Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim
    Oy Ver
    Otoriter yönetimler yüzyıllardır kendilerine karşıt olan grupların sesini kısmak ya da onları ortadan kaldırmak için kuvvete başvuruyordu. Günümüzde, internet çağında ise çağın gereksinimlerine uygun olarak eleştirileri ortadan kaldırmanın yolu kuvvet değil, internet. Bu işi en iyi yapanlardan biri olan ve ülkesindeki interneti tamamen kontrol altında tutan Çin hükümetinin, sansür politikasıyla insanların internette özgürce dolaşmasına izin vermediği bilinen bir gerçek ancak son araştırmalara göre Çin'in internet politikası aslında tam anlamıyla sansür üzerine kurulu değil. 
     
    Harvard Üniversitesi'nden Gary King, Stanford Üniversitesi'nden Jennifer Pan ve California San Diego Üniversitesi'nden Margaret Roberts'in yaptığı araştırma ve sonrasında yayınladıkları makaleye göre Çin hükümetinin internet politikası, hükümete yönelik eleştirileri ortadan kaldırmayı içermiyor. Dahası hükümet, eleştirel içeriklere neredeyse hiç dokunmuyor. İnterneti kendi isteği doğrultusunda şekillendirmek için büyük bir internet ordusuna sahip olan Çin hükümeti, manipülasyon yolunu tercih ediyor. Peki hükümetin manipülasyon politikası nasıl işliyor? 

    Olumlu Haber Ordusu 

    Araştırma ve makalede yer alan Margaret Roberts, Çin hükümetinin insanları kontrol altına almak ve onların düşüncelerini değiştirmek için internetteki olumlu haberlerin sayısını arttırdığını dile getirdi. Böylece hükümet hem eleştirel haberlere, içeriklere dokunmayarak baskıcı olmadığını gösteriyor hem de eleştirel haberlere dokunduğu takdirde o haberlerin daha popüler hale gelme ihtimalini ortadan kaldırıyor. Olumlu haberler aracılığıyla da insanların ülkedeki olumlu şeylerden konuşmasını ve olumsuz şeylere olan ilgilerinin azalmasını sağlıyor. 
    Margaret, bu bilgiye 2014'te yaşanan büyük propaganda sızıntısı sayesinde ulaştıklarını da ekliyor. Sızıntı sonucunda ele geçirilen belgelerde, hükümetin bir iş ilanı da yer alıyor. İş ilanında olumlu haber propagandası yapan kişilere haber başına 50 cent ödeme yapılacağı bilgisi verilse de araştırmacılar ödemelere dair herhangi bir belgeye ulaşamadıkları kaydetti. Tabi oluşturulan haberlerde en çok merak edilen noktalardan birisi de bu haberlerin sahte olup olmadığı. Margaret burada yine şaşırtıcı bir bilgi paylaşıyor. 

    İçeriklerin Büyük Bir Kısmı Gerçek 

    Sızdırılan verileri inceleyen araştırmacılar, oluşturulan olumlu haberlerini büyük bir çoğunluğunun aslında sahte içerik barındırmadığını gözlemledi. Hükümet insanların olumlu haberlerden konuşmasını istiyor ancak bu haberlerin hükümet tarafından değil de siviller tarafından oluşturulması ve içeriğinin sahte olmaması büyük önem taşıyor. Bu nedenle oluşturulan haberde ağırlıklı olarak ülke gerçekleriyle ilgili içerikler bulunuyor ve vatanseverlik vurgusu yapılıyor. Margaret'e göre en çok karşılaşılan olumlu haberlerde; Çin'de yaşamanın ne kadar harika olduğu, Çin kültürünün güzelliği ve Çin'in spor kulüplerinin başarısı hakkında içerikler yer alıyor. 
    Tabi hükümetin internet politikası eleştirileri tamamen ortadan kaldırmak üzerine değil ancak hükümetin eleştirilere hiçbir müdahalede bulunmadığını söylemek de yanlış olur. Hükümet insanların birbirleriyle özgürce mesajlaşmasına izin veriyor ve kitleleri takip altına alıyor. Hükümet muhalefet tarafından gelen eleştirilere karşı son derece kayıtsız ancak eleştiriler kitlesel eylemlere dönüşmek üzere ise açık sansür uygulamaktan da çekinmiyor. Buradaki önemli nokta ise hükümetin açıkça sansür uygulamadan önce eleştirilerin eylem boyutuna dönene kadar bekliyor oluşu.

    Diğer Ülkelere de Yayılabilir 

    Margaret'e göre Çin hükümeti internet politikasını manipülasyon ve olumlu haberler üzerine kuran ilk otoriter güç ve bu alanda bir öncü rolüne sahip. Margaret, diğer otoriter hükümetlerin bu alanda Çin'den öğrenecekleri çok şey olduğunu ifade ederken bu politikanın ilerleyen dönemlerde dünya geneline yayılmasından endişe duyduğunun da altını çiziyor.


    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Sorgu:
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim