Anlık Bildirim

“Evlerdeki radon gazı kanser riskini artırıyor”

Prof. Dr. Şevket Özkaya evlerde artan radon gazıyla alakalı “Son yıllarda özellikle ev hanımlarında ve sigara içmeyenlerde akciğer kanseri vakalarını görüyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

“Evlerdeki radon gazı kanser riskini artırıyor” Tam Boyutta Gör

Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şevket Özkaya evlerde artan radon gazıyla alakalı “Son yıllarda özellikle 'ev hanımı' olan kadın hastalarda ve sigara içmeyenlerde akciğer kanseri vakalarını görüyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda özellikle 'ev hanımı' olan kadın hastalarda ve sigara içmeyenlerde akciğer kanseri vakalarını görüldüğünü belirterek, 'Hekimler olarak ev içi radon gazı etkisinin mutlaka araştırılması gerektiğini düşünüyoruz.' ifadelerini kullandı.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 salgınının sona ermesi ile toplumu en çok etkileyen, hastaların ve yakınlarının kâbusu olan kanser hastalığı gerçeğine geri dönüldü. Uzmanlar, bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelere rağmen, hala kanser tedavisinde erken tanı koymanın yerini alabilecek bir tedavi yöntemi bulunamadığını söylüyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Özkaya konuyla alakalı: “Bugün bilinen en önemli husus, yaşayan her hücrenin sonunun kanser ve ölüm olacağı. Örneğin, bir insanın akciğer kanserine veya meme kanserine yakalanma yaşı genetik olarak kodlanmıştır. Tıp dünyası eğer bir insan, başka hastalıklardan hayatını kaybetmeyip, 150 veya 170 yaşına kadar yaşarsa mutlaka kanser hastası olacağını öngörüyor. Eğer sigara kullanıyor veya kanserojen maddelere maruz kalıyorsanız, bu kansere yakalanma yaşınızı düşüren bir faktör. Örneğin, 150 veya 170 yaşında akciğer kanseri olacak bir kişi, sigara içtiği için bu yaş 100'e düşüyor. Eğer ailede kanser öyküsü varsa bu yaş daha da düşüyor. Ve 45 yaşından sonra her an kanser gelişmesi ile karşı karşıya kalınıyor.” dedi.

Bu durumda kişiyi kanserden kurtaracak en etkili yöntemin erken tanı ve tedavi olanakları olduğuna dikkati çeken Özkaya, salgının kanser konusunda topluma önemli bir katkısı olduğunu, Kovid-19 nedeniyle başvuran hasta sayısında ve radyolojik görüntülemelerde yaşanan artışın birçok vakanın erken evrede saptanmasını sağladığını belirtti.

Bunun en sık rastlanan çevresel maruz kalmalardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Özkaya, 'Radon renksiz, gözle görülmez, tatsız, kokusuz ve radyoaktif bir gaz, müsaade edilen miktarların üzerinde solunduğunda akciğer kanseri riskini artırıyor. Radona en güvendiğimiz yerde evlerimizde maruz kalıyoruz. Günlük yaşamda karşılaşılan ve özellikle ev yapım malzemesi olarak kullanılan taş, toprak, çimentoda doğal olarak bulunması ve sürekli olarak ortama serbest olarak yayılmasıyla, nefes yoluyla akciğerlerimize ulaşıyor. Akciğer kanseri riski oluşturuyor veya mevcut riski artırıyor.' değerlendirmesinde bulundu.

Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
Önceki Haftalar
Tüm Zamanların En İyi Yorumcuları
ANLIK GÖRÜNTÜLEMELER
1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü

GENEL İSTATİSTİKLER
4936 kez okundu.
18 kişi, toplam 20 yorum yazdı.

HABERİN ETİKETLERİ
radon, kanser ve
Sorgu:

Editörün Seçtiği Sıcak Fırsatlar

Sıcak Fırsatlar Forumunda Tıklananlar

Tavsiyelerimiz

Yeni Haber
şimdi
Geri Bildirim