Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim

    3D biyoyazıcılarda öncü Türk şirketi: AxoxoltBio

    Geleceğin en önemli teknolojilerinden biri olması beklenen organ ve doku basabilen 3 boyutlu (3D) biyoyazıcılar için Türk mühendisler harekete geçti. AxolotlBio'nun çalışmaları dikkat çekiyor.
    1
    Üç boyutlu yazıcıların kullanım alanları artmaya devam ediyor. Bu yazıcılar, özellikle sağlık sektörüne büyük kolaylık sunuyor. AxolotlBio Biyosistemleri ismindeki Türk teknoloji şirketi, 3D biyoyazıcılar ile organ üretimi gerçekleştiriyor.

    AxolotlBio bugüne kadar 11 adet 3D biyoyazıcı satışı gerçekleştirdi. Stanford Üniversitesi ve Penn State Üniversitesi de AxolotlBio’nun 3D biyoyazıcılarını satın aldı. AxolotlBio, İTÜ Çekirdek bünyesinde faaliyet gösteriyor.

    AxolotlBio, hassasiyeti ve çift şırınga sistemi ile öne çıkıyor. Geliştirdikleri cihaz hakkında Hürriyet’e röportaj veren AxolotlBio’nun kurucularından Onur Samet Yıldırım, “AxolotlBio’daki en büyük farkımız hassasiyet. Normalde şırıngalar elle basılarak enjekte ediliyor. Geliştirdiğimiz şırınga sistemi 3D biyoyazıcılara özel. Hava tahrikli bir sistemimiz var. Tıpkı nasıl ekranların pikselleri varsa, bizim de basınç çözünürlüğümüz var. Geliştirdiğimiz teknolojiyle 0.1 PSI çözünürlüğü yakaladık. Bu da dokunun oluşturulmasında hem hücre yatakları hem de bu yataklara hücrelerin yerleştirilmesi için oldukça önemli” diye konuştu.

    Öne çıkan diğer bir özelliklerinin dokuların yoğunlaşmasını sağlayan Ultra Viole Curing (UV-C) teknolojisini anlatan Yıldırım, şunları anlattı: “UV ışınlarının kullanılması oldukça hassas bir konu. Doğru zamanlama ile doğru miktarda kullanılması gerekiyor. Yanlış kullanıldığında hücreler öldüğü için doku oluşturulamıyor. Geliştirdiğimiz UV-C teknolojisi dalga boyu ve güç değerleri sayesinde hücreleri öldürmeden doğru şekilde yoğunlaştırma sağlayabiliyoruz.” dedi.

    3D biyoyazıcılar konusunda gelinen noktayı anlatan Yıldırım, şu anda insanlarda kullanılabilecek düzeyde organ yapılamadığını, ancak kemik ve kornea implantlarının basılabildiğini anlattı. Yıldırım, “İnsanın doğasında bulunan materyalleri kullanıyoruz. Deri dokularının yanı sıra kolajen, kalsiyum, magnezyum ve fosfat gibi malzemelerin doğru karışımlarını hücrelerle bir araya getiriyoruz. Kornea implantları ameliyatlar için çözülebilir malzemeler üretebiliyoruz. Bu cihazı ilk kez gören insanlar, karaciğer basıp bunu kullanmaya başlayacağız gibi düşünüyor. Evet böyle bir şey olacak. Ama gelecekte. Buradaki en büyük zorluk, damarlaşma. Şu anda bu cihazlarla damarlaşmayı sağlayamadığımız için tam bir organ üretimine ulaşmak zor. Ancak yapay kemik üretmek veya kornea implantları yapmak bu cihazlarla mümkün. Biz de bunun üzerine çalışıyoruz” dedi.

    3D yazıcıların organ basabilir konuma gelmesiyle birlikte organ sırası tarihe karışacak. AxolotlBio’nun çalışmaları gelecek için umut veriyor.




    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Sorgu:
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim