Giriş
DH ile Giriş
Üye değil misiniz? Yeni Hesap Oluştur Sosyal Ağ ile Bağlan
Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu

    Açık deniz rüzgâr çiftlikleri düşündüğümüz kadar çevreci mi?

    Yenilenebilir enerji kaynaklarını elde etmede kullandığımız teknolojiler hayalini kurduğumuz kadar çevreci midir? Makalemizde bu soruya açık deniz rüzgar çiftlikleri üzerinden cevap aradık.
    1 yıl (Son Güncelleme: 1 yıl)
    3,3b
    01
    12
    Diğer Bilim ve Teknoloji
    Yazar
    Elektrik enerjisi, günümüzde insanoğlunun vazgeçilmez ihtiyaçlarından biri olarak kabul ediliyor. Gelişmekte olan medeniyet ile birlikte artan enerji ihtiyacı ve fosil yakıtların kullanılmasıyla yükselen karbondioksit salınımı, insanoğlunu zaman içerisinde alternatif enerji kaynaklarını keşfetme ve bu kaynaklar üzerine teknoloji geliştirme arayışına itti. Bugün ise bilim insanları medeniyetimizin yenilenebilir enerji kaynaklarından yeterince istifade etmediğini sıklıkla dile getiriyor. Bununla birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının ne kadar çevreci olduğu, cevaplanması gereken bir soru olarak karşımıza çıkıyor.

    Fosil yakıtların hâkimiyetine ilk darbeler

    I. Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte fosil yakıtlı teknolojiler, kullanışlılığı ve verimi ile popülerlik kazanmış, buhar tahrikli motor teknolojisi ve elektrik motoru teknolojisi gibi rakiplerini alt etmeyi başarmıştı. II. Dünya Savaşı ile de fosil yakıtların medeniyet üzerinde kalıcı olarak yer ettiği düşünülüyordu. O dönemlerde fosil yakıtla çalışan teknolojilerin atmosferi nasıl etkileyeceği üzerine bir miktar araştırma olmasına rağmen kayda değer bir vizyon geliştirilememişti. Clair Cameron Patterson’un fosil yakıtlardaki kurşun üzerine yaptığı çalışmalar ilk defa fosil yakıtların büyük çapta sorgulanmasına neden oldu. 1960’larda ivmelenerek artan küresel ısınma ve iklim değişikliği üzerine çalışmalar ile enerji elde etme yöntemlerimiz çevre bilimsel açıdan kayda değer bir tartışma konusu haline geldi. Bu dönemden sonra alternatif enerji kaynaklarının kullanımına ilişkin teknolojiye yönelik çalışmalar güç kazanmaya başladı. Farklı yaklaşımlarla birçok düşünce, yöntem ve teknoloji geliştirildi. Bu gelişim ve değişim esnasında insanoğlu enerji kaynakları üzerine modern bir kültür üretti. Fosil yakıt teknolojisinin geliştiği zamanların aksine, günümüzde yeni üretilen veya yavaş yavaş popülerleşmeye başlayan bir teknolojinin, adı ve bıraktığı izlenim ne kadar çevreci olursa olsun, bu teknolojinin çevreye etkilerini kullanıldığı andan itibaren büyük bir duyarlılıkla incelemeye başlıyoruz. Bu alışkanlığımız, geçmişten çıkardığımız derslerin bir sonucu olarak elde ettiğimiz önemli kazanımlardan biriymiş gibi görünüyor.
    Günümüzde enerji elde etmeye yönelik teknolojiler ile bu teknolojilerin çevreye etkileri eş zamanlı olarak araştırılıyor. Buna örnek olarak güneş ve rüzgâr enerjisi teknolojilerini gösterebiliriz. Özellikle rüzgâr enerjisi üzerine yoğunlaşan enerji şirketleri, bilim adamları ile işbirliği içinde rüzgâr türbinlerinin ve santrallerin çevreye kattığı olumlu ve olumsuz değişimi inceleyen araştırmalara destek veriyor. European Offshore Wind Deployment Centre buna en güzel örneklerden biri. Kurum, İskoçya’daki rüzgâr çiftliğinin inşa edilmeye başlandığı andan itibaren çalışmalarını başlatmış durumda ve bölgeyi birçok açıdan incelemekte. Ayrıca maddi kaynaklarının bir bölümünü doğrudan enerji şirketlerinin desteğinden sağlıyor.
    İlginizi Çekebilir Avatar İskoçya'nın açık denizdeki rüzgar türbinleri elektrik üretmeye başladı

    Deniz rüzgâr çiftliklerine çevre bilimsel bir yaklaşım

    Deniz rüzgâr çiftlikleri üzerine araştırmalar ve tartışmalar günümüzde aratarak devam ediyor. Burada araştırmaların ve tartışmaların odak noktasında iki farklı yaklaşım bulunuyor. Birincisi, rüzgâr çiftliklerini maliyet, güvenlik ve potansiyel gibi ekonomik açından inceleyen bir bakış açısı iken ikincisi bu çiftliklere çevre bilimsel açıdan bakan bilimsel görüşten ibaret. Faaliyetlerini İskoçya’daki çiftlikler üzerinde yürüten EOWDC ise daha çok ekolojik araştırmalar üzerine yoğunlaşıyor.
     Rüzgâr türbinlerinin çevreye etkilerini araştıran çalışmalar özellikle son 10 yılda kayda değer sayıda çoğalmış durumda. Bu araştırmalara bakıldığında çevresel etkileri, kabaca bir sınıflandırma ile türbinlerin inşa aşamasında ve kullanım aşamasında oluşan unsurlar olarak sınıflandırabiliriz.

    Açık deniz rüzgâr çiftliklerinin bölge habitatına etkileri

    Açık deniz rüzgâr çiftlikleri bölgedeki canlı türlerini ilk olarak yapım aşamasında etkilemeye başlıyor. Kazık Çakma Yöntemi (Pile Driving), geliştirilmekte olan diğer teknolojilere rağmen, rüzgâr türbinlerini deniz tabanına sabitlemede en çok kullanılan yöntem durumunda ve bölge habitatını doğrudan etkiliyor. Bu yöntem, kullanıldığı bölgelerde büyük oranda gürültü kirliliğine ve vibrasyona sebep oluyor. İşlem aşamasında üretilen şiddetli ses, potansiyel işitme bozukluklarına, denizdeki ve havadaki canlıların birbirleriyle iletişimlerini maskelemeye, hatta canlıların yüksek gürültüden dolayı bölgeyi terk etmelerine neden oluyor. Kuşlar, balıklar, deniz memelileri ve deniz kaplumbağaları bu şiddetli sesten doğrudan etkilenmekte olan türlerin büyük bir kısmını oluşturuyor. Özellikle deniz balinaları düşük frekanslı sesleri kilometrelerce uzaktan işitebilmekte ve kazık çakma yöntemi büyük oranda düşük frekanslı sesler üretmektedir. Ekolojik açıdan hassas türleri barındıran kritik habitatlara (Key Habitat) geri dönüşü olmayan hasarlar verebilme potansiyeline sahip bu yöntem yerine alternatif teknolojiler bilim insanları ve mühendislerce bir zamandır geliştirilmiş durumda. Bu alternatif teknolojilere örnek olarak ilk defa 2009 yılında Norveç’te faaliyete geçen, günümüzde birçok ülkenin kullandığı, deniz dibine yerleştirilen çapalarla dengesini sağlayan Yüzen Rüzgâr Türbinleri (Floating Turbines) verilebilir. Yüzen rüzgâr türbinleri, deniz tabanına sabitlenen türbinlere karşılık enerji üretimi verimliliğinde bir miktar geride kalıyor. Ekonomik sebeplerden ve nispeten yeni bir teknoloji olmasından dolayı, yüzen rüzgâr türbinleri henüz beklenen popülerliğe ulaşamamakla birlikte sayıca kayda değer bir niceliği yakalamış durumda.
    Ayrıca Bkz. "Türkiye'nin ilk off-shore rüzgar santraline 3 milyar dolar yatırım bekleniyor"
    Rüzgâr çiftliklerinin yapım aşamasında karşılaşılan bir diğer problem ise bölgede yüksek miktarda gemi trafiğine neden olması. Rüzgâr türbinlerinin yerleştirilme aşamasında bölgenin hava durumu inceleyen, deniz tabanını sürekli tarayan, vinç özellikleriyle türbinlerin yerleştirilmesine imkân tanıyan birçok gemi ve yüzen araçlar görev alıyor. Bu yüksek trafik bölgede kayda değer miktarda deniz ve hava kirliliğine yol açıyor. Bunun yanında birçok deniz canlısı zaman içerisinde deniz üzerinde yüzen araçlara karşı aşinalık kazanıyor ve bu araçların çeşitli tesisatlarına takılıp yaşamlarını yitiriyorlar.
    Açık deniz rüzgâr çiftlikleri faaliyete başladıktan sonra da deniz yaşamını etkilemeye devam ediyor. Bu dönemde yaşanılan sorunlardan biri üretilen elektriğin kablolarla aktarılması esnasında oluşan manyetik alanın, habitatı dolaylı olarak etkilemesi. Günümüzde birçok canlının yönlerini bulmak için dünyanın manyetik alanını kullandığı bilinmektedir. Deniz habitatlarında bazı balık türlerinin, deniz solucanlarının, deniz kabuklularının ve deniz kaplumbağalarının yollarını bulabilmek için dünyanın manyetik alanını kullandıkları düşünüldüğünde deniz rüzgâr çiftliklerinin kurulacağı bölgelerin seçiminde oldukça hassas ve dikkatli olunması gerektiği ortaya çıkıyor. Deniz rüzgâr çiftliklerinin faaliyet aşamasında çevreyi etkiledikleri bir önemli unsur ise deniz kuşları. Özellikle kayda değer oranda deniz kuşu türü deniz rüzgâr çiftliklerinden zarar görüyor. Hatta rüzgâr türbinlerini “kuş katili" olarak tanımlayan araştırmalarda literatürde yer edinmiş durumda.

    Bölgedeki habitatlara yönelik bazı tedbirler öncelik kazanıyor.

    Uzmanlar yukarıda anlatılan kaygılara yönelik öncelikli bir tavsiye listesi hazırlamış durumdalar. Bu tavsiye listesi 4 ana unsurdan oluşuyor. Bu unsurların ilki ve belki de en önemlisi açık deniz rüzgar çiftliklerinin potansiyel etki alanını tanımlamak olarak kabul ediliyor. 20 ile 80 km arasından değişen bir yarıçapa sahip dairesel alanda  özellikle kritik habitatlara ve kilit taşı türlere yönelik popülasyon seviyelerinin önemini ve ölçeğini eksiksiz tanımlamak gerekiyor. Yapılan araştırmanın mutlaka farklı modeller ve denenceler ile yeniden üretilmesi, bu süreçte kritik öneme sahip başka bir unsur. Uzmanlar bir diğer tedbir olarak özellikle o bölgede daha önce çalışmış petrol şirketleri gibi kurumlarla mutlaka iletişimde kalınmasını ve o kurumların elde ettiği verilerin kullanılmasının önemini vurguluyorlar.
    Açık deniz rüzgar çiftlikleri  gelecekte daha çok kullanacağımız bir teknoloji olmakla birlikte şimdiden hayatımıza girmiş durumda. Bölgenin ekolojisine yönelik bazı potansiyel tehditleri bünyesinde barındırmasına rağmen, titizlikle yapılan bir araştırma ile bu tehditlerin büyük kısmı yok edilebilir gibi görünüyor. Açık deniz rüzgar çiftliklerinin habitata etkileri teknolojik araçlar veya doğrudan kendisinden ziyade, bu çiftlikleri faaliyete geçiren vizyonun düşüncelerine daha bağlıymış gibi görünüyor. Geleneksel enerji elde etme yöntemlerimizle kıyaslandığında büyük oranda çevreci bir görüntü sergileyen açık deniz rüzgar çiftlikleri gelişen teknoloji ile birlikte çok daha çevreci bir yapıya kavuşacak potansiyele sahip. Fakat bunun için devletlerin ve enerji şirketlerinin enerji konusuna eğilirken, bilim insanlarının gösterdiği hassasiyeti göstermesi ve çevre bilimsel açıdan bilim insanlarına yakın bir bakış açısına sahip olmaları gerekiyor.


    https://aquaticbiosystems.biomedcentral.com/track/pdf/10.1186/2046-9063-10-8 Yorum Yaz Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    1 Avatar
    DH Misafiri 9 ay
    Normal rüzgar tribününden daha fazla elektrik üreten tribün geliştirdi başına gelmeyen kalmadı
    skythunderr 1 yıl
    turbinlerin calisirken urettigi 5 ile 30 hz arasinda degisen sesin zararindan hic bahsedilmemis. cevresinde oturan insanlara duyu kaybi olusturdugundan bahsedilmemis. birileri dersine calismamis anlasilan.
    Scene 1 yıl skythunderr
    Merhaba

    Konuyu biraz daha açabilir misiniz? Çevrede oturan insanlardan kastınız tam olarak nedir? Ben sizin neyi kastettiğinizi pek anlamadım ama anladığım kadarıyla sizi bilgilendirmeye çalışayım.

    Açık deniz rüzgar çiftlikleri karadan 1.5 km ile 330 km arası değişen mesafelerde kurulur. Karaya en yakın açık deniz rüzgar çiftliği 1.5 km mesafeye kurulmuştur. Dünyada kurulan açık deniz rüzgar çiftliklerinin karaya olan uzaklıklarının ortalaması ise 20 km'yi geçmektedir.

    Biz 1.5 km'yi temel aldığımızda dahi açık deniz rüzgar çiftliklerindeki türbinlerin çıkardığı sesin şiddeti, evinizdeki oturma odası, buzdolabı veya yatak odasından fazla değildir.

    Sesin frekansına gelirsek bahsettiğiniz değerler zaten insanın algıladığı ses frekansına büyük oranda denk düşmüyor. 20 hz - 20 khz aralığında ortalama duyarlığa sahip insan kulağının 1.5 km uzaktaki tahminen etki olarak 22-28 db aralığında ses şiddetine sahip örneğin 24 hz frekanstaki sesi algılayabilmesi veya bundan zarar görmesi imkansız.

    Aslında açık deniz rüzgar çiftliklerinin bahsettiğiniz problem ile uzaktan yakından alakası yoktur. Yine de açıklama ihtiyacı hissettim. Siz sanırım bir anlık dikkatsizlik ile karadaki rüzgar çiftliklerine odaklandınız.
    omaha 1 yıl
    Dağlara yapmanın etkileri nasıl acaba...
    Dropzone 1 yıl
    her şeye kusur aramaya ne gerek var, nükleer santral yapma offshore rüzgar türbinleri kurma baraj yapma. ark reaktörü var dı da biz mi kullanmadık.
    lterlemez 1 yıl
    Doğada hiçbir şey %100 denklikte değil, yani bir şey eksildiğinde mutlaka başka bir şeye sebep oluyor. Bu nedenle %100 verimle, güvenle elde etmemiz mümkün değil.
    serafon 1 yıl
    Tek gerçekçi çözüm nükleer ve ötesi olacak, başka yol görünmüyor. Ama o teknolojiye ne zaman erişiriz bilmiyoruz. 100 yıl fosillerle gitti, 50-100 yıl da hibrit gidebilir.
    hopeyoung 1 yıl
    Nehirlerin enerjisini baraj göllerinde depolamanın iklime olan etkisini yıllar içinde deneyimledik. Rüzgarların enerjisini generatörler ile sönümlemek atmosfere zarar verir mi? Konu ile alakalı kaynak var mıdır?
    yorumculuklar 1 yıl
    Öncelikle yazarın ellerine sağlık, tebrik ederim. Harika bilgilendirici ve yorumdan uzak, literatür taramasına dayalı güzel kaynağı olan bir içerik olmuş. Güzel bir içerikle bizi buluşturduğu için teşekkür ederim.
    Yorum Yaz Forumda Yanıtla
    B I U " İçerik Göm DH Video Twitter YouTube Instagram Vine Künye BSC Oyun IMDb - url img @
    Nasıl eklemek istersiniz?
    Tüm güncellemelerden eposta yoluyla haberdar olun.
    ANLIK GÖRÜNTÜLEMELER
    1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü

    GENEL İSTATİSTİKLER
    3280 kez okundu.
    8 kişi, toplam 8 yorum yazdı.

    HABERİN ETİKETLERİ
    rüzgar tribünü, rüzgar çiftliği ve
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler 1 yıl Drone üreticisi Simtoo, Türkiye’ye geliyor 1 yıl Play Store'dan uygulama indirirken artık hangi ağın kullanılacağı seçilebilecek 1 yıl Google akıllı ekranını piyasaya sürmeye hazırlanıyor 1 yıl Samsung Galaxy Note 9 için ilk yazılım güncellemesi yayınlandı 1 yıl Yılbaşında otel tercihleri 1 yıl Linux tabanlı Steam OS yakında Windows oyunlarını destekleyecek 1 yıl Kuantum Bilgisayarlar: Sessizce Yaklaşan Devrim [Bölüm 1] 1 yıl Skype uygulamasının Android versiyonuna çağrı kaydetme özelliği geldi 1 yıl Otomobil fiyatlarında yeni artış beklentisi 1 yıl NASA dünya dışında bakteri tespit eden robot geliştirecek 1 yıl Elon Musk attığı tweet yüzünden hakim karşısına çıkacak 1 yıl Nokia, 21 Ağustos'ta "en çok beklenen telefonu" tanıtacak 1 yıl Apple, 16 yaşındaki bir genç tarafından hacklendi 1 yıl Micron’un ilk SSD kontrolcüsü hazır 1 yıl 2018'in ilk yarısında dünyanın en çok satan otomobil modelleri belli oldu [Galeri] 1 yıl Lenovo üst üste ikinci çeyrekte de çift haneli büyüme açıkladı 1 yıl Nokia akıllı hoparlör mü geliştiriyor? 1 yıl Yeni Intel işlemcilerle desteklenen Bean ve Crimson Canyon NUC serisi duyuruldu 1 yıl Bilim sonunda cevapladı: Erkekler iç çamaşırı giymeli mi? 1 yıl Samsung bu sene Galaxy S9 Active modelini çıkarmayabilir 1 yıl GÖRÜNTÜLENEN Açık deniz rüzgâr çiftlikleri düşündüğümüz kadar çevreci mi? Sonraki NASA, 400 milyon dolarlık uzay aracından iki aydır haber alamıyor 1 yıl Yeni faaliyetler için yapılan harcamalar Uber'i zarara uğrattı 1 yıl Iron Fist'in 2. sezonundan yeni fragman 1 yıl Intel, harici grafik kartı için ilk tanıtımı yayınladı 1 yıl Huawei, Kirin 980 işlemcisini bu ay tanıtacak 1 yıl Google One'ın uygun fiyatlı depolama planı duyuruldu 1 yıl SSD’lerde GB/$ oranı HDD'lerle eşitlenecek 1 yıl Twitch oyundan farklı içerikler sunarak Youtube'a rakip olmak istiyor 1 yıl İşte Battlefield 5'in Gamescom tanıtım videosu "Battle Royale göründü" 1 yıl Dünyanın en ince oyun bilgisayarı Asus ROG Zephyrus S ile tanışın! 1 yıl Xiaomi resmen Türkiye'de! Xiaomi Türkiye distribütörünün planları neler? 1 yıl Firebase platformuna uygulama içi mesaj ve daha iyi Crashlytics entegrasyonu geldi 1 yıl Samsung telefon fiyatlarına zam yaptı! 1 yıl Google, akıllı saatler için yapay zeka destekli bir fitness koçu üzerinde çalışıyor 1 yıl AK Parti'den belediyelere: Bir an önce PARDUS'a geçin 1 yıl Sony Xperia XA3 benchmark sonuçları görüntülendi 1 yıl Instagram anketleri artık istenilen kişilere mesaj olarak gönderilebilecek 1 yıl Xiaomi'nin Türkiye macerası: Resmi distribütör açıklandı 1 yıl The Boring Company, Loop sistemiyle stadyuma izleyici taşıyacak 1 yıl Siri birden fazla kullanıcının sesini tanıyabilecek Daha Eskiler
    Alternatif Görünümler Geri Bildirim