Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim

    ESA, astronotların uzay görevleri sırasında “uyku” haline geçmelerinin etkilerini inceliyor

    Avrupa Uzay Ajansı, insanlı uzay görevlerinde astronotların uyku haline geçirilmesinin etkilerini araştırıyor. Plan Hayata geçirilebilirse, uzayın derinliklerinin kapıları insanlara açılabilir.
    Oy Ver

    Bilim kurgu filmlerinde, personelin uzun soluklu uzay görevlerindeki rotaya ulaşmadan önce haftalarca hatta yıllarca uyuduğuna birçok kez şahit olmuşuzdur. Peki, beyaz perdede gördüğümüz ve uyku odaları (hibernation pods) olarak tercüme edebileceğimiz yerlerde geçirilen bu uzun süreler gerçek hayatta ne kadar mümkün? Avrupa Uzay Ajansı (ESA) yeni araştırmasında bu soruya cevap arıyor.

    ESA’ya göre yaşamın temel fonksiyonlarının geçici olarak kesilmesi ya da yavaşlatılması hali olarak ifade edebileceğimiz bu durum evreni keşfetmemiz için en etkin yol olabilir. Uygun teknoloji ile birlikte uzay araçlarında da küçülmeye gidilmesinin önünü açabilecek fikrin birçok avantajı da beraberinde getirdiğini söylemek mümkün.

    ESA’da görevli bilim insanları, farklı gezegenlere ya da çok daha uzak mesafelere insan gönderme hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir engelin aşılması gerektiğini ifade etmiş. Söz konusu engel ise insanların yaşam alanı ihtiyacı!

    Mühendisler, uzak mesafeler kat edecek ve insanların görev aldığı uzay araçlarını oldukça büyük tasarlamak zorunda. Zira görev süresi boyunca uyumanın haricinde spor yapmak ve sosyalleşmek gibi faaliyetler için alana ihtiyaç var. Ancak ESA’nın geliştirdiği ve 6 kişilik ekibin Mars’a düzenleyeceği bir görev modelinde, yolculuğun büyük bir kısmını uyuyarak geçirecek astronotların ihtiyaç duyacağı aracın ve kaynakların üçte bir oranında azaltılabileceği öngörülmüş.

    ESA ve farklı kurumlarda çalışan bilim insanlarını bir araya getiren çalışma neticesinde ortaya konan yol haritasını açıklayan Robin Biesbroek yaptığı açıklamada, “bir astronot ekibini en iyi hangi şartlarda uyku haline geçirebileceğimizi tartıştık. Acil durumlarda ne yapılabileceği, güvenliğin nasıl sağlanabileceği ve uyku halinin psikolojik tesirleri üzerine görüş bildirdik. Günün sonunda ise bu fikirlerimizin hayata geçirilebilmesi için gereken süreyi 20 yıl olarak belirledik.” ifadelerini kullanmış.

    Uykuya yatırılma süreci, astronotların ayılarınkine benzer bir rutinle başlıyor. Kış uykusuna yatmaya hazırlanan ayıların sonbahar aylarında kilo aldığı ve vücutlarındaki yağ miktarını artırdığı biliniyor. Uzay görevleri sırasında ise öncesinde kilo almış astronotlar uyku odalarına yerleşiyor. Bu odaların astronotlar uyandıktan sonra yaşam alanı olacak şekilde de tasarlanacağı belirtiliyor. Astronotları, henüz bilinmeyen bir ilacın uyku haline geçireceği değerlendiriliyor. ESA’nın hedefi astronotların metabolizma hızını %75 oranında azaltabilmek.

    Uyku odalarının 180 gün sürmesi planlanan Mars’a gidiş ve Mars’tan dönüş yolculuğu ile 21 günlük toparlanma süreci boyunca astronotları kozmik radyasyon gibi tehlikelerden koruyacak şekilde geliştirileceği vurgulanmış. Astronotlar uyku halindeyken uzay aracını kontrol altında tutacak bir yapay zekânın varlığı da unutulmamış.

    Daha kat edilecek çok fazla mesafe de olsa derin uzay görevleri için mecburi istikamet olarak görülen “uyku” hali çözümü, bakalım arzu edilen şekilde karşımıza çıkabilecek mi? Sizler de yorumlarınızla fikirlerinizi lütfen paylaşmayı ihmal etmeyin.



    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Sorgu:
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim