Araştırmanın odak noktasında, ışığın elektron hareketiyle birleştiği dalga türleri olan Dirac plazmon polaritonları (DPP’ler) bulunuyor. Bu dalgalar, ışığı doğal dalga boyunun yüzlerce kat küçüğüne sıkıştırabiliyor. Böylece, optik bileşenlerin elektronik devrelerdeki kadar küçük ölçekte tasarlanabilmesi mümkün hale geliyor.
DPP’ler özellikle terahertz (THz) frekans aralığında (mikrodalga ile kızılötesi arasında kalan bölge) büyük önem taşıyor. Bu aralık tıbbi görüntüleme, yüksek hızlı veri aktarımı ve güvenlik taramaları gibi birçok alanda kullanılabilecek olmasına rağmen THz ışığının kontrol edilememesi nedeniyle şimdiye kadar kullanılamadı.
Sınırlamalar aşan teknik geliştirildi
Ancak yayımlanan yeni çalışmada bilim insanları zorlukların üstesinden gelmeyi başardı. Araştırmacılar yalnızca yüzeylerinde iletkenlik gösteren topolojik yalıtkanlardan biri olan bizmut selenit (Bi₂Se₃) kullanarak özel metamalzemeler tasarladı. Malzeme şeritler halinde dizilerek aralarında çok küçük boşluklar bırakıldı. Bu boşluklar değiştirilerek polaritonların hareketi hassas şekilde ayarlanabildi.
Deneylerde yakın alan mikroskobu ile DPP’lerin bu yapılarda nasıl yayıldığı görüntülendi. Ekip, şeritler arasındaki mesafeyi değiştirerek dalga boyunu yüzde 20 kısaltmayı ve dalgaların enerji kaybı yaşamadan kat ettiği mesafeyi ise yüzde 50’den fazla artırmayı başardı.
Potansiyel çok büyük
Bu ilerleme, DPP’lerin terahertz alanında kullanımını engelleyen iki temel sorunu - zorlu uyarılma koşulları ve kısa menzil - doğrudan hedef alıyor. Böylece bu özel ışık dalgalarının gerçek uygulamalarda kullanılabilirliği önemli ölçüde artmış oldu. Uzmanlara göre bulgu, gelecekte daha küçük ve verimli terahertz dedektörleri, modülatörler ve dalga kılavuzları geliştirilmesine olanak sağlayabilir. Ayrıca, yeniden yapılandırılabilir fotonik devreler, yüksek verimli güneş panelleri ve kuantum hesaplama teknolojileri için de güçlü bir temel oluşturabilir.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
ahaha buddadroid
Niye herşeyi yapay zekaya soruyorsun o zaman.
dinimizi robotlardan öğrenecek değiliz
tüm sistemini hırsızlık üzerine kurmuş bir ülkeden bahsediyoruz, şaşırmadım