Leapmotor, B10 ve C10 SUV modellerini hem tamamen elektrikli hem de küçük bir benzinli motorun yalnızca jeneratör olarak görev yaptığı EREV sistemiyle sunuyor. Bu sistemde benzinli motor tekerleklere güç vermiyor, yalnızca bataryayı hareket halindeyken şarj ediyor. Şirket, C10'un tam dolu batarya ve yakıt deposuyla birlikte yaklaşık 950 km kadar menzil sunabildiğini ve resmi testlerde sadece 10 g/km CO2 emisyonu saldığını iddia ediyor.
Leapmotor CEO'su Tianshu Xin, Leapmotor ile Stellantis’in şu anda tamamen farklı altyapılara sahip ürün gamları arasında teknoloji paylaşımı için çeşitli fırsatları değerlendirdiğini ve menzil uzatıcı sistemin de bu seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Xin, daha önce de EREV teknolojisini Avrupa’nın elektrikli mobiliteye geçiş sürecinde önemli bir ara çözüm olarak tanımlamıştı. Xin’e göre elektrikli araçlara geçiş, önceki beklentilerin gerisinde ilerlerken ve şarj altyapısı henüz yeterince gelişmemişken, bu tür çözümler kritik önem taşıyor.
Tianshu Xin, bu tür teknoloji paylaşımlarının Stellantis ile Leapmotor arasındaki ortaklığın temel mantığıyla örtüştüğünü vurguladı. Stellantis, Leapmotor’un uluslararası operasyonlarının yüzde 51’ine sahip durumda. Xin, “Stellantis ile Leapmotor arasındaki anlaşmayı yaparken hedeflerimizden biri de birbirimizin teknolojilerini kullanarak sinerji yaratmaktı” ifadesine yer verdi.
Xin ayrıca “platform paylaşımının da değerlendirdikleri fırsatlardan biri” olduğunu belirterek, gelecekte Avrupa pazarı için geliştirilecek Leapmotor modellerinin mevcut Stellantis platformlarını kullanabileceğinin sinyalini verdi. Bu yaklaşımın, markanın Avrupa pazarına daha iyi uyum sağlaması açısından önemli olduğu belirtiliyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: