Doğu Çin Üniversitesi'nden Jian Wu liderliğindeki araştırma ekibi, bu başarıyı "bright squeezed vacuum" (parlak sıkıştırılmış vakum) olarak bilinen özel bir kuantum ışık türünü kullanarak elde etti. Araştırmacılar, aynı ortalama enerjiye sahip geleneksel lazer darbeleriyle karşılaştırıldığında, belirli bir doğrusal olmayan optik sürecin 20 kattan fazla güçlendirilebildiğini gösterdi. Üstelik bu artış için daha yüksek enerji tüketimine ya da daha güçlü lazer sistemlerine ihtiyaç duyulmadı.
Bu çalışmanın önemini anlamak için öncelikle doğrusal olmayan optik süreçlerin nasıl çalıştığına bakmak gerekiyor. Modern lazer fiziğinde birçok gelişmiş uygulama, çok sayıda fotonun maddeyle neredeyse aynı anda etkileşime girdiği doğrusal olmayan etkileşimlere dayanıyor. Ancak bu tür etkilerin ortaya çıkabilmesi için genellikle son derece yoğun lazer darbeleri gerekiyor. Bu da hem enerji maliyetlerini yükseltiyor hem de deneylerde kullanılan materyallerin zarar görmesine yol açabiliyor. Çinli araştırmacılar ise sorunu lazer gücünü artırarak değil, ışığın istatistiksel özelliklerini değiştirerek çözmeye çalıştı. Geleneksel lazerlerde fotonlar nispeten düzenli bir akış hâlinde ilerlerken, bright squeezed vacuum adı verilen bu kuantum ışık durumunda foton yoğunluğu çok daha büyük dalgalanmalar gösteriyor. Bu sayede ortalama enerji seviyesi düşük kalsa bile, çok kısa süreler boyunca son derece yüksek anlık yoğunluklar oluşabiliyor. Araştırmacılara göre elde edilen sonuçların temelinde de bu özellik yatıyor.
Teorilerini test etmek için sodyum atomları üzerinde deneyler gerçekleştiren ekip, "tünelleme iyonizasyonu" olarak bilinen kuantum mekaniksel bir süreci kullandı. Bu süreçte güçlü elektromanyetik alanlar, atom içerisindeki potansiyel bariyeri bozarak elektronların kuantum tünelleme etkisi sayesinde atomdan ayrılmasına neden oluyor. Deneyler sırasında araştırmacılar, yalnızca 300 nanojoule ortalama enerji taşıyan bright squeezed vacuum darbelerinin, geleneksel lazerlere kıyasla 20 kat daha yüksek etkili yoğunluğa denk gelen iyonizasyon sonuçları üretebildiğini gözlemledi.
Bu Gelişme, Attosaniye Fiziği İçin Kritik Olabilir
Bu gelişmenin en önemli kullanım alanlarından biri attosaniye fiziği olabilir. Attosaniye ölçeği, saniyenin milyarda birinin milyarda biri kadar kısa zaman aralıklarını ifade ediyor ve elektronların hareketlerini gerçek zamanlı olarak gözlemleyebilmek için kullanılıyor. Ancak bu deneyler son derece yüksek lazer yoğunlukları gerektirdiğinden, araştırmacılar çoğu zaman kullandıkları sistemlerin fiziksel sınırlarına yaklaşmak zorunda kalıyor. Yeni yöntem sayesinde benzer etkileşimlerin daha düşük enerji seviyelerinde gerçekleştirilebilmesi, hem deney güvenliğini artırabilir hem de çok daha hassas ölçümlerin önünü açabilir.
Araştırma aynı zamanda kuantum optik alanında son yıllarda öne çıkan daha geniş bir eğilimi de yansıtıyor. Uzun süre boyunca fizikçiler kuantum dalgalanmalarını azaltılması gereken bir gürültü kaynağı olarak görüyordu. Ancak günümüzde bu dalgalanmaların belirli görevleri yerine getiren kullanışlı araçlara dönüştürülebileceği düşünülüyor. Çinli araştırmacıların çalışması da bu yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
Japonlar bunu nasıl kaptırdı yahu?
titanfall gerçek oluyor desenize
Tam teşekküllü işlevsel gerçek Mecha yapmak Japonlara değil de Çinlilere kısmetmiş.