Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim
    Oy Ver
     
    Gün geçtikçe dünyamız daha fazla kirleniyor ve daha fazla miktarda karbon atmosferimize salınıyor. Karbon salınımı sebebiyle de çeşitli iklim değişiklikleri yaşanıyor ve bu değişiklikler dünyamız için çeşitli potansiyel tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Olumsuz iklim değişikliklerini kontrol altına almak amacıyla birçok uzman isim bu konu üzerinde çalışıyor ve hava kirliliğine yol açan maddeleri azaltmanın bir yolunu bulmaya çalışıyor.

    Bugüne kadar bilim insanları atmosferdeki karbonu yakalamak için çeşitli mekanik çözümlere odaklanmıştı. Salk Institute’s Harnessing Plants kurumundan bir grup araştırmacı ise daha organik ve çevreci bir yaklaşımla doğadaki bitkilerin karbonu yakalama ve depolama yeteneklerini artırmanın bir yolunu aramaya başladı ve bu durumu kökten değiştirebilecek EXOCYST70A3 kod adlı yeni bir gen keşfetti.

    Karbon, bitkilerin köklerinde depolanıyor


    Doğal yaşamda bitkiler; çevrelerinden karbonu emiyor ve yerin altında bulunan köklerinde depoluyorlar. Bitkinin kök sistemi ne kadar derin ve sağlam olursa depolama fonksiyonu da o kadar iyi oluyor.

    Salk kurumundan bilim insanları Arabidopsis thaliana yani fare kulağı teresi adlı bir bitkide bulunan EXOCYST70A3 kod adlı genin, bitki köklerinin gelişimini ve derinliğini belirlediğini keşfetti. Araştırmacılar EXOCYST70A3 genin genetiğini değiştirdi ve genetiği değiştirilmiş yeni bitkinin köklerini daha derinlere kadar geliştirebildiğini gözlemledi. Yapılan çalışmalar neticesinde diğer bitkilerin de aynı veya benzer genlere sahip olduğu düşünülüyor.



    Araştırmalar daha da derinleştikçe genetik bilimi insanoğluna yararlı olacak gibi görünmekle birlikte genetiği değiştirilen bitkilerin çevre ve doğal yaşam açısından potansiyel zararları olabilir. Bu zararlar ise ne yazık ki denenmeden tam olarak öngörülemiyor. Bu sebeple yarar zarar dengesinin iyi bir şekilde hesap edilmesi gerekiyor.


    Yeni araştırma the Journal Cell dergisinde de yayımlandı.

    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Benzer İçerikler
    Genetiği değiştirilmiş salkım domates üretildi
    Diğer Bilim ve Teknoloji 2 yıl
    CRISPR ile serviks kanseri tedavi edildi
    Diğer Bilim ve Teknoloji 2 yıl
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler Daha Eskiler
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim