Sistem temel olarak elektriği doğrudan bir bataryada saklamak yerine havayı çok yüksek basınç altında yer altında depolayarak enerji biriktiriyor. Elektriğin ihtiyaç duyulduğu zamanlarda ise depolanan basınçlı hava türbinlere gönderiliyor ve yeniden elektrik üretiliyor. Bu yöntem, özellikle güneş ve rüzgar gibi üretimi değişken olan yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye daha dengeli şekilde aktarılmasında kullanılabiliyor. Çin, bu proje için imzaları 2024’ün aralık ayında atmıştı.
Hava 1.000 metre derinlikte depolanıyor
Jintan tesisinde yaklaşık 1.000 metre derinlikte bulunan dört yer altı tuz mağarası enerji depolama amacıyla kullanılıyor. Bu mağaraların toplam hacmi yaklaşık 1,2 milyon metreküp.
Elektrik üretiminin düşük olduğu veya fazla elektriğin bulunduğu dönemlerde sistem, bu elektriği kullanarak havayı 130 atmosferin üzerindeki basınçlara kadar sıkıştırıyor. Sıkıştırma sırasında ortaya çıkan ısı da depolanıyor. Elektrik ihtiyacı arttığında basınçlı hava mağaralardan çıkarılıyor, daha önce depolanan ısıyla yeniden ısıtılıyor ve türbinlerde genişletilerek elektrik üretiliyor.
Sistemin önemli özelliklerinden biri, elektrik üretimi sırasında doğal gaz yakılmaması. Böylece depolanan enerji, yakıt tüketmeden yeniden elektriğe dönüştürülüyor.
2,8 GWh enerji depolayabiliyor
Jintan'ın ikinci fazı, tam şarj edildiğinde yaklaşık 2,8 GWh elektrik enerjisini depolayabiliyor. Sistemin tamamen şarj olması yaklaşık 8 saat sürüyor. Ardından tesis, nominal gücü olan 700 MW seviyesinde yaklaşık 4 saat boyunca elektrik üretebiliyor.
Toplam gidiş-dönüş enerji verimliliği yüzde 70'in üzerinde. Tesisin yılda yaklaşık 330 şarj ve deşarj döngüsü gerçekleştirmesi ve yıllık yaklaşık 924 GWh elektrik üretmesi bekleniyor.
700 MW'lık kapasitesiyle Jintan'ın ikinci fazı, mevcut raporlara göre tuz mağaralarında basınçlı hava depolayan tesisler arasında dünyanın en yüksek kurulu gücüne sahip proje konumunda.
Her ünitede 350 MW'lık hava türbini bulunuyor
Jintan'ın ikinci fazı, 2022'de devreye alınan ilk faza göre büyük bir kapasite artışı getiriyor. İlk faz 60 MW/300 MWh kapasiteyle çalışırken ikinci fazın toplam gücü 700 MW'a çıkarıldı.
Tesiste yüksek miktardaki havayı işleyebilmek için çift hatlı, dört kademeli bir sıkıştırma sistemi kullanılıyor. Elektrik üretim tarafında ise her biri 350 MW gücünde iki hava türbini bulunuyor. Türbinlerde üç aşamalı yeniden ısıtma ve dört aşamalı hava genişletme uygulanıyor.
Projenin ilk fazından farklı olarak ikinci fazda termal enerji depolamak için ısı transfer yağı yerine orta sıcaklıkta basınçlandırılmış su kullanılıyor.
Sistemde her biri 3.500 metreküp kapasiteli 16 küresel tank bulunuyor. Böylece toplam 56.000 metreküplük termal depolama kapasitesi oluşturuluyor. Basınçlandırılan suyun çalışma sıcaklığı yaklaşık 180 dereceye çıkarılıyor. Bu sayede hava sıkıştırılırken açığa çıkan ısı depolanıyor ve elektrik üretimi sırasında yeniden kullanılıyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: