çernobil Kurtlarında Kansere Karşı Koruyucu Genler Tespit Edildi
Araştırmacılar, karantina bölgesinde yaşayan kurtlardan alınan kan örneklerini, radyasyona maruz kalmayan bölgelerdeki kurtlarla karşılaştırdı. Elde edilen bulgular, Çernobil kurtlarında özellikle kanserle ilişkili 23 genin daha aktif olduğunu gösteriyor. Bu genlerin bir kısmı, insanlarda belirli kanser türlerinde daha yüksek hayatta kalma oranlarıyla ilişkilendiriliyor.
Daha da dikkat çekici olan ise bu kurtların bağışıklık sistemlerinin, radyoterapi gören kanser hastalarına benzer şekilde davranması. Yani bu hayvanlar, sürekli maruz kaldıkları radyasyonu tolere edebilmek için adeta optimize edilmiş bir bağışıklık tepkisi geliştirmiş durumda. Araştırmacılar bu durumu, evrimsel bir adaptasyon süreci olarak değerlendiriyor.
Çernobil'deki kurtların günlük ortalama 11.28 milirem radyasyona maruz kaldığı belirtiliyor. Bu seviyenin, insanlar için belirlenen güvenli sınırın altı katından fazla olması, elde edilen genetik adaptasyon bulgularını daha da çarpıcı hâle getiriyor.
Doğa Beklenenden Daha Hızlı Uyum Sağlamış Olabilir
Çernobil yasak bölgesi, yıllar içinde insan etkisinden uzak kalması sayesinde yaban hayatı için önemli bir sığınak hâline geldi. Kurtların yanı sıra vaşaklar, bizonlar, ayılar ve çeşitli geyik türleri de bölgede yoğun şekilde yaşamaya devam ediyor. Hatta bazı araştırmalar, kurt popülasyonunun çevredeki benzer doğal alanlara kıyasla yedi kat daha yoğun olduğunu gösteriyor.
Bilim insanları daha önce bitkilerin yüksek radyasyon ortamlarında daha hızlı genetik mutasyonlar geçirerek kendilerini koruyacak mekanizmalar geliştirebildiğini göstermişti. Ancak büyük memelilerde benzer bir adaptasyonun olup olmadığı net olarak bilinmiyordu. Princeton ekibinin bulguları, bu boşluğu doldurabilecek ilk güçlü kanıtlardan biri olarak görülüyor.
Araştırmacılara göre bu genetik değişimler, sadece evrimsel biyoloji açısından değil, tıp dünyası için de önemli sonuçlar doğurabilir. Özellikle kansere karşı doğal direnç mekanizmalarının anlaşılması, gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü GENEL İSTATİSTİKLER
3129 kez okundu.
10 kişi, toplam 10 yorum yazdı.
HABERİN ETİKETLERİ
çernobil, nükleer ve