Anlık Bildirim

Polonyalı hava yolu şirketi: Boeing uçak satabilmek için güvenlik sorunlarını gizledi

Boeing'in iki ölümcül kazaya yol açan 737 MAX uçakları şirketin başını ağrıtmaya devam ediyor. Polonya'nın önde gelen hava şirketi LOT, Boeing'in uçağın kusurlarını bilerek sakladığını öne sürüyor.

Polonyalı havayolu şirketi: Boeing uçak satabilmek için güvenlik sorunlarını gizledi Tam Boyutta Gör
Boeing’in 737 MAX modeli son yıllarda havacılık sektörünün en tartışmalı yolcu uçaklarından biri hâline gelmiş durumda. 2018 ve 2019’da yaşanan iki ölümcül kazanın ardından dünya genelinde yere indirilen uçak, özellikle MCAS adı verilen uçuş kontrol sistemi nedeniyle yoğun eleştiri almıştı. Kazalar sonrası yapılan soruşturmalar, Boeing’in hem düzenleyici kurumlara hem de müşterilerine verdiği bazı bilgilerin eksik ya da yanıltıcı olabileceğini ortaya koymuştu. Şirket her ne kadar son yıllarda 737 MAX’i yeniden güvenli bir uçak olarak konumlandırmaya çalışsa da o döneme dair hukuki süreçler hâlâ devam ediyor. Özellikle Polonyalı hava yolu şirketi LOT Polish, Boeing’e karşı ciddi suçlamalarda bulunuyor.

LOT Polish: "Boeing, 737 MAX'in Güvenlik Sorunlarını Biliyordu Ama Sakladı"

ABD’nin Seattle kentindeki federal mahkemede görülen davada LOT’un avukatları, Boeing’in 2016 yılında yürüttüğü satış kampanyası sırasında 737 MAX’in kritik güvenlik sorunlarını bildiği hâlde bunları hava yolu şirketlerinden sakladığını öne sürdü. LOT tarafına göre Boeing, o dönemde ciddi mali sıkıntılardan çıkmaya çalışan hava yolu şirketinin özellikle düşük maliyet ve kolay pilot eğitimi vaatleri nedeniyle 737 MAX’i tercih etmesini sağladı. Ancak daha sonra yaşanan kriz, LOT’un toparlanma planlarını da sekteye uğrattı.

Davada tartışmanın merkezinde ise MCAS (Maneuvering Characteristics Augmentation System) sistemi yer alıyor. Boeing mühendisleri, 737 MAX’in belirli koşullar altında burnunu yukarı kaldırma eğilimi gösterdiğini fark edince bu sorunu yazılımsal olarak çözmek için MCAS sistemini geliştirdi. Bu sistem, gerekli gördüğü durumlarda uçağın burnunu otomatik olarak aşağı itiyordu. Ancak davaya göre Boeing, bu sistemin kapsamı ve uçuş testlerinde ortaya çıkan problemler konusunda ABD Federal Havacılık İdaresi’ne (FAA) tam bilgi vermedi.

Bunun en önemli sebeplerinden birinin pilot eğitimi olduğu belirtiliyor. Boeing, mevcut 737 pilotlarının ek simülatör eğitimine ihtiyaç duymadan 737 MAX’e geçebileceğini savunuyordu. Çünkü kapsamlı simülatör eğitimi gereksinimi, hava yolu şirketleri için maliyetleri ciddi şekilde artıracaktı. Üstelik Boeing o dönemde Airbus’ın A320 ailesiyle son derece agresif bir rekabet içindeydi. LOT’un eski yöneticilerinden Maciej Wilk’in mahkemede verdiği ifadeye göre, Boeing’in en önemli satış argümanlarından biri de tam olarak buydu: Pilotların ek ve pahalı eğitim süreçlerine ihtiyaç duymayacağı söyleniyordu.

Düşen İki Boeing'de 346 Kişi Hayatını Kaybetti

İddia: Boeing uçak satabilmek için güvenlik sorunlarını gizledi
LOT ise MCAS sisteminin yarattığı risklerden habersiz şekilde önümüzdeki yıllarda teslim edilmek üzere 15 adet 737 MAX kiralama anlaşması yaptı. Ancak 2018’de Endonezya’da düşen Lion Air Flight 610 ve 2019’da Etiyopya’da düşen Ethiopian Airlines Flight 302, tüm dünyada büyük bir şok yarattı. Toplam 346 kişinin hayatını kaybettiği bu iki kazada MCAS sisteminin önemli rol oynadığı daha sonra ortaya çıktı.

Kazaların ardından dünya genelindeki havacılık otoriteleri 737 MAX uçaklarını yere indirirken, Boeing uzun süre uçağın güvenli olduğunu savunmaya devam etti. LOT’un avukatları da Boeing satış ekiplerinin kendilerine herhangi bir güvenlik sorunu bulunmadığı yönünde güvence verdiğini söylüyor. Ancak ikinci kazanın ardından MCAS sistemine dair detayların ortaya çıkmasıyla birlikte 737 MAX filosu yaklaşık 20 ay boyunca dünya genelinde uçuştan men edildi. Bu süreçte Boeing, sistemi yeniden tasarlamak ve pilot eğitimlerini güncellemek zorunda kaldı.

Boeing İddiaları Reddediyor

Boeing cephesi ise LOT’un iddialarını reddediyor. Şirketin avukatları, LOT’un bugün hâlâ aktif şekilde 737 MAX uçurmaya devam ettiğine dikkat çekerek bunun “dolandırıldığını iddia eden bir şirketin davranışıyla çeliştiğini” savunuyor. Boeing ayrıca kazalar sonrası hem kurbanların ailelerine milyarlarca dolar ödeme yaptığını hem de yere indirme sürecinden zarar gören pek çok hava yolu şirketiyle mahkeme dışında anlaşmaya vardığını vurguluyor. 

LOT’un açtığı dava havacılık sektörünün geri kalanı için de önem taşıyor; çünkü Polonyalı hava yolu şirketi, 737 MAX kazalarıyla bağlantılı olarak Boeing’i mahkemeye veren ve davayı doğrudan duruşma aşamasına götüren ilk hava yolu şirketi oldu. Bu nedenle Seattle’da görülen bu dava, hem Boeing hem de sektörün geri kalanı için belirleyici sonuçlar doğurabilir. Örneğin Boeing gibi uçak üreticilerinin hava yollarıyla paylaşmak zorunda olduğu bilgiler çok daha geniş bir çerçevede tanımlanabilir ya da Boeing yeni bir tazminat süreciyle karşı karşıya kalabilir.

Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: DH App Gallery Uygulamasını İndir DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
Sorgu:

Editörün Seçtiği Sıcak Fırsatlar

Sıcak Fırsatlar Forumunda Tıklananlar

Tavsiyelerimiz

Yeni Haber
şimdi
Geri Bildirim