Giriş
DH ile Giriş
Üye değil misiniz? Yeni Hesap Oluştur Sosyal Ağ ile Bağlan
Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu

    Karanlık madde teorisi evrensel bir sabit ile çürütülebilir mi?

    Yeni bir araştırma, karanlık maddeye en büyük rakip Modifiye Newton Dinamiği yaklaşımının iddia ettiği sabitin gerçekliğini sorguluyor. Galaksilerin dinamiği evrensel bir sabit ile açıklanabilir mi?
    1 yıl (Son Güncelleme: 1 yıl)
    2,4b
    01
    15
    Uzay
    Yazar
    1970’lerde, galaksilerin dinamik özelliklerinin araştırma konusu olarak popüler olmadığı bir zamanda, Amerikalı kadın astronom Vera Rubin spiral galaksilerin dış katmanlarındaki yıldızların hız profillerinde Newton dinamiğine uymayan bazı gariplikler olduğunu gözlemlemişti. Spiral galaksilerin dış kollarındaki yıldızlar beklenenden çok daha yüksek hızlarda hareket etmesine rağmen galaksi dağılmıyor ve bu yıldızlar galaksilerdeki yörüngelerini koruyorlardı. Rubin, sürpriz sayılabilecek nitelikte veriler ortaya koymuştu ve bu beklenmedik durum kısa sürede bilim insanlarının dikkatini çekmeyi başardı.

    Galaksilerin dinamiğinde bilim insanlarının ilgisini çeken nedir?

    Hepimiz, eğitim hayatımızın bir bölümünde Newton’un, gezegenlerin hareketlerini matematiksel olarak açıkladığı hareket yasalarını görmüşüzdür. Evrende kütleye sahip tüm nesneler birbirini çekmektedir ve bu çekim kuvveti nesneler arasındaki uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. Buradan yola çıkarak bir sistemdeki kütle merkezine yakın olan cisimlerin daha hızlı hareket ettiğini, kütle merkezine uzak nesnelerin ise daha yavaş hareket ettiğini kestirmekteyiz. Rubin’in gözlemleri doğrultusunda galaksilerin kütle merkezine uzak olan yıldızların, kütle merkezine yakın olan yıldızlarla benzer hızlara sahip olması yukarıda bahsettiğimiz kestirimlere tamamen ters düşmektedir. Problemin bir diğer ayağı ise Newton’un ikinci yasası (F=m.a) gereği kütle merkezinden uzak olan dış katmandaki yıldızların bu hız ve ivmeler ile galaksilerden nasıl kopmadığıdır. İşte Rubin’in çalışmaları sonucu bilim insanlarını bu alanda çalışmaya iten, bu problemlerdir.
    Rubin’in gözlemlerinin hemen ardından birçok bilim insanı farklı galaksilerdeki yıldızların hareket profillerini incelemeye başladı. Gözlem sonuçları Rubin’in önceden yaptığı gözlemlerle ve son olarak hipotezini kanıtladığı Andromeda Galaksisi’ndeki yıldızların hareket profilleriyle büyük oranda örtüşüyordu. Fizikçilerin nur topu gibi bir gizemleri olmuştu. Bilim insanları bir süre sonra bu gizemi belirli hipotezler ile açıklama yoluna gittiler. Zaman içinde bu hipotezlerden iki tanesi ön plana çıktı. Bunlardan ilki ve en popüleri dış yörüngedeki yıldızların hızlarını ve galaksinin dağılmadan kalmasını sağlayan kayıp kütle hipotezidir. Bu hipoteze göre galaksiler, evrende var olan fakat elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmeyen, sadece kütle çekimsel etkisini gözlemleyebildiğimiz; yani doğrudan değil dolaylı olarak gözleyebildiğimiz bir madde barındırıyordu. Bu maddeye ismiyle müsemma karanlık madde adı verildi. Hipoteze göre galaksilerin kütlesini büyük oranda karanlık madde oluşturmaktaydı. Bilim insanları bu hipotez doğrultusunda dış kollardaki yıldızların hareketini ve galaksilerin neden dağılmadığını açıklıyordu.
    İlginizi Çekebilir Avatar Merkezinde üç süper kütleli kara delik bulunan bir galaksi birleşmesi keşfedildi

    Modifiye Newton Dinamiği

    Galaksilerin dinamiğini açıklamaya çalışan tek hipotez karanlık madde değildi. Karanlık maddeye alternatif birçok hipotez ortaya atıldı ve günümüzde hala alternatif teoriler üretilmektedir. Bu teorilerden en popüleri Mordehai Milgrom tarafından 1980’lerin başında ortaya atılmış Modifiye Newton Dinamiği’dir. Kısaca MOND olarak bilinen bu teoriye göre Newton’un ikinci yasası F = m.a oldukça uzak yörüngedeki nesneler için doğru çalışmamaktaydı. Milgrom bu teorisini ortaya atarken Newton dinamiğinin, Güneş Sistemi’ndeki nesnelerin hareketlerini açıklamakta yeterli olduğunu fakat çok daha büyük kütleli ve uzak cisimlerin kütle çekimsel etkileşimlerinde sınanmadığını vurgulamıştır.
     
    Milgrom’a göre F = m.a formülünde yakın mesafeli cisimlerin kütle çekimsel hesaplamalarında ihmal edilebilecek bir µ fonksiyonu vardı ve bu fonksiyon büyük uzaklıklarda ihmal edilemeyecek bir niceliğe ulaşıyordu. Bu fonksiyon doğrultusunda Newton’un denklemini  F = ma2/a0 olarak yeniden oluşturdu. Bu değişim sayesinde formülde kütle çekim ve merkezcil ivme formülleri yerine konulduğunda uzaklıktan bağımsız bir denklem elde edilebiliyordu. Milgrom dış yörünge yıldızların hareketini uzaklık parametresinden bağımsız olarak açıklamayı başarmıştı. Burada a0 Milgrom’un denkleme yeni eklediği bir ifadeydi ve Milgrom bunu temel bir sabit olarak açıklıyordu. Hatta bu sabitin değerini elde ettiği gözlemlerden yola çıkarak istatistiksel olarak 1.2 × 10-10 ms-2 olarak hesaplamıştı. Milgrom’un bu yaklaşımından yola çıkarak MOND temelli birçok yöntem ortaya atıldı.
    MOND, karanlık madde teorisinin karşısında durmayı başarmıştı. Hatta Vera Rubin kendi teorisi olan karanlık maddeyi bir kenara bırakıp Milgrom’un yaklaşımının kendisini daha çok heyecanlandırdığını söylemişti. Bu gelişmelerin yaşanmasından günümüze kadar bu iki yaklaşım rekabetini sürdürdü ve popülerliklerini arttırdı. Süreç içerisinde karanlık maddeye yönelik daha çok kanıtlar elde edildi ve karanlık madde bilim insanlarınca daha çok benimsenmeye başlandı. MOND ise tam teşekküllü bir teori olmaması ve birçok konuya açıklık getirememesinin ardından bir miktar geri plana atıldı. Öncelikle MOND teorisinin relativistik versiyonu tam anlamıyla oluşturulamamıştı. Kütle çekimsel merceklenme, büyük patlama ve evrenin genişlemesi gibi pek çok konuda bir açıklaması yoktu. Karanlık maddenin açıklayabildiği birçok konuda MOND başarısız bir performans gösterirken, galaksilerin dinamiğini, yıldızların galaksiler içindeki hareketlerini karanlık maddeden daha iyi açıklıyordu. Özellikle cüce galaksilerin dinamiğini açıklamada MOND, karanlık maddeye göre fark yaratıyordu. Bunun yanına karanlık maddenin henüz gözlenemediğini de ekleyebiliriz.

    Yeni bir evrensel sabit olabilir mi?

    Milgrom’un yaklaşımının ana unsuru a0 sabitiydi. Klasik Newton dinamiğinden, MOND dinamiğine dönüşümde bu sabit kritik bir öneme sahipti. Yeni bir evrensel sabit olup olmadığı ise merak konusuydu. Yeni bir araştırma a0’nın evrensel bir sabit olup olmadığını açıklığa kavuşturmaya çalışıyor. Davi Rodrigues ve arkadaşları toplam 193 disk ve cüce galaksiyi inceleyip, bu alanda sayıca bugüne kadar yapılan en büyük gözlemin sonuçlarını Nature Astronomy dergisinde yayınladılar. Amaçları elde ettikleri veriler doğrultusunda MOND teorisinin belkemiğini oluşturan a0 sabitini yüksek hassasiyette hesaplamaktı. İlk aşamada elde ettikleri değerler, önceden daha az sayıda ve daha az hassasiyette yapılan ölçümlere göre daha geniş bir aralık oluşturmaktaydı. Daha küçük bir aralıkla a0 sabitini elde etmeyi umarken, daha geniş aralıkta a0 değerleri elde etmeleri MOND yaklaşımının evrensel sabit iddiasının zayıfladığını göstermekte. Araştırmaya göre tüm galaksilerin elde edilen verilerinden oluşan bir ortalama a0 değeri ise farklı çeşitlilikte pek çok galaksinin dinamiği ile örtüşmemektedir.
    Daha önce de MOND yaklaşımının evrensel sabit iddiasının örtüşmediği araştırmalar yayınlanmasına rağmen bu büyüklükte bir araştırma ilk olarak yapıldı. Elde edilen veriler de bu açıdan büyük önem taşımakta. Araştırmacılar bu verilerle, farklı analiz yöntemleri kullanarak a0 değerlerinin hesaplanması gerektiğini belirtiyorlar. Aynı şekilde galaksilerin hesaplama kullanılan kütle değerlerinin ve mesafelerin bir miktar belirsizlik içerdiği ve bunun hassas bir sabit hesaplamasını zorlaştıracağı belirtilenler arasında. Ölçümlere birçok anlamda hata karışmış olma ihtimali olmakla birlikte farklı senaryolar ile evrensel sabit elde edilme ihtimali de hala geçerli olabilir. MOND yaklaşımı bu araştırmanın ardından biraz daha kan kaybetmiş gibi görünüyor. Bununla birlikte iki yaklaşım arasındaki rekabet son hızıyla devam etmekte.


    https://www.nature.com/articles/s41550-018-0547-4 Yorum Yaz Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    En Beğenilen Yorumlar Tümünü Genişlet Yorum Yaz
    metalee (@metalee) 1 yıl en beğenilen bayraak
    Hayır, burada bahsedilen şey karanlık madde. Karanlık madde, galaksilere kütlesinin birçoğunu verdiği iddia edilen maddedir. Karanlık enerji ise evrenin genişlemesine ve genişlerken ivmesinin artmasına yol açan "enerji" dir. Lütfen modern fizik hakkında bilginiz yeterli değilse böyle karmaşık bilimsel konular hakkında yorum yazıp insanları yanıltmayın.
    Hayır, burada bahsedilen şey karanlık madde. Karanlık madde, galaksilere kütlesinin birçoğunu verdiği iddia edilen maddedir. Karanlık enerji ise evrenin genişl...
    Devamını Gör
    artenis (@artenis) 1 yıl
    '' bitcoin haram mıdır?''
    Neyse...

    Bu güzel makale için teşekkürler admin.
    Snnrvp (@snnrvp) 1 yıl
    Şu konu altında bile İslâm düşmanları toplanıyor. DonanımHaber ekibi bu tür zihniyetleri görmezden gelmesi üzücü. Bu tavrınız böyle devam ederse, yıllardır takip ettiğim bu forumu takibi bırakacağım. Selametle..
    Şu konu altında bile İslâm düşmanları toplanıyor. DonanımHaber ekibi bu tür zihniyetleri görmezden gelmesi üzücü. Bu tavrınız böyle devam ederse, yıllardır taki...
    Devamını Gör
    TonyStank 1 yıl
    Bu konular hakkinda genel bir bilgim vardi lakin MOND u ilk defa burada gordum ,cok bilgilendirici bir yazi olmus elinize saglik
    aktorun 1 yıl
    Eline sağlık "Murat Ulaş" çok güzel bir makale. Galaksinin merkezindeki ve kenarındaki yıldızların hızlarındaki orantısızlığı açıklamak için karanlık maddeye dayalı tezleri duymuştum ama MOND'u ilk defa Donanım Haber aracılığı ile senden duymuş oldum :)) Teşekkürler.
    alp0007 1 yıl
    Galaksinin çevresindeki yıldızların hızı dışında, zaman içinde hızındaki değişimi ölçecek teknolojiye sahip olunduğunda her şey değişebilir.
    Mars Portakalı 1 yıl
    Hmmm
    Tommy Shelby 1 yıl
    Zaten klasik fizik yetersiz kaldığı için modern fizik çıktı.Modifiye newton dinamiğini de ilk kez duydum
    bayraak 1 yıl
    Başlık yanlış. Karanlık madde yerine "Karanlık Enerji" olması lazım. Modern fizik hakkında bilginiz yeterli değilse lütfen böyle karmaşık bilimsel konular hakkında makaleler yazıp insanları yanıltmayın.
    metalee 1 yıl bayraak
    Hayır, burada bahsedilen şey karanlık madde. Karanlık madde, galaksilere kütlesinin birçoğunu verdiği iddia edilen maddedir. Karanlık enerji ise evrenin genişlemesine ve genişlerken ivmesinin artmasına yol açan "enerji" dir. Lütfen modern fizik hakkında bilginiz yeterli değilse böyle karmaşık bilimsel konular hakkında yorum yazıp insanları yanıltmayın.
    Scene 1 yıl bayraak

    Merhaba

    Tek bir haber kaynağı paylaşma imkanımız var. Ben size yukarıda bahsettiğiniz yanılgıyı açıklığa kavuşturmak için kullandığım bazı kaynaklardan alıntılar sunayım.

    Paylaştığım kaynağın başlığı : Is there a universal alternative to dark matter?

    Bir diğer kaynak olarak size Canan Nurhan Karahan'ın 2016 yılında yayınladığı doktora tezinden bir bölüm paylaşayım. Ulusal Tez Merkezi'nden doğrudan ulaşabilirsiniz.

    "Galaksilerin düz dönme eğrileri Newton dinamiğine göre beklenenden farklı bir gözlemdir. Bu aykırı gözlemi açıklamak için iki farklı yaklaşım bulunmaktadır: karanlık madde ve Modifiye Newton Dinamiği (MOND)."

    Haberin kaynağı olan araştırmada da tek bir kere dahi karanlık enerji ifadesi karanlık madde yerine kullanılmamıştır.

    Bunun dışında google scholar'ı kullanarak, karanlık madde ile karanlık enerji arasındaki farklar ve ilişkilerle ilgili bilimsel makalelere kolayca ulaşabilirsiniz.

    Lütfen bildiğinizi düşündüğünüz konularda keskin yorumlar yapmadan önce bir kere daha düşünün.
    phoenix2008 1 yıl bayraak
    Baslik dogru, burada bahsedilen sey karanlik madde. Sizin karanlik enerji dediginiz sey evrenin sinirlarinin, hizinin surekli katlanarak genislemesidir. Bir cemberin disinin surekli genisledigini dusunebiliriz ya da evrenin bir halı, kaydirdiginizda uzerindeki galaksilerin icten disa dogru hizla birbirinden suruklenerek uzaklastigini da dusunebiliriz. Fakat bu makalede bahsedilen, evrenin bize daha yakin taraflarinda dahi, uzaklik goz etmeksizin bağzi objelerin olmasi gerektiginden daha hizli/yavas donuyor olmasi. Bu olagan olmayan micro olcek degisimlerden bahsediyor. Bu olcekte etki edebilecek sey de yogunlugu her yerde farkli olan karanlik maddedir. Yani surekli istikrarli bir genislemeden cok, karisik hareketlerden bahsediliyor, yani halınin ortalarinda da isler karisiyor, bu da karanlik maddenin etkisidir.
    nebulabado 1 yıl
    Bu haber, bu siteye çok ağır kalmış bence.
    Snnrvp 1 yıl
    Şu konu altında bile İslâm düşmanları toplanıyor. DonanımHaber ekibi bu tür zihniyetleri görmezden gelmesi üzücü. Bu tavrınız böyle devam ederse, yıllardır takip ettiğim bu forumu takibi bırakacağım. Selametle..
    clb12 1 yıl Snnrvp
    Forum da cok merakliydi senin gibi yobazlara.
    artenis 1 yıl Snnrvp
    Karanlık madde haram mı ?

    İslam düşmanı ile islamcı düşmanını karıştıran senin gibilere bu forum zaten fazla
    kımyasal 1 yıl
    Işık yılı uzaklıkta bulunan galaksileri incelemek ve onlar hakkında teoriler üretmek zor iş.1980 lerde ortaya atılmış bir teoriyi çürütmek için yada tam olarak ispatlamak için elimizdeki olanaklar da sağlıklı bilgiler vermeye yetersiz gibi.
    artenis 1 yıl
    '' bitcoin haram mıdır?''
    Neyse...

    Bu güzel makale için teşekkürler admin.
    Yorum Yaz Forumda Yanıtla
    B I U " İçerik Göm DH Video Twitter YouTube Instagram Vine Künye BSC Oyun IMDb - url img @
    Nasıl eklemek istersiniz?
    Tüm güncellemelerden eposta yoluyla haberdar olun.
    ANLIK GÖRÜNTÜLEMELER
    1 Kişi Okuyor (0 Üye, 1 Misafir) 1 Masaüstü

    GENEL İSTATİSTİKLER
    2359 kez okundu.
    10 kişi, toplam 10 yorum yazdı.

    HABERİN ETİKETLERİ
    galaksiler, karanlık madde ve
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler 1 yıl AK Parti'den belediyelere: Bir an önce PARDUS'a geçin 1 yıl Sony Xperia XA3 benchmark sonuçları görüntülendi 1 yıl Instagram anketleri artık istenilen kişilere mesaj olarak gönderilebilecek 1 yıl Xiaomi'nin Türkiye macerası: Resmi distribütör açıklandı 1 yıl The Boring Company, Loop sistemiyle stadyuma izleyici taşıyacak 1 yıl Siri birden fazla kullanıcının sesini tanıyabilecek 1 yıl Tesla'nın Model 3'te kullandığı batarya modülleri zarar görmüş olabilir 1 yıl Motorola hangi telefonlarının Android 9.0 Pie güncellemesi alacağını duyurdu 1 yıl Dünyanın en büyük e-spor arenası İstanbul’da açılıyor! 1 yıl Chrome'a sayfa yükleme hızını arttıracak yeni bir özellik geliyor 1 yıl Türkiye'den uzayda dev adım: Yeni 'roket sistemi' için hazırlıklar başladı 1 yıl Hafızayı güçlendirmek için beyin hücrelerini yapıştırabiliriz 1 yıl Microsoft Cortana ve Amazon Alexa entegrasyonunun önizlemesi yayınlandı 1 yıl Monster'da Bu Hafta - PES 2019 1 yıl Terminatör filmindeki robotlar gerçek oluyor: Programlanabilir sıvı metal geliştirildi 1 yıl Bir ötegezegenin atmosferinde ilk kez demir keşfedildi "Evrenin en sıcağı" 1 yıl Xiaomi Mi A2'nin Türkiye fiyatı belli oldu! 1 yıl 2017'de Coinbase'e her gün 50 bin yeni kullanıcı katıldı 1 yıl Mate 20 Lite siyah, altın ve mavi renk seçenekleri ile geliyor 1 yıl WhatsApp yedekleri için Google Drive artık kotasız ve ücretsiz 1 yıl GÖRÜNTÜLENEN Karanlık madde teorisi evrensel bir sabit ile çürütülebilir mi? Sonraki Apple özel bir sağlık veri yongası üzerinde çalışıyor 1 yıl İlk kızaklı çift ön kamera Elephone’dan geliyor 1 yıl Samsung’dan üst seviye Harman ses sistemleri 1 yıl Android 9 Pie Go Edition duyuruldu 1 yıl ROME: Total War 23 Ağustos’ta iPhone’lara geliyor 1 yıl Küçük çentiği ile dikkat çeken Oppo F9 tanıtıldı 1 yıl Hindistan başbakanı açıkladı: "2022'de uzaya çıkıyoruz" 1 yıl Galaxy Note 9, dünyanın en iyi ekran deneyimi sunan telefonu oldu! 1 yıl Tinder'in kurucuları, ana şirkete 2 milyar dolarlık dava açtı 1 yıl Ecosia: Tek tıkla ağaç dikin 1 yıl NASA: Isıya dayanıklı yaşam formu bulmak için Antarktika'yı araştırıyor 1 yıl Huawei Mate 20'nin fiyatı ve özellikleri bir perakende satış sitesinde listelendi 1 yıl Honor 8X fotoğrafları V çentiğe sahip ekranı doğruladı 1 yıl Braun S3 tıraş makinesi incelemesi 1 yıl Turing GPU’lar 8K çözünürlükte donanımsal hızlandırma desteği sunacak 1 yıl General Mobile’dan 100 milyon TL’lik “yerli ve milli” cep telefonu yatırımı! 1 yıl Elon Musk'ın yeni nesil uzay kapsülüne bir de böyle bakın 1 yıl Yerli üretici Reeder, iPhone değişim kampanyası başlattı 1 yıl Apple'ın artırılmış gerçeklik gözlüğü ve otomobil projesi şirketi yeni rekora taşıyabilir 1 yıl Nokia, tüm akıllı telefonlarının Android Pie güncellemesi alacağını doğruladı Daha Eskiler
    Alternatif Görünümler Geri Bildirim