Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu

    Dünya turuna başlayan Solar Impulse 2'den ilk rekor geldi

    5 yıl
    3,2b
    1
    10
    Diğer Bilim ve Teknoloji
    Haber Editörü
    Dünyanın güneş enerjisiyle çalışan ilk uçağı olarak lanse edilen Solar Impulse'in ikinci versiyonu, detaylarına burada değindiğimiz üzere önemli bir adım atarak uzun zamandır planlanan Dünya etrafındaki turuna geçtiğimiz pazartesi günü başlamıştı. Solar Impulse 2'den çok gecikmeden ilk rekor haberi de geldi.
    Bu doğrultuda toplam 5 ay ve 35 bin kilometre olarak planlanan yolculuğun ikinci aşaması olan Umman Sultanlığı'nın başkenti ve en büyük şehri Maskat'dan, Hindistan'ın Gucerat eyaletinde bulunan Ahmedabad şehrine yapılan 1,468 KM'lik uçuş ile güneş enerjisiyle çalışan bir uçakla yapılan en uzun mesafe rekoru kırılmış oldu. Pilot Bertrand Piccard tarafından 8,534 metre yükseklikte 100 knot hızla gerçekleştirilen ve 13 saat 20 dakika süren uçuş, Ahmedabad şehrine iniş ile şimdilik son buldu. Daha önceki rekor ise 1,386 KM'lik uçuş mesafesiyle Piccard'ın takım arkadaşı André Borschberg'un kontrolündeki Solar Impulse'nin ilk versiyonuna aitti. 
    Solar Impulse 2, sıradaki uçuş noktası olan Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletindeki Varanasi'ye gitmeden önce Ahmedabad şehrinde dört gün boyunca kalacak ve çeşitli bakım işlemlerinden geçecek.
     


    http://www.solarimpulse.com/home Yorum Yaz Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    En Beğenilen Yorumlar Tümünü Genişlet Yorum Yaz
    Plegus 5 yıl en beğenilen oray
    Şimdi o iş öyle değil.

    Yazıya başlamadan önce belirteyim. Hükümet yanlısı değil aksine gıcığıyım. Enerji sektöründeyim.



    Öncelikle, Türkiyenin enerji ihtiyacının %95'i değil, günden güne değişmekle beraber ortalama %60'ı dışarıya bağımlıdır. Şu anda yenilenebilir enerjiye teşvik ve destek olmakla beraber, altını çizerek söylüyorum ne yazık ki yenilenebilir enerjiyle insan ırkının tükettiği enerjinin tamamını karşılamak günümüz teknolojisi ile mümkün değildir (Uğraşılmıyor diye değil, imkansız). Temel sebep ise elektriğin depolanabilir olmamasıdır (Pil örneğiyle gelmeyelim lütfen). Yani, tüketeceğiniz elektriği o anda üretmeniz gerekmektedir. Dolayısıyla istediğiniz anda istediğiniz gibi üretimi artırıp azaltabilmelisiniz. Bu açıdan baktığımızda yenilenebilir enerji kaynakları arasından (Rüzgar, güneş, jeotermal, hidrolik ve biyolojik atık) sırasıyla;



    1. Rüzgar, anlık olarak üretimi değişen ve kafasına göre değişen bir kaynaktır. Yatırım/fayda olarak baktığınızda (Bu dünyayı kapital yönetiyor ne yazık ki ve bu açıdan bakmak zorunda kalıyoruz) en gerilerde yer almaktadır. Hepsini geçelim, türkiye zaten rüzgar fakiri bir ülkedir. Ha bu arada yenilenebilir derken, rüzgar güllerinin kuşların göç yollarıyla kesiştiğini ve katliam yaattığını da bilmemiz gerekiyor.



    2. Güneş, tabi ki sadece gündüzleri üretimi yapılabilen bir kaynaktır. Gece çöpe atabilirsiniz. Ülkemizin güneş potansiyeli çok yüksek. Gerçekten değerlendirilebilir. Ama dediğim gibi, ana kaynak asla olamaz. Güneş panellerinin üretilmesi sırasında açığa çıkan gazlar ise atmosferi katlediyor (Bi termik değil).



    3. Jeotermal nispeten düzenli bir enerji kaynağı ama dünya zaten jeotermal fakiri. Belki sanayi devriminden önce yeterli gelebilirdi. Ama şimdi asla :( Ülkemizde ise toplam enerji üretiminin yaklaşık %1.1 kadarını buradan karşılıyoruz. Daha da artması 2025 planlarına göre öngörülmüyor.



    4. Hidroelektrik enerjiyi kabaca 2'ye ayıralım:



    a. Dere üstü santraller sürekli üretim halindedir ve tamamen yağışlara ve eriyen karlara bağlı çalışır. Baharda eriyen karlarla beraber çağlayan nehirler harika bir dönüş sağlıyor. Ancak geri kalan mevsimlerde o dereler yataklarını zor besliyor. Bu arada bunlar kavgası verilen HES'lerle karıştırılmasın lütfen. En başta dökülen betonu saymazsanız doğaya zararları herhangi diğer tüm kaynaklardan daha azdır. Barajları olmadığı için yatakları doldurmaz, hiçbir yeri su altında bırakmaz. Bunlar kardeşimiz.



    b. Rezervuarlı santraller ise baharda suyu depolar ve kurak aylarda hem elektrik üretimi hem de içme suyunu bize sağlar. Ama bunların da kapasitesi bir yere kadar yeterli oluyor. Ve evet, tvde gördüğünüz tükaka HES'ler bunlar oluyor. Köyleri, kasabaları, otlanma alanlarını, bitiksel yaşamı yok edenler bunlar. Yani adı yenilenebilir de kendisi tam olarak öyle değil.



    5. Biyolojik atık, tshh güldürmeyin xD xD xD



    Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz. İzlanda elektriğinin tamamını jeotermal ve hidrolikten üretiyor. Ama bedeli allahın unuttuğu yerde, buz denizinde, kutupların yanında olmak. Bu istisnalar ne yazık ki çok değil.



    "Almanya daha geçen elektriğinin %70'ini yenilenebilirden elde etti" diyenleri duyar gibiyim. Adamlar 1990'dan beri çılgın gibi yatırım yapıyor. Güneş açısından ortalama, rüzgar açısından verimli bir ülke. Ancak kazın ayağı öyle değil. Almanyanın yıllık elektrik tüketiminin ortalama %10'u bu kaynaklardan geliyor. O dev istatistik sadece 1 güne özel ve çılgın gibi rüzgarın estiği, cayır cayır güneşin açtığı bir günden bahsediyoruz. Gelecek için gözleri parlatan bir değer ama ne yazık ki gelecek çok yakında gelmeyecek.



    Tüm dünyada Yenilenebilir enerjiyi kullanan santraller her daim tam kapasite çalışır. Geri kalan enerji ihtiyacı ise sırasıyla doğal gaz, kömür, linyit, asfaltit, motorin ve benzin yakılarak elde edilir. Bu iğrenç kaynaklar ne yazık ki en önemli faktör olan "istediğimiz zaman istediğimiz kadar" şartını sağlıyor. Bu durumda bunlara yönelmek durumunda kalıyoruz.



    Heyecanla telefon pilleri büyüsün devrim olsun diyoruz ya, MIT de kıçını yırtan güzide bilim insanı biz nette daha uzun süre sörf yapalım diye değil, elektriğin depolanma problemine çözüm bulmak için uğraşıyor. Ne zaman ki bunu başarırız o zaman açın bütün ışıkları, televizyonu kapamayın, telefonu şarjda unutun. Ama şu anda o kömürün yanmasını istemiyorsanız lütfen tükettiğiniz elektriğe dikkat edin. O boşa dönen fışkiyeleri de kırın aq.
    Şimdi o iş öyle değil. Yazıya başlamadan önce belirteyim. Hükümet yanlısı değil aksine gıcığıyım. Enerji sektöründeyim. Öncelikle, ...
    Devamını Gör
    oray (Oray G) 5 yıl Plegus
    Öncelikle bir kişinin savına katılmıyorsanız bunu ispatlamanız gerekiyor :) ben fosil yakıtlar bazında düşünerek %95 rakamını yazmıştım. Tabi gerçekten enerji tüketimi bakımından dışa bağımlılığımızı referans alarak incelemekte fayda var. Açıkcası bunun hesabını tek tek yapalım en azından kimse yanlış bilgi sahibi olmasın :)



    BP'nin BP Statistical Review of World Energy June 2014'ünü kullanarak hesaplayalım;



    Fosil yakıtlarda dışa bağımlılık oranımız;



    Ham Petrol üretim: 0.5 milyon ton (Kaynak TPAO)

    Petrol ürünü ithalatı: 11 milyon ton epdk.org.tr/...

    Ham Petrol ithalatı: 18.5 milyon ton epdk.org.tr/...

    Petrol ürünü ihracatı: 4.8 milyon ton epdk.org.tr/...

    Ham Petrol İhracatı: 0

    Türkiye'nin Toplam petrol veya petrol ürünü ihtiyacı veya tüketimi: 11+18.5-4.8-0.5 = 24.2 milyon ton

    Üretim 0.5 milyon ton olunca ham petrol bağımlılığımız %98 olarak ortaya çıkıyor.



    Doğalgaza gelelim:



    doğalgaz tüketimimiz: 41.1 milyon toe (EPDK)

    doğalgaz üretimimiz: 0.45 milyon toe (EPDK)

    Üretim 0.45 ve tüketimimiz 41.1 milyon olduğunu düşünürsek oran %99 doğalgazda dışa bağımlılığımız ortaya çıkıyor.



    Kömüre bakalım:

    Kömür üretim: 13.2 mtoe

    Kömür tüketim: 33.0 mtoe

    Burada da %60 civarında çıkıyor...



    Kısaca fosil yakıtlarda toplam üretimimiz 13.2+0.45+0.5 = 14.15 mtoe, tüketimimiz 98.3 milyon toe.... %86 fosil yakıtlarda dışa bağımlıyız... Verdiğim rakamdan çok çok da uzak sayılmaz :)



    Peki hidroyu vs ekleyelim bakalım.



    Hidroelektrikte üretimimiz 13.4 milyon toe

    Solar ??

    Rüzgar peki... 1.7 mtoe

    geothermal 0.5 mote



    Yani toplam enerji kaynaklarımızı bir araya getirsek... 14.15+13.4+1.7+0.5 = 29.75 mtoe kadar enerji üretebiliyoruz.... Fakat toplam tüketimimiz: 127 mtoe.



    Kısaca enerji açısından dışa bağımlılığımız %77 yapıyor.
    oray (Oray G) 5 yıl Plegus
    Şimdi yanlış anlama olduğunu düşünüyorum... Ben Ar-Ge çalışması için teşviklerden bahsettim ve yani rüzgar solar gibi enerji üretim tesislerine verilen teşviklerden bahsetmiyorum. Ben tüm teknolojiyi Çin'den, Amerikadan alıyorsam o soların ve rüzgarın ne kadar anlamı olabilir? Konu solar enerji ile uçağın uçurulması, yoksa enerji elde edilmesi değil aslında tam olarak.



    Konu biraz sapmış ama şu teknolojiyle doğru, mümkün değil. Fakat dışa bağımlılığımızı ne kadar azalatabilirsek bizim için o kadar iyi olur. BP'nin raporuna dikkatlice inceleyin, diğer ülkelerin solar, yenilenebilir ve rüzgardaki payları ne kadar toplam tüketimlerine göre? Beni çok daha iyi anlayacaksınız!



    Temel sebep bence yanlış, depolanabilir olması eğer ihtiyacından fazla elektrik üretemiyorsan pek anlamı değil. Ve elektrik tek olay da değil, fosilleri sadece yakarak elektrik üretmeden de enerjiyi kullanabilirsin.
    umut_baris 5 yıl Plegus
    Pardon Almanya'mı güneş açısından verimli ülke?



    Yorumlar (3) Yorum Yaz Forumda Gör
    Reddemon35 (abc def) 5 yıl
    Bir gün soğuk füzyon olacak olay kopacak. Başka çözüm yok
    Guest423434424 5 yıl
    Gösterilen haritada türkiye'de var Tayyip bey görür de bizde yaparık inş böyle uçaklar. Yerli F-ler 2023 de dediler ya bakalım inanıyorum yaparız biz.
    oray (Oray G) 5 yıl
    Gelecek icin buyuk bir adim... Keske bizde de (enerji ihtiyacinda %95 disa bagimli olan ulkemizde) gunes enerjisini kullanacak teknolojilere ArGe tesvikleri olsa... Teknolojiyi gelistirmeye calisan ve teknoloji uretebilenlere ciddi mali destekler olsa... Cok daha farkli ulke olurduk.



    Anca bakiyoruz...
    Plegus 5 yıl oray
    Şimdi o iş öyle değil.

    Yazıya başlamadan önce belirteyim. Hükümet yanlısı değil aksine gıcığıyım. Enerji sektöründeyim.



    Öncelikle, Türkiyenin enerji ihtiyacının %95'i değil, günden güne değişmekle beraber ortalama %60'ı dışarıya bağımlıdır. Şu anda yenilenebilir enerjiye teşvik ve destek olmakla beraber, altını çizerek söylüyorum ne yazık ki yenilenebilir enerjiyle insan ırkının tükettiği enerjinin tamamını karşılamak günümüz teknolojisi ile mümkün değildir (Uğraşılmıyor diye değil, imkansız). Temel sebep ise elektriğin depolanabilir olmamasıdır (Pil örneğiyle gelmeyelim lütfen). Yani, tüketeceğiniz elektriği o anda üretmeniz gerekmektedir. Dolayısıyla istediğiniz anda istediğiniz gibi üretimi artırıp azaltabilmelisiniz. Bu açıdan baktığımızda yenilenebilir enerji kaynakları arasından (Rüzgar, güneş, jeotermal, hidrolik ve biyolojik atık) sırasıyla;



    1. Rüzgar, anlık olarak üretimi değişen ve kafasına göre değişen bir kaynaktır. Yatırım/fayda olarak baktığınızda (Bu dünyayı kapital yönetiyor ne yazık ki ve bu açıdan bakmak zorunda kalıyoruz) en gerilerde yer almaktadır. Hepsini geçelim, türkiye zaten rüzgar fakiri bir ülkedir. Ha bu arada yenilenebilir derken, rüzgar güllerinin kuşların göç yollarıyla kesiştiğini ve katliam yaattığını da bilmemiz gerekiyor.



    2. Güneş, tabi ki sadece gündüzleri üretimi yapılabilen bir kaynaktır. Gece çöpe atabilirsiniz. Ülkemizin güneş potansiyeli çok yüksek. Gerçekten değerlendirilebilir. Ama dediğim gibi, ana kaynak asla olamaz. Güneş panellerinin üretilmesi sırasında açığa çıkan gazlar ise atmosferi katlediyor (Bi termik değil).



    3. Jeotermal nispeten düzenli bir enerji kaynağı ama dünya zaten jeotermal fakiri. Belki sanayi devriminden önce yeterli gelebilirdi. Ama şimdi asla :( Ülkemizde ise toplam enerji üretiminin yaklaşık %1.1 kadarını buradan karşılıyoruz. Daha da artması 2025 planlarına göre öngörülmüyor.



    4. Hidroelektrik enerjiyi kabaca 2'ye ayıralım:



    a. Dere üstü santraller sürekli üretim halindedir ve tamamen yağışlara ve eriyen karlara bağlı çalışır. Baharda eriyen karlarla beraber çağlayan nehirler harika bir dönüş sağlıyor. Ancak geri kalan mevsimlerde o dereler yataklarını zor besliyor. Bu arada bunlar kavgası verilen HES'lerle karıştırılmasın lütfen. En başta dökülen betonu saymazsanız doğaya zararları herhangi diğer tüm kaynaklardan daha azdır. Barajları olmadığı için yatakları doldurmaz, hiçbir yeri su altında bırakmaz. Bunlar kardeşimiz.



    b. Rezervuarlı santraller ise baharda suyu depolar ve kurak aylarda hem elektrik üretimi hem de içme suyunu bize sağlar. Ama bunların da kapasitesi bir yere kadar yeterli oluyor. Ve evet, tvde gördüğünüz tükaka HES'ler bunlar oluyor. Köyleri, kasabaları, otlanma alanlarını, bitiksel yaşamı yok edenler bunlar. Yani adı yenilenebilir de kendisi tam olarak öyle değil.



    5. Biyolojik atık, tshh güldürmeyin xD xD xD



    Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz. İzlanda elektriğinin tamamını jeotermal ve hidrolikten üretiyor. Ama bedeli allahın unuttuğu yerde, buz denizinde, kutupların yanında olmak. Bu istisnalar ne yazık ki çok değil.



    "Almanya daha geçen elektriğinin %70'ini yenilenebilirden elde etti" diyenleri duyar gibiyim. Adamlar 1990'dan beri çılgın gibi yatırım yapıyor. Güneş açısından ortalama, rüzgar açısından verimli bir ülke. Ancak kazın ayağı öyle değil. Almanyanın yıllık elektrik tüketiminin ortalama %10'u bu kaynaklardan geliyor. O dev istatistik sadece 1 güne özel ve çılgın gibi rüzgarın estiği, cayır cayır güneşin açtığı bir günden bahsediyoruz. Gelecek için gözleri parlatan bir değer ama ne yazık ki gelecek çok yakında gelmeyecek.



    Tüm dünyada Yenilenebilir enerjiyi kullanan santraller her daim tam kapasite çalışır. Geri kalan enerji ihtiyacı ise sırasıyla doğal gaz, kömür, linyit, asfaltit, motorin ve benzin yakılarak elde edilir. Bu iğrenç kaynaklar ne yazık ki en önemli faktör olan "istediğimiz zaman istediğimiz kadar" şartını sağlıyor. Bu durumda bunlara yönelmek durumunda kalıyoruz.



    Heyecanla telefon pilleri büyüsün devrim olsun diyoruz ya, MIT de kıçını yırtan güzide bilim insanı biz nette daha uzun süre sörf yapalım diye değil, elektriğin depolanma problemine çözüm bulmak için uğraşıyor. Ne zaman ki bunu başarırız o zaman açın bütün ışıkları, televizyonu kapamayın, telefonu şarjda unutun. Ama şu anda o kömürün yanmasını istemiyorsanız lütfen tükettiğiniz elektriğe dikkat edin. O boşa dönen fışkiyeleri de kırın aq.
    Yorum Yaz Forumda Yanıtla
    Nasıl eklemek istersiniz? Üye Girişi Yaparak
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler 5 yıl Çoklu pencere yönetimi Android platformuna gelebilir 5 yıl Google Store mağazası resmen faaliyete başladı 5 yıl Chromebook Pixel güncellendi 5 yıl WhatsApp Android bir milyar indirme rakamını geride bıraktı 5 yıl LaCie yeni USB Type-C uyumlu depolama çözümlerini duyurdu 5 yıl ZTE Nubia Z9 için 26 Mart'ta etkinlik düzenlenecek 5 yıl icon Changer İnceleme 5 yıl Dayanıklılık odaklı Samsung Xcover 3 resmiyet kazandı 5 yıl Apple, yeni iPhone modellerinde "Force Touch" teknolojisine yer verebilir 5 yıl LG 34UM65 Ultra Geniş Monitör Video İnceleme 5 yıl Nokia HERE Maps iOS için kullanıma sunuldu 5 yıl MSI 4GB bellekli GTX 960 GAMING 4G ekran kartını duyurdu 5 yıl Lenovo'nun Dolby Atmos destekli yeni telefonu A7000'i kullandık 5 yıl VAIO akıllı telefonunu Avrupa'da da satışa sunacak 5 yıl Spotify'ın Türkçe müzik arşivi arttı 5 yıl iOS uyumlu Tempo takvim uygulaması da tasarımsal olarak yenilendi 5 yıl Dünyanın ilk lazer projeksiyon faresi olarak lanse edilen Odin, Kickstarter'da destek arıyor 5 yıl Yeni LG G4 basın görselleri geldi 5 yıl Android uyumlu podcast uygulaması Pocket Casts, tasarımsal olarak yenilendi 5 yıl Olympus'dan yeni kompakt fotoğraf makinesi: Stylus SH-2 5 yıl GÖRÜNTÜLENEN Dünya turuna başlayan Solar Impulse 2'den ilk rekor geldi Sonraki Line'ın MixRadio uygulaması iOS ve Android için de test ediliyor 5 yıl Adobe, iPad ile iPhone'a özel mobil fotoğraf editörü Photoshop Mix'i güncelledi 5 yıl iOS özel tavim uygulaması Horizon Calendar artık ücretsiz 5 yıl iOS uyumlu gelişmiş fotoğraf uygulaması Hydra indirime girdi 5 yıl Fotor Photo Editor ile 22$'lık eklenti paketi kısa süreliğine ücretsiz 5 yıl Galaxy S6 Active modeli ile ilgili bilgiler ortaya çıkmaya başladı 5 yıl Android Wear gelecek güncelleme ile Wi-Fi desteğine kavuşacak 5 yıl HTC One E9 ile ilgili sızıntı görseller gelmeye devam ediyor 5 yıl Moto Maker kendinize özel Moto 360 akıllı saatinizi tasarlama imkanı sunuyor 5 yıl Philips yeni 34 inç ultra geniş monitörünü duyurdu 5 yıl MacBook izlenimleri : Bir port hepsine hükmedecek! 5 yıl Samsung Galaxy S4 ve Galaxy S5 için Android 5.0 güncellemesi Norveç'te durduruldu 5 yıl Start ile önemli uygulamalarınız kilit ekranına geliyor 5 yıl Samsung, Galaxy S6 ve S6 Edge üretimini artırıyor 5 yıl Huawei P8 için batarya vurgusu yapılıyor 5 yıl HTC yine Samsung'u bombaladı 5 yıl Five Nights at Freddy's geri döndü 5 yıl Yeni Redmi cihazında çok ince ekran çerçevesi olacak 5 yıl Apple Watch için hazırlanmış kılıf modeli: ActionProof 5 yıl Party Hard, mobil platformlarda da boy gösterecek Daha Eskiler
    Alternatif Görünümler Geri Bildirim
    Yeni Bir Haber Var
    şimdi